Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Nebatlarda Büyüme Düzeyleri

  • 13 Nisan 2021
  • Nebatlarda Büyüme Düzeyleri için yorumlar kapalı
  • 1 kez görüntülendi.
Nebatlarda Büyüme Düzeyleri

Organizmaların çoğu etraflarındaki başkalaşıma tepki gösterir. Bakteriler besinin fazla olduğu güzergaha doğru yüzerler, nebatlar yapraklarını güneşe doğru eğerler, hayvanlar genel olarak gıdaya doğru yönelirler ve avcı cinslerden uzaklaşırlar. Hangi organizma olursu olsun, bilgi akışı üç adımda asıllaşır: organizma tarafından alakalı ihtarın alınması , bilginin reseptör bölgeden tepkinin oluştuğu bölgeye iletilmesi ve tepkinin oluşması. Birhücreli organizmalarda […]

Bitkilerde Gelişme EvreleriGövde. Sıcaklık. Cenin. Endosperm. Kök.

Organizmaların çoğu etraflarındaki başkalaşıma tepki gösterir. Bakteriler besinin fazla olduğu güzergaha doğru yüzerler, nebatlar yapraklarını güneşe doğru eğerler, hayvanlar genel olarak gıdaya doğru yönelirler ve avcı cinslerden uzaklaşırlar. Hangi organizma olursu olsun, bilgi akışı üç adımda asıllaşır: organizma tarafından alakalı ihtarın alınması , bilginin reseptör bölgeden tepkinin oluştuğu bölgeye iletilmesi ve tepkinin oluşması. Birhücreli organizmalarda bu üç işlevin tümü aynı hücrede asıllaştırılır; ancak çok hücreli organizmalar bu işlevlerin her biri için özelleşmiş dokulara sahiptirler.
Bununla beraber, nebatlarda alakalı uyarımların büyüklüklerini ve mümkün tepkileri kavramak pek kolay olmayıp, kolayca kollanmazlar. Nebatlar, pek çok kimyevi ihtara, değmeye ve ışığa yanıt vermelerine rağmen; nebatlar bildiğimiz anlamda, görmezler, duymazlar, koku ya da tat almazlar. Nebatların bu ihtarlara tepkileri, genellikle, gelişmedeki farklılıklardan ibarettir.

Bir Angiosperm Nebatın GelişimiBitkilerde Gelişme Evreleri

Diploit bir zigot, çok hücreli haploit erkek ve dişi gametlerin birleşmesiyle oluşur. Döl almaşlı faize sistemlerindeki evrimsel meyil haployit düzeyin indirgenmesi doğrultusundadır. Angiospermlerde zigot evvel bir cenin olarak büyür; daha sonra cenin kapsadığı suyu büyük miktarda kaybeder ve metabolik olarak dinlenme halindeki bir tohuma dönüşür. Tohumlar dağılmak ve karasal etrafta yaşam sürdürmek için evrimsel bir geçimdir; sihrime için şartlar uygun hale gelinceye değin ceninin beklemesine izin verir.
Tohum çimlendikten sonra nebat vejetatif olarak gelişir ve daha sonra çiçektir. Çiçekler yeni gametler polen ve yumurtalar oluşturur. Ilıman kuşakta yaşayan nebatların çoğu, daha sonra, üç yoldan birini izler. Tek senelikler faize için herşeyi tüketirler ve can verirler. Otsu çok senelikler, toprak üstü dokularını atarlar, ancak köklerinde, yumrularında ya da soğanlarında biriktirilmiş eneriyi kullanarak ertesi sene topraküstü kısımlarını yine oluştururlar. Odunsu çok senelikler, gövdelerini ve dallarına gözetirler ve her dem yeşil ya da yaprak dökücü olup olmadıklarına bağlı olarak yapraklarını dökerler ya da korurlar. Nebatsal hormonların ana rollerinden biri, çimlenme, sihrime, çiçeklenme ve kış mevsimine hazırlanmak için lüzumlu faaliyetlerde ana başkalaşımları koordine etmektir.

Tohum ve ÇimlenmeBitkilerde Gelişme Evreleri

Bir angiosperm nebatın yumurta hücresi, ana nebatın ovaryumu içini yakalanır ve bir polen tanesindeki sperm nukleusu tarafından orada döllenir. Döllenmeden sonra zigot, bir dizi mitoz ayrılınma geçirir ve ufak bir cenin haline büyür. Bu cenin, gıda ambar eden endosperm ismi verilen bir doku ile beraber, sert ve gözetici bir tohum kabuğu tarafına abluka etilir. Cenin, endosperm ve tohum kabuğundan oluşan bu bileşik yapısı, tohum adı verilir. Bezelye ve fasulye gibi bazı nebat cinslerinde, cenin, tohum ana nebattan ufalamadan evvel, tüm endospermi absorblar. Mısır gibi öteki cinslerde ise, cenin, tohum çimlenmeye başlayıncaya değin ehemmiyetli ölçüde endosperm absorblamaz. Gelişimin embriyonik düzeyleri genellikle uzun sürmez; olgun tohum ana nebattan ufaladığı sırada tohum oldukça kurudur ve cenini de genellikle dinlenme halindedir.

Ceninin Gelişimi

Bir yumurta hücresi döllendikten kısa bir süre sonra bir dizi farklılık geçirmeye başlar. Daha evvel çok ince olan zarı kalınlaşır; endoplazmik retikulum ve Golgi makineyi yaygınlaşır; ve yeni ribozomlar birleşimlenir.
İlk hücre parçalanması döllenmeden bir ya da birkaç gün sonra ortaya çıkabilir. Bunun neticesinde her zaman değişik büyüklükte iki hücre oluşur. Bunlar, daha ufak olan, kofulsuz, terminal hücre ile daha büyük olan, ve koful kapsayan kaide hücresidir. Bu iki hücrenin daha sonraki gelişimleri büyük değişiklik gösterir. Terminal hücre asıl cenini verirken, kaide hücresi üç enine ayrılınma geçirerek uzun bir suspensör yapı oluşturur. Bu yapı, cenin sadece tohum içerisinde iken işlev görür ve büyük bir ihtimalle cenini besleyicilere doğru iter. Şimdi çobançantası ismi verilen ve çok çalışılmış bir dikotil nebat olan Capsella’nın embriyonik gelişimini izleyelim.Bitkilerde Gelişme Evreleri
Terminal hücre, üç değişik tip dokunun değişikleşmeye başladığı küresel bir yapı oluşturur: dışta, epidermis dokusunu oluşturacak olan bir protoderm katmanı; daha içte, kambiyumu ve mesajım dokularını verecek olan merkezi bir provasküler doku; ve ortada, korteksi oluşturacak olan temel doku. Ondan kısa bir süre sonra, suspensorun karşısındaki cenin kısmında tepecik biçiminde iki yapının oluşmasıyla küresel-safhadaki ceninin ışınsal simetrisi, ortadan kalkmaya başlar. Cenine kalpsi bir görünüm veren bu tepecikler kotiledonları ya da cenin yapraklarını oluştururlar. Ceninin kotiledonların bağlanma noktasının bütün altındaki kısmına hipokotil ismi verilir; hipokotil genç nebatın gövdesinin ilk kısmını oluşturacaktır.
Capsella’nın kotiledonları ve hipokotil, tohum içerisinde, çok hudutlu bir alanda uzamayı sürdürdükçe3, cenin geriye doğru kendi üzerinde kıvrılmaya başlar. Angiospermlerde yaygın olan bu kıvrılma cinslerin hepsinde görülmez. Cenin hücrelerinin çoğu, oluşturacakları dokuların özelliklerini giderek daha fazla kazanır; cenin dingilinin her iki ucundaki ufak hücre kümeleri ise oranla değişikleşmeden kalırlar. Kotiledonların bağlanma noktasının bütün artta mesken gösteren bir küme, gövdenin apikal meristemini oluşturacakur. Suspensor’un yakınındaki embriyonik aks kutbunda yer alan öteki küme ise kökün apikal meristemini oluşturacaktır. Bazı cinslerde, embriyonik gelişim sırasında bu meristemlerdeki hücre ayrılınmaları bir epikotil çoğunlukla ilk asıl yaprağı pulumula oluşturan, katiledonların bağlanma noktası üzerindeki sürgün bölgesi ile cenin dingilinin öteki ucunda ilk köke dönüşecek olan bir radikulayı oluşturur.
Böylece, cenini, büyümesinin sıradan olarak yavaşladığı ve tohum çimleninceye kadar kırılmayacak olan bir dinlenme aşamasına girdiği bir noktaya kadar izlemiş olduk. Bu uyku halinin bütün sebebi nedir? Uyku hali, ihtimalle, bir dizi faktörün birbirleriyle etkileşimi neticeyi oluşmaktadır.
1 Bazı nebatlarda, kapsadıkları besleyicilerin kotiledonlara taşınması sebebiyle tümüyle kullanılan endosperm ölçüsündeki eksilme;
2 Ceninin etrafındaki dokularda belli hormonların konsantrasyonlardaki eksilme,
3 Giderek artan dehidrasyon, pigment birikimi, hücre zarı kalınlaşması ve sertleşmesi dahilki bunlar tohum içindeki ışık seviyelerinin anlatmaya müteveccih farklılıklardır, tohum kabuğu hücrelerindeki farklılıklar,
4 Tohumda, cenin dışındaki dokular tarafından salgılanan gelişmeyi yasaklayıcı maddelerin salgılanmasını içermektedir.
Bir angiosperm nebat ile bir çok hayvanın embriyonik gelişimleri arasındaki bazı temel değişiklikler altta özetlenmiştir.
1. Hayvanların aksine, nebatlar, hücre gelişmesinin eşlik etmediği erken bir büyüme safhası geçirmezler; her iki süreç, başka bir deyişle hücre parçalanması ve sihrime, tipik olarak beraber ortaya çıkar.
2. Nebat hücreleri morfogenez sırasında göç etmezler. Hücre zarı, hücrelerin biçimlerini hudutlar ve orta lamel her bir hücreyi komşu hücrelere bağlama meylindedir. Şayet hücreler konumlarını birbirlerine göre kaybetmiş olsalardı, komşu hücreler arasındaki plazmodezmalar ayrılınabilirdi.
Nebat cenininin yapı ve biçimi, hayvanlarda olduğu gibi, hücrelerin hareketi ile değil, hücre parçalanması ve sihrime özellikleri tarafından tanımlanır.
3. Nebatlarda bir kaç hücre başlangıçtan itibaren aralıksız embriyonik meristematik kalma özelliğindedir.
4. Tamamen gelişmiş bir nebat cenini, gelişmiş nebatın tüm uzuvlarına, büyümelerini bitirmemiş halde dahi sahip değildir; organogenez yeni uzuvların yaradılışı nebatın yaşamı süresince devam eder ve yeni kökler, dallar, yapraklar ve her sihrime mevsiminde, faize uzuvları, oluşturulur.

Tohum Çimlenmesi

Bir tohumun çimlenmesi, tohumun hacmini büyük miktarda çoğaldıran bazen yüzde 200’e kadar çıkabilir suyun alımı ile başlar. Protoplazmaya su girişi enzimatik etmenliği çoğaldırır ve ceninin metabolik sürati apaçık bir biçimde yükselir. Bu yüksek metabolik sürat, faal hücre dağılınmasını, yeni protoplazma birleşimini ve suyun alınmasıyla beraber hücre gelişmesini sağlar. Gelişen cenin, kısa bir süre sonra tohum kabuğundan dışarı çıkar ve kök ile gövdesi ayırdedilebilen tipik bir nebat yapısı oluşur.
Hipokotil radikulayla beraber, ceninin tohumdan ilk çıkan cenin kısmıdır. Tohumun güzergahı ne olursa olsun, radikula hemen alt doğru kıvrılır. Zamanla epikotil süratle büyümeye başlar; radikula ise daha evvelden nebatı substrata bağlayabilen ve su ile mineralleri absorblayabilen genç bir kök sistemi oluşturur. Bazı dikotillerde, hipokotilin üst kısmı uzar ve topraktan yukarıya doğru yükselen ve havaya erişen bir kemer oluşturur. Hipokotil kemeri ışığa maruz kalınca düzleşir ve böylece kotiledonları ve epikotileri toprağın dışına sürükler. Daha sonra epikotil uzamaya başlar. Bahce fasulyesinin bir misal oluşturduğu bu dikotillerde, gelişmiş nebatın sürgünü büyük miktarda epikotil orijinlidir; fakat gövdenin tabanındaki kısa bir bölge çoğunlukla 1 cm’den azıcık fazla çoğunlukla hipokotilden kökenlenir.Bitkilerde Gelişme Evreleri
Bezelyenin misal oluşturduğu öteki dikotillerde çimlenme değişik bir özellik gösterir. Bu nebatlarda hipokotil kemeri oluşmaz ve kotiledonlar asla toprak üstüne çıkmazlar. Bunun yerine, epikotil, genç kök sistemi oluşmaya başladıktan kısa bir süre sonra uzamaya başlar. Aralıksız yukarıya doğru gelişir ve kısa bir süre sonra toprak üstüne çıkar. Böyle nebatlarda gövdenin tümü epikotil orijinli olup, gıda ambar eden doku toprakta kalır. Mısır fideleri eş bir strateji kullanırlar: koleoptil çıkar, ancak büyük endosperm toprak altında kalır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ