Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Osman Batur Osman İslamoğlu Kimdir?

  • 28 Ekim 2021
  • Osman Batur Osman İslamoğlu Kimdir? için yorumlar kapalı
  • 34 kez görüntülendi.
Osman Batur Osman İslamoğlu Kimdir?

4812_osman-batur_319483Reel ismi Silamulı Ospan’ dır. 1899 da “Sincan Uygur Muhtar Cumhuriyeti” ‘nin Altay şehri Köktogay ilçesi Kürti köyünün Aral yaylasında dünyaya gelmiştir. *Sinkiang Babası İslam Bey, annesi Gayşa TR Ayşe’ dir. Kazakların Orta Surat boyuna üyedir. Ailesi çiçftçi olan Osman Ailesiyle beraber 10 yaşına kadar çiftçilikle uğraşır. 12 yaşına geldiğinde iyi bir binici ve savaşçı denecek niteliklere sahip olmuştur fiziksel mantıktaysa bütün anlamıyla yiğit, gürbüz sözcüklerinin karşılığı gibidir.

Bir Dedikoduya göre, atlarını çalmaya gelen 5 hırsızı tek başına kovalayıp ele geçirmiş ve geri getirmiştir. Babası; o adamların yarıyılın beylerinden Zuka’nın adamları olduğunu bilince, hür vazgeçmesini öğüt eder. Zuka vakayı dinleyince Osman’ı merak eder ve yanına kazanç. Osman’ı gördükten sonra ” her halka bir haylaz gerek onsuz ulusta haysiyette olmaz” der. Bunun gibi bir kaç söylenti, dahası Osman artık yarıyılın en büyük direnişçisi, Kazak Kahramanı Böke Batur’un dikkatine sürükler ve Osman Böke Baturun gayretine katılır. Böke Batur sayesinde çete savaşlarının en ince ayrıntılarını bildi ve kendini geliştirme fırsatı buldu. Ta ki Böke Batur öldürülene kadar. Daha sonra tekerrür evine dönen Osman, tarla ekmeye devam etti.

Ailesiyle beraber yaşarken, II. dünya savaşının tesirleriyle Çin’in baskı ve çileyi giderek çoğalmaya başlamış ve Türkler başkaldırıcı olduğu doğrultusunda yargılamalarla içeri alınıp eziyete maruz kalmışlardı. Çinliler işi iyice ilerletip, çıkarılan kanunla Türklerin elindeki silahların teslimini istediler. Osman Bey bunu mahzurlu görerek ” Bugün silahımızı alan yarın canımızı alır. Ben silahımı vermem eforu yeten gelip kendi alsın.” diyerek tek başına dağa çıktı. Zati yaşadığı coğrafyada emin bir şana sahip olan Osman bey’in bu hareketi kısa vakitte netice getirir ve 1940’lı senelerde başlayan direniş çok geçmeden 50 bin şahsa kadar erişir. Bu şahıslar yalnızca sıradan insanlar değillerdir. Aynı zamanda içlerinde o yarıyılda değişik yerlerde gayretini sürdüren beylerde vardır; Kâseyin Batır, Süleyman Batır, Musa Mergen Aktepe, Sulibay, Ökürbay , Nogaybay, Ahid Hacı, Zelebay Telci, Halil Teyci, Karakul Zalin, Nurgocay Batur bunların birkaçlarıdır. Artık Osman bey yalnızca Osman bey değil Artık kahraman anlamına gelen Batur adınıda alarak Osman Batur olmuştur.

4812_osman-batur_458502

1941-1943 seneleri içinde çete savaşı biçiminde devam eden çabalar neticesinde Altaylar neredeyse tamamen Çinlilerden arınılmıştı. Altaylar Türkleri artık bağımsızlıklarını kazanmışlardı ve gayrete devam kararı alındı 1944-1945 seneleri arasında yapılan gayret neticesinde ise: Yaradan Dağlarının kuzeyindeki Doğu Türkistan Kazak Türklerinin yaşadığı bölgeleri de Çin İstilâsından kurtarıldı. Daha sonra Osman Batur 1945 senesinin Ekim ayından 1947 senesinin Şubatına kadar üç vilâyetten oluşan Doğu Türkistan Hükümetinin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sıfatıyla görev yaptı. Şubat 1947den Eylül 1949a kadar Doğu Türkistan Cumhuriyeti ortak yönetim hükümetinin aslî abonesi ünvanı ile gayretini devam ettirdi. 1950 senesine gelindiğinde Çin devleti vaziyetin tembelliğini kavramış ve sahip olduğu ordunun tamamına yakınını gayrete yollamıştı. Rakamsal ve teknolojik üstünlüğü elinde bulunduran Çinliler artık yavaş yavaş kaybettiği yerleri geri almaya başlamış ve Osman Batur’a ağır darbeler vurmaya başlamışlardı bir zamanlar 50 binleri bulan Osman Batur Han’ın ordusu artık 4 bin kadar kalmıştı. Osman Batur son sığınma yeri artık Gez Kurt bölgesiydi ve karakış hayvanların ve askerlerin sabredeceğinden daha elim bir vaziyetteydi. Bu nedenle dağın etyeklerine inmek zorunda kaldılar. Bunu fırsat bilen Çin ordusu baskın saldırıyı yaparak 1951 büyük kayıplara neden oldu. Bu baskında Osman Batur Han’ın kızı da tutsak düşmüştü. Ordusu parçalamış ve gidişat oldukça korkunçtu. Osman Batur parçalayan ordusundan kalan birkaç bireyle takribî 250 şahıs olduğu düşünülen tutsakları götüren kafileye baskın yaptı. Gayret neticesinde 18 şubat 1951 gecesi sabaha karşı tutsak düştü.

Tung-Huang götürüldükten sonra caddelerde teşhir edilip, Güya duruşma kararları neticeyi 29 nisan 1951 tarihinde; evvel el ve kulakları kesilerek sonrada mermiye dizilerek idam edildi. Can Vermeden evvel ise ” Ben can verebilirim ama halkım gayrete devam edecektir” dedi.
Kahraman Osman Batur’un rûhû şâd olsun!

“Yemin olsun Yaradana, Kara yere yemin olsun
Vey akarsuyu kıyısında Can Veren ere yemin olsun!

İster batı, ister doğu Öç vazgeçmem sende yağı, Görklü Yaradan ‘nın emîri, Hayra şerre yemin olsun!

Kanunumuz budur acunda, Hesaplar pusat ucunda, Kırk kâfirlerin yamacında Duran bire yemin olsun!

Diyerek başlanan filmlere, epopelere mevzu olacak bir yaşanmışlık; gerçeğinde bir nebze de kendimizi unutmuşluğumuzdur Osman BATUR.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ