Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Osmanlı’da Batılılaşma Hareketleri

  • 07 Mayıs 2021
  • Osmanlı’da Batılılaşma Hareketleri için yorumlar kapalı
  • 84 kez görüntülendi.

 Osmanlı Devleti, 19. asra girdiğinde hem içte hem dışta bir hayli mesele yaşıyordu. Devlet, tamlığını gözetmek ismine siyasal, sosyal, askerî ve ekonomik alanlarda bir hayli yenilik yapılmakta, ancak istenen netice bir cinsli elde edilememekteydi. Devlet uzun müddettir devamlı geriliyor ve yarıyılın aydınları padişahlara gerilemenin sebeplerini kapsayan risaleler sunuyorlardı. Avrupa’da teknolojik alanda ehemmiyetli ilerlemeler kaydolunurken Osmanlı’da tarım, sanayi, […]

Osmanlı'da Batılılaşma Hareketleri Osmanlı Devleti, 19. asra girdiğinde hem içte hem dışta bir hayli mesele yaşıyordu. Devlet, tamlığını gözetmek ismine siyasal, sosyal, askerî ve ekonomik alanlarda bir hayli yenilik yapılmakta, ancak istenen netice bir cinsli elde edilememekteydi. Devlet uzun müddettir devamlı geriliyor ve yarıyılın aydınları padişahlara gerilemenin sebeplerini kapsayan risaleler sunuyorlardı.

Avrupa’da teknolojik alanda ehemmiyetli ilerlemeler kaydolunurken Osmanlı’da tarım, sanayi, eriştirme ve askerî alanlarda oldukça geri kalmıştı. 16. asrın sonuna kadar dünyanın en güçlü ve en gelişmiş devleti konumundaki Osmanlı’nın, Avrupa’nın üstünlüğünü kabul etmesi çok geç olmuştur. Başlarda, Avrupa’daki büyümeleri küçümseyen devlet, teknik bakımdan Avrupa’dan alınacak çok şey olmadığını düşünmüştür. Bu sebeple daha çok kültürel bakımdan Avrupa’yla ilişki kurulmuştur. 17. ve 18. asırlarda Avrupa’ya karşı alınan mağlubiyetlerin ardından bir hayli aydın, Batı’ya ancak onların silah ve tekniğini alarak karşı konulacağını belirtmiştir. Bu büyümelerin ardından ilk yenilik hareketleri askerî alanda hakikatleştirilmiştir.

Batı ile yakınlaşmanın ilk adımları 18. asrın başlarında atılmıştır. Osmanlı bu asırdan itibaren Avrupa’yı yakından tanıma ve muhtelif büyümeleri görme ihtiyacını sezmiştir. Batılılaşma tarihinde en ehemmiyetli adım II. Mahmut zamanında atılmıştır. Bu yarıyılda yapılan yenilikler sonraki büyümelerin yolunu açmış ve sonraki büyümelere doğrultu vermiştir.

II. Mahmut ilk olarak tüm yeniliklerin önünde mani teşkil eden yeniçeri ocağını ortadan kaldırmış ve yerine “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” ismiyle yeni bir ordu kurmuştur. Bu büyümenin ardından bir hayli alanda da yenilikler getirmiştir. Eğitim alanında ehemmiyetli reformlar yapılmıştır. Harbiye ve tıbbiye açılmıştır. İlköğretimin lüzumlu hâle getirilmesi yeniden bu yarıyıldadır. Avrupa’ya, yenilikleri yakından takip etmeleri emeliyle 150’ye yakın talebe sevk edilmiştir. Bir değişik ehemmiyetli büyüme ise Türk tarihindeki ilk resmi gazete olan Takvim-i Vakayi’nin çıkarılmasıdır.
Batılılaşma yolunda ilerleyen Osmanlı, 1839’da tahta çıkan Abdülmecid yarıyılında Tanzimat Fermanı’nı yayınlanmıştır. Bu fermanın değişik ismi, ilk olarak Gülhane Parkı’nda okunduğundan, “Gülhane Hatt-ı Hümâyunu”dur. Yenileşme yolunda ikinci belge de Islahat Fermanı’dır.Osmanlı'da Batılılaşma Hareketleri
Tanzimat’ın kurucuları Mustafa Reşit Paşa, Ali Paşa ve Fuat Paşa’dır. Bunlar, Batı’nın askerî ve idarî yapısına Osmanlı’ya aktarırken Batı’nın günlük hayatı da Osmanlı’da yerini almaya başlamıştır. Artık Osmanlı Devleti’nde bazı cemiyet kesimleri Avrupaî stilde giyinmeye, yaşamaya ve eğlenmeye başlamışlardır.
1862’de İbrahim Şinasi tarafından “Tasvir-i Efkâr” isimli gazete, Osmanlı aydınları arasında siyasî şuurun süratle dağılmasını sağlamıştır. Tasvir-i Efkâr’ı daha sonra Namık Kemal devralmıştır.
Burada üzerinde durulması gereken gerçek nokta, sağlam esaslara direnmeyen yeniliklerin Osmanlı’ya fayda sağlaması yerine hasar getirmesidir. Yapılan yenilikler Osmanlı cemiyet yaşamında ve politik yapısında ikiliklere yol açmıştır. Tüm teşebbüsler boşa gitmiş ve istenen netice elde edilememiştir.

Yaşanan tüm büyümeler elbette ki edebiyata da yansımıştır. Batı kültürünü misal alan bir hayli aydın daha önceki edebiyat ile yeni yaşamın anlatılamayacağını öne sürmüş ve yeni bir edebiyat arayışına girmişlerdir. Batılılaşma sürecinde büyüyen bu Türk edebiyatı yarıyılına “Yeni Türk edebiyatı” ismi verilmiştir. Bu edebiyat yarıyılı, Osmanlı Devleti’nde yenileşme hareketlerinin başlangıcı olan Tanzimat yarıyılından günümüze kadar geçen süreci içermektedir. Sürecin içerisinde yaşanan siyasî, sosyal ve tarihî hadiseler, bu edebî süreci kendi içinde alt kısımlara ayırmıştır. Osmanlı'da Batılılaşma HareketleriBu kısımlar sırasıyla Tanzimat yarıyılı Türk edebiyatı, Servetifünun yarıyılı Türk edebiyatı, Fecriâti yarıyılı Türk edebiyatı, Ulusal edebiyat yarıyılı Türk edebiyatı, Cumhuriyet yarıyılı Türk edebiyatı olarak adlandırılmaktadır. Türk edebiyatı muhteva, cins, tarz ve teknik gibi bir hayli istikametten metamorfoz evresine girmiştir. Bu metamorfoz sürecinin esasında uyuyan neden daha önceki edebiyattan uzaklaşma ve Batı tesirinde yeni bir edebiyat oluşturma gayretleridir. Edebiyatta başlayan bu yenileşme süreci muhakkak bir grup tarafından büyük bir alaka ve coşkuyla karşılanmıştır. Fakat divan edebiyatını korunan ve bu edebiyatın yaşatılması gerektiğini dile getirenler de varlıklarına gözetmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ