Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Tıbbi Nebatlar Ve Fitokimyasallar

  • 26 Temmuz 2021
  • Tıbbi Nebatlar Ve Fitokimyasallar için yorumlar kapalı
  • 151 kez görüntülendi.
Tıbbi Nebatlar Ve Fitokimyasallar

Şifalı nebatlar olarak da öğrenilen tıbbi nebatlar, tarih evveli çağlardan beri ananesel tıp uygulamalarında yer almıştır. Nebatlar, suratlarca kimyevi bileşiği birleşimleyerek, böceklere, mantarlara, hastalıklara ve otobur memelilere karşı ekinleri korunma da dahil olmak üzere rakamsız işlevleri için kullanılmıştır. Potansiyel veya öğrenilen biyolojik etkinliğe sahip bir hayli fitokimyasal madde tespit edilmiştir. Ama, bir nebat çok muhtelif fitokimyasal […]

Tıbbi Bitkiler Ve FitokimyasallarŞifalı nebatlar olarak da öğrenilen tıbbi nebatlar, tarih evveli çağlardan beri ananesel tıp uygulamalarında yer almıştır. Nebatlar, suratlarca kimyevi bileşiği birleşimleyerek, böceklere, mantarlara, hastalıklara ve otobur memelilere karşı ekinleri korunma da dahil olmak üzere rakamsız işlevleri için kullanılmıştır. Potansiyel veya öğrenilen biyolojik etkinliğe sahip bir hayli fitokimyasal madde tespit edilmiştir. Ama, bir nebat çok muhtelif fitokimyasal maddeler kapsadığından yalnızca domateste onbinden fazla, o nebatın olduğu gibi ilaç olarak kullanılmasının tesirleri bilinmezdir. Ayrıca, tıbbi potansiyele sahip bir hayli nebatın, fitokimyasal içeriğinin farmakolojik tesirleri ve sağlık açısından güvenliği titiz bilimsel araştırmalarla değerlendirilmemiştir.

Tıbbi nebatların en daha önceki tarihsel kayıtları, afyon da dahil olmak üzere suratlarca şifalı nebatın kil tabletlerinde yer aldığı Sümer medeniliğinden kalmadır. Daha Önceki Mısır‘ın Ebers Papirüsü, 850 nebat ilacını, Dioscorides’in, 1500 seneyi aşkın bir zamanla farmakopelerin temelini oluşturan De Materia Medica’sı, 600’den fazla şifalı nebatı kullanarak hazırladığı 1000’den fazla ilaç tarifinin kayıtlarını kapsar. Yeni ilaç araştırmalarında, tabiattaki farmakolojik olarak etkin maddeleri bulmak emeliyle etnobotanik biliminden yararlanılmış ve suratlarca bereketli bileşik keşfedilmiştir. Bu keşiflere, her gün kullandığımız aspirin, digoksin ve kinin dahildir. Nebatlarda bulunan bileşikler çok muhteliftir, ancak genellikle alkaloidler, glikozitler, polifenoller ve terpenler olmak üzere dört ana biyokimyasal sınıfta ele alınırlar.

Tıbbi nebatlar, sanayileşmemiş cemiyetlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Zira çağdaş ilaçlardan daha kolay ve daha ucuza temin edilmektedir. Tıbbi emelli 50.000 ila 70.000 nebatın senelik küresel ihracat bedelinin birkaç surat milyar dolar olduğu varsayım ediliyor. Bir Hayli ülkede, ananesel tıbbın legal tertip etmesi yok denecek gidişattadır. Dünya Sağlık Teşkilatı, tehlikesiz ve rasyonel kullanımı sağlamak emeliyle bir ağ geliştirmektedir. Öte yandan, tıbbi nebatlar, abuhava farklılığı ve habitat tahribatı gibi genel tehditlerle ve pazar arzını karşılamak için fazla hasat tehdidiyle karşı karşıyadır.

Paleolitik Yarıyıl:

Bir Hayliyi, günümüzün mutfaklarında baharat olarak kullanılan nebatlar, tarih evveli çağlardan beri kesin tesirli olmasalar dahi ilaç olarak kullanılmıştır. Baharatlar, özellikle sıcak abuhava şartlarında, yiyeceklerin ve özellikle et yemeklerinin bozulmasına neden olan bakterilere karşı da kullanılmıştır. Angiospermler çiçekli nebatlar, çoğu nebatsal ilacın orijinal kaynağıydı. Mesken bölgeleri genellikle ısırgan otu, karahindiba gibi ilaç olarak kullanılan otlarla çevriliydi. Koyun, keçi gibi hayvanlar da hasta olduklarında bu şifalı nebatları harcıyorlardı. Tarih evvelinin defin sitelerindeki nebat misalleri, Paleolitik insanların nebatlar hakkında bilgisi olduğu istikametindeki deliller arasındadır. Misalin, Ralph Solecki’nin Kuzey Irak’taki Zagros Dağları’nda yaptığı kazılarda ortaya çıkan, 60.000 senelik Neandertal defin sitesindeki “Şanidar IV” iskeleti üzerinde bulunan dişbudak, akağaç gibi 8 nebat türünşöhret 7 tanesi bugün de nebatsal ilaçlar olarak kullanılmaktadır. Günümüzden takribî 5.300 sene evvel, Ötztal Alpleri’nde yaşayan Buzadam Ötzi’nin şahsi eşyaları arasında bulunan mantar, muhtemelen karın sızısına ve ishale neden olan kırbaç kurdu trichuris trichiura hastalığına karşı kullanılmıştı.

Erken Orta Çağ:

Hindistan’da, Atharva Veda, Rig Veda ve Sushruta Samhita’da belgelendiği gibi Ayurvedik tıp, suratlarca farmakolojik olarak etkin nebatı ve kurkumin kapsayan zerdeçal gibi baharatları kullandı. Çin farmakopesi “Shennong Ben Cao Jing”, efedra ve kenevir gibi nebatların ilaçlarını kaydolur. Bu, Tang Hanedanı Yaoxing Lun zamanında genişletildi. Erken Ortaçağ’da, Benediktin manastırları, bayağı metinleri çeviri edip kopyaladı, Avrupa’daki tıbbi bilgileri ve nebat bahçelerine gözetti. Bingen’li Hildegard, “Causee et Curae” Nedenler ve Rehabilitasyonlar kitabını yazdı. İslam Altınçağı’nda, bilim adamları, Dioscorides’le beraber bir hayli bayağı Yunan metnini Arapça’ya çevirdi ve kendi yorumlarına ilave etti. İbn-i Sina, onyedinci asrın ortalarına dek temel ders kitabı olan “El-Kanun fi’t-Tıb” isimli yapıtında çok rakamda nebatın özelliklerini sıraladı. Herbalizm İslam dünyasında, özellikle de Bağdat ve Endülüs’te büyüdü.

Erken Çağdaş Yarıyıl:

Erken Çağdaş yarıyılda, 1526’da, İngiliz dilinde yazılmış ilk fotoğraflı şifalı nebatlar ansiklopedisi olan “Grete Herball” yayınlandı. 1597’de, John Gerard, ünlü botanikçi Rembert Dodoens’ın çalışmalarından faydalanarak, nebat çizimlerinin ahşap baskılarıyla beraber 1484 sayfayı bulan “Nebatların Genel Tarihi”ni yayınladı. Bir Hayli yeni nebatsal ilaç yeni keşif ürünü olarak Avrupa’ya geldi ve 15 -16. asırlarda, Daha Önceki Dünya ile Amerika arasında, 1492’de Kolomb’la başlamış olan hayvanların, nebatların ve teknolojilerin takasının süratlendiği bir yarıyıl yaşandı. Amerika kıtasına gelen şifalı otlar arasında sarımsak, zencefil ve zerdeçal, Avrupa’ya gelenler arasında kahve, tütün ve koka vardı. Meksika‘da, on altıncı asır Badianus El Yazması, Orta Amerika’da yetişen tıbbi nebatları belirledi.

Tıbbi Bitkiler Ve FitokimyasallarÇağdaş Yarıyıl:

Nebatların tıptaki yeri, 19. asırda başlayan kimyevi inceleme uygulaması ile kökten değiştirildi. Alkaloidler, 1806 senesinde haşhaştan elde edilen morfinle başlayarak bir dizi tıbbi nebattan izole edildi. Kısa zaman sonra, 1817’de altın kökü otundan ipecacuanha ipeka şurubu ve kargabüken ağacından strychnos striknin, kınakına ağacından cinchona kinin elde edildi. Kimya bilimi ilerledikçe, tıbbi nebatların yapısında farmakolojik etkin maddelerin farklı sınıfları da keşfedildi. Tıbbi nebatlardan, morfin de dahil olmak üzere saflaştırılmış alkaloidlerin ticari ekstraksiyonu, 1826’da Merck’de başladı. Tıbbi bir nebatta ilk keşfedilen madde birleşimi, 1853’te salisilik asit oldu.

19. asrın sonlarında farmakoloji şifalı nebatlara karşı tutum geliştirmeye başladı. Çünkü nebatlar kurutulduğunda genellikle enzimler etkin maddeleri metamorfoza uğratıyordu. Nebatlardan ilaç bulguyu, porsuk ağacı yew ve pervane çiçeğinden madagascar periwinkle üretilen ehemmiyetli kanser ilaçlarıyla 20. asır süresince ve 21. asırda ehemmiyetli olmaya devam etti. Tıbbi nebatlar, sıhhati gözetmek veya belli bir hastalığa deva bulmak için, hem ananesel tıbbın hem çağdaş tıbbın faydalandığı nebatlardır. Besin ve Tarım Teşkilatı, dünya üzerinde 50.000’in üzerinde tıbbi nebat kullanıldığına tespit etti. Kew Krallık Botanik Bahçeleri ise daha tutucu bir hesaplamayla, her türlü kullanımlarının belgelendiği takribî 30.000 nebatın dışında, 2016 senesinde 17.810 nebat türünşöhret onaylanmış tıbbi bir kullanımı olduğunu açıklamıştır.

Çağdaş tıpta, hastalara verilen ilaçların takribî dörtte biri tıbbi nebatlardan türetilmekte ve titizlikle test edilmektedir. Değişik tıp yaklaşımlarında, şifalı nebatlar, genellikle gayriresmi olarak rehabilitasyon teşebbüslerinde bulunanların oluşturduğu bir çoğunluğun elindedir ve bilimsel olarak test edilmemiş, onaylanmamıştır. Dünya Sağlık Teşkilatı, dünya popülasyonunun takribî yüzde 80’inin ananesel tıbba sadece nebatlarla hudutlu olmaksızın bağlı olduğunu varsayım etmektedir. Takribî iki milyar insan hastalıklarına büyük miktarda şifalı nebatlarla deva bulmaya çalışmaktadır. Nebatsal veya değişik natürel sağlık ürünleri de dahil olmak üzere, sağlıkta fayda sağlaması beklenen ürünlerin rakamı, gelişmiş ülkelerde de ekonomik sebeplerle çoğalmaktadır. Nebatsal ilaçların, tehlikesiz imajlarına karşın, toksisite açısından ve insan sıhhatine değişik yan tesirlerinin tehlikeleri açısından yeterince araştırılıp sorgulanmadan kullanılmaları düşündürücüdür.

Şifalı nebatlar, onları ilaç olarak harcayan insanların sıhhatine destek olarak, satmak için eken, işleyen ve dağıtanlara hasılat sağlayarak, cemiyetsel açıdan da istihdam imkânları yaratması ve vergi getirisiyle üç cins verim oluşturmaktadır. Gelecekte, potansiyel tıbbi kullanımları olabilecek nebatların veya ekstraktların geliştirilmesi ise, cılız bilimsel deliller, ilaç geliştirme sürecindeki makûs uygulamalar ve beceriksiz finansman sebepleriyle beceriksiz kalmaktadır.

Tıbbi Bitkiler Ve FitokimyasallarFitokimyasalların Değerlendirilmesi:

Nebatların renklerinin,koku ve tatlarının oluşmasında rol oynayan fitokimyasalların kendi başlarına gıda özellikleri yoktur. Tüm nebatlar, otçullara karşı evrimsel bir korunma avantajı sağlayan, salisilik asit misalindeki hormon yapısı gibi muhtelif kimyevi bileşikler üretirler. Bu fitokimyasallar ilaç olarak kullanılma potansiyeline sahiptir. Tıbbi nebatların çağdaş tıpta kullanımı, bu maddelerin içeriklerinin ve öğrenilen farmakolojik etkinliklerinin bilimsel olarak teyit edilmiş olmasını gerektirir. Farmakolojik olarak etkin fitokimyasalların başlıca sınıfları ve bunları kapsayan bazı nebat misalleri şunlardır:

-Alkaloidler:

Alkaloidler, muhtelif nebatlarda bulunan, tadı acı ve toksik kimyevilerdir. Üretilen rekreasyonel ve farmasötik ilaçların farklı tesirlere sahip muhtelif sınıfları vardır. Bunların arasında, itüzümünden elde edilen atropin, skopolamin ve hiyosyamin, kırlangıç otundan ve Berberis vulgaristen elde edilen berberin sayılabilir. Gene, kahve ağacından Coffea kafein, pervane çiçeğinden Catharanthus roseus vinkristin, haşhaştan morfin, tütünden nikotin, kınakına ağacından Cinchona kinin elde edilmektedir.

-Glikozidler:

Antrakinon glikozidleri, kuzukulağıgiller familyasından ravent, cehri ve İskenderiye sinamekisi gibi nebatlarda bulunur. Kardiyak glikozidler, tilkiotu ve zambak gibi şifalı nebatlardan gelen güçlü ilaçlardır. Kalp atımını destekleyen ve diüretik olarak misyon yapan digoksin ve digitoksin kapsarlar.

-Polifenoller:

Polifenoller, tıbbi nebatlarda yaygın olarak bulunup, nebat hastalıklarına karşı farklı rollere sahiptir. Bunlar arasında hormon eşi fitoöstrojenler ve tanenler bulunur. Fitoöstrojen kapsayan nebatlar, doğurganlık, menopoz, menstrüel meseleler gibi jinekolojik bozukluklara karşı asırlar süresince kullanılmıştır. Bu nebatlar arasında, kudzu, melekotu, rezene ve anason bulunur. Çay ve zeytinyağı da unutulmamalıdır. Üzüm çekirdeğinden elde edilen polifenolik özüt gibi bir hayli ürün, perhiz desteği ve kozmetik olarak satılmaktadır. Nar, punikalin ismi verilen polifenollerin kaynağıdır.

-Terpenler:

Reçinenin ve terebentinin de bileşkesi olan terpen ve terpenoidler muhtelif nebatlarda ve kozalaklılar gibi reçineli nebatlarda bulunur. Çok güçlü aromatik özelliklere sahiptirler gül, lavanta, vb. ve kokularından, parfümlerde ve aromaterapide kullanılan uçucu yağlarda faydalanılmaktadır. Kimilerinden üretilen timol ehemmiyetli bir antiseptiktir. Hücrelerdeki lipid peroksidasyonunu yasaklayan terpenlerin kaynakları arasında narenciye ve kiraz da vardır.

Nebatsal ilaçların faktör maddelerinin, fazla doz veya yanlış nebat tercihi sebebiyle, vefata kadar giden yan tesirleri de olabilmektedir. Bazı nebatların bu tesirleri öğrenilmekte, kimileri ise bilimsel olarak araştırılmaya devam etmektedir. Bir ürün tabiattan geldiği veya organik olduğu için, o ürünşöhret emin olması gerektiğini düşünmek için hiçbir neden yoktur. Atropin, striknin ve nikotin gibi güçlü natürel zehirlerin varlığı böyle düşünmenin ne derecede yanlış ve riskli olduğunu gösterir. Ayrıca, konvansiyonel ilaçlara uygulanan yüksek standartlar nebatsal ilaçlara uygulanmamakta ve kullanılacak doz, nebatların yetişme şartlarına bağlı olarak büyük oranda değişebilmektedir: Farmakolojik olarak etkin nebat özleri, konvansiyonel ilaçlarla etkileşime girebilir. Hem eş bileşikleri sağlayabilirler, hem de bazı fitokimyasallar bedenin sitokrom P450 sistemi de dahil olmak üzere karaciğerdeki maddeleri metabolize eden sistemlere müdahale ederek ilaçların bedende daha uzun zaman kalmasına ve istenenden çok daha güçlü bir kümülatif tesire yol açabilirler. Nebatlar bir hayli farklı maddeler kapsadığından, nebat özlerinin insan bedeni üzerinde karışık tesirleri olabilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ