Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Tangonun Müziksel Orijini

  • 14 Kasım 2021
  • Tangonun Müziksel Orijini için yorumlar kapalı
  • 106 kez görüntülendi.
Tangonun Müziksel Orijini

Tango müziği bir karışım, bir harman müziktir. Tangonun orijininde, İspanyol dansının özgün figürleriyle beslenmiş olan ve bununla birlikte Küba müziğinin ezgileriyle harmanlanan “Habanera” bulunmaktadır. Aynı zamanda tango müziğinin ve dansının doğduğu topraklar olan Arjantin‘in zencilerine ait olan “Milonga” ve en son olarak da İspanyol orijinli “Tango Andaluz” bulunmaktadır. Tango, cemiyetin alt tabakasından ortaya çıkmış ve […]

Tango müziği bir karışım, bir harman müziktir. Tangonun orijininde, İspanyol dansının özgün figürleriyle beslenmiş olan ve bununla birlikte Küba müziğinin ezgileriyle harmanlanan “Habanera” bulunmaktadır. Aynı zamanda tango müziğinin ve dansının doğduğu topraklar olan Arjantin‘in zencilerine ait olan “Milonga” ve en son olarak da İspanyol orijinli “Tango Andaluz” bulunmaktadır.

Tangonun Müziksel KökeniTango, cemiyetin alt tabakasından ortaya çıkmış ve dağılmış bir müzik kültürü oluşturduğundan ve dağılmasının en büyük etmeni olan genelevlerde beden bulmasından dolayı uzun vakit boyunca terbiyeye ters bulunan bir müzik ve dans cinsi olarak dışlanmıştır. Tangonun şahıslar tarafından daha çok kullanılıp benimsenmesi, rakamca üstün olan erkek cemiyetinin kadınlar için kavga eterek onları kazanması ve kadınlarla iyi biçimde dans edebilmek ismine birbiriyle dans edebilmesi üzerine olmuştur. Tango müziklerinin dağılmasında tesirli olan şey ise, “Compadre” veya “Compadrito” diye tabir edilen bu tiplerin şarap ve şeker kamışından üretilmiş rakı içerek söyledikleri şarkı ve yapıkları danstır.

Yeniden doğduğu topraklardan adını alan Arjantin Tangosun müziği 2/4’lük, 3/4’lük veya 4/4’lük miktarlardadır. Müziğin doğuş tesirlerinden olsa gerek sert hatlıdır, dinlerken öbür müzik ve dans cinslerinden farkını ortaya koyarcasına da ritimleri belirgindir.

Tangonun Müziksel KökeniArjantin Tango müziği, evvelleri Arjantin’de alt tabakadan yükseldiği için çok benimsenmemiş olmakla birlikte, 20.yüzyılda Avrupa’ya giden Arjantinli dansçı ve orkestra topluluklarının tangoyu Avrupa’ya hoşlandırmasının ardından zamanla Arjantin’in de üst kademelerinde beğenilmeye başlamıştır. Avrupa bu dansı ve müziği beğenmiş ve benimsemiş olmasına rağmen, Arjantin’de yapılan dans tarzı Avrupa’da pek de güzel karşılanmadığı bahanesiyle modernize edilmiş ve daha sade bir hal verilmiştir. “Avrupa Tangosu” ya da başka bir deyişle “Ballroom Tango” doğmuştur.

1917 senesinde tangoyu söyleyen Carlos Gardel gibi yarıyılın nitelikli sanatçıları smokinleriyle oldukça klas bir duruş sergileyerek tango müziğini icra etmesi, bu müziğin kabuünü Avrupa ve Arjantin’de hızlandırmıştır. Zaman içerisinde Avrupa’nın büyük başkentlerini de tesirli altına alan tango müzikleri ve dansı, 1920 ile 1940 arasında altın çağını yaşamıştır. Ancak 1955’te hakikatleşen askeri darbeler sebebiyle kapatılan dans salonları sebebiyle tango duraklama yarıyılına girmiş, 1983’de Arjantin’de ortadan kalkan askeri cuntanın ardından tango kendini yeniden gösterişli bir biçimde bulmayı başarmıştır.

Müzikte yenilikçi akımı başlatan ve akabinde de dansa da riayet eden müziği ortaya çıkan Astor Piazzolla’nın ardından tango zenginleşmiştir. Cumhuriyetin bülteninden sonra Türkiye de tango ile tanışmış, süratli bir gelişime girmiştir. Bu noktada pek çok tango müziği besteleyen Necdet Koyutürk, Necip Celal, Fehmi Ege gibi bestekarları tango müziğinin Türkiye’de yayılmasını süratlendirmiştir. Türkiye’nin tango müzikleri ile değişik bir hissiyatı vardır. Hatta tango şarkıları o kadar çok beğenilmiştir ki, tango şarkılarının sanki bir milli marş edasında aralıksız yaşamımızda olmasıyla dünyadaki belki de tek yerdir. Özellikle de neredeyse hemen herkesin çok iyi bildiği “La Cumparsita” tango müziği, Türkiye’de düğünlerde gelin ve damadın karşılandığı, düğünün açılış şarkısı olarak dikkat toplar.

Tangonun Müziksel KökeniTango müziği akordeonun bir cinsi olan “bandoneon”un ağırlıklı olarak kullanıldığı bir müzik cinsidir. Bu müzik aletinin ezgileri eşliğinde yapılan tango müziği ve dansının derinine inildiğinde, müziğin belirgin çizgilerinden de anlaşılabileceği gibi, bir başkaldırı ve başkaldırı, akabinde kendini gösteren asabiyet, yaşanan negatifliklere karşı oluşan hayal kırıklığı ve en ehemmiyetlisi de aşk, tutku, şehvet gibi pek çok duygunun bir araya geldiği ve bir karma oluşturduğu görülmektedir. Müziğe ve bandoneona eşlik eden keman, kontrabas, piyano gibi öbür müzik aletleri de yoğun duygular katarak tango müziğine can vermekte ve tangonun eşsiz ezgilerinin yansıtılmasında ehemmiyetli rol oynamaktadırlar.

Tango dansı da müziği ile son derece geçimli biçimde oluşmuştur. Son derece akıcı bir ritme ve vurgulu değişlere sahip müziğin ezgisiyle beraber, yumuşatılmış sert hareketler olarak tabir edilebilecek dans figürleri tango dansını alana getirmektedir. Bu hareketlerin özgünlüğü de, müziğin kulağa hitap etmesi kadar dansın da göze güzel gelmesini sağlayan özgün bir tarzı ortaya koymuştur. Tango dansı icra edilirken, kadın ve erkek özgün değişleriyle birbirilerine bir şeyler anlatmaktadır. Tango dansını ve müziğini öbür müzik ve danslardan ayıran en ehemmiyetli özelliği ise, müziğin ruhtaki yaralara iyi gelip neredeyse rehabilitasyon ediciliğinin yanı gizeme, insanın ruhuna işleyerek dans ve müziği ile yaraları daha çok deşer gibi bir hissiyat uyandıran duygu yükünden oluşmasıdır.

Tango dansı ve müziğinin gelişimi, profesyonel tango dans gruplarının ülkeleri dolaşarak oluşturdukları koreografik gösterilerle olmuştur. Böylelikle tango müziğini ve dansı daha çok tanınmış, kınanan ve aşağılanan tango nezih ve nadide bir cümbüş olarak kendine yer bulmuştur.
Bibliyografi:
turkcebilgi.com/tangonun_tarih%C3%A7esi

Yazar:Gökçe Cömert

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ