Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?

  • 14 Temmuz 2021
  • Uzayda Tarım Yapılabilir mi? için yorumlar kapalı
  • 173 kez görüntülendi.
Uzayda Tarım Yapılabilir mi?

Dünya üzerinde kapladığımız alan da popülasyondaki çoğalış ile birlikte gitgide çoğalmaktadır. Fakat dünya yüzeyi ebedî bir genişlikte değildir. Dünyadan göçüp başka yerlerde yaşamaya zoraki kalacağımız günler ömrümüzle mukayese etildiğinde çok ütopik gelse de astronomik ölçekte pek de uzak sayılmaz. Bu nedenle dünya dışında hayat günümüz insanını cezbedecek ebatlara erişmiştir ve bilim insanlarının en öncelikli araştırma alanları […]

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Dünya üzerinde kapladığımız alan da popülasyondaki çoğalış ile birlikte gitgide çoğalmaktadır. Fakat dünya yüzeyi ebedî bir genişlikte değildir. Dünyadan göçüp başka yerlerde yaşamaya zoraki kalacağımız günler ömrümüzle mukayese etildiğinde çok ütopik gelse de astronomik ölçekte pek de uzak sayılmaz. Bu nedenle dünya dışında hayat günümüz insanını cezbedecek ebatlara erişmiştir ve bilim insanlarının en öncelikli araştırma alanları içerisinde yer almaktadır. Uzayda yaşanacak bir yer bulmanın yanında hayatta kalmak için gereken besin kaynaklarının sağlanması da ehemmiyetlidir.

Uzay Tarımı

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Uzay tarımı dünyaya bağımlı olmadan ve dünya ile sürekli bir irtibat içinde kalmadan uzaydaki varlığımızı sürdürmede büyük bir rol oynar. Görünüşte kolay bir süreçmiş gibi gelse de işin tüm gizemi ayrıntılarda gizlidir. UUİBeynelmilel Uzay İstasyonu’nin sürdürdüğü deneylerin arasında uzay tarlaları büyük bir ehemmiyet talep etmektedir. Uzaydaki ilk sera 2000 senesinde astronotların konaklamak için gitmesinden iki sene sonra heyetti. Güverteye kurulmuş olan bu tarım alanına ek olarak başka bir sistem olan”Avrupa Modüler Tohumlama Sistemi” nde de değişik deneyler yürütülmektedir ve nebatlar üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. “Hem yiyecek bakımından hem de psikolojik anlamda insanlı vazifelerin süresi çoğaldıkça nebata olan ehemmiyette çoğalmaktadır” diyor Makedonya‘daki Bilgi Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden Bratislav Stankovic. UUİ’ deki mini deneysel tarlalardan birinin sahibi olan Stankovic ve takımı ilk nebatları yeşertmeyi muvaffak olmuştur.
Uzayda tarım yapmakla alakalı meseleleri birkaç ana başlık altında toplamak olasıdır:

1. Düşük Kütle Çekim

Nebatlar, kütle çekimi sayesinde kök ve gövdelerinin yönelimlerine ait bilgileri elde ederler. Ay ve Mars gibi kütle çekim gücü az olan bölgelerde yaşamaları bu nedenden zahmetli bir vaziyet teşkil etmektedir. Bilim insanlarının ilk araştırması da nebatların kütle çekimi düşük olan yerlerde de düzgün bir uzama göstermesi üzerine olmuştur. 1980 ve 1990’larda uzaya fırlatılan neredeyse her uzay mekiğinde deney emelli nebatlar bulunmaktaydı. İnsan bedeninin doğru biçimde çalışması için yer çekimine lüzumu olması hakikati gibi nebatlarda da bu vaziyet pek de değişik değildir. Stankovic “mikro seviyedeki çekimler hücrelerin kimyasını etkiliyor gibi görünmektedir” diyor. Uzayda bulunan nebatlar garip bir rakım değişinimlere uğramış istenmeyen ve ön görülmeyen biçimlerde uzamışlar ve çoğu zaman yeşermemiş ya da uzamamışlardır. Sürdürülebilir uzay tarımında büyük bir rol üstlenecek olan ikinci nesil döllenebilir tohum imalinde de muhtelif problemler ile karşı karşıya kalınmıştır.

2. Değişik Toprak Yapısı

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Kütle çekim gücünün eksilmesi nebatların toprak ile olan etkileşimini de tanımlayan bir etmendir. Hele ki dünya üzerindeki topraktan değişik olan bir toprak çeşidi mevzubahisi ise bu vaziyet daha besbellidir. Kullandığımız topraktan daha sıkı olan bir toprak yapısı kütle çekiminin düşük olduğu yerlerde hava akışını maniler. Fazla gevşek olan toprak yapısı da toprakta bulunan su ve nemin nebatın köklerine eriştirilmesinde meselelere neden olabilir. Bu nedenle uzaya götürülen nebatlar için dünyadan toprak götürülmesi ve insan atığının gübre haline getirilerek kullanılması gerekir. Uzayda koloni kurmak ise başlı başına başka bir mevzudur. Fakat şayet bu topluluklar nebat üretmek ister ve ellerinde bulunan her bir atığın atom moleküllerini geri dönüştürmeyi becermezse bazı ek besinlere gereksinim dinleneceği düşünülmektedir.

Stankovic’in takımından sonra aynı biçimde bir çalışma yürütmek isteyen Florida Üniversitesinden Robert Ferl ve meslektaşları beynelmilel uzay istasyonunda kendini yenileyebilen ve genelde bu stil deneyler için sık sık model olarak kullanılan arabidopsis thaliana isminde bir nebat yetiştirmişlerdir. Ay’da ya da Mars’ta bulunan toprak bileşimlerini iyi öğrenmek, gereksinim olunan ve beceriksiz bulunan mineraller tespit edilip ona uygun nebatların götürülmesi ehemmiyetlidir. Başka bazı bilim insanları dünyada bulunan volkanik toprak yapısına benzeyen bir yapıdaki Ay ve Mars topraklarına benzeyen toraklar oluşturmuş ve nebatları bu topraklar ile geliştirmeyi sınamışlardır.

3. Yapay Işıklandırma

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Dünya’da bulunan nebatların ışığa ulaşma kasveti bulunmamaktadır. Fakat mevzubahisi mekân uzay olduğu zaman bilim adamları nebatları eğitmek zorunda kalmaktadır. Sihrime kapsüllerinden Nebatların kullanacağı ışığın cinsi ve öteki kaliteleri çok ehemmiyetlidir. Fakat kaynakların kısıtlı olması göz önüne alındığı zaman bereketli ve tesirli olan usullerin kullanılması koşuldur. Bu nedenle çok enerji harcayan bereketsiz ve aşırıdan ısı sarihe çıkaran ampuller uzayda pek kullanılmamaktadır. LED ismi verilen kesintisiz ve ufak ışık kaynakları analistlere büyük verim sağlamaktadır. Japonya‘da tarihi bir fabrikanın içinde bir tarlada LED ışık kaynakları kullanılmaya başlanmış ve bu kaynaklar ile gece gündüz simülasyonlar yapılıp bir sıradan tarlanın 2,5 oranında yüksek süratte günde vasati 10 bin marul üretilmektedir. Her birinde 18 tane saksı olan ve toplam 16 katlı olan ve fotosentez sürecinin dikkatle ölçümlerinin yakalandığı bu tarlada 17500 LED ışık kaynağı kullanılmaktadır. Bu ve buna eş içi yapay ışıklı tarlalar uzay tarımı anlamında galibiyetli işler çıkaracağımızın birer işaretidir.

4. Kısıtlı Alan

Uzayda tarım yapma işi daha da ileri ebatlara götürülerek insan popülasyonunun uzayda ne yoğunlukta kendine yetebileceği dahi düşünülmüştür. Asteroid dediğimiz yapılar bu noktada devreye girmiştir. Karbon yapılı C cinsi asteroidler bu iş için biçilmiş birer kaftandırlar. Yeni Zellanda Lincoln Üniversitesi araştırma misyonlularından Michael Mautner C cinsi astreoidlerin nebatlar için çok besleyici kalitede olduğunu korunmaktadır. Mautner dünyaya düşen C cinsi asteroidlerden meteroidlerin üstünde yenilebilir nebatlar yetiştirmiştir. Bu nebatların besin içeriğini de inceleme edip meteroid hakkında bilgi edinen Mautner asteroidin tümünde ne kadarlık bir besin olacağını hesaplamıştır.

200 kilometre kalınlığında olan bir uzay kayacının vasati 10 bin bireyi 1 milyar sene süresince besleyebilecek kadar gübre barındırdığını hesaplamıştır. “Havanın tazyikini hakimiyet etmek ve su sağlamak gerekir fakat lüzumlu besin maddeleri asteroidin yapısında mevcuttur” diye belitmektedir Mautner. “Güneş Sistemi’nde bulunan tüm karbon yapıda olan asteroidleri toplasak bir milyarlık popülasyona bir milyar sene süresince yeter” diye hipotezde bulunuyor.
Stankovic ve Ferl, Mautner’in bu araştırmasını, uzay tarımı ile elde edilecek olan gıdaların zaman içini ulaşılabilirliğinin anlaşılması anlamında çok verimli bir çalışma olarak bulmaktadır. “Uzayda, Güneş Sistemi’ndeki bu yoğunlukta popülasyona yetecek bollukta kaynak mevcut. Hele ki galaksideki kaynaklar, milyarlarca yıl süresince, milyarlarca Güneş Sistemi’ne yetebilir.” diyor Mautner. “Ancak henüz yetişmemiş olan uzay marullarımıza istinaden yola çıkamayız” biçiminde uyarıyor. Natürel tüm bu öngörüler, seyyaremizin selameti ile ilgili. Öncelikle insan ırkının Dünya’da sağ kalacağını garantiye almalıyız ki sonraki hedef uzaya açılmak olsun.

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Şimdilerde Stankovic ve Wisconsin Üniversitesi’nden meslektaşları, Beynelmilel Uzay İstasyonunda iki nesil süresince tohumlanmayı muhtemel hale getiren bir kapsül geliştirdi. Kapsül havanın sıcaklığını, rutubeti, toprağın nemini, ışığı, karbon dioksiti ve nebatların olgunlaşınca havaya saldığı etileni hakimiyet altında yakalıyor. Nebatlar köklerini yayabilecek gübreli, çakıllı-kumdan oluşan ayrık bir taban, tel bir örgü tarafından balansta yakalanıyor. Astronotlar sistemi bir kere kurunca gerisi uzaktan kumanda ile ayarlanıyor ve kumpaslı bir biçimde hakimiyet ediliyor. Ferl ve dostları gibi bu takım da araştırmalarını A. thaliana üzerinde yapmış. Nebat uzayda tohum üretmek ile kalmamış, bu tohumların %92’sini de zafer ile çimlenmiş.
Bir kısmı UUİ bünyesinde, bir kısmı da Dünya üzerinde yetiştirilen iki nebat grubu arasında minik bir fark tespit edilmiştir. Uzaydaki tohumların proteini depolaması Dünya’da olanlardan azıcık değişik ve nebatların dalları da azıcık daha farklı doğrultularda gelişmiş. Stankovic “Ancak bunlar ufak detaylar”, “evvelki zafersiz teşebbüsler büyük olasılıkla uygunsuz yetiştirme şartlarından kaynaklanıyordu. Mikroçekimin bu süreçte aktif bir rolü olmadığına kanı getirebiliriz.” diye ilave ediyor.

Uzayda Tarım Yapılabilir mi?Ferl ve dostları ise nebatların çekimsiz civarla başa çıkmak için, kök hücre duvarlarını yine modellemek veya yapraklarındaki ışık algısıyla alakalı genlerin proteine mutasyon ölçüsünü çoğaldırmak gibi muhtelif geçim taktikleri geliştirdiğini bulmuş. “Nebatların bu cinsten gelişmiş olan geçim taktiklerini kavrayabilirsek, uzaydaki gelişimlerinin Dünya’da olandan daha iyi olmasını dahi sağlayabiliriz” diyor Ferl. Öte yandan buna gerek kalmayabilir de, çünkü nebatlar kendi başlarının dermanına bakıyor gibi görünüyor. Stankovic ise “Gelecek beş sene içinde Ay’da yetişmiş olan nebatlardan tohumlar elde edeceğimize dair optimist bir inancım var” diyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ