Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Sebk- i Hindi Akımı Nedir?

  • 26 Mart 2021
  • Sebk- i Hindi Akımı Nedir? için yorumlar kapalı
  • 87 kez görüntülendi.

Dilin ve onunla iletişimli olan, bir dil ve anlam sanatı olan şiirin tarihi aynı zamanda insanlığın varoluş tarihidir. Şiir sanatının üstadı olan şairler anlamda en yüce ve ince duyguları anlatmak için her zaman yeni akım ve kavrayışlardan beslenmiş ve bu kavrayışları geliştirmişlerdir. Bu çalışmamızda edebiyatımızın en köklü ve orijinal devirlerinden olan divan edebiyatında beden bulan akımlardan […]

Dilin ve onunla iletişimli olan, bir dil ve anlam sanatı olan şiirin tarihi aynı zamanda insanlığın varoluş tarihidir. Şiir sanatının üstadı olan şairler anlamda en yüce ve ince duyguları anlatmak için her zaman yeni akım ve kavrayışlardan beslenmiş ve bu kavrayışları geliştirmişlerdir. Bu çalışmamızda edebiyatımızın en köklü ve orijinal devirlerinden olan divan edebiyatında beden bulan akımlardan Sebk-i Hindi akımını ortaya koymaya çalışacağız.

Sebk-i Hindi Stili Nedir?

8443_4Divan edebiyatında 17. Asırdan itibaren tesirleri ortaya çıkan 18. Asır süresince de şairler tarafından bu çerçevede yapıtlar veren Sebk-i Hindi akımı, “Hint stili, Hint yolu” gibi anlamlara gelen bir edebiyat kavrayışı adıdır. 16. asrın sonlarına doğru İrandan Hindistan’ın kuzeyine geçen sanatçıların geliştirdiği anlam kapalılığına ve laf oyunlarına dayalı bir akımdır. Bu akımın adlandırılmasıyla alakalı farklı görüşler vardır. Bu stile onu temsil eden şairlerin bir haylisinin İsfahan’da yetişmesi dolayısıyla “sebk-i İsfahânî”, başlıca temsilcilerinin Irak, Horasan ve Azerbaycanda doğmuş olduğu göz önünde yakalanarak “Sebk-i Horasânî”, “Sebk-i Irâk ve “Sebk-i Âzerbaycânî” denilmesi gerektiğini korunan analistler de vardır. Hatta bu akımı teşkil ve temsil eden sanatçıların büyük oranda Türk olmasından dolayı bu stile “sebk-i Türkî” denilebileceği de ileri sürülmüştür. Sebk-i hindî akımı ortaya çıktıktan kısa bir müddet sonra İran, Azerbaycan, Hindistan, Afganistan, Tacikistan, ve Anadolu olmak üzere bir hayli ülkenin edebiyat sahalarında, asırlar süresince tesirini göstermiştir. Başlıca temsilcileri arasında ise Şevket-i Buharî, Sâib-i Tebrizî, Tâlib-i Âmûti, Urfi-i Şirâzi, Kelîmi Kâşânî gibi karakterleri ön tasarıda görülmektedir. Bizde tesirleri XVII. ve XVIII. Asırlara katlanan bu stilin bizim edebiyatımızdaki temsilcileri arasında ise Nâilî, Nebî, Fehim-i Kadim, İsmetî, Şehrî, Şeyh Gâlib gibi adları ifade etmek muhtemeldir.

Sebk-i Hindi Stilinin Tarihi Gelişimi

Tarihler 16. Asrın başlarını gösterirken İranda iktidara gelen Safeviler eforlu ve ulusal bir devlet kavrayışını yerleştirmeye çalışmış ve kapsamlı bir merkezileştirme çalışması içinde olmuşlar. Bu çalışmalarla beraber sanatçılar üzerindeki baskılar çoğalmış yanı gizeme şiire ve şaire verilen kıymet eksilmiştir. Bütün de bu asırda Hindistanın kuzeyinde iktidar olan Babür devleti şiir ve şaire büyük umursamış, sunduğu hürlük etrafıyla şairler için fevkalade cazip ve ergonomik bir civar sunmuştur. Bâbürlü Devleti sultanlarından sanat özel bir sempatisi olan Ekber Şahın sarayda “Meliküş-Şuarâ” makamını getirmesi şiire verdiği kıymetin en belirgin göstergesidir. Yeniden o yarıyıl için Osmanlı saraylarında pek revaçta olup divan edebiyatında büyük yeri olan padişahların şairlere şiirleri karşılığında armağanlar ihsan etmesi ananeyi Bâbürlü hükümdarlarınca da pek bir öne çıkarılmış. Babür hükümdarlarının sanat zevki ve cömertliği yanında İran sarayının geride kalması maddî çıkarın ehemmiyetli bir faktör olduğu şairler için de tanımlayıcı olmuştur. Ayrıca bu akımın ortaya çıkışıyla alakalı olarak Çağatay sahasında yapıt veren Hüseyin Baykara’nın Herattaki sarayında Ali Şîr Nevâî ve Câmî gibi şairlerin yapıtlarında ortaya koyduğu farklılıklarla bu akıma liderlik ettiğini ve Sebk-i hindi stilinin oradan da Hindistana geçtiğini ileri süren analistler de mevcuttur.

Sebk-i Hindi Stilinin Edebiyat Kavrayışı

8443_3Bizde tesirleri Cumhuriyet Yarıyılı’nde görülen ve daha çok İkinci Yeni kavrayışıyla aynılaşan şiir akımıyla paralellik gösteren Sebk-i Hindi üslubu 19. Asırda ortaya çıkan Sürrealizm akımıyla da eş bir esas üzerinden büyüme göstermiştir.Sıradan edebiyata o güne kadarki “gül-bülbül” çerçevesinde büyüyüp yürüyen metafor yelpazesi Sebk-i Hindi üslubuyla beraber aşılarak yeni ve daha renkli bir ebat kazanmıştır.Sanatçılar şiirlerini bir dil işçiğine dönüştürerek şiirde uyuşulurluğu ikinci tasarıya atmış, uzun ve karışık bütünlemeler kurarak şiiri ince anlam detayları taşıyan bir muammaya dönüştürmüşlerdir.Hayali şiirin merkezine yerleştiren sanatçılar istiare, teşbih, alegori ve mecaz-ı mürsellerle anlamın derinliklerine inmeye çalışmışlardır. Yeniden bu ince ve karışık anlam dünyasının üstüne özlü, mahallî millet söyleyişlerinden faydalanan atasözlerine yer verilen zengin bir dil tutma çabayı içinde olmuşlardır. Şiirin biçimi özellikleri üzerinde de oynama yapan sanatçılar laf kuyumculuğu olarak zikredilebilecek özel bir ihtimam sergilemişlerdir. Sebk-i Hindi’nin edebiyatımıza ses, yetere ve yeni kelime bulma istikametinden yaptığı tesirler güzergahıyla Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şiirindeki Parnasyen şiir kavrayışını uslara getirmektedir.

Anlam ebadıyla Sebk-i Hindi stilini araştırdığımızda yeniden karşımıza orijinal ve karışık bir ekol çıkar. Sebk-i Hindi şairleri gerek İran’daki baskı civarının gerekse de yarıyılın her açıdan beceriksizliklerinin neticeyi olarak pesimist kötümser bir hayat kavrayışıyla yapıtlarını oluşturmuş, hatta burada asetist çileci bir eda ile şiirler ortaya koymuşlardır. İnsanın ızdırapları, sürüklediği acılar şiirin mevzusu içerisine girmiştir. Şairler yapıtlarında sundukları hayale fazla değer katan yaklaşımlarıyla “İnception” filmindeki gibi düş içinde düş kavrayışını yansıtmışlardır yapıtlarına.
Bir başka özellik olarak şiirde hayal unsurunu besleyen bitirici bir özellik olarak abartıya fazla yer vermişlerdir.Bu gidişat şiirdeki anlam kapalılığını çoğaldıran bir unsur olarak ele alınabilir.

Sıradan kalıpları aşma bakımından Sebki-i Hindi üslubunun dikkat toplayan özelliklerinden biri de yeni mazmun ve anlam bulma arayışıdır. Sıradan şiirde kullanılan alışılagelmiş mevzuların yerine, Sebk-i Hindî şairleri yevmiye yaşamdan alınan mevzu ve mazmunlara yönelmişler; günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz hemen her şeyi şiire sokarak bu hususta ehemmiyetli bir adım atmışlardır. Bu özellik birliktesi millete ve millet diline yönelişi de getirmiştir.Şairlerin bu mevzuda temelli bir zafer sağladıklarını belirtmek gerek.Bu gidişat aynı zamanda dilin değişik bir yoldan zenginleşmesini de sağlamıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ