Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Türkiye’de Müzeciliğin Tarihçesi

  • 26 Nisan 2021
  • Türkiye’de Müzeciliğin Tarihçesi için yorumlar kapalı
  • 163 kez görüntülendi.

Asırlardır değişik uygarlıklara konut sahipliği yapan Anadolu topraklarının tarihi zenginlikleri müzeler sayesinde geçmişten günümüze taşınıyor. Peki Türkiye’de müzecilik nasıl bir geçmişe sahip? Türkiye’de müzecilik nasıl bir gelişim çizgisi izledi? İşte Osmanlı yarıyılı ve Cumhuriyet’in ilk senelerinde Türk müzeciliğinin tarihçesi… Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de müzeciliğin tarihi koleksiyonculukla başlar. Anadolu’daki ilk koleksiyoner kimdi, bilinmeyen ama […]

Asırlardır değişik uygarlıklara konut sahipliği yapan Anadolu topraklarının tarihi zenginlikleri müzeler sayesinde geçmişten günümüze taşınıyor. Peki Türkiye’de müzecilik nasıl bir geçmişe sahip? Türkiye’de müzecilik nasıl bir gelişim çizgisi izledi? İşte Osmanlı yarıyılı ve Cumhuriyet’in ilk senelerinde Türk müzeciliğinin tarihçesi…

Türkiye’de Müzeciliğin TarihçesiTüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de müzeciliğin tarihi koleksiyonculukla başlar. Anadolu’daki ilk koleksiyoner kimdi, bilinmeyen ama devlet eliyle koleksiyonerliğin tarihi 13. asra kadar götürülüyor. Misalin, Selçuklular yarıyılında, daha önceki Konya’nın heyeti olduğu, ancak bugün hiçbir izi kalmayan sur duvarları çevresinde, değişik yarıyıllara ait kabartma yapıtların sergilendiği öğreniliyor. Yeniden 1339-1522 seneleri arasında karar süren Dulkadiroğulları Beyliği yarıyılında da bugünkü Kahramanmaraş Kalesi çevresinde geç yarıyıl Hitit yapıtlarının biriktirildiği kayıtlarda yer alıyor. Osmanlı yarıyılında ise mukaddes itimatlar, ata yadigarı değerli yapıtlar, armağanlar ve savaşlarda elde edilen bazı ganimetler sarayın dramaya dairesinde korunuyordu.

İlk Müze 1846’da Heyetti

Türk müzeciliğinin esasları 1846 senesinde Tophane-i Amire Müşiri Fethi Ahmet Paşa’nın 1801-1858 İstanbul’da Aya İltihabı Kilisesi’nde ilk müzeyi kurmasıyla atıldı. “Mecma-ı Âsâr-ı Atika”, başka bir deyişle “Daha Önceki Yapıtlar Koleksiyonu” ismi verilen müze, Padişah Abdülmecid’in 1839-1861 Yalova’da gördüğü Bizans kitabelerini İstanbul’a getirtmesiyle oluşmuştu. “Daha Önceki Yapıtlar Koleksiyonu”, 1869 senesinde Veziriazam Ali Paşa 1815-1871 yarıyılında yine düzenlendi ve ismi de “Müze-i Hümayun”, başka bir deyişle “İmparatorluk Müzesi” olarak değiştirildi. Müzede tüm vilayetlerden bir araya gelen tarihi yapıtlar sergileniyordu. Müzenin ilk müdürü Galatasaray Lisesi hocalarından İrlandalı Edward Goold’du. Goold, bu vazifeyi 1871 senesine kadar sürdürdü. Veziriazam Nedim Paşa 1818-1883 yarıyılında müze müdürlüğü kaldırıldı. Ancak bir sene sonra Ahmet Vefik Paşa’nın 1823-1891 veziriazam olmasıyla 1872 senesinde Alman Dr. P. Anton Dethier müze müdürlüğüne atandı. Dr. Dethier’in yarıyılında, Aya İltihabı’deki nem oranının tarihi yapıtlara hasar vermesi sebebiyle müze Fatih Sultan Mehmet’in 1472 senesinde yaptırdığı Çinili Köşk’e taşındı. Müze 1875 senesinde Çinili Köşk’e nakledilmesinin ardından bütün olarak ulusa sarih hale geldi. Giriş fiyatı 100 paraydı. Çarşamba günleri yalnızca bayanların ziyaretine sarihti.

İlk Türk Müzeci Osman Hamdi Bey

Türkiye’de Müzeciliğin TarihçesiAlman Dethier’in 1881’de yaşamını kaybetmesi üzerine müze müdürlüğüne Osman Hamdi Bey getirildi. Böylece Osman Hamdi Bey, ilk Türk müze müdürü olarak tarihe geçti ve Türk müzeciliği için yeni bir yarıyıl başladı.

Osman Hamdi Bey yarıyılında, 1884 senesinde yeni bir “Asar-ı Atika Nizamnamesi”, başka bir deyişle “Daha Önceki Yapıtlar Anayasayı” hazırlandı ve daha önceki yapıtların yurt dışına çıkarılması menedildi. Osman Hamdi Bey, Çinili Köşk’şöhret bahçesine İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni de yaptırdı. Yeniden aynı yarıyılda, 1902 senesinde Konya’da, 1904 senesinde de Bursa’da arkeoloji müzeleri heyetti.

Osman Hamdi Bey’in 1910 senesinde vefatından sonra yerine kardeşi Halil Ethem Bey getirildi. Halil Ethem Bey de özellikle Anadolu müzelerinin büyümesine katkıda bulundu. Türk İslam Yapıtları Müzesi 1914 senesinde ve İstanbul Şark Yapıtları Müzesi 1925 senesinde, onun yarıyılında heyetti.

Cumhuriyet Yarıyılında Müzecilik

Türkiye’de müzecilik çalışmaları Cumhuriyet yarıyılında daha da süratlendi. Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’şöhret bu mevzudaki öngörüsü henüz Kurtuluş Savaşı senelerinde kendini göstermişti. Galibiyetten emin olan Mustafa Kemal, Sakarya Savaşı’nın devam ettiği, hatta top seslerinin Ankara’dan dinlendiği günlerde, Anadolu Uygarlıkları Müzesi’nin esasını oluşturan “Eti Müzesi” kurulması emrini vermişti.
[anadolu-medeniyetleri] Mustafa Kemal’in 23 Nisan 1920’de Büyük Halk Meclisi’nin açılışından sonra 9 Mayıs 1920’de misyona başlayan ilk hükümete verdiği emirlerden biri de daha önceki yapıtların derlenmesiydi. Bu emelle Ulusal Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak Daha Önceki Yapıtlar Müdürlüğü heyetti. Mevzubahisi ünite, bir sene sonra Kültür Müdürlüğü’ne dönüştürüldü. 5 Kasım 1922 tarihinde yayımlanan bir genelge ile de arkeolojik ve etnografik yapıtların bir araya gelmesi, stoka alınması ve yeni müzeler kurulması istendi.

Atatürk’şöhret “Eti Müzesi” emri 1921 senesinde açılan Ankara Anadolu Uygarlıkları Müzesi ile reelleştirildi. Anadolu Uygarlıkları Müzesi’ni 1922’de açılan Antalya Müzesi ve 1923’de açılan Sivas Müzesi izledi.

Türkiye’de Müzeciliğin TarihçesiCumhuriyet’in kurulmasının ardından 3 Nisan 1924 tarihinde alınan Bakanlar Heyeti kararı ile de Topkapı Epilepsiyi müzeye dönüştürüldü. Fatih Sultan Mehmet yarıyılındaki ilave etmelerle 700 bin metrekarelik bir alanı kaplayan Topkapı Epilepsiyi, 1855 senesine kadar 400 sene süresince Osmanlı İmparatorluğu’nun idare merkezi olmuştu. Adana ve Bergama müzeleri de aynı sene, 1924’te açıldı.

1925’te İzmir ve Edirne müzeleri, 1926 senesinde de Tokat, Konya ve Amasya müzelerinin açılışı yapıldı. Cumhuriyet’in en ehemmiyetli müzelerinden biri olan Ankara Etnografya Müzesi de 25 Mayıs 1928 tarihinde Afgan Kralı Amanullah Han’ın da katıldığı merasimle açıldı. Kayseri Müzesi 1929’da, Efes Müzesi 1930’da, Afyon Müzesi 1931’de, Sinop ve Van müzeleri 1932’de devreye girdi. 911 sene kilise, 481 sene cami olarak kullanılan Ayasofya da 1934 senesinde müzeye dönüştürüldü. Diyarbakır Müzesi 1934’te, Manisa Müzesi ve Tire müzeleri 1935’te, Çanakkale, Niğde Müzesi ve Tire müzeleri 1936’da açılırken, Türkiye’nin ilk fotoğraf-heykel müzesi olan İstanbul Fotoğraf ve Heykel Müzesi Eylül 1937’de ziyaretçi kabulüne başladı. Müze için Dolmabahçe Epilepsiyi’nın 9 bin metrekarelik Veliaht Dairesi tahsis edildi. Müzeye Ankara Halkevi, Dolmabahçe Epilepsiyi, Maarif Vekaleti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi yerlerdeki fotoğraf ve heykeller sevk edildi.

Yazar:Esat Kaplan

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ