Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Omurgalı Beyninin Evrimi

  • 18 Nisan 2021
  • Omurgalı Beyninin Evrimi için yorumlar kapalı
  • 9 kez görüntülendi.
Omurgalı Beyninin Evrimi

Omurgalıların ağ tabaka gibi duyu uzuvlarından gelen bilgi, beyine erişmeden evvel, çoğunlukla bazı operasyonlardan geçer. Beyine geldiğinde, bilgi bir ekip operasyonlardan daha geçerek, orijinal duyu girdisinin gitgide artan soyut bir türevi biçimine dönüşür. Aynı zamanda beyin, kendisine erişen bilgileri aralıksız olarak işleyen ve uzuvların hakimiyetini de yapan bir uzuvdur. Bu muhteşem nöral kompütür, nasıl […]

Omurgalı Beyninin EvrimiOmurgalıların ağ tabaka gibi duyu uzuvlarından gelen bilgi, beyine erişmeden evvel, çoğunlukla bazı operasyonlardan geçer. Beyine geldiğinde, bilgi bir ekip operasyonlardan daha geçerek, orijinal duyu girdisinin gitgide artan soyut bir türevi biçimine dönüşür. Aynı zamanda beyin, kendisine erişen bilgileri aralıksız olarak işleyen ve uzuvların hakimiyetini de yapan bir uzuvdur. Bu muhteşem nöral kompütür, nasıl organize olmuştur ve nasıl gelişmiştir? İlkel balıklardan insana kadar omurgalı ceninlerinin kısmen gelişmiş beyinlerinin karşılaştırılması, omurgalı beyinleri arasındaki yapısal eşlikleri ortaya koyar. Bu beyinlerin hepsinde, uzunlamasına asap şeritinin ön ucunda üç tane kumpassız kabarıklık vardır. Daha ileri omurgalılarda bu üç bölge, gelişim yarıyılında çok fazla farklılık geçirir. Duvarlarında ayrıca kalınlaşmış alanlar ve öteki kısımlarında dışa doğru büyüyen bariz çıkıntılar görülür. Bu farklılıklara rağmen beynin başlangıçtaki üç kısmı, insanı da içine alan en ileri omurgalılarda dahi halen tanınabilir. Bu üç kısım ön beyin, orta beyin ve arka beyindir.
Omurgalıların beyni, omuriliğin merkezi kanalıyla irtibatlı olan ve karıncık olarak öğrenilen bir seri odacık kapsar. Bu kanal ve karıncıklar, karıncıkların iç suratını astarlayan epitel hücreleri üzerindeki miller sayesinde dolaşımı sağlanan beyin-omurilik akışkanı serab rospinal akışkan kapsarlar. Hem beyin hem de omurilik meninges ismi verilen üç tane gözetici çeperle sarılmıştır. Bunlardan pia en içte yer beyincik alan çeper olup beyin ve omuriliğin yüzeyini sarar; çok ince olan arachnoid pianın hemen üzerinde yer alır; dura ise öteki iki çeperi kafatasının iç yüzeyinden ve omurgadan ayırır. Bu üç çeper arasındaki alan, asap dokunun yaralanmaması için bir yastık misyonu yapan beyin omurilik akışkanı ile doldurulmuştur. Beyin evriminin çok erken düzeylerin de optik lob daha sonraki evrimsel meyiller için basamak teşkil eden farklılıklar geçirmiştir: Arka beynin ventral kısmı olan omurilik soğanı, soluk alıp verme ve kalp atışı gibi, bazı iç işlevlerle alakalı özerk ve somatik hipofiz yollar için hakimiyet merkezi olarak özelleşmiştir. Aynı zamanda optik lob omurilik ve beynin daha önde yer alan kısımları arasında bağlayıcı alan olarak hizmet görür. Buna ek olarak, arka beynin ön dorsal kısmı genişleyerek cerebellumu beyincik alana getirmiştir. Beyincik, denge ve adale koordinasyonu ile alakalı bir omurilik yapıdır. Orta beynin sırt kısmı optik loblar olarak özelleşmiştir ve görme merkezi optik asaplarla yakın ilişki kurmuştur. Ön beyin, cerebrum büyük beyin ve onun çok bariz koklama ampüllerinin yer aldığı bir ön bölge ile talamus ve hipotalamusun oluşturduğu bir arka bölgeye ufalanmıştır. Beyincik, bir hayli hayvanda ve özellikle daha detaylı adale hakimiyeti gerektiren kocaman bedenli hayvanlarda daha kocaman ve daha karışık hale gelmiş ise de, evrimsel süreçte arka beyinde çok az farklılık ortaya çıkmıştır. En bariz evrimsel değişme orta beynin ehemmiyetinde ve oransal büyüklüğündeki küçülmeye paralel olarak, serebrumun ehemmiyetinde ve büyüklüğündeki aralıksız çoğalış olmuştur.Omurgalı Beyninin Evrimi
Muhtelif cinslerin beyinlerinin karşılaştırılması yapılmak suretiyle omurgalı beyninin evrimsel gelişimi yine canlandırılabilir. Büyük bir ihtimalle paylaşılan yapılar, ortak evrimsel serveti gösterecektir. Balık, amfibi, sürüngen ve memelileri karşılaştırdığımız zaman, oldukça uygun bir tablo ortaya çıkar. İlk olarak, atasal serebrum büyük beyin, temel olarak koku alımı ile alakalı minik ve pürüzsüz yalnız bir çift kabarıklık halindeydi.
Omurilikte olduğu gibi, gri madde hücre gövdeleri ve sinaps bölgeleri çoğunlukla içte yer almaktaydı. Sinapslar daha çok, beynin daha gerideki kısmı ile koklama ampülleri arasında bilgi aktarımı yapmak üzere işlev görüyordu. Beyinde, alınan bilgilerin işlenmesi ya çok az ya da hiç olmuyordu. Sinapslar, büyük miktarda, koku ampülleri ile beynin daha geride yer alan kısımları arası nda nakledicilik misyonu görmekteydi, serebrumda duyu ile alakalı bilgilerin işlenmesi ya hiç olmuyordu ya da çok azdı. Gri madde daha yoğun olmasına rağmen günümüzde yaşayan bir hayli balığın serebrumu, bu nakledici istasyonluk özelliğinden çok az ileri gitmiştir. Atasal balıklardan evrimleşerek ortaya çıkan amfibilerde, gri madde kısmında genişleme ve nöronlar arasındaki sinaps rakamlarında da artma vardır. Artık serebrum yalnızca bir nakledici istasyon olarak misyon görmemekteydi; beynin muhtelif duyusal alanlarında kendisine gelen impulsları değerlendirme işleyerek açıklama merkezi olarak işlev görmekteydi. Gri maddenin büyük bir kısmı, başlangıçta içeride yer aldığı konumundan çıkarak, yavaş yavaş dışarıya doğru hareket edip serebrumun yüzeyine kadar gelmiştir. Bu yüzey katmanı, cerebral cortex olarak öğrenilir. Bazı daha ileri sürüngenlerde neocortex neopallium ismi verilen korteksin yeni bir bileşeni, serebrumun ön yüzeyinde bir noktada belirmiştir. Bu tip sürüngenlerden köken alarak ortaya çıkan memeliler, en fazla gelişmiş neokortekse sahiptirler. Hatta ilkel memelilerde dahi neokorteks, ön beynin büyük bir kısmını örten bir yüzey katmanı oluşturmak üzere genişlemiştir. Bu demek değil ki, atasal beynin daha önceki korteks kısmı indirgenmiştir. Daha Önceki korteks, oransal büyüklüğünde fazla derecede çoğalış gösteren neokorteksin içine doğru kolayca itilerek içeri konumda kalmıştır.
Bedenin tüm kisımlarını ve tüm duyularını içeren motorik ve duyusal işlevler için ana koordinasyon merkezi olan neokorteks hem kendi büyüklüğündeki oransal çoğalışlar ve hem de dayanmak suretiyle kendi yüzey alının artırmıştır. Böylece beynin öteki kısımları üzerinde, gitgide daha baskın olmaya başlamıştır. Orta beyin, ilkin omurgalılarda ana hakimiyet merkezi olmuştur. On beynin talamus kısmı ana koordinasyon merkezi olduktan sonra, evvel bu işlevi orta beyin ile paylaşmış, daha sonra baskın gidişata geçmiştir. Nihayet, neokorteksin ortaya çıkması ve bir hayli hakimiyet işlevini hem orta beyinden hem de talamustan daha evvel elde etmesiyle orta beyin, arka beyin ile ön beyin arasındaki minik bir iletişim hattı olarak kalmıştır. Orta beyin, bir çok bilinçaltı mekanizmalar ve bazı kolay görme işlevleri için hakimiyet merkezi olarak kalmıştır. Aynı zamanda coşku hakimiyetinde temel rol oynama vazifesini de sürdürmektedir.
En kolay beyin ve en minik serebruma sahip omurgalı hayvan olan balıklardan başlayarak amfibi, sürüngen ve memelilere uzanan hatta beyin büyüklüğünde ve karışıklığında çoğalış olmasına rağmen omurgalı beyninin geçirmiş olduğu evrimsel süreçte her bir organizma grubunun beyninin günümüzdeki mevcut vaziyetleri ile aynı yapıya sahip olduğuna işaret etmez. Aksine, balık beyni amfibilerin ortaya çıkmasına kadar evrimsel gelişimine devam etmiş ve keza aynı biçimde amfibilerin merkezi asap sistemi, sürüngenlerin geçimsel dallanma geçirerek kendi evrimsel hatlarına yerleşmelerine kadar evrimsel gelişimine devam etmiştir. En ilkel omurgalı hayvan beyni genellikle balıklarda bulunmasına rağmen, özellikle cılız elektrikli balıklar gibi bazı günümüz balıklarının beyni oranla büyük ve karışıktır.
Günümüzde yaşayan omurgalı hayvan cinslerinin beyinlerinin büyüklüğü ve karışıklığı, onların filogenetik statülerinden daha çok her bir cinsin yaşam stilinin karışıklığı ile tanımlanmıştır. Daha karışık tavır biçimlerine karşı, omurgalı hayvanların beyni evrimsel süreçte, birkaç form kazanarak cevap vermiştir. En bariz farklılıklar, el kullanmayı gerektiren özelleşmiş tutumlar için beyinde yer alan alanlarda olmuştur. Misalin, cılız elektrik çıkaran balıklarda hayvanın kendisini çevreleyen elektriksel alandan, başka bir deyişle, kendi cinsinden fertlerin ve avların yerlerini tespit etme ve tanımlamada kullandığı alan ve gelen bilgilerin incelemesinden mesul alan, büyük miktarda genişlemiş ve daha bariz olarak kısımlara ayrılmıştır. Buna ters olarak, cılız elektrikli balıkların beyinlerindeki görme alanı büyük değildir.Omurgalı Beyninin Evrimi
Omurgalı hayvanların beyinlerindeki özgül alanların hacmi çoğaldıkça onların içerideki organizasyonları daha karışık hale gelmektedir.
Beyin alanlarıyla alakalı bu evrimsel ilerlemenin başlaması, yapısal değildir: bu farklılığa uğramamış alanlardaki nöronlar, tüm alan içerisine dağılmıştır. Orta derecede özelleşme gösteren beyin alanlarında ise nöronlar çekirdekler nuclei biçiminde gruplandırılmıştır, bu çekirdeklerde hücre gövdeleri ve dendritler merkezde, aksonlar etrafta yer alırlar. İçeriye bilgi getiren ve dışarıya bilgi taşıyan bu aksonlar, bir çekirdekten asap yolundaki bir öteki çekirdeğe sevk edilmişlerdir. Çok daha iyi gelişmiş alanlardaki bu çekirdekler, daha alt kısımlara parçalanmış ve hemen hemen bir bölge halini alan laminationları levhalar alana getirmiştir. Bu levhalar içerisinde, akson ve hücre gövdelerinin artarda geldiği gevşek katmanlar yer alır.
En iyi özelleşme gösteren beyin çekirdekleri, oldukça sıkı bir biçimde tabakalanmış yapıya sahip olup, hem katmanların içerisinde ve hem de katmanların arasında çok kumpaslı bir biçimde bağlanma stili vardır. Memelilerin oldukça fazla tabakalanmış görme ile alakalı korteks kısmını araştırdığımızda göreceğimiz gibi, bu yapısal strateji, kompleks sinaptik organizasyonu ve bilgi işlenmesini muhtemel kılar.
Memelilerde kortikal alanlardaki çoğalış, kortekste bütün anlamıyla duyusal ve motorik işlevlere ufalamış kısmın nispi büyüklüğünde bir indirgenmeyle sonuçlanmıştır. Ehemmiyet, dost alanlar ilave etmek yerine, değişik duyu sistemlerinden gelen bilgileri birleştiren hafıza oluşturan ve depolama işlevi gören alanlar üzerine kaydırılmıştır. Bunlar, daha elastik ve daha karışık tutumları yapabilmeyi muhtemel kılar. İnsan beyni, bu gidişin en fazla uçtaki misalini sunmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ