Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Protein ve Kabarıklık

  • 19 Nisan 2021
  • Protein ve Kabarıklık için yorumlar kapalı
  • 141 kez görüntülendi.

Proteinler bedenin işlev görmesi için zorunludur. Proteinler, gen ekspresyonunun fonksiyonel neticeyidir ve hayatın ehemmiyetli bileşenleri olan hücreler, antikorlar, enzimler ve hormonlardır. Proteinler esas kimyevi tepkinleri modüle etmektedir, haberci proteinler beden süresince sinyal iletmektedir. Bunun yanında proteinler hücrelerin biçimini oluşturmak için yapısal yapı taşları olarak işlev görmekte ve beden çevresinde molekülleri taşıyan taşıma ve depolama kapları […]

Proteinler bedenin işlev görmesi için zorunludur. Proteinler, gen ekspresyonunun fonksiyonel neticeyidir ve hayatın ehemmiyetli bileşenleri olan hücreler, antikorlar, enzimler ve hormonlardır. Proteinler esas kimyevi tepkinleri modüle etmektedir, haberci proteinler beden süresince sinyal iletmektedir. Bunun yanında proteinler hücrelerin biçimini oluşturmak için yapısal yapı taşları olarak işlev görmekte ve beden çevresinde molekülleri taşıyan taşıma ve depolama kapları olarak, bedenin rakamsız hayati işlevi için lüzumludurlar. Perhiz enerjinin takribî % 10 ila 15’i protein tarafından sağlanmaktadır ve bedende bulunan en bol ikinci maddedir. Çoğunlukla protein adalede, ancak cilt ve kanda da yüksek seviyelerde bulunmaktadır.

Yüksek Proteinli Perhizlerin Yararları

Yüksek proteinli perhizler idrak edilen sıhhat bereketleri sebebiyle daha popüler hale gelmektedir. Yüksek proteinli perhiz, kilo vermeye çalışırken daha büyük bir tokluk hissi sağlayabilmekte ve eğitim sırasında adale oluşturmak için kullanılabilmektedir. Bazı çalışmalar, bedenin travmadan sonra yanıklar gibi iyileşmesine destekçi olmak için yüksek proteinli perhizler önermektedir. Bu sebeple, şahısların perhizlerinde ehemmiyetli ölçüde proteine gereksinim dinlemesinin bir hayli sebebi vardır, ancak yüksek proteinli perhizlerin bir hayli çalışması ve şahsi tecrübeleri, yüksek protein seviyeleri ve kabarıklık arasında bir iletişim olduğuna dikkat toplamaktadır.

Yüksek Proteinli Perhizlerin Yan Tesiri Olarak Kabarıklık

Protein ve ŞişkinlikBir bireyin 1 kilogram başına protein 1 g çevresinde hipotez edilmektedir ve beden ağırlığı sıhhatini gözetmek için her gün harcanmalıdır. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, 1 kilogram beden ağırlığı başına 1 g protein teklifinin, asgari etkinlik seviyelerine sahip olanlar için asgari ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Orta derecede faal insanlar için, her 1 kilogram beden ağırlığı için 1,3 g ve yoğun etkinlik seviyelerine sahip şahıslar tarafından 1 kilogram başına toplam 1,6 g yenilmelidir. Özel gidişatlarda, daha da fazla, beden ağırlığını 1 kilogram beden ağırlığı başına 3,5 g proteine gereksinim dinleyen seçkin sporcular gibi, bedeni sürdürmek için protein gerekebilmektedir.
Sıhhati gözetmek için yeterli ölçüde protein harcamak koşulken ekstra harcamak kabarıklığa neden olabilmektedir. Sallar, çubuklar ve kepekli yiyecekler gibi bir hayli yüksek protein mahsulü, yüksek ölçüde şeker ve kabarıklığa neden olan lif bulunmaktadır. Hindiba kökü genellikle yüksek seviyelerde lif kapsayan protein çubuklarında bulunmaktadır ve bu bunlarda genellikle kabarıklığa neden olabilecek yutkunma havasına yol açmaktadır. Ayrıca laktoz proteine bağlı kabarıklığına neden olabilmektedir. Araştırmalar, Amerika Birleşik Devletleri‘de 30 ila 50 milyon bireyin laktoz intoleransına sahip olduğunu ve bu şahısların büyük bir kısmının müsamahasızlıklarından habersiz oldukları göstermektedir.
Peynir altı suyu protein tozu genellikle laktoz kapsamaktadır, kimileri maddeye karşı hoşgörüsüzlük neticeyi kabarıklık yaşayabilmektedirler. Son olarak, çok rakamda vejetaryen ve vegan protein kaynağı; soya, fasulye ve mercimek kabarıklığa yol açabilmektedir zira sindirimi güç şekerler olan oligosakkaritler kapsamaktadırlar, bunlar kalın bağırsakta oligosakkaritlerin fermantasyonu yoluyla gaz üreten bakteriler tarafından dağılınmaktadır.

Proteine Bağlı Kabarıklıktan Nasıl Sakınılır?

Genel olarak, proteinin kendisinin kabarıklığa neden olması mümkün değildir, yüksek proteinli yiyeceklerdeki öbür maddeler, bazı şahıslarda hazımsızlık meselelerine neden olan lif, şeker, oligosakkaritler ve hatta laktoz gibi kabarıklık ile alakalıdır. Yüksek proteinli bir perhizin bu yan tesirinden sakınmak için, balık, tavuk, yumurta ve kırmızı et gibi yiyecek mahsulleri ilk protein kaynağı olmalıdır. Fazla tüketim negatif sıhhat tesirleri ile ilişkili olduğundan, çoğalan kırmızı et tüketimi dikkatle düşünülmelidir.

Proteinin Bedendeki 9 Ehemmiyetli İşlevi

Protein, sıhhat açısından çok ehemmiyetlidir. Hakikatinde, ismi Yunanca proteos sözcüğünden gelmektedir. Proteinler, uzun zincirler oluşturmak için toplanan amino asitlerden oluşmaktadır. Bir proteini, her boncuğun bir amino asit olduğu bir boncuk dizisi olarak düşünülmelidir. Bedendeki binlerce değişik proteini oluşturmaya destekçi olan 20 amino asit vardır. Proteinler işlerinin çoğunu hücrede ve muhtelif işler yapmaktadır. Bedende proteinin 9 ehemmiyetli işlevi bulunmaktadır ve bunlar alttaki gibidir:

Sihrime

Bedendeki dokuların gelişmesi ve bakımı için proteine gereksinimi vardır ve yeniden de, bedenin proteinleri devamlı bir başkalaşım halindedir. Sıradan şartlar altında, bedenin dokuları inşa etmek ve onarmak için kullandığı aynı ölçüde proteini ufalamaktadır. Öbür zamanlarda, oluşturabileceğinden daha fazla proteini ayrılarak bedeninin lüzumlarını artırmaktadır. Bu genellikle hastalık yarıyıllarında, gebelik sırasında ve emzirme yarıyılında olmaktadır. Bir yaralanma veya operasyon sonrası iyileşen şahıslar, yaşlı erişkinler ve sporcular da daha fazla proteine gereksinim dinlemektedirler.

Biyokimyasal Tepkinler

Protein ve ŞişkinlikEnzimler, hücrelerin içinde ve dışında alana gelen binlerce biyo kimyevi tepkine destekçi olmakta olan proteinlerdir. Enzimlerin yapısı, hücre içinde metabolizma için lüzumlu olan tepkinleri katalize eden substratlar ismi verilen öbür moleküllerle birleşmelerine izin vermektedir. Enzimler, şekeri hazmetmeye destekçi olan laktaz ve sükraz gibi sindirim enzimleri gibi hücre dışında da işlev görebilmektedir. Bazı enzimler, bir tepkinin hakikatleşmesi için vitaminler veya mineraller gibi başka moleküllere gereksinim dinlemektedirler. Enzimlere bağlı vücutsal işlevler arasında sindirim, enerji imali, kanın pıhtılaşması ve adale kasılması bulunmaktadır. Bu enzimlerin beceriksizliği veya yanlış işlevi hastalığa neden olabilmektedir.

Kimyevi Haberci

Bazı proteinler hormondurlar, dokuların, hücrelerin ve uzuvların arasındaki irtibata sağlamada kimyevi habercilerdir. Endokrin dokular veya bezler tarafından yapılmakta, salgılanmakta ve ardından kanda, hücre yüzeyindeki protein reseptörlerine bağlandıkları amaç dokularına veya uzuvlarına taşınmaktadırlar. Hormonlar üç ana kategoriye parçalayabilmektedir ve bunlar alttaki gibidir:
• Protein ve peptitler: Birkaç ila birkaç surat arasında değişmekte olan amino asit zincirlerinden yapılmışlardır.
• Steroidler: Bunlar yağ kolesterolden yapılmaktadır. Cinsiyet hormonları, östrojen steroid ve testosteron bazlıdırlar.
• Aminler: Bunlar uyku ve metabolizma ile alakalı hormonların yapılmasına destekçi olan triptofan veya tirozin amino asitlerinden yapılmaktadır.
Protein ve polipeptitler bedenin hormonlarının çoğunu oluşturmaktadır ve bazı misaller alttaki gibidir:
• İnsülin: Hücreye glikoz veya şeker alımını göstermektedir.
• Glukagon: Karaciğerde depolanan glikozun ayrılınmasına işaret etmektedir.
• hGH insan sihrime hormonu: Kemik dâhil muhtelif dokuların gelişmesini uyarmaktadır.
• ADH antidiüretik hormon: Böbreklerin suyu yine emmesi için sinyal vermektedir.
• ACTH adrenokortikotropik hormon: Metabolizmada ehemmiyetli bir etken olan kortizol salınımını uyarmaktadır.
Muhtelif uzunluklarda amino asit zincirleri, bedenin birkaç hormonunu oluşturan ve hücrelerin, dokuların ve uzuvların arasında bilgi ileten protein ve peptitleri oluşturmaktadır.

Yapı Özelliği

Bazı proteinler liflidir, ayrıca hücrelere ve dokulara sertlik sağlamaktadır. Bu proteinler arasında keratin, kolajen, bedendeki belli yapıların bağ çerçevesini oluşturmaya destekçi olan ve elastini kapsamaktadır. Keratin, ciltte, saçta ve tırnaklarda bulunan yapısal bir proteindir. Kolajen bedende en bol bulunan proteindir ve kemiklerin, tendonların, bağlarını ve cildin yapısal proteinidir. Elastin ise, kolajenden birkaç surat kat daha elastiktir. Yüksek elastikiyeti, bedendeki rahim, akciğerler ve arterler gibi gerildikten veya büzüldükten sonra bir hayli dokunun orijinal biçimine dönmesini sağlamaktadır.

Uygun pH

Protein, kandaki ve öbür beden akışkanlarındaki asit ve baz konsantrasyonlarının tertip edilmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Asitler ve bazlar arasındaki denge, pH ölçeği kullanılarak ölçülmektedir. 0 en asidik, 7 nötr ve 14 en alkalin olmak üzere 0 ile 14 arasında değişmektedir. Yaygın maddelerin pH bedeli misalleri bulunmaktadır ve bunlar alttaki gibidir:
• pH 2: Mide asidi
• pH 4: Domates suyu
• pH 5: Sade kahve
• pH 7.4: İnsan kanı
• pH 10: Magnezya sütü
• pH 12: Sabunlu su
Değişik tamponlama sistemleri, bedenin pH aralıklarının banalinin gözetmesini sağlamaktadır. PH’daki minik bir farklılık dahi hasarlı veya potansiyel olarak ölümcül olabileceğinden, değişmez bir pH zorunludur. Bedenin pH’ı balansını kurmasının bir yolu proteinlerdir hemoglobin. Hemoglobin, az ölçüde asidi bağlayarak kanın sıradan pH kıymetini gözetmeye destekçi olmaktadır. Bedendeki öbür tampon sistemleri arasında fosfat ve bikarbonat bulunmaktadır.

Akışkan Balansı

Proteinler, akışkan balansını gözetmek için beden süreçlerini tertip etmektedir. Albümin ve globulin, kandaki suyu sürükleyerek ve tutarak bedenin akışkan balansını gözetmeye destekçi olan proteinlerdir. Yeterince protein harcanmadığında, albümin ve globulin seviyeleri sonunda düşmektedir. Netice olarak, bu proteinler artık kan damarlarında kan yakalayamaz ve akışkan, hücreleri arasındaki boşluklara zorlanmaktadır. Akışkan, hücreleri arasındaki boşluklarda birikmeye devam ettikçe, özellikle mide bölgesinde şişlik veya ödem alana gelmektedir. Bu, bir şahıs yeterli kadar kalori alıp, yeterli protein almadığında büyüyen kwashiorkor ismi verilen protein noksanlığıdır. Kwashiorkor, dünyanın gelişmiş bölgelerinde enderdir ve daha çok açlık bölgelerinde görülmektedir.

Bağışıklık Sıhhati

Proteinler, enfeksiyonla savaşmak için immünoglobülinler veya antikorlar oluşturmaya destekçi olmaktadır. Antikorlar, kanda bulunan ve bedeni bakteri ve virüs gibi hasarlı istilacılardan gözetmeye destekçi olan proteinlerdir. Bu yabancı istilacılar hücrelere girdiğinde, bedenin onları yok etmek için etiketleyen antikorlar üretmektedir. Bu antikorlar olmadan, bakteriler ve virüsler bedeni neden oldukları hastalıkla arttırmakta ve sıkıldırmakta hür olacaklardır. Bedenin belli bir bakteri veya virüse karşı antikor ürettiğinde, hücrelerin onları nasıl yapacaklarını asla unutmamaktadır. Bu, belli bir hastalık casusu bedeni bir dahaki sefere işgal ettiğinde antikorların süratli bir biçimde cevap vermesini sağlamaktadır. Netice olarak bedenin maruz kaldığı hastalıklara karşı bağışıklık geliştirmektedir.

Gıda Maddelerinin Taşınması ve Depolanması

Protein ve ŞişkinlikTaşıma proteinleri maddeleri kan dolaşımı süresince hücrelere, hücrelerin dışına veya hücrelerin içine taşımaktadır. Bu proteinler tarafından taşınan maddeler arasında vitaminler veya mineraller gibi gıdalar, kan şekeri, kolesterol ve oksijen bulunmaktadır. Misalin, hemoglobin, akciğerlerden dokulara oksijen taşımakta olan bir proteindir. Glikoz taşıyıcıları GLUT glikozu hücrelerine taşımakta, lipoproteinler kandaki öbür yağları ve kolesterolü taşımaktadırlar. Protein taşıyıcıları spesifiktir, başka bir deyişle yalnızca belli maddelere bağlanacaklardır. Başka bir deyişle, glikozu hareket ettiren bir protein taşıyıcı kolesterolü hareket ettirmemektedir. Proteinlerin de depolama rolleri vardır ve Ferritin, demiri depolayan bir depolama proteinidir. Öbür bir depolama proteini kazein, sütte bebeklerin gelişmesine destekçi olan ana proteindir.

Enerji Sağlama

Proteinler bedene enerji sağlayabilmektedir. Protein gram başına dört kalori kapsamaktadır, karbonhidratların sağladığı aynı ölçüde enerjidir ve yağlar en fazla enerjiyi gram başına dokuz kalori ile sağlamaktadır. Bununla beraber, bedenin enerji olarak tüketmek istediği son şey proteindir zira protein çok kıymetlidir ve bir hayli yerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bedenin yakıt olarak kullanmak için rezerv yakaladığından, karbonhidratlar ve yağlar enerji sağlamak için çok daha uygundur. Dahası, proteine mukayeseyle daha faydalı metabolize edilmektedirler. Hakikatinde protein bedene sıradan koşullar altında enerji gereksiniminin çok azını sağlamaktadır. Bununla beraber, oruçluyken 18-48 saat besin almadığında, bedenin iskelet adalesini ayrılarak amino asitler enerji vermektedirler. Karbonhidrat depolaması düşük olduğunda, amino asitleri de kullanmaktadır. Bu, kapsamlı egzersizden sonra veya genel olarak yeterli kalori harcanmazsa alana gelebilmektedir.
Proteinin bedende bir hayli rolü vardır. Bedenin dokularını onarmaya ve inşa etmeye destekçi olmaktadır, metabolik tepkinlerin reelleşmesini sağlamaktadır ve beden işlevlerini koordine etmektedir. Proteinler bedene yapısal bir çerçeve sağlamanın yanı gizeme uygun pH ve akışkan balansını da gözetmektedir. Son olarak, bağışıklık sistemini eforlu yakalamaktadır, yiyecekleri taşımaktadır, depolamaktadır ve gerekirse bir enerji kaynağı misyonu görebilmektedirler. Toplu olarak, bu işlevler proteini sıhhat için en ehemmiyetli gıdalardan biri yapmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ