Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Yeryüzündeki Beş Sırlı İsme

  • 03 Temmuz 2021
  • Yeryüzündeki Beş Sırlı İsme için yorumlar kapalı
  • 153 kez görüntülendi.
Yeryüzündeki Beş Sırlı İsme

Hoş, eksantrik ve hatta acayip! Yeryüzündeki en sırlı adaları belirlemek için bu kelimeler uygun olabilir. İsme denilince usunuza deniz, kum, güneş, bozulmamış plajlar ve Hindistan cevizi ağaçları gelse de dünya üzerindeki bazı ismeler bunlardan oldukça değişiktir. Şayet isme denildiğinde tropik bir cennet hayalinden bırakmaya hazırsanız, altta yeryüzünde bulunan en sırlı ve alışılmadık adalardan bazılarını açıklayacağız. […]

Hoş, eksantrik ve hatta acayip! Yeryüzündeki en sırlı adaları belirlemek için bu kelimeler uygun olabilir. İsme denilince usunuza deniz, kum, güneş, bozulmamış plajlar ve Hindistan cevizi ağaçları gelse de dünya üzerindeki bazı ismeler bunlardan oldukça değişiktir. Şayet isme denildiğinde tropik bir cennet hayalinden bırakmaya hazırsanız, altta yeryüzünde bulunan en sırlı ve alışılmadık adalardan bazılarını açıklayacağız.

Biliyor Muydunuz?

Dünya üzerinde yaşayan her altı şahıstan bkocamanın bir adada yaşamakta olduğu varsayım edilmektedir.

1 Easter Paskalya Adası:

8168_moaisPaskalya adasında bulunan vasati 14 feet 4.5 metre uzunluğunda ve vasati 14 ton ağırlığındaki devasa heykelleri görmek sizi büyüleyecektir. “Moai” olarak bilinen bu devasa antik heykeller volkanik kayalardan oyulmuştur. Bu heykellerin emeli ve orijinleri günümüze kadar hali hazırda sırrını gözetmektedir. Paskalya Adası Şili ve Tahiti arasında yer almaktadır. Moai heykellerinin oluşturulması sırasında, bu adada “Rapa Nui” ulusu yaşamakta idi. Seneler boyunca hem arkeologlar hem de ziyareteziyetir Paskalya adasının yerlilerinin neden bu heykelleri inşa ettikleri hakkında fikir yürüttüler. Bazı bireyler bu insan benzeri görünüme sahip heykellerin daha önceki kabile şeflerini temsil ettiklerine inanıyor.

Daha eksantrik bir kuram ise, bu heykellerin Rapa Nui milletine ve öbür daha önceki kültürlere balaka, ilim getiren antik uzaylıların birer tasviri olabileceği düşüncesidir. Esrarengiz olabilir ancak isme üzerinde bir değil, iki değil bütün 887 tane dev heykel yerleştirilmiştir. Pek çok birey bu büyüklükte bu kadar çok heykeli Rapa Nui milletinin yapması ve taşıması oldukça güçtür. Peki, siz bu mevzuda ne düşünüyorsunuz? Moai heykellerini uzaylıların yaptığına inanıyor musunuz? Belki de Paskalya adasına gidip heykelleri kendiniz hakimiyet etmelisiniz.

2 Seychelles Seyşeller:

8168_coco_de_mer_lSeyşeller Afrika’nın doğu kıyısında, Hint Ummanı’ nda bulunan 115 adadan oluşan bir gruptur. Bu ismeler olağanüstü yaban hayatları ile şöhretlidir ve Seyşeller’ in en az yarısı ulusal parklar olarak korunmaktadır. Ancak bu adaları özel kılan bir istikametleri daha var. Bu ismeler Coco-de-mer deniz hindistan cevizi ismi verilen dünyanın en büyük tohum ve yaprağını üreten dev bir bitkiye konut sahipliği yapıyor. İlk kaşifler bu bitkinin büyüklüğü ve aynı zamanda bayansı bir şekle de sahip olan basmakalıptan oldukça büyük tohumu karşısında oldukça donakalmışlardır. Kaşifler bu bitkinin Adem’ in düşmesine sebep olan bitki olduğuna ve adanın da bu sebeple cennet bahçesi olduğuna inanmaktadır.

“Coco-de-mer” bitkisi haricinde Seyşeller dünyanın en ufak kurbağası ve en ağır kara kaplumbağası da dahil olmak üzere pek çok egzotik türe konut sahipliği yapmaktadır. 600 kglık kaplumbağalara konut sahipliği yapan dört mercan adasından oluşan Aldabra Atoll ve “Coco-de-mer” ağaçlarını bulabileceğiniz Vallee de Mai Natürel Koruma Bölgesi UNESCO tarafından “Dünya Serveti” Bülten edilmiş iki bölgesidir.

Bu adaların serinkanlıları Afrika, Avrupa, Çin ve Hintli kaşiflerin torunlarıdır. Bu sebeple burada kültür tüm bu bireysel kültürlerin muhtelif birleşmesidir. Zengin kültürü, egzotik flora ve faunası, coco-de-mer bitkileri ve cennet bahçesi olduğu efsanesi sebebiyle Seyşeller’ i ziyaret etmelisiniz.

3 Surtsey Adası:

8168_surtseySurtsey adasına bir gezi zamanda seyahat gibi, insan faaliyetleri tarafından pislenmemiş bir dünya ve burada hayat çok kısa bir zaman evvel başlamıştır. Bunun sebebi Surtsey adasının 50 yaşından az yeni doğmuş bir isme olmasıdır. Surtsey adası İzlanda’ nın en güney noktasındadır ve 1963 seneyi evvelinde var olmamaktaydı. Ancak bir su altı volkanının patlaması ile isme oluşmaya başlamıştır. Volkanik etkinlik 1967 senesine kadar devam etti ve böylece bölgede 2.7 km² ‘lik bir arazi oluşmuştur. Ancak dalgalar aşınma ile 2002 senesinde bu araziyi 1.4 km² büyüklüğüne kadar küçültmüştür. Ancak adayı araştıran bilim adamları adanın yakın tarihte yok olmayacağı ön görümünde bulunmaktadır.

Mikroorganizmalar, böcekler, kuşlar, bitkiler hatta fokların bu yeni oluşmuş adada hayatlarını sürdürdükleri artık görülebilmektedir. Dünya üzerinde yeni oluşan topraklarda hayatın nasıl kök saldığının araştırılması için harika bir çalışma bölgesidir.

4 Bebekler Adası The Island of the Dolls:

Pediofobi oyuncak bebek fobisi olmasanız bile, Meksika‘ da bulunan ağaçlardan sarkan suratlarca oyuncak bebek ile bu isme yeterince tüyler ürpertici! Hala korkmadınız mı? Adanın ürkütücü geçmişine baktığımızda korkacaksınız!

Bu isme bir zamanlar Don Julián Santana isminde yerel bir çiftçiye ait imiş. Don Julián Santana 1950 senesinde, yerel kanalda ufak bir kızın boğulmasına şahit olmuş ve onu kurtarmayı başaramamıştır. Daha sonra, o kıza ait olduğuna karar verdiği kanaldaki suda yüzen bir oyuncak bebek bulundu. Çiftçi oyuncak bebeği sudan aldı ve genç kızın ruhuna dinlediği saygıyı göstermek için onu bir ağaca astı. Ancak bu çiftçi genç kızın hayaletinin artık buraya musallat olduğuna inanmaya başladı. Bu sebeple korkan çiftçi daha fazla oyuncak bebeği ağaçlara asarak bu hayaletten kurtulmaya çalışmaktaydı. Gelecek 50 sene boyunca, Santana bu uygulamaya devam etti ve 1.500 ‘den fazla oyuncak bebek topladı. 2001 senesinde bir kalp krizi nedenine can verdi. Şu anda kuzeni Anastasio adada yaşamaya başlamıştır ve adayı bir turist merkezi haline getirmiştir. Anastasio da o ufak kızın ruhunun hala bu adada bulunduğunu ve bu sebeple asılı bebekleri kaldırmadığını söylemektedir. Hatta geceleri bu bebeklerin hayata döndüklerini ve birbirlerine fısıldadıklarını iddia ediyor. Bir turist aldatmacası mı yoksa hakikat bir hayalet hikayesi mi olduğuna siz karar verin!

5 Gaiola Adası:

8168_gaiolaİtalya, Napoli kıyılarında birbirine bir köprü ile bağlanmış iki ufak adadan oluşan Gaiola adası yer almaktadır. Bu hoş isme taş konutları ve caddeleri ile bütün o daha önceki İtalyan cazibesine sahiptir. Ancak lanetli olduğuna inanılan bu hoş isme artık tamamen terk edilmiştir. Bu lanetin geçmişi 1920’lere kadar uzanmaktadır. Bu adada yaşayan İsviçreli Hans Braun’ un ölü bedeni bir halıya sarılmış olarak bulunmuştur. Bir kaç ay sonra Hans Braun’ un eşi adayı çevreleyen sularda boğulmuştur. Adada daha sonraki ikamet eden birey olan Alman Otto Grunback ise villasında bir kalp krizine yenik düşmüştür. Adanın bir sonraki sahibi olan farmasötik sanayici Maurice-Yves Sandoz ise us sıhhatini kaybetmiş İsviçre’de bir us sağlık kurumuna yatırılmıştır ancak daha sonra intihar etmiştir. Daha sonra adayı satın alan Alman çelik işvereni Baron Karl Paul Langheim, ekonomik krize girmiştir. Ondan sonra bu adayı satın alan multimilyoner Paul Getty’nin torunu kaçırılmıştır.

Adanın son sahibi olan Gianpasquale Grappone, sigorta dolandırıcılığı yargılamasıyla itham edilmiş ve 2009 yılına cezaevine sevk edilmiştir. Lanetli olduğuna inanılan adaya o zamandan beri adaya yalnızca bazı yüzücüler ve serüvenciler gelmektedir. Bunun dışında isme tamamen terk edilmiştir.

Yazar:Tülay Arsoy

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ