Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Osmanlı Terminolojisinde Kullanılan Bazı Terimler, Tabirler ve Anlamları – Kısım 1 –

  • 16 Ekim 2021
  • Osmanlı Terminolojisinde Kullanılan Bazı Terimler, Tabirler ve Anlamları – Kısım 1 – için yorumlar kapalı
  • 137 kez görüntülendi.
Osmanlı Terminolojisinde Kullanılan Bazı Terimler, Tabirler ve Anlamları – Kısım 1 –

– Acemi Ocağı: İlk olarak 1. Murat devrinde Gelibolu’da kurulan, Osmanlı Devleti’nde Yeniçeri Ocağı için çoğunlukla askerlerin yetiştirildiği ve ilk eğitildikleri müessesedir. -Acemi Oğlan: Kapıkulu Yaya Ocakları için okuma-yazma, bilim ve askerlik alanlarında 4 sene süresince eğitilen Hristiyan orijinli devşirme talebe ve asker adayıdır. -Adem-i Merkeziyyet: Devlet merkezinin yetki ve gücünün eksiltilip, yerel idarelerin yetkilerinin […]

– Acemi Ocağı: İlk olarak 1. Murat devrinde Gelibolu’da kurulan, Osmanlı Devleti’nde Yeniçeri Ocağı için çoğunlukla askerlerin yetiştirildiği ve ilk eğitildikleri müessesedir.

-AceOsmanlı Terminolojisinde Kullanılan Bazı Terimler, Deyimler ve Anlamları - Bölüm 1 -mi Oğlan: Kapıkulu Yaya Ocakları için okuma-yazma, bilim ve askerlik alanlarında 4 sene süresince eğitilen Hristiyan orijinli devşirme talebe ve asker adayıdır.

-Adem-i Merkeziyyet: Devlet merkezinin yetki ve gücünün eksiltilip, yerel idarelerin yetkilerinin artırılmasını başka bir deyişle eyalet sistemini korunan siyasî bir görüştür. Başka bir anlatımla; devletin eyaletlere, mahallî yönetlere geniş mesullük ve yetki vererek ”yerinden idare” prensibini özümsemesini anlatır.

Ağnam Değeri: Kelime olarak ”ğanem” Arapça’da ”koyun”, ”ağnam” da ”koyunlar” demektir. Resm-i Merâ, Ağnam Vergisi veya Adet-i Ağnam olarak da adlandırılan, Osmanlı’da küçükbaş hayvan rakamı kadar ulustan alınan bir vergi türüdür.Bu vergi koyun yavruladıktan sonra ilkbahar aylarına bir araya gelirdi. Hayvanın sene süresince yavrusu, sütü ve yünü ile getireceği hasılat hesaplanır ve olabilecek hasılat üzerinden %10 Ağnam Değeri toplanırdı. Bu vergi cinsi ancak 1962’de kaldırılmıştır.

Ahi’lik: İlk Türk esnaf kuruluşudur. ”Ahi” Arapça’da ”kardeş” demektir. Kardeşler Topluluğu veya Teşkilatı olarak da anlaşılabilir. Köylere kadar dağılan, takviyeleşme ve meslekî dayanışma temelli bu teşkilat, Horasan’dan gelen Fütüvvet Teşkilatı’nın Türkler tarafından geliştirilen Anadolu topraklarındaki uygulanış şeklidir. Özellikle takviyeleşmeyi ilke sayan, din ve terbiye kaidelerine sıkı sıkıya bağlı, ulusal cemiyet kurmayı emel edinmiş dünya görüşünün hâkim olduğu bir kuruluştur.

Arşın: Metre sisteminin 1931 senesindeki kabulüne kadar, Osmanlı Devleti’nde kullanılan uzunluk miktarı üniteyi ve aletine verilen addır. Kullanıldıkları yerlere ve uzunluklara göre değişen bu miktar ünitesinin en çok kullanım alanları:

*ÇaOsmanlı Terminolojisinde Kullanılan Bazı Terimler, Deyimler ve Anlamları - Bölüm 1 -rşı Arşını: Çarşı-pazarda, alışverişlerde daha çok kumaş ölçmek için kullanılırdı. Bugünkü metre sistemine göre 68 cm’e denk bir uzunluğa denk kazançtı.
*Bina ve Mimari Arşını: ”Zirâ-ı Mi’mârî” de denirdi. Yapılarda kullanılan uzunluk miktarını anlatmak için kullanılırdı. Fakat bu arşının uzunluğu zamanla farklılıklar gösterdiği için 1841 senesinde bugünkü metre sistemine göre 75,7738 cm.’e denk gelen bir standarda bağlanmıştır.

Bedesten: Kelime anlamı ile ”Bezciler Çarşısı” demektir. Bezzâistân olarak söylenmeye başlanmış, daha sonra ”Bedesten” olarak devam etmiştir. Kumaş ve mücevher, porselen, silah gibi kıymetli eşyaların satıldığı kapalı çarşılardır. İslam coğrafyasına özgü, çatısı kubbe şeklinde olan, içinde dükkânların olduğu, demir kapıları ile dış tesirlere, yangınlara karşı dayanıklı ve sağlam, taştan yapılmış bir çeşit alışveriş merkezleridir. Osmanlılar’ın daha çok 15. yy’dan sonra inşâ ettikleri bedestenler günümüze dek bir hayliyi de hali hazırda faaliyetlerine devam etmektedir. İstanbul Kapalıçarşı’daki Bedesten-i Atîk Daha Önceki Bedesten ve Bedesten-i Cedid öbür ismi ile Sandal Bedesteni Yeni Bedesten ile Galata’daki Galata Bedesteni misal olarak gösterilebilir.

Osmanlı ticari yaşamının çekirdeğini oluşturan ve iyi korunan bu yapılar aynı zamanda yurttaşların para ve kıymetli mülklerini emanet ettiği bir cins adaleye işlevi de görürdü. Emanete vazgeçilen kıymetli mülkler ve paralar uzun müddet alınmaz, servetçileri de çıkmazsa devlet definesine devredilir, hayır işlerinde kullanılırdı.

Börk: Daha Öncekinden Türk erkeklerinin kullandığı başlığın genel ismidir. Bir çeşit serpuş başka bir deyişle şapkadır. Evvelleri işlenmiş hayvan postu ve tenden yapılan börkler, sonraları genellikle keçe ve çuhadan yapılmıştır. Osman Bey’in kırmızı çuhadan yapılmış bir börk giydiği öğrenilmektedir. Yıldırım Beyazıd yarıyılında ise ilk defa orduda kullanılmış ve Yeniçeri Ocağı’nda rütbelere göre muhtelif biçimlerde börk takılması 1826 senesine dek devam etmiştir.

Buhurdan: İçinde kokulu buhur tütsü yakılan madenî, porselen veya seramikten yapılan kap. Ateşlik kısmına kokulu ağaç parçaları veya buhur çubukları konur, dumanın üzerindeki oyma emekçiliği ile dikkat toplayan deliklerinden çıkması sağlanırdı. Saray, cami ve konutlarda kullanılan buhurdanlarda, tütsü olarak en çok sandal ağacı, amber, tarçın ve limon kabuğu sandal ağacı, günlük sığla ağacı kullanılırdı.

Yazar:Demet Katipoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri