Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Nebatlarda Sitokininler ve Sihrime Yasaklayıcıları

  • 07 Mayıs 2021
  • Nebatlarda Sitokininler ve Sihrime Yasaklayıcıları için yorumlar kapalı
  • 98 kez görüntülendi.

 Sitokininler Doku kültürü tekniği, başka bir deyişle laboratuvarda steril besi civarında hücrelerin ya da doku parçalarının yetiştirilmesi, hem nebatların hem de hayvanların gelişim biyolojisi ile alakalı araştırmaları büyük miktarda basitleştirmiştir. Bu teknik sayesinde, Wisconsin Üniversitesi’nden Folke Skoog, Carlos O. Miller ve dostları 1950’lerde yeni bir hormon grubu keşfetmişlerdir. Bu botanikçiler, doku kültürü civarında tütün nebatlarının parankima dokularını […]

Bitkilerde Sitokininler ve Büyüme Engelleyicileri  Sitokininler

Doku kültürü tekniği, başka bir deyişle laboratuvarda steril besi civarında hücrelerin ya da doku parçalarının yetiştirilmesi, hem nebatların hem de hayvanların gelişim biyolojisi ile alakalı araştırmaları büyük miktarda basitleştirmiştir. Bu teknik sayesinde, Wisconsin Üniversitesi’nden Folke Skoog, Carlos O. Miller ve dostları 1950’lerde yeni bir hormon grubu keşfetmişlerdir.
Bu botanikçiler, doku kültürü civarında tütün nebatlarının parankima dokularını geliştirme usulleri geliştirmişlerdir. Bu hücreler kallus olarak adlandırılan ve ura benzeyen bir doku kütlesi oluşturmuşlardır. Gelişmeye katılan hücreler sıklıkla çok büyük ebatlara erişmişlerdir. Bununla beraber, bazen çekirdek bölünse dahi, yeni hücre zarları oluşmadığından, bu hücreler bütün bir hücre bölünmesi göstermemişlerdir. Skoog ve dostları, çöktürülmüş, Deoksirübo Nükleik Asit’dan yapılmış özütlerin, bu hücreler tamamen gelişmiş bir kofula sahip olsalar dahi, kallustaki hücrelerin dağılınmalarını sağladığını bulmuşlardır. Bu, onların, banal meristematik hücrelere az eşlik gösteren olgun değişikleşmiş hücreler olduklarını gösterir. İhtarın oluşmasından sorumlu bileşik izole edildikten sonra bu maddenin nükleik asitlerin bir ufalanma mahsulü olduğu ve laboratuvarda basitlikle üretilebildiği anlaşılmıştır.
Skoog ve dostları tarafından izole edilen madde, natürel oluşan bir madde değildi; ancak 1964’te Yeni Zelanda’da D.S. Letham ve dostları Zeatin olarak adlandırılan bir bileşiği mısır tohumlarından yalıtmışlardır. Bu madde sitokininler olarak öğrenilen ve hücre bölünmesini çoğaldırıcı bir dizi hormonun natürel olarak en faal bir üyesidir.
Doku kültüründe bir kallus üzerinde sitokininin etkisi, oksinlerin varlığına bağlıdır. Gerçekten, sitokininin oksine oranı yeni hücrelerin farklılaşmasının belirlenmesinde çok büyük ehemmiyete sahiptir. Oksin sitokininden fazla olduğunda kök sihrimesi başlar; oran sitokinin lehine dönüştüğünde ise gövdeler ve yapraklar oluşur.

Bitkilerde Sitokininler ve Büyüme Engelleyicileri

Sitokinin ana kaynağının kökler olmasına rağmen oksin esas olarak meristemler tarafından oluşturulduğundan, bu ilişki, nebatın bu iki ehemmiyetli dokuya balanslı bir şekilde sahip olabilmesi açısından dayanakçı olur. Gelişmekte olan bir gövdede bu iki hormonun oranındaki farklılık olasılıkla apikal dominansinin yerini tanımlar. Her iki hormon da hücre sihrimesini tesirler; ancak sitokinin hücre bölünmesini arttırmasına rağmen, oksin esas olarak uzamayı teşvik eder. Bu tip bir hormonal ilişki, omurgalılar için de geçerlidir.
Öbür çok sayıdaki işlevleri arasında, sitokininler:
1 Protoplastit lerin işlevsel kloroplastlara mutasyonunu teşvik ederler;
2 Bazı cinslerde meyve gelişimini ilerletirler
3 Protein ve nükleik asit sentezinin sürmesini sağlayarak ve çeper tamlığının korunmasına dayanak ederek özellikle yapraklarda senesensin ihtiyarlama geciktirilmesine dayanak ederler.
Bu liste ve öksin ile giberellinle alakalı müzakereler başlıca tüm nebat hormonlarının, nebat sihrime ve gelişmesinin tüm güzergahlarında bir biçimde yer aldığını göstermektedir.

Yasaklayıcılar

Bitkilerde Sitokininler ve Büyüme Engelleyicileri

Oksinler, gibberelinler ve sitokininlerinkinin bütün tersi tesirlere sahip olan sihrime yasaklayıcıları hakkında nispeten az şey öğrenilmektedir. Kimileri izole edilmiş ve belirlenmiş ise de, öbür pek çoğunun varlığına basitçe değinilmiştir.
Dormansinin sürdürülmesinde yasaklayıcıların rolü özel alaka sürüklemiştir. Yasaklayıcılar, sonbaharda bazı tomurcukların ve tohumların faalliklerini durdurarak tomurcukların ve tohumların can verme risklerinin bulunduğu mevsimde ortaya çıkabilecek olan birkaç günlük sıcak bir yarıyılda, onların gelişmeye başlamalarını önlerler. Zamanla izafi olarak ufalanma ve uzun süre soğuğa maruz kalma ya da syatıl süzücü etkisi yasaklayıcıların ufalanmasına neden olur.

Bitkilerde Sitokininler ve Büyüme Engelleyicileri

Yasaklayıcıların ufalanmasıyla sonucu dormansi kırılır ve böylece tomurcuklar ve tohumlar bir sonraki sihrime mevsiminde faalleşebilirler.
Buna ek olarak, yasaklayıcıları yasaklayan ve dormansinin kırılmasına dayanakçı olan başka bir hormonun çoğunlukla gibberellin ölçüsünde çoğalış alana gelebilir. Tohumların çimlenmeden evvel, yasaklayıcıların suyla yıkanmasına dinlenen gereksinim bazı çöl nebatlarında ehemmiyetli bir evrimsel geçim oluşturur. Yere düşen tohumlar, sadece uzun süren şiddetli yağmurlardan sonra çimlenirler. Çöl hayatına geçim sağlamamış tohumların çimlenmesine yetecek kadar nem sağlayan hafif yağmurlar, çöle geçim sağlamış tohumlarda çimlenmenin başlamasına yetecek oranda yasaklayıcıların yıkanmasını sağlayamaz. Bu sebeple kısa bir süre sonra oluşan kurak şartlarda, can vermeleri kaçınılmaz olan narin yapılı genç nebatlar büyüyemezler. Öğrenilen en ehemmiyetli yasaklayıcı absisik asit hormonudur. Bu hormon sadece tomurcuklarda ve tohumlarda dormansiyi teşvik etmekle kalmayıp, faal olarak gelişen sürgünlere uygulandığında, nebatı kış hayatına hazırlayan bir dizi öbür karışık ilişkiyi hücre bölünmesinde eksilme, yeşil yapraklar yerine gözetici pulların oluşması, su geçirmeyen maddelerin biriktirilmesi vb. de teşvik eder. Absisik asit, yaprak absisyonunu sadece birkaç cinste teşvik eder. Bu hormon, esas olarak, su stresi ile alakalı bir dizi genin beliriminde bir sinyal olarak iş görmesinin yanında, doğrudan kısa süreli bazı tesirlere de sahiptir; misalin, havanın yaprak içine girmesini ve orada dolaşımını sağlayan stomaların hakimiyetinde rolü vardır. Nebat çok su kaybetmeye başladığınca stoma bekçi hücreleri kapanırlar. Bu mesajı götürerek stomaların kapanmasını başlatan absisik asittir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ