Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Neden Yattığımıza Ait Kuramlar

  • 22 Nisan 2021
  • Neden Yattığımıza Ait Kuramlar için yorumlar kapalı
  • 165 kez görüntülendi.

Canlıların besine ve suya gereksinimi olduğu gibi uykuya da gereksinim vardır. İnsanlar iyi bir gece uykusunun ardından daha açıkgöz, daha zinde, daha mutlu olur ve daha iyi çalışabilir, dolayısıyla İnsanların yaşamın 1/3’şanı yatarak geçirmesi donakaltıcı değildir. Uyku, beynin bilgi depolaması, atıklardan kurtulması, yenilenmesi, bedenin onarımı, enerjinin geri yüklenmesi, protein ve hormon gibi bazı moleküllerin özgür […]

Canlıların besine ve suya gereksinimi olduğu gibi uykuya da gereksinim vardır. İnsanlar iyi bir gece uykusunun ardından daha açıkgöz, daha zinde, daha mutlu olur ve daha iyi çalışabilir, dolayısıyla İnsanların yaşamın 1/3’şanı yatarak geçirmesi donakaltıcı değildir. Uyku, beynin bilgi depolaması, atıklardan kurtulması, yenilenmesi, bedenin onarımı, enerjinin geri yüklenmesi, protein ve hormon gibi bazı moleküllerin özgür vazgeçilmesi gibi bir hayli vakanın reelleştiği bir süreçtir. Bu süreç işlemeden bedenin muntazam çalışması güçleşir. Uyku Neden Uyuduğumuza İlişkin Teorilerkumpasları oldukça öngörülebilir bir programı takip etme meylindedir ve uzmanlar uykunun sıhhat ve devingenlikte ehemmiyetli bir rol oynadığını kabul etmektedir.
Uyku, neredeyse bedendeki tüm uzuvları tesirler ve bu sebeple mevzu üzerinde çalışmak güçtür. Uyku, çok daha önceki çağlardan beri insanları düşündürmüştür fakat araştırma yapanlar ilerleyen zaman içinde uykuyu her istikametiyle analizin bazı yollarını keşfetmiştir. Bu alandaki en popüler teknoloji, bilim insanlarının yatan bir bireyin beyni tarafından üretilen elektriksel etkinlikleri ve kalıpları analizini, ölçmesini sağlayan elektroensefalograftır EEG. Bilim insanları canlıların neden yattığını bir hayli değişik açıdan incelemiştir. Misalin, insanlar veya hayvanlar uykudan yoksun vazgeçildiğinde neler olduğunu araştırmışlardır. Öteki çalışmalarda, cinsler arasındaki eşliklerin veya değişikliklerin uykunun işlevleri hakkında ne gibi farklılıklar yapabileceğini görmek için muhtelif organizmalarda uyku kumpaslarına bakılmıştır. Bu bulgulara ve onlarca senelik araştırmalara karşın, “canlılar neden yatar?” suali hali hazırda bilimle uğraşanları donakaltmaktadır. Bu güçlü sualin kesin bir yanıtı yoktur, uzmanların hepsinin aynı fikirde olduğu tek nokta, uykunun genel sıhhat ve dinçlik üzerinde çok kritik bir rol oynuyor olmasıdır. Hakikatinde, şimdi uykunun zorunluluğu, işlevi ya da emeli hakkında çok daha fazla şey öğrenilmektedir ve bilim insanları neden yattığımızı açıklamak için umut verici kuramlar geliştirmiştir fakat hiçbirinin doğru olduğu ispatlanmamıştır. Bu yazı canlıların neden yattığına dair mevcut bazı kuramları özetlemektedir.

Restoratif Kuram

Restoratif kuram, bedenin kendini yenilemesi için yatmaya gereksinimi olduğunu söylemektedir ve belki de en popüler uyku kuramlarından biridir. Buna göre, uyku bedene kendisini onarmak ve gençleştirmek için gereksinim dinlediği fırsatı verir. Misalin, kurnazken beyindeki Neden Uyuduğumuza İlişkin Teorilernöronlar basmakalıp etkinlikleri sırasında bir yan mahsul olan adenosin üretir. Beyinde adenosin birikmesinin, bitkinlik algısına ve nihayetinde uykuya dalmaya yol açan bir etmen olduğu düşünülmektedir. Uyku sırasında bedenin adenosini sistemden arınma talihi vardır ve netice olarak birey uyandığında bitkinlik hissi ortadan kalkmış olur. Bu kuram, NREM uykusunun fizyolojik işlevleri geri kazandırmak için ehemmiyetli olduğunu, REM uykusunun ise akılsal işlevleri geri kazanmak için lüzumlu olduğunu iddia etmektedir. Uyku yoksunluğu ve yorucu fiziksel etkinlik yarıyıllarını takiben REM uykusu yarıyıllarında çoğalış olduğunu gösteren 2011 senesinde yapılan bazı araştırmalar kurama takviye sağlamaktadır. Takviyeleyici öteki bazı çalışmalar tamamen uykudan yoksun vazgeçilen hayvanların tüm bağışıklık işlevlerini kaybettiğini ve yalnızca birkaç hafta içinde can verdiğini göstermektedir.
Kuram, ana beden onarım işlevlerinin bir haylisinin genellikle veya bazı gidişatlarda yalnızca uyku sırasında ortaya çıktığını gösteren araştırma belirtileri tarafından da desteklenmektedir. Bunlar protein birleşimi, doku onarımı, adale gelişmesi ve sihrime hormonu salımı gibi restoratif işlevleri kapsar. Uykunun öteki gençleştirici doğrultuları beyne ve öğrenişsel işleve hastır. Eskiki araştırmalar, atık maddeleri beyinden taşıyan bir çeşit lenfatik sistem olan glimfatik veya glemfatik sistemin varlığını ortaya çıkarmıştır. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda beynin glimfatik sistem tarafından merkezi asap sistemindeki atıkların veya zehirli maddelerin arınılmasının uyku sırasında daha fazla olduğu ortaya çıkarılmıştır. Uykunun onarıcı işlevi bunun bir neticeyi olabilir. Beyin atıklarının arınmasıyla alakalı meselelerin, Alzheimer hastalığı gibi bir dizi beyin bozukluklarında rol oynayabileceği öne sürülmektedir. Her gün kumpaslı bir biçimde 8 saat yatan bireylerde beyindeki protein birikimlerinin arınılmasının daha iyi olduğu gösterilmiştir, bu nedenle Alzheimer bulgularının geciktirilmesi olası olabilmektedir.

Evrimsel Uyku Kuramı

Adaptif Kuram veya hareketsizlik kuramı olarak da adlandırılan evrimsel uyku kuramı, uykunun lüzumluluğunu açıklamaya çalışan en daha önceki kuramlardan biridir. Kurama göre, özellikle korunmasız oldukları zamanlarda suskun ve hareketsiz kalabilen hayvanlar, etkin kalan cinslerden daha fazla yaşamda kalma kısmetine sahiptir ve tüm cinsler açıkgözlüğün en riskli olacağı yarıyıllarda uykuya adapte olmuşlardır. Bu kurama takviye, değişik hayvan cinslerinin karşılaştırmalı araştırmasından kazanç. Ayılar ve aslanlar gibi az rakamda natürel avcıya sahip olan hayvanlar, genellikle her gün 12 ila 15 saat arasını yatarlar. Öte yandan, bir hayli natürel avcıya sahip olan hayvanların uyku vakitleri daha kısadır, genellikle her gün 4 veya 5 saatten fazla yatmazlar.
Bu kurama karşı olanlar, acil bir gidişata tepki verebilmek için şuurlu kalmanın her zaman daha tehlikesiz olduğunu, insanların ya da hayvanların yatarken potansiyel tehditlere anında tepki veremeyeceğini ve bunun onları son derece korunmasız ve avcı hayvanlar için harikulade bir av haline getireceğini iddia etmektedir. Şayet güvenlik çok ehemmiyetliyse, şuursuz ve uykuda olmanın rastgele bir avantajı yok gibi görünmektedir.

Enerji Tasarrufu Kuramı

Natürel seleksiyonda, enerjinin tesirli kullanımı son derece ehemmiyetlidir. Şayet bir cins sahip olduğu enerji kaynaklarını daha tesirli bir biçimde kullanabiliyorsa, eş cinslere göre büyük bir avantaja sahip olacaktır. Bu düşünceye katlanarak enerji tasarrufu kuramı, uykunun ilk işlevinin, ferdin gündüz veya gecenin bir kısmı süresince, özellikle gıda aramanın en az faydalı olduğu zamanlarda enerji arzını ve tüketmelerini eksiltmek olduğunu söylemektedir. Genel olarak, beden ısısı ve kalori arzı kurnazken çoğalma, uyku yarıyıllarında düşme meylindedir. Kuram, uyku sırasında metabolik süratin düşmesi ile desteklenmektedir. Araştırmalar, enerji metabolizmasının uyku sırasında ehemmiyetli miktarda insanlarda yüzde 10’a kadar ve öteki cinslerde daha fazla eksildiğini göstermektedir. Bu cins deliller, uykunun ilk işlevlerinden birinin organizmaların enerji kaynaklarını gözetmelerine dayanakçı olduğu fikrini desteklemektedir. Bununla beraber, enerji metabolizmasındaki eksilmelerin yaşamda kalmada ve hatta genel enerji tüketim oranlarında ehemmiyetli bir farklılık yapabileceğinden kuşku dinleyenler vardır. Bir Hayli bilim insanı bu kuramın evrimsel uyku veya hareketsizlik kuramıyla ilişkili olduğunu ve bunun bir parçası olduğunu düşünmektedir.

Beyin Plastisite Kuramı

Neden Uyuduğumuza İlişkin TeorilerÖğrenişsel araştırmalara katlanan, canlıların neden yattığına dair en yeni ve alaka çekici kuramlardan biridir. Beyin plastisitesi olarak öğrenilen bu fenomen bütün olarak anlaşılmamıştır fakat başlangıç olarak, insanların gün süresince edindikleri bilgileri işlemek ve yeni hatıraları pekiştirmek için yattığını korunur. Gerçekten de bazı araştırmalar, uykunun gün süresince bilinen şeylerin uzun süreli belleğe dönüştürülmesine dayanakçı olduğunu da göstermektedir. Bu fikir için takviye, uyku yetersizliğinin bilgiyi andırma beceriyi üzerinde ciddi bir tesiri olduğunu gösteren bir dizi uyku yoksunluğu çalışmasından gelmektedir.

Her ne kadar kesin olarak ispatlanmamış olsa da kuramların her birinin insanların neden yattığını açıklamak için kullanılması olasıdır. Uyku, bir hayli fizyolojik süreci tesirler, bu sebeple uykunun bir hayli sebepten ve emelden kaynaklanması olasıdır. Uyku, büyük ihtimalle beyindeki zehirli maddeleri arınmak ve bilgiyi bellekte birleştirmek de dahil olmak üzere bir dizi değişik fizyolojik ve psikolojik emele hizmet eder. Yeterince uyku alınamazsa odaklanma güçlüğü, cılız hafıza, cılız bağışıklık ve ruh hali başkalaşımları gibi yan tesirler yaşanabilir. Çoğu erişkinin uyku gereksinimi gecede 7-9 saattir. Uyku meseleyi yaşayanlar bir hekime veya uyku uzmanına danışmalıdır. Uzmanlar altta uyuyan sebebi tanımlayabilir ve uykunun niteliğini artırmaya dayanakçı olabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ