Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Sağlık İksiri Kefirin İnsan Sağlığı için Ehemmiyeti

  • 19 Nisan 2021
  • Sağlık İksiri Kefirin İnsan Sağlığı için Ehemmiyeti için yorumlar kapalı
  • 138 kez görüntülendi.

Kefir; kephir, keyr, keper, kepher, knapon, kepi ve kipe gibi farklı adlar altında, çok daha önceki senelerden beri öğrenilen bir meşrubat olup, orijini kuzey Kafkasya’dır. Ortadoğu’da “Peygamber mısırı” olarak adlandırılan kefir, sütün mayalandırılmasıyla elde edilir. Gençlik iksiri ve su yerine içilmekte olan kefir, Türkler sayesinde dağılmıştır. Kefir minik karnabahar, süngerimsi veya patlamış darı görünümünde, renkleri beyaz, […]

Sağlık İksiri Kefirin İnsan Sağlığı için ÖnemiKefir; kephir, keyr, keper, kepher, knapon, kepi ve kipe gibi farklı adlar altında, çok daha önceki senelerden beri öğrenilen bir meşrubat olup, orijini kuzey Kafkasya’dır. Ortadoğu’da “Peygamber mısırı” olarak adlandırılan kefir, sütün mayalandırılmasıyla elde edilir. Gençlik iksiri ve su yerine içilmekte olan kefir, Türkler sayesinde dağılmıştır. Kefir minik karnabahar, süngerimsi veya patlamış darı görünümünde, renkleri beyaz, beyaz-sarı, taneleri fındık yada buğday büyüklüğündedir. İyi bir kefir akıcı kıvamda, homojen ve parlak bir görünümde olup, içildiği zaman hafif mayamsı tat ve aromaya sahiptir. Muhafaza sırasında asitlik, CO2 ve içki ölçüsünün çoğalmasına göre; tatlı, orta ve çok sert kefir olarak sınıflandırılmaktadır.

Kefir, sütün fermantasyonu neticeyi elde edilir. En ehemmiyetli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekerrür kullanılmasıdır. Sütteki etil içki ve laktik asitin beraber büyümesiyle oluşur. Kefirdeki CO2 ‘deri dolayı köpüren bir özelliktedir. Besin bedeli; 100 gram kefirde, enerji 65kcal, yağ 3,5gr, protein 3,3gr, laktoz 4,0 gr, su 87,5gr, kalsiyum 0,12gr, laktik asit 1,1gr, kolesterol 13mg, B 12 vitamini 0,5mg’dır.

Kefirin danelerindeki mikrobiyolojik özellikler, yapım metodu, danelerinin orjini ve identifikasyon usulüne göre farklılık gösterir. Yaygın olarak kefir danesinde bulunan mikroorganizmalar; laktik asit bakterileri, Lactobacillus casei, L. brevis, , L. caucasicus, L. acidophilus, L.kefir, L.bulgaricus, lökonostoklar Leuconostoc dextranicum, asetik asit bakterileri Acetobacter aceti, A. rasens, mayalar Kluvyveromyces marxianus, Torulaspora delbrueckii, Candida kefir, Saccharomyces cerevisia, streptokoklar Streptococcus lactis, S.durans, S.citrovorum S.cremoris, S. Thermophilus, S.diacetylactis, kazein ve polisakkatitler ile beraber matriks şeklinde küme oluşturmaktadır.

Kefir, yoğurt ve öbür fermente süt mahsulleri ile karşılaştırıldığında, mikroflorasında bulunan mayalar ve asetik asit bakterileri tesiriyle hasarlı bağırsak mikroorganizmalarına karşı yüksek antibiyotik etkinlik gösterdiği analistlerce tespit edilmiştir.

Kefirin İnsan sıhhati Açısından Tesirleri. Kefirin mide ve bağırsak hastalıkları üzerindeki bereketli tesirinin ve rehabilitasyon edici özelliğinin, Rus hekimleri tarafından ortaya konulmasıyla sağlık kurumu ve sanatoryumlarda çok yaygın olarak kullanılmış olup, ilk bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Böylece Rusya 1930 senelinde endüstriyel seviyede ilk kefir yapımını başlatmıştır.

Sindirim Sistemi üzerine Tesiri; Kefir, probiyotik bakterileri kapsamasından dolayı, hastalık yapıcı bakterilerin bağırsaklara yerleşmesini önler, bağırsak florasında verimli bakterilerin artmasını sağlar, bağırsakların çalışmasını kumpaslar, kabızlığı önlemeye dayanakçı olur, kalsiyum, magnezyum vb. minerallerin emilimlerini artırır, kapsadığı CO2 ve kalsiyum tuzları tesiriyle yiyeceklerin hazmedilmesini ve nitrojen metabolizmasının bölünme mahsullerinin bedenden atılımını basitleştirir.

Laktoz intoleransı olan bireyler için laktaz enzimi yetersizliği ideal bir meşrubattır Kefirde 40’ın üzerinde probiyotik bulunurken yoğurtta yalnızca iki probiyotik bakteri L.bulgaricus, S.thermophilus bulunmaktadir.Bu bakterilerin ürettiği laktaz, laktozu hazmeder. Bunun için de laktoz oranını eksiltme özelliği kefirin yoğurttan fazladır. Laktoz intoleransı bireylerde görülen gaz ve ishal gibi meseleler, kefirde bulunan maya ve bakteriler tarafından laktaz enzimi üretilmesiyle ortadan kalkmaktadır.

Sinir Sistemi Üzerine Tesiri; Kefir, K ve B kompleks vitaminlerince zengin olup, yeterli alınması gidişatında karaciğer, böbrek, bunalım, asapsal rahatsızlıklar, iştahsızlık, ten rahatsızlıkları ve uykusuzluğa iyi geldiği belirtilir. Kefirin bunalımı eksiltici ve asap sistemi üzerinde hafifletici tesiri, esansiyel aminoasitlerden bir tanesi olan triptofan ile mineral maddelerden magnezyum ve kalsiyum içeriğinin yüksek olmasına bağlanmaktadır.

Kefirin bağışıklık sistem üzerine tesirleri: Kefirde oluşan antibakteriyel maddeler, çoğu patojen mikroorganizmanın faaliyetini negatif tesirler. Enfeksiyonlara karşı laktik asit bakterileri sayesinde bağışıklık sisteminde aktifliği çoğaldırırlar.

Öbür Tesirleri; Kronik dizanteri ve kronik hepatitte rehabilitasyon edici kaliteye sahiptir. Bağırsak iletkenliğini eksilterek besin allerjisini önlemektedir. Kefirde bulunan laktik asit bakterilerinin kimilerinin kolesterol düşürücü tesiri bulunmaktadır. Araştırmalarda kanser gelişimini önleyici, antioksidant, antimutajenik, antiinfla-matuvar tesirleri de mevcuttur.

Sonuç olarak, kumpaslı olarak harcanan kefir, kapsadığı bereketli bakteriler, mayalar, vitaminler, mineraller ve esansiyel aminoasitler ile bedenin esas işlevlerinin devamını sağlar. Ayrıca antibakteriyel tesire sahip olması, sindiriminin basit olması, laktoz intoleranslı kişilerce de basitlikle harcanması, ur yaradılışı tehlikesini eksiltmesi, karaciğer, safra, böbrek işlevleri ve kan dolaşımı üzerinde pozitif tesirler göstermesi, kolesterolü düşürücü tesirinden dolayı ehemmiyetli bir yiyecek maddesidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ