Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Otopsinin Belirsizleri

  • 24 Nisan 2021
  • Otopsinin Belirsizleri için yorumlar kapalı
  • 105 kez görüntülendi.

Can Vermiş insan bedeni insanlık tarihi süresince her zaman cinsli fobi ve hurafelerin kaynağı olmuştur. Bu fobinin şiddetli sırrı yanında can veren nedeni de gerek tıp tarihinin gerekse de inanç dünyasının üzerinde çokça durduğu bir konudur. Otopsi, vefatın nedenine dair bilimsel analizlerin genel çalışma alanıdır. Vefatın neden ve nasıl reelleştiğini nesnel analizler ışığında ortaya koymaya çalışan […]

Otopsinin BilinmeyenleriCan Vermiş insan bedeni insanlık tarihi süresince her zaman cinsli fobi ve hurafelerin kaynağı olmuştur. Bu fobinin şiddetli sırrı yanında can veren nedeni de gerek tıp tarihinin gerekse de inanç dünyasının üzerinde çokça durduğu bir konudur. Otopsi, vefatın nedenine dair bilimsel analizlerin genel çalışma alanıdır. Vefatın neden ve nasıl reelleştiğini nesnel analizler ışığında ortaya koymaya çalışan otopsi binlerce senelik insanlık tarihi içinde oldukça yeni bir alandır. Otopsi bir yandan vefatın reel sebebini ortaya koyarken bir yandan da yeni vefatların önüne geçen son derece önemli ve elzem bir tıp dalıdır. Otopsi sözcüğünün orijini Daha Önceki Yunancaya katlanmaktadır. Ancak sözcüğün şimdiki anlamda kullanımı Fransızca üzerinden literatüre girdiği için kelime Fransızca autopsie kelimesinden alınmıştır. Fransızca kelime Daha Önceki Yunanca autopsía “kendi gözüyle görme” kelimesinden alıntıdır. Bu kelime Daha Önceki Yunanca autós, “kendi” ve Daha Önceki Yunanca opseía, “görme” kelimelerinin öbekleşmiş halidir. Sözcüğün bu anlamda kullanımı kanımızca otopsi operasyonlarında günümüzde de geçerli olan kaidelerden birine katlanmaktadır. Bu kaideye göre can veren bireyin yakınları otopsi tetkikine katılıp kendi gözleriyle vefata dair reel sebebin ortaya çıkarılışını izleyebilirler.
Otopsinin kısa tarihine göz atacak olursak bu tarihin epey bir müzakereli ve çalkantılı olduğunu da görürüz. Tarihte kayıtlara geçen ilk otopsinin İtalya’da 1306 ve 1316 senesinde hastalıktan can veren iki insan üzerinde yapıldığı ve bu otopsileri asıllaştıran Giovanni Bathista Morgagni’nin de basmakalıp otopsinin ilk uygulamalarını ortaya koyduğu öğrenilmektedir. Rönesans Devrinin bilimsellik ve sanat dolu akıl dünyasının teşvik ettiği bu ilk uygulamalar otopsinin günümüze kadar değişmeyen ana prenslerini teşkil etmiştir. Ülkemizde ise, ilk ilmi otopsi, Sultan Abdülmecit zamanında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğretmenlerinden Bernard tarafından 1841 tarihinde yapılmıştır ki bu vaziyet İslam dünyasında prosedürler çerçevesinde yapılan ilk otopsidir.
Otopsi denilince usumuza can veren bireyin ya da hayvanın kesilip araştırılması kazanç. Evet vaziyet alt yukarıya böyledir. Ancak azıcıktan okuyacaklarınız otopsinin hayli acayip ve muhtemelen ilk kere dinleyeceğiniz özellikleridir.

Otopsinin BilinmeyenleriOtopsi Hakkında Öğrenmedikleriniz

İlk otopsi çalışmaları insan vücudu üzerinde değil hayvan vücutları üzerinde asıllaştırılmıştır. Şimdi dahi tıbba ilgi duyan talebelere esas cerrahi müdahaleleri öğretmek, kan ve insan vücuduna karşı var olan fobiyi yenmeleri için talebelere hayvan cesetleri üzerinde çalışma yaptırılır. İlk otopsilerde hayvan cesetlerinin yanı gizeme idam edilen mahkum cesetleri de otopsiye merak salmış analistlerin başlıca malzemesiydi.
Uzmanlar hekimlerin çoğu ölümcül kalite taşıyan her üç hastalıktan birine yanlış teşhis koyduğunu, her sene yalnızca Türkiye’de 19 bin bireyin yanlış tıbbi müdahale ve rehabilitasyonlardan can verdiğini belirtiyor. Tıbbi kusurlar sebebiyle vefatın vefat nedenleri sıralamasında beşinci olduğu istatistiki bilgilerin de ortaya koyduğu bir tablodur. Bu afallatıcı tablo otopsinin ne kadar hayati ve elzem olduğunu ve bu cinsten vefatların önüne geçmek için otopsi neticelerinin son derece yararlı ve gerekli olduğunu gösteriyor. Hali Hazırda bir hayli sağlık kurumunun adli hadiseler dışında büyüyen vefatlara otopsi yapmaktan imtina ettikleri reeldir. Zira otopsinin ortaya çıkaracağı hakikatler doktor yeterliliğinin iş itibarını denetleyecektir.
Kimya alanında henüz şimdikinin çeyreği kadar dahi bilgi ve teknolojinin olmadığı 17. asırda, İtalyan doktor ve otopsi uzmanı Antonio Valsalva, cesetlerde karşılaştığı akışkanların özelliklerini daha iyi anlayabilmek için kimi zaman onları tatmak zorunda kalmıştır. Eş vaziyetin neticeyi olarak bir hayli otopsi uzmanı hastalıkların bulaşma yolları yolları hakkında şimdiki kadar bilgi sahibi olmadıkları için bulaşıcı hastalıklar sebebiyle yaşamını kaybetmişlerdir.
Ceset hırsızlığını dinlemeyenimiz yoktur neredeyse. Tıp alanındaki bir hayli bilgi ve bulguyu, meraklı ve mert tıpçıların saklıca ve illegal yollardan temin ettikleri cesetler üzerinde yaptıkları analizlere borçluyuz. Otopsi tarihinde illegal kadavra temininin en tüyler ürperten hadiseyi ise İngiltere’de yaşanmıştır. 1828 senesinde, William Burke ve William Hare isimli iki İrlandalı muhacir, o yarıyıl sağlık kurumularında lüzum dinlenen cesetleri temin etmek için seri cinayetler işlemeye başlamışlardır. Cesetlerin kaynağını sormayan düşüncesiz ve duyarsız hekimler ve o dönemki mevzuat boşluğundan yararlanan bu iki muhacirin temin ettiği cesetlerin kaynağı fark edilinceye kadar 16 şahsı öldürmüşlerdir. Bu iki muhacirin yaptıkları fark edilince başlatılan soruşturma neticesinde cinayetlerin William Burke tarafından işlendiği ortaya konulur ve Burke ulusa sarih bir alanda parçalanarak de idam edilir. Bu gözü dönmüş cani Burke’nin iskeleti o günden beri Edinburgh Üniversitesi’nde sergilenmektedir.
Otopsi, tıbbi bir tahlil alanı olarak bir hayli hekimin istek ve saplantısı haline gelmiştir. Bu alanda tanınmış en tanınmış ad 19. asırda yaşayan Avusturyalı patoloji uzmanı Kari Rokitansky’dir. Rokitansky, iş yaşamı süresince 30 bin şahsa otopsi uygulamış, 70 bin otopsiye de gözetmenlik yapmıştır.
Otopsinin BilinmeyenleriOtopsiyi asıllaştıran hekim ve teknisyenlerin üzeri, cerrahlara göre çok daha paktir zira şahıs can verdikten sonra kan tazyiki tamamen durduğu için açılan kesilerden kan atlama tehlikeyi çok düşüktür.
Otopsi sırasında deforme olan veya tekerrür yerleştirilmesi güç olan kemiklerin yerine tahta çubuklar yerleştirilir. Cesedin beyin tahlili yapıldıktan sonra kesilen kafatasının içine beyni tekerrür yerleştirmek yerine beyin karın boşluğuna yerleştirilerek karın dikilir. Karın ve göğüs bölgesinde yapılan uzuv analizinde tüm uzuvlar tek tek çıkarılıp araştırıldığı için sonradan uzuvları tekerrür yerleştirmek yerine tüm uzuvlar bir poşete konarak tekerrür karna yerleştirilir. Cesedin beyin tahlili için kulak altından başlanarak surat bölgesi kesildiği için surat bölgesi bir maske gibi ön taraf düşürülür.
Bir Hayli sağlık kurumunda alıngan müdahaleler hariç bir hırdavatta bulunabilecek makas, testere, çekiç, kama gibi aletler kullanılır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ