Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Onkogenler: Kansere Neden Olan Genler

  • 07 Nisan 2021
  • Onkogenler: Kansere Neden Olan Genler için yorumlar kapalı
  • 99 kez görüntülendi.

Onkogenlerin bulunuşu karmaşık bir geçmişe sahiptir. 1910 senesinde New York Rockefeller Enstitüsünde çalışan Peyton Raus “Rous Sarkoma Virüsü” olarak öğrenilen ve tavuklarda kansere neden olan virüs eşi canlıları keşfetmiştir. Rous’un neticeleri yıllarca kabul görmedi. Bu lider çalışmalarından dolayı Rous’a ancak 1966 yı lında Nobel mükâfatı verildi. Rous sarkorna virüsü suşlarının cDNA’sı bir v-src-onkogen v-viral gen […]

Onkogenler: Kansere Neden Olan GenlerOnkogenlerin bulunuşu karmaşık bir geçmişe sahiptir. 1910 senesinde New York Rockefeller Enstitüsünde çalışan Peyton Raus “Rous Sarkoma Virüsü” olarak öğrenilen ve tavuklarda kansere neden olan virüs eşi canlıları keşfetmiştir. Rous’un neticeleri yıllarca kabul görmedi. Bu lider çalışmalarından dolayı Rous’a ancak 1966 yı lında Nobel mükâfatı verildi. Rous sarkorna virüsü suşlarının cDNA’sı bir v-src-onkogen v-viral gen anlamında taşıdığı için çok süratli bir biçimde ve yüksek bir oranda kansere neden olur. Konakçı genomu içinde bu genin ifadesi DNA daki katılım bölgesine bağlı olmaksızın kanserli hücre oluşturur. Sıradan retrovirüsler onkogeni olmayan çok az oranda ve uzun bir latent yarıyılından sonra kanser sebebi olabilirler. cDNA’nın konakçı genomuna katılımı gelişigüzeldir ve sıradan retrovirüslerin neden olduğu kanser, yalnızca katılımın “protoonkogenler” olarak adlandırılan genlerin yanında olduğu takdirde ortaya çıkar.
Tahminen cDNA içindeki bir faal teftiş bölgesi bu genlerden birinin ya da daha aşırısının ifadesini değiştirmektedir. Onkogenler kaçınılmaz olarak kansere neden olan genlerdir. Öte yandan protoonkogenler kansere neden olma potansiyeline sahiptirler; ama onkogenlere dönüşebilmek için birtakım değeşikliklere ihtiyaç dinlerler. Belkide v-src onkogeni mevzusundaki en afallatıcı buluş, bu genin tavuklardaki bayağı bir gen yapısına çok benzemesidir. Bu bayağı gen c-src olarak adlandırılır bir protoonkogendir ve rastgele bir cDNA’nın genomdaki c-src yakınına katılımı kanser sebebi olabilir.
Onkogenler: Kansere Neden Olan Genler1970’lerden bu yana kuş ve memelileri enfekte eden, her biri bayağı konakçı protoonkogenine eş takribî iki düzine kanser indükleyici retrovirüs keşfedilmiştir; fakat henüz insanlarda çok az rakamda kanser çeşidinin viral orijinli olduğu bulunmuştur. Bununla beraber, çalışılan viral orijinli olmayan hayvan urları ve insan kanserleri retrovirüslerin tavırlarıyla büyük eşlikler göstermektedir. Kültür hücrelerindeki kanserleşmeden mesul bazı genetik farklılıklar kanser indükleyici retrovirüslerde de bulunan eş tipteki onkogenleri kapsamaktadırlar. Bazı viral orijinli olmayan onkogenlerin yaradılışı protoonkogen içinde bir değişinimle ortaya çıkabilir ki bu da özgül baz dizilimindeki tek baz farklılığı, insersiyon ya da delesyon neticeyi olabilir. Değişik gidişatlarda bir protoonkogenin yer değiştirmesi ya da bayağı teftişinin bozulması sebebiyle de onkogenler oluşabilir. Bütün tersine protoonkogen yakınındaki bir teftiş bölgesini içine alan bir bölgede translokasyon ya da değişinimin her ikisi de protoonkogeni onkogene çevirebilir. Gerçekten de muhtelif lösemik hücreler, yumurtalık kanseri hücreleri ve değişik muhtelif kanser misalleri kültürde gelişirken kromozomal translokasyonlar ya da kayıplar göstermektedirler.
Onkogenler: Kansere Neden Olan GenlerTranslokasyon ile yapısal bir genin dokuda yüksek oranda transkripsiyonundan mesul teftiş bölgesinin bir protoonkogen yanına taşınması ya da bir protoonkogenin bir yapısal gen ya da teftiş bölgesinin yanına getirilmesi kanserleşme sürecini başlatabilir. Değişik yandan bir de anti-onkogenler vardır. Bu genlerin şifrelediği proteinler onkogen mahsullerinin aktivasyonunu maniler. Bu tip inhibitör bir genin zafersizliği bir protoonkogenin aktivasyonu ile eş anlamlıdır. Retinoblastoma misalinde mesul casus bir anti-onkogendir.
Normal bir hücrenin kanser hücresine mutasyonunda iki ya da daha fazla rakamda bu hücreye has genetik farklılığa gereksinme vardır ve en azından bunlardan kimileri onkogenleri kapsar. Kanser hücrelerinde tipik bir çoğalışa neden olan bazı farklılıklar bir ya da daha fazla teftiş basamağının kaybını kapsamaktadır. Gerçekten onkogenler, hücre parçalanmasının kontakt inhibisyonunu, doku tipi afinitesini ve vaskularizasyonun bazal laminayı bozmasına neden olabilen genlerin ifadesinin teftişini etkilemekte midir?
Araştırmalar bir hayli onkogenin kodladığı mahsullerin dört genel kategoriden birini oluşturduğunu göstermektedir
1 Sihrime etkenleri hücresel ekstra sinyaller, hücre ayrılınmasını uyaran moleküller,
2 Reseptörler sihrime etkenleri, kontakt inhi bisyon ya da yüzey adhezyonu için,
3 Intraselüler: hücrelerarası sinyal sistemleri reseptörlerden, hücre içi enzimlere ya da bağlanma proteinlerine bilgiyi ileten sistem ve
4 DNA bağlanma molekülleri tüm genomun replikasyonunu ya da özgül genlerin transkripsiyonunu tertip edenler.
Onkogenler: Kansere Neden Olan GenlerOnkogenlerin reel tesirleri mevzusunda ilk delil, Colorado Universitesinden Reymond Erikson ve MarecCollett’in çalıştığı bir onkogen olan src’den elde edildi. Bu tahlilciler src tarafından kodlanan enzimin proteinkinaz olarak adlandırılan intraselüler sinyal molekülü olduğunu buldular. Fosforilasyon çoğunlukla biyokimyasal yolları n teftişi ile alakalıdır ve genelde enzim aktivasyonunda kullanılır. src enzimi trozin amino asitini fosforile eder. Fosforile edilmiş tirozinin varlığı daha evvelden öğrenilmemekteydi; fakat daha sonra bayağı hücrelerde de olduğu tespit etilmiştir. src onkogenini taşıyan hücrelerde tirozin fosforilasyonu bayağı seviyesinin 10 katıdır. Değişik bir hayli onkogen tirozinkinazları kodlarken, az bir kısmı da serinkinazları kodlamaktadır.
Bazı onkogenlerin şifrelediği mahsullerin hücre dışı sinyalleri DNA’ya eriştiren yolda iki basamak arasında köprü kurduğu görülmektedir. Misalin epidermal sihrime etkeni EGF reseptörünün hücre dışı kısmı EGF bağlarken iç kısmı da bir kinaz gibi davranır. Bugüne değin en azından belirlenmiş bir onkogenin, aktive edilmiş EGF reseptörünün kinaz kısmına çok benzediği; fakat EGF’ye bağlanan hücre dışı kısmından yoksun bir enzimi kodladığı tanımlanmıştır. Bu onkogen mahsulü, EGF olsun ya da olmasın, hücrenin aralıksız ayrılınmasını sağlayacak biçimde sinyaller oluşturabilir.
Yakın gelecekte kanserin moleküler esasını kavrayabilmek reelci bir umuttur. Kanser yaradılışını körükleyen hudutlu rakamda yol, hudutlu rakamda protoonkogen insanlarda 100 den az ve hatta çok düşük rakamda işleve sahip onkogen mahsulleri vardır. Onkogenlerin anlaşılması kanser için rehabilitasyonların bulunabilmesinde çok dayanakçı olacaktır.
Onkogene neden olabilen vakalar:
I. Değişen gen bunun neticesinde değişen mahsul
1. Retroviral onkogenin genoma katılımı
2. Normal protoonkogeni onkogen yapan değişinim
II. Yanlış zamanda ya da çok yüksek oranda okunan değişen gen ifadesi
1. Faal teftiş bölgesi kapsayan retroviral cDNA’nın protoonkogen yanına katılımı
2. Protoonkogenin faal teftiş bölgesi yanındaki bir konuma translokasyonu
3. Faal teftiş bölgesinin bir protoonkogen yanına translokasyonu
4. Protoonkogen yanındaki teftiş bölgesinin değişinimi
III. Anti-onkogen etkinliğinin kaybı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ