Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Tasavvuf Nedir,Ne Değildir?

  • 22 Nisan 2021
  • Tasavvuf Nedir,Ne Değildir? için yorumlar kapalı
  • 84 kez görüntülendi.

Tasavvuf ile alakalı münakaşalar sık sık gündeme geliyor. Tasavvuf’un Asr-ı saadet’te olmadığını, dinde bid’at olduğunu başka bir deyişle sonradan ortaya çıktığını, hatta daha da ileri giderek Budizm ve Kabala gibi hurafelerin tesirinde ortaya çıktığını iddia edenler oluyor. Hiç çekinmeden Tasavvuf büyüklerine, İslam âlimlerine dil uzatılıyor. Peki Tasavvuf’un kaynağı nedir, ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Öncelikle […]

Tasavvuf Nedir,Ne Değildir?Tasavvuf ile alakalı münakaşalar sık sık gündeme geliyor. Tasavvuf’un Asr-ı saadet’te olmadığını, dinde bid’at olduğunu başka bir deyişle sonradan ortaya çıktığını, hatta daha da ileri giderek Budizm ve Kabala gibi hurafelerin tesirinde ortaya çıktığını iddia edenler oluyor. Hiç çekinmeden Tasavvuf büyüklerine, İslam âlimlerine dil uzatılıyor.

Peki Tasavvuf’un kaynağı nedir, ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Öncelikle İslam âlimlerinin Batın ilmi ve Ledün ilmi de denilen Tasavvuf’un kaynağı olduğunu bildirdikleri hadis-i şerifleri bildirelim:

Din bilgileri ikiye ufalar: Kalb bilgileri, zahirî ilimler. Hatib, Süyuti

Kur’anın elbette zahirî sarih ve bâtınî saklı manası vardır. İbni Hibban

Bâtın ilmi, Allahü teâlânın hikmetlerinden bir karar ve gizemlerinden bir gizemdir. Allah bu ilmi dilediği kulunun kalbine vazgeçer. Münavî, Deylemi, Süyûti

Rabbim bana üç değişik ilim bildirdi. Bunlardan birincisini hiç kimseye bildirme dedi, zira bunları benden başkası kavrayamaz. İkinci ilmi, istediğine bildirebilirsin dedi. Üçüncü ilmi ise, tam ümmetine bildir dedi.Mevahib-i ledünniyye

Bu hadis-i şerifte bildirilen ilimlerden ikinci ilim ledün ilmi, üçüncüsü ise her Müslüman’ın öğrenmesi gereken iman, fıkıh ile nezaket bilgileridir.

Abdülgani Nablusi hazretleri emrediyor ki:

İmam-ı Mâlik, Zâhir ilmine sahip olan, bâtın ilmine de kavuşabilir. Zâhir ilmi olan, ilmi ile amel ederse Allahü teâlâ kendisine bâtın ilmini de ihsan eder’ emretti. Ali bin Muhammed Vefa’nın ilim ve irfan dolu laflarına afallayan İmam-ı Ömer Bülkini, bu bilgileri nereden bildiğini sorunca, Bakara suresinde, meali ‘Allah’tan korkun! Allah, kendisinden korkanlara öğrenmediklerini öğretir’ olan 282. âyetini okudu. Ebu Talib-i Mekkî, İlm-i zâhirle ilm-i bâtın, birbirlerinden dağılmaz. Vücutla kalbin beraber bulunması gibidir. Bâtın ilimleri, ârifin kalbinden kalblere akar emretti.

İmam-ı Münavi, imam-ı Gazali’den naklen bildiriyor ki: Ahiret bilgisi iki cinslidir: Biri bulguyla hâsıl olur. Buna ilm-i mükaşefe ilm-i bâtındenir. Tam ilimler, bu ilme kavuşmak için nedenlerdir. İkincisi ilm-i muameledir.

Tasavvuf Nedir,Ne Değildir?İlm-i bâtından hiç kısmeti olmayanın imansız gitmesinden korkulur. Bu ilimden kısmet almanın en altı, bu ilme inanmaktır. Bid’at ehline bu bâtın ilmi kısmet olmaz. Bâtın bilgisi, yalnızca pak kalblerde hâsıl olan bir nurdur. Öyle ilimler vardır ki, saklıdır. Bunları, yalnızca kabiliyet sahipleri öğrenir’ hadis-i şerifi, zahir değlil, bâtın ilimlerini göstermektedir. İslamiyet’in emir ve yasaklarını doğru olarak yapabilmek için herkese lüzumlu olan ilmihâl bilgileri bilinip bunlarla amel edilince, ilm-i bâtın başka bir deyişle Tasavvuf ilmi hâsıl olabilir. Bu ilimden habersiz olan, tasavvuf kitaplarını okuyunca, Evliya’nın laflarını sapıklık sanıyor. Kavramadıkları bu kabiliyet bilgilerine inanmıyor. Abdülkâdir Geylânî, İbni Arabî, Mevlânâ Celaleddin, İmam-ı Şârânî, İmam-ı Busayrî ve Seyyid Ahmed Bedevî gibi tasavvuf büyüklerine dil uzatıyorlar. Bâtın bilgilerine inanmayan bir kimse, İslam dininin gizemlerine de inanmamış olur. Böyle olan kimseye bid’at ehli denilir. Hadika-tün-Nebeviyye

İmam-ı Malik hazretleri emretti ki:

Fıkh bilgilerini öğrenmeden Tasavvuf ile uğraşan kimse dinden çıkar, zındık olur. Yeniden bunun gibi fıkıh öğrenip de Tasavvuf’u öğrenmeyen kimse bid’at ehli olur. Her ikisini birden öğrenen kimse ise asla kavuşur. Merec-ül Bahreyn

Her ilmin sahteleri olduğu gibi, Tasavvuf ilminin de sahtekârları elbette vardır. Bunlara bakarak İslam âlimlerine dil uzatmaktan kaçınmalıdır.

Yazar:Murat Yılgın

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ