Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Tarihte Yok Olan 5 Devlet

  • 02 Nisan 2021
  • Tarihte Yok Olan 5 Devlet için yorumlar kapalı
  • 145 kez görüntülendi.

Coğrafya mukadderattır’ der 14. yy’ın ehemmiyetli düşünürlerinden İbni Haldun… Dünya üzerinde değişik coğrafyalarda değişik kültürlerden halkların ve milyarlarca insanın üzerinde yaşadıkları toprak parçaları tüm çağlarda çatışma sebebi olmuştur. Yeryüzünde bir arada sulh içinde yaşamayı beceremeyen insanoğlu, çağlar ve jenerasyonlar süresince dünyayı kendine dar etmiştir. Kavmi ve dini çatışmalar, siyasi evhamlar, yer altı ve yer üstü […]

Tarihte Yok Olan 5 DevletCoğrafya mukadderattır’ der 14. yy’ın ehemmiyetli düşünürlerinden İbni Haldun…

Dünya üzerinde değişik coğrafyalarda değişik kültürlerden halkların ve milyarlarca insanın üzerinde yaşadıkları toprak parçaları tüm çağlarda çatışma sebebi olmuştur. Yeryüzünde bir arada sulh içinde yaşamayı beceremeyen insanoğlu, çağlar ve jenerasyonlar süresince dünyayı kendine dar etmiştir. Kavmi ve dini çatışmalar, siyasi evhamlar, yer altı ve yer üstü tüm zenginliklere sahip olma tutkusu daha geniş topraklara dağılma siyasetlerine taban hazırlamıştır. Bu siyasetler; savaşlar, kırımlar, soykırımlar gibi trajedilere neden olmuş ve bu biçimde devletler hem birbirlerinin hem de kendi sonlarını hazırlamıştır. Tüm bu çatışma sebepleri bir hayli ülkenin sonunu getirmiştir.
Bu gün son bilgilere göre dünya üzerinde 200’e yakın ülke bulunuyor; esrarengiz bir vaziyet olarak gözükse de, ülke rakamı mevzusunda net bir sayı yok. Bunun sebebini açıklamak için öncelikle ülke nedir, devlet nedir suallerini cevaplamakta fayda var; zira cemiyet olarak genel beceriksizlerimizden biri de kavramlara hakim olmayışımızdır. Kavramlar iyi anlaşılırsa, mevzunun özü de iyi anlaşılır kanısıyla, terimleri açıklayalım.

Devlet Nedir?

Bu günkü anlamıyla, toprak tamlığına bağlı olarak siyasal teşkilatlı bir milletin ya da halklar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık olarak açıklanan devlet kavramında vurgulanan esas hususlar;
1- Toprak tamlığı,
2- Siyasal teşkilatlı bir ulus ya da halklar topluluğudur.

Geçmiş yarıyıllardan bu güne devletin tanım ve incelemesinin değişiklikler gösterdiği ifade ediliyor. Bu mevzuda daha önceki yarıyıl ve çağdaş yarıyıl devlet kavrayışındaki değişiklikler işaret ediliyor. Misalin;
İlk yarıyıllarda; efor ve dominantlığın mutasyonlu bir biçimde el değiştirmesi olarak kullanılırken,
İkinci yarıyılda; halk üzerinde dominant bir hanedanın siyasal iktidarı olarak belirlenmiş,
Üçüncü yarıyılda; ulus esasında bir teşkilatlanmadan bahsedilmiştir.

Görüldüğü gibi devlet kavramı, içinde bulunulan yarıyıla ve bu yarıyılın getirdiği özelliklere göre değişiklikler göstermiştir.

Devletin ne olduğundan bahsederken, esasta halk ve hakimlik kavramları üzerinde durmuştuk. Ancak halklar arası arenada bir devletin varlığından laf edebilmek için halk ve hakimlik tek başına yeterli olmuyor. Devlet olabilmek için 4 esas unsurun bir arada olması gerekiyor. Bu unsurlar;

Tarihte Yok Olan 5 DevletMillet

Devletin esas unsurlarından olan millet; ortak bir geçmişe, ortak bir gelecek temennisine, ortak bir kültüre sahip olan topluluk olarak belirtilirken; çağdaş anlamda ise ulus olarak ifade ediliyor. Bir arada yaşamanın olası olabilmesi ve ortak çıkarlar için insanlar toplanmak, devleti oluşturmak ve devlet tarafından tanımlanan kaidelere de uymak zorundadırlar.
Siyasal otorite
İnsanların toplanarak ulusu oluşturmaları ve bu biçimde keşmekeş olmadan yaşayabilmeleri için de bir kumpas lüzumu gerekir. Bu kumpası, halka getirecek olan yapı ise siyasal otoritedir. Cemiyetsel kumpas lüzumu dominant bir efor tarafından konulan ve korunan kaideler gerektirir ve bu da ancak siyasal otorite ile sağlanabilir. Siyasal otoritenin zayıfladığı ya da olmadığı vaziyetlerde; cemiyetsel kumpasta aksamalar alana kazanç, karmaşalar yaşanır ve cemiyetsel facialarla sonuçlanır.

Tanınma

Tanınma ise devletin beynelmilelinde varlık gösterebilmesi ve bekası için zorunlu bir unsurdur. Bir devletin tanınması demek, beynelmilelinde öbür devletlerin nezdinde tüzel karakterinin kabul edilmesi olarak ifade edilebilir.
Bir devletin öbür devletlerle ilişkilerini geliştirebilmesi, yapılacak uyuşmalarla karşılıklı çıkar ilişkileri kurulabilmesi gibi birtakım temaslara geçilebilmesi açısından o devletin tanınması ehemmiyetlidir. Bu mevzuda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti misal olarak verilebilir. KKTC, devlet olabilmenin tüm unsurlarını taşımasına karşın, bu devleti tanıyan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir. Birtakım politik nedenler, uzun vadeli çıkar hesapları ve birtakım tasarılar sebebiyle KKTC öbür devletlerce tanınmamıştır. Bu sebeple öbür devletlerle halklar arası ilişkiler kurulamamaktadır. Bu bağlamda tanınma, devlet olabilmenin ehemmiyetli bir unsurudur.

Tarihte Yok Olan 5 DevletÜlke

Devlet olabilmenin ehemmiyetli unsurlarından biri ise ülkedir. Ülke, bir milletin üzerinde yaşadığı toprak parçası ve sahip olduğu denizlerin oluşturduğu hudutları içeren coğrafyadır. Başka Bir Deyişle devlet olabilmenin esas unsurlarından biridir. Ülke olmazsa devlet de olmaz.

Devletler Neden Yok Olur?

Sahip olması gereken unsurlar olmadan devletin sürdürülebilirliği mevzubahisi değildir. Bu noktada bu unsurlardan birinin ya da bir kaçının tehdit altında olması ya da yok olması devletin de parçalaması, yok olması demektir. Devletin varlığı için birleştirici olan bu unsurların sağlam esaslara direnmediği ya da zamanla zayıflatıldığı ülkeler, iç ve dış tehditler sebebiyle belirli bir süreçte ufalanıp yok oluyor, varlık sürdüremiyor.

Tarihin muhtelif yarıyıllarında, muhtelif sebeplerle bölen ya da tamamen yok olan bir hayli devlet mevcut. Bu devletlerin kimi değişen dünya kumpası ve savaşlar gibi dış sebeplere bağlı olarak ayrılır ya da yok olurken; bazıları da ekonomik depresyonlar, iç karmaşıklıklar, politik çatışmalar gibi zayıflatıcı gidişatların yol açtığı bir içerden devrilme sürecine girebilmektedir. Devrilen ve bölen devletlerden bir kaçını araştıralım.

Birleşik Arap Cumhuriyeti

Geçmişten günümüze neredeyse her yarıyıl karmaşıklıkların yaşandığı coğrafyalardan biri de Orta Doğu’dur. Bu karmaşıklıkta hiç kuşkusuz yer altı zenginliklerinin, özellikle petrolün tesirinin yanı gizeme, bir hayli dini inancın merkezi olması dolayısıyla da stratejik ehemmiyete sahip. Bu sebeple günümüzde olduğu gibi daha önceki tarihlerde ve yakın geçmişte birtakım hadiselere sahne olmuştur. Bu vakalardan biri de Mısır ve Suriye’nin efor birliği oluşturarak Birleşik Arap Cumhuriyeti’ni BAC kurmaları olmuştur.

BAC Nasıl Heyetti?

1958 senesinde Suriye’nin liderliğinde heyetti. Mısır ve Suriye’de tertip edilen bir halkoylamasıyla heyetti ve başşehir Kahire oldu. Ancak ilerleyen süreçte Mısır, Suriye üzerinde birtakım baskıcı siyasetler uygulamaya başlamış, 1961 senesinde ise Suriye’de bir darbe reelleşmiştir. Darbenin akabinde Suriye, Birleşik Arap Cumhuriyeti’nden ayrıldı. Daha Sonra Mısır, Birleşik Arap Cumhuriyeti olan ismini 1971 senesinde değiştirmiş ve “Mısır Arap Cumhuriyeti” ismini almıştır. Böylece Birleşik Arap Cumhuriyeti ufalayarak yok olmuştur.

Tarihte Yok Olan 5 DevletDoğu Almanya

Almanya’nın dağılmacı siyaseti sebebiyle Polonya’ya saldırmasıyla başlayan 2. Dünya Savaşı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin müdahil olmasıyla devam etmiş, tüm dünya ülkelerini etkilemiştir. Almanya’nın saldırgan tavrına karşı Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği birleşerek bağlaşık devletleri oluşturmuş; savaşın ağır koşullarına daha fazla sabredemeyen Almanya düşmüş, Hitler’in intihar etmesiyle de savaşın büyük bir kısmı sona ermiştir.

2. Dünya Savaşı’nın ardından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin iki süper efor olarak tarih sahnesinde yerini almalarıyla; politik, ekonomik, psikolojik, bilim ve teknik alanlardaki gerginliklerin yaşandığı Soğuk Savaş yarıyılı başlamıştır. Dünya ise doğu ve batı bloğu ülkeleri ve her iki bloğa da denk mesafede duran İletişimsizler Hareketi’ne katılan ülkeler olmak üzere bölmüştü. Almanya, bağlaşık devletlerin işgali sonucunda dört bölgeye bölmüştü. Bağlaşık devletlerden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği, kendi işgal bölgesinden batılı ülkeleri çıkarmak istemişti. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin bu isteği asıllaşmayınca; 1952 senesinde Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa işgal ettikleri bölgede kapitalizm ile idarenen Federal Alman Cumhuriyetini kurdu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği ise kendi işgal ettiği bölgede komünizm ile idarenen Demokratik Alman Cumhuriyeti’ni kurdu.

Berlin Duvarı

Komünizmin, insanların yaşam koşullarını ekonomik sebeplerle negatif etkilemesiyle, Doğu Almanya’dan Batı Almanya’ya kaçışlar başlamıştı. Doğu’dan Batı’ya kaçışları önlemek emeliyle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği, 1961 senesinde Berlin Duvarı’nı inşa etmişti. Senelerce “Utanç Duvarı” olarak anılacak olan Berlin Duvarı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin kararıyla 1989 senesinde devrilmiştir. Bu duvarın devrilmesiyle ilerleyen süreçte, Doğu Almanya ve Batı Almanya birleşti ve Doğu Almanya fiilen devrilmiş oldu.

Yugoslovya

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun devrilmesinin ardından ufalayan Slavlar, Sırbistan ile birleşerek 1918 senesinde Sırp-Hırvat-Sloven Kraliyeti’nı kurdular. Ancak sonraki yarıyıllarda yaşanan politik çatışmalar sonucunda 1929 senesinde, Kral I. Aleksandros diktatörlüğünü duyuru etmiş akabinde ülkenin ismini de Yugoslavya olarak değiştirmişti. Yugoslavya’da ilerleyen senelerde iç karmaşıklıklar çıkmış, 1990 senesinde evvel Slovenya’nın bağımsızlığını duyuru etmesinin ardından Hırvatistan da bağımsızlığını duyuru etmiştir.

2003 senesinde Sırbistan’ın , “Sırbistan-Karadağ” olarak değiştirdiği Yugoslavya ismi de böylece tarihte tamamen yok oldu.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği

Sosyalizmin hakim kılındığı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği, 1980’lerden itibaren bu tesirini yitirmeye başlamıştı. Bunda, belirli bir ekonomik seviyeye gelinmesinin ardından artık fertselliğin başladığı bir sürece girildiği ifade ediliyor. Oysaki sosyalizm fertsellikten uzak bir ideoloji olarak karar devam etti.
1985 senesinde iktidara gelen Mihail GORBAÇOV, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin politik ve ekonomik yapısında birtakım farklılıklara gitmek istemiştir. Bu sebeple “Yine Yapılanma” anlamına gelen Perestroika ve “Sarihlik” anlamına gelen Glastnost siyasetlerini uygulamaya koymuştur. Ancak tasarlandığı gibi gitmeyen bu siyasetler neticeyi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’deki federe devletler zamanla çözülmeye başlamışlar ve bağımsızlıklarını duyuru etmişlerdir. Böylece Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1991 senesinde fiilen dağılmıştır. 15 devlet bağımsızlığını duyuru ederek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’den ufalamıştır. Bu devletler şunlardır:
Gürcistan
Estonya
Letonya
Litvanya
Ukrayna
Moldova
Beyaz Rusya
Rusya Federasyonu
Azerbaycan
Kırgızistan
Özbekistan
Kazakistan
Türkmenistan
Tacikistan
Ermenistan

Tarihte Yok Olan 5 DevletÇekoslovakya

I.Dünya Savaşı’ndan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devrilmişti. Amerika Birleşik Devletleri’nin yardımı ile Çek ve Slovak millet birleşerek 1918 senesinde Çekoslovakya’yı kurdu. İmparatorluğun ardından kurulan bu yeni devletin başşehri ise Prag yapıldı.

İlerleyen yarıyıllarda Çekoslovakya’da birtakım çatışma ve ayrılıklar çıkmaya başladı. Bu ayrılıklar hem yönetimsel hem de Çek ve Slovak ulusun kendi aralarında çıkan ya da çıkarılan politik ayrılıklardı. Daha sonra alınan bir kararla yaşanan ayrılıklar fiili hale getirildi. Ufalayan devletler Slovakya ve Çek Cumhuriyeti isimlerini aldı ve Çekoslovakya 1993 senesinde fiilen böldü.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ