Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Yaşam ve Enerji

  • 22 Temmuz 2021
  • Yaşam ve Enerji için yorumlar kapalı
  • 148 kez görüntülendi.
Yaşam ve Enerji

Güneş, her gün çok büyük ölçüde enerjiyi Dünya ve Ay ile güneş sistemimizdeki öbür tüm seyyarelere doğru yayar. Ve yeniden her gün, seyyareler bu enerjiyi uzay boşluğuna geri yansıtır. Bunlar arasında sadece Dünya aldığı enerjinin ufak bir kısmını çok az bir müddet için dahi olsa tutuklar ve ambarlar. Kozmik enerji akışındaki bu küçücük gecikme yaşam […]

Yaşam ve EnerjiGüneş, her gün çok büyük ölçüde enerjiyi Dünya ve Ay ile güneş sistemimizdeki öbür tüm seyyarelere doğru yayar. Ve yeniden her gün, seyyareler bu enerjiyi uzay boşluğuna geri yansıtır. Bunlar arasında sadece Dünya aldığı enerjinin ufak bir kısmını çok az bir müddet için dahi olsa tutuklar ve ambarlar. Kozmik enerji akışındaki bu küçücük gecikme yaşam eforunu sağlar. Nebatlar güneş ışığını alır almaz bu ışığı evvel enerjiye dönüştürür ve daha sonra enerjiyi gövde, yaprak ve tohumlarını oluşturabilmek için kullanırken, hayvanlar da nebatları yiyerek ve nebatları yiyen hayvanları yiyerek bu enerjiyi kendi bünyelerini tutuklarlar. Yaşam ve vefat arasında bulunan her safhada, enerjinin tekerrür kainata dönme zincirini tamamlayacak ana millete olan, atık ısı ortaya çıkar.

Biyoloji, bir çok özel enerji kullanımı kategorisini ya da başka bir deyişle canlıları araştıran bilimdir. Dünya yaşam enerjisinin kaynağı olan ışık ile doludur; milyonlarca organizma çeşidi dünyanın muhtelif bölgelerini parçalamıştır ve bunlar, doğrudan ya da dolaylı olarak güneş gibi canlı olmayan enerji kaynakları üzerinden beslenirler. Bu darmadağınık spektrumda tüm bilimi ve özellikle biyolojiyi bir tam haline getiren şey nedir? Misalin amipler, kızıl serviler ve insanlar arasında biyoloji bilimi için ortak olan nedir? Canlı ve canlı olmayanlar birbirinden nasıl ayrılır? Kısacası yaşam hakikatinde nedir?

Yaşam ve EnerjiPek çok lügat, yaşamı canlı ve ölü arasındaki özellik farkı olarak ve vefatı da yaşamın sona ermesi biçiminde tanımlar. Bu monoton ve beceriksiz belirlemeler bize protozoanlar ve nebatlar arasında hangi ortak noktaların bulunduğu mevzusunda ipucu vermemektedir. Hem bir bilim adamı olan hem de lügat hazırlayan bir yazar için bu mevzuda karşılaşılan en büyük güçlük, yaşamın belirlenebilir bir özellik ya da şekil olmaması , kolay bir preparat ya da deney tüplerindeki çözeltiler gibi araştırılamaz olmasıdır. Aristotales ve Descartes gibi “mekanistik” filozofiar için yaşam, kimya ve fiziğin natürel kaideleri ile net olarak açıklanabilir. Buna ters bir düşüncesi korunan “vitalistler” ise hareket edemeyen cisimlerde var olmayan ve “yaşam eforu” olarak adlandırılabilecek bir tesirin bulunduğunu düşünmekteydiler. Uzun bir müddet pek çok bilim insanı manevi ya da doğaüstü efor olarak adlandırarak ya da ad vermeden korunsalar da vitalizm biyoloji içerisinde hakikatinde yarım asır dahi geçmeden kaybolup gitmiştir. Canlılar hakkında bilgilerimiz çoğaldıkça, yaşamsal olayların kimyevi ve fiziksel kaidelere bağlı olduğu daha net bir şekilde görülmektedir.

Şayet yaşam, özel bir mevcudiyet şekli değilse o halde nedir?

Yaşam ve EnerjiCanlı ve cansız maddeleri karşılaştırarak belki bu suale bir yanıt bulabiliriz. Bakterilerden insanlara kadar tüm organizmalarda ortak bazı kaliteler bulunur. Örnegin, hepsi kimyevi olarak karışık yapılı ve yüksek seviyede organizedirler. Tamamı enerjiyi kullanır metabolize eder, kendilerine uygun biçimde kumpaslar büyüme ve ürerler. Kuşaklar süresince hepsi metamorfoza uğrarlar.

Bildiğimiz kadarıyla cansız maddelerde bunların hiçbiri görülmez. Buna ek olarak ve belki de en ehemmiyetlisi, tüm canlı organizmalarda genlerde bulunan bir “program” ya da bilgi aktarımı sistemi vardır. Bu, canlının metabolizmasını, organizasyonunu ve üremesini hakimiyet eden ayrıca metamorfozun hammaddesini oluşturan bir mekanizmadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ