Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

UFO: Sistematik Bir Öykü Mi? Yoksa Asıllık Mi?

  • 28 Nisan 2021
  • UFO: Sistematik Bir Öykü Mi? Yoksa Asıllık Mi? için yorumlar kapalı
  • 102 kez görüntülendi.

Uzun seneler süresince bilimin ve buna paralel olarak tekniğin de büyümesiyle beraber insanoğlu, uygarlık seviyesini bir ileri noktaya taşırken, hakikatinde yaşadığı hiçbir yarıyıl bir hudut olmadığını bu sebeple ilkelliğin aşılamaz olduğunun yeni bulgular yaptıkça bir defa daha farkına varıyor. 1899 senesinde Amerika Tescil Dairesi Başkanlığı yapan Charles Duell’in, bu günleri hipotez etseydi asla dile getirmeyeceği, […]

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Uzun seneler süresince bilimin ve buna paralel olarak tekniğin de büyümesiyle beraber insanoğlu, uygarlık seviyesini bir ileri noktaya taşırken, hakikatinde yaşadığı hiçbir yarıyıl bir hudut olmadığını bu sebeple ilkelliğin aşılamaz olduğunun yeni bulgular yaptıkça bir defa daha farkına varıyor. 1899 senesinde Amerika Tescil Dairesi Başkanlığı yapan Charles Duell’in, bu günleri hipotez etseydi asla dile getirmeyeceği, artık bir klişe olan ve “buluş edilebilecek her şeyin buluş edildiği ve yeni hiçbir şeyin olmayacağı” fikri dilden dile gülümseyle gezerken, her yeni bulguda bir defa daha çürümeye mahkûm oluyor ve bilimin hudut kabul etmediğini kanıt ediyor.

Dünya düz mü, yoksa bir küre mi münazaralarının aşılmasıyla beraber belki de düşünce ufku büyüdü insanoğlunun ve daha geniş perspektiften bakmayı muvaffak olabildiği anda da mikro ve makro miktardaki değişik hayat formlarını keşfederek, bunun neresinde olduğunu merak etmeye başladı.

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Düşünmek, denetlemek, septik yaklaşım ilme ve bilime her zaman hizmet ederken; kesin yargıların, bağnazlığın ve ön yargıların da insanı yerinde saydırdığı aşikardır.Oldukça olağanüstü görünen; ancak tahlilciler tarafından birtakım esaslara direndirildiğinde de ciddi bir biçimde düşünmeden insanın kendini alamadığı ve zamanla merak uyandırarak birtakım suallerin oluştuğu ve bu suallere neden netice ilişkileriyle yanıt ararken kendi içine sürükleyen bir mevzu da UFO’lar ve dünya dışı canlıların olup olmadığıdır. Ülke gündemleri her gün değişik olsa da UFO dosyası bir biçimde canlı yakalanıyor ve güncelliğine gözetiyor. Bir Hayli insan inanmamayı seçim etse de, inananların ve hatta birtakım vakalara tanık olduğunu söyleyenlerin rakamı azımsanamayacak kadar çok. Bu sebeple SiriusUFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi, ülkemizde profesyonel seviyede bu işle ilgilenip, araştırmalar yapmakta bu mevzudaki bir hayli suale de ışık yakalamaktadır.

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Dünya Dışı Hayat Olası mı?

UFO’ların varlığına inanıp inanmamayı seçmeden evvel, uzay araştırmalarının nasıl başladığı mevzusunda azıcık bilgi sahibi olmakta fayda var. II. Dünya Savaşı’nın ardından oluşan doğu ve batı bloğunu temsil eden iki devlet; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan soğuk savaş yarıyılında, iki efor arasında gerginlikler ve rekabetler yaşanmıştır. Savaşın ardından kuvvetlenen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin SPUTNIK-1 ismini verdiği ilk suni uydusunu 1957 senesinde uzaya fırlatması ile iki devlet arasındaki yeni rekabet uzay yarışları oldu. SPUTNIK-1’in fırlatılmasından bir ay sonra SPUTNIK-2’nin fırlatılmasıyla geride kalmak istemeyen Amerika Birleşik Devletleri, 1958 senesinde Milli Havacılık ve Uzay Dairesi’ni NASA-National Aeronautics and Space Administration kurdu. Uzay araştırmaları için bölen bütçe tepkiye neden olunca, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin uzay kontrolünü elde ederek dünyaya da dominant olmasının önüne geçilmesi gerektiği biçiminde bir açıklama yapılarak ulus ikna edilmeye çalışıldı.

İlerleyen senelerde uzay çalışmalarında bir hayli evre kaydolunmuş; Ay’a ve Mars’a gidilmiş, buralarda hayatın olası olup olmadığı incelenmeye başlanmıştır. Bu süreçte çalışmalar devam ederken NASA’nın, Mars’ta evvel buz halinde su bulunduğunu açıkladıktan sonra, sıvı kıvamda su bulunduğuna dair yeni izlere tesadüfmesi dünya dışı hayatın olası olabileceğine dair fikirleri kuvvetlendirmiştir. İnsan, dünya dışında bir seyyarede hayatını sürdürebilir mi ya da değişik seyyarelerde insan dışı canlıların varlığı mevcut mu gibi suallerin cevapları ise aranmaya devam ediyor.

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Tarihi Çağlarda UFO’lar Görüldü mü?

Belirlenemeyen Uçan Nesne’nin İngilizce karşılığı Unidentified Flying Object’in baş harflerinden oluşan UFO; insan imali olmayan, dolayısıyla dünyaya ait olmayan bir teknolojiyle yapılmış ve dünya dışından geldiği düşünülen uçan cisimlere verilen addır.
Tarihin her yarıyılında UFO’ların kollandığına dair ifadeler var. Bu ifadelerin destek noktası ise; Mayalar, Sümerler gibi bir hayli daha önceki medeniliğin arkeolojik buluntularının, o yarıyılda ileri astronomi ve mühendislik bilgilerinin olduğunu göstermesi, UFO’ya benzeyen cisimlerin resimlendiği tabletlerin bulunmuş olmasıdır. Okudukça ve inceledikçe çok afallatıcı ve hayretler içerisinde vazgeçen geçmiş medeniliklerin, dünya dışı zeki varlıklarla etkileşime geçtiği düşünülmektedir.Günümüze daha da yanaşacak olursak, UFO’ların görüldüğü en daha önceki tarih 1839 seneyi olarak belirtiliyor. O senelerde Nizip ilçesinde gece ışıklar görüldüğü iddia ediliyor. Osmanlı arşivlerinde bulunan bir evrakın da buna delil oluşturduğu ifade ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Texas Eyaleti’nde ise 1878 senesinde bir köylünün UFO gördüğü de belirtiliyor.

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Roswell Vakayı

1947 senesinde asıllaşan vakada, Amerika Birleşik Devletleri’nin New Mexico Eyaleti’nin Roswell Kasabası’nda yaşayan bir çiftçi olan William Mac Brazel, Temmuz ayında bir fırtına neticesinde komşularının da şahit olduğu bir patlama sesi dinliyor. Daha sonraki günlerde çiftliğinde metal parçaları olan bir enkaz bulan W. Mac Brazel, vakayı yetkililere bildiriyor. Akabinde bir takımla vaka yerini analize giden yetkililer UFO olduğunu düşündükleri bir vasıta enkazı buluyorlar. Vakanın daha da olağandışı güzergahı ise 3’ü cansız 1 tanesi yaralı 4 adet dünya dışı varlıkla karşılaşmaları. Panik yaratan vakanın ardından, enkazın ve bulunan varlıkların araştırılması emeliyle 51. Bölge ismi verilen ve bu gün de hakkında bilgi sahibi olunamayan; II. Dünya Savaşı’nın ardından, dünyanın başat iki eforu olan Amerika ve Rusya’nın özellikle uzay çalışmalarında birbirleriyle rekabet halinde oldukları soğuk savaş senelerinde de saklı çalışmalar yürütülen ve bu gün de yüksek güvenlik tedbirleriyle korunan tanınmış üsse enkaz ve dünya dışı varlıklar taşınarak analizlerde bulunuluyor.Vakanın dikkat çekici doğrultularından biri ise, UFO’nun aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nin ehemmiyetli askeri üslerinden biri olan 509. Bombardıman Üssü yakınlarında düşmüş olmasıydı. Dikkat çekici olmasının sebebi ise, uzmanlara göre UFO’ların daha çok nükleer araştırmaların yapıldığı yerler, askeri üsler, volkanlar, yer altı kaynaklarının yoğun olduğu bölgeler gibi stratejik ehemmiyete sahip yerlerde görülüyor olmasıdır.Paniğe neden olan vaka sonrası bir basın buluşması tertip edilerek açıklama yapılsa da, daha sonra yetkililer vakayı örtbas ediyor ve düşen cismin hakikatinde meteoroloji balonu olduğu doğrultusunda bir düzenleme yoluna gidiyor.

Roswell Vakayı’nın yaşandığı yarıyılda askeri üssün ulusla ilişkiler subayı olduğu söylenen Teğmen Walter Hault’un, vefatının ardından açılmak üzere vazgeçtiği mektupta; bu gün kullanılan lazer, mikroçipler, gece görüş gözlükleri, ajan uçaklar gibi Amerika’nın ürettiği ileri teknolojik mahsullerin, düşen UFO enkazlarında yapılan araştırmalar ve çalışmalar neticeyi elde edilmiş olduğu yazıyor.

Rusya’ya Meteorun Düşmesi Anında UFO Görüntülendi

Geçmiş tarihlerden beri UFO’lara dair sansasyonel bir hayli video kaydı ve resimler mevcut. Bununla alakalı bilgi lekeliliği hat aşamada; kayıtların bir hayliyi kurulum olsa da, yapılan teknik tahliller sonucunda azımsanamayacak bir kısmı da hakikat bilgiler kapsıyor. Bu sansasyonel görüntülerden biri de Rusya’da geçtiğimiz senelerde bir meteorun düşme anına ait.

15 Şubat 2013 tarihinde Rusya Chelyabinsk bölgesinden gözlemlenen devasa ebattaki meteor, bir hayli acemi kamera tarafından görüntülenmişti. Kamera kayıtlarının uzmanlar tarafından araştırılması sonucunda bir cisim, düşme anında meteorun yanında görüntülenmiş ve bütün de bu sırada meteor parçalara dağılmıştı. Uzmanlar bu mevzuda bir UFO’nun müdahale edip meteoru bölerek tesirini eksilttiği ve dünyaya muhtemel büyük bir hasarın yasakladığı kanısında.

NASA’nın Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi Başkanlığı, meteorun ağırlığının 7 bin ila 10 bin ton arasında ve büyüklüğünün 17 metre olduğunu hipotez ettiği BBC Türkçe’nin haberleri arasında yer alıyor. Meteor parçalarının düşmesi neticeyi alana gelen patlamaların şiddeti 1000 etrafında insanın yaralanmasına ve bir hayli parasal zarara neden olmuştu.

Yeniden yapılan öteki haberlerde NASA’ya göre asteroitin tam halde dünyaya çarpması gidişatında tesirinin, 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombası patlamasından 20 kat daha büyük olabileceği ifade ediliyor.

UFO: Sistematik Bir Hikaye Mi? Yoksa Gerçeklik Mi?Alıkonulma Olayları

UFO ve dünya dışı zeki varlıklara dair anlatılanlardan en sansasyonel olanları hiç kuşkusuz alıkonulma olaylarıdır. Dünya dışı varlıklar tarafından götürüldüğünü iddia eden yurt içinde ve yurt dışında, tanınmış ya da sıradan bir hayli insan bulunuyor. Bu işin uzmanları tarafından dinlenen ve tahlil edilen çoğu olayın meblağlı olması, eş ve ortak noktalarının bulunması bu mevzuya inanmayan ya da kuşkuyla yanaşan insanların kafalarını karıştırıyor. Anlatanların çoğu uyku sırasında götürüldüklerini ifade ederken, geri vazgeçildiklerinde vakayı andırmadıklarını; ancak belleklerinde zamanla ani geri dönüşlerle ya da regresyon usulüyle hipnoz altında hatırladıklarını belirtiyorlar. Alıkonulduğunu anlatanlar yakalandıkları yerlere ve onları kimlerin götürdüğüne dair eş tasvirler yapıyor. Hemen hemen tam olayların birbirine benziyor olması, vakanın inandırıcılığını artırıyor. Alıkonulma sırasında bedenlerine mikroçipler yerleştirildiğini söyleyen bireylerden bu mikroçipler çıkarıldıktan sonra araştırılmış ve mikroçiplerin dünyaya ait olmayan elementlerden yapıldığı ortaya konmuştur. SiriusUFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’nin internet sitesinde UFO’lara dair yaşandığı iddia ve kanıt edilen bir hayli hadise ve merak edilen bir hayli sualin yanıtı bulunabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ