Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Nâilî Kimdir? Yaşamı, Sanatı, Yapıtleri

  • 11 Nisan 2021
  • Nâilî Kimdir? Yaşamı, Sanatı, Yapıtleri için yorumlar kapalı
  • 189 kez görüntülendi.

Yaşamı: Nâilî’nin yaşamı hakkında pek fazla detay yoktur. Bunun nedeni olarak büyük ve ehemmiyetli bir devlet memuriyeti yapmadığı, devletin ve yarıyılın ileri gelen şahıslarıyla bir yakınlığı bulunmaması ve devrin rastgele bir ehemmiyetli hadiseyi içinde görülmemesidir. Nâilî, şiirden başka bir alanda laf sahibi olmamış, Dîvan’ından başka yapıt vermemiştir.

Nâilî Kimdir? Hayatı, Sanatı, EserleriYaşamı:
Nâilî’nin yaşamı hakkında pek fazla detay yoktur. Bunun nedeni olarak büyük ve ehemmiyetli bir devlet memuriyeti yapmadığı, devletin ve yarıyılın ileri gelen şahıslarıyla bir yakınlığı bulunmaması ve devrin rastgele bir ehemmiyetli hadiseyi içinde görülmemesidir. Nâilî, şiirden başka bir alanda laf sahibi olmamış, Dîvan’ından başka yapıt vermemiştir. İşte bu nedenlerden tezkirelerde ismi çok ender ve genellikle kısa olarak anılır ve yarıyılın tarihçileri onun hakkında detaylı bilgi vermemişlerdir. Bu gidişatta Nâilî’nin yaşamı incelenirken tezkirelerdeki kısa bilgilere bakmamız gerekir. Tezkirelerin verdiği kısıtlı bilgiye göre Nâilî’nin gerçek ismi Mustafa’dır. İstanbul’un orta halli memur ailelerinden birinden olduğu anlaşılıyor. Babası maden katiplerinden Piri Halife isminde bir şahıstır. Bu surattan bazı kaynaklarda Nâilî, Pirizade olarak geçer. Nâilî’nin doğum seneyi emin değildir. Bununla beraber divanının bazı parçalarından onun 1600 lü senelerde yaşamış olduğu neticeyi çıkartılabilir. Nâilî bir kasidesinde 55 yaşına geldiğini söylüyor. Bu kasideden de en az 55 yaşına kadar yaşamış olduğu çıkartılmıştır.

Nâilî Kimdir? Hayatı, Sanatı, EserleriSafayi’nin tezkiresinde Nâilî için geçen “evail i halinde tahsil-i maarif-i bi-hisabdab sonra….” tümcesinden, Nâilî’nin iyi bir eğitim aldığını görüyoruz. Reelinde şiirlerine baktığımızda bu eğitimin izlerini rahatlıkla görürüz. Gençliğinde Nâilî, babasının katiplik yaptığı maden kalemine girmiş, burada derece derece yükselerek baş halifeliğe kadar çıkmıştır. Nâilî’nin ömrü süresince kalemdeki kazancından başka kazancı olmadığı anlaşılıyor. Başka Bir Deyişle bu demektir ki Nâilî, yarıyılın şairleri arasında popüler olan devlet büyüklerine kasideler, gazeller yazıp kazanç kapısı elde etmeye çalışması gibi bir gayrete girmemiştir veya bu gayretlerinde zaferli olamamıştır. Bu gidişatta Nâilî kendisinin de tabiriyle “fakr-u zaruret” bir yaşam yaşamıştır. Bu surattan da hemen tüm kasidelerinde yaşamından hoşnut olmadığını dile getirmiştir.

Nâilî’nin, yaşamı süresince sürüklediği kasvetler, onun yaşlılık yarıyılında doruğa çıkmıştır. Yeniden Safayi’nin tezkiresine göre, Nâilî’yi kıskananların attığı kötüleler suratından şair, yarıyılın veziriazamı Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa’nın gazabına uğramış, memuriyetten atılarak sürgün edilmiştir. Bu mevzuyla alakalı başka bilgi olmasa da, Nâilî’nin Köprülüzade’ye yazdığı, bağışlamasını istediği şiirlerine direnerek bu hadisenin doğruluğunu teyit edebiliriz. İstanbul’dan uzaklaştırıldığında Nâilî’nin sürgün yaşamını diğre bir çok sürgün şair gibi Edirne’de geçirdiğini Nâilî’nin kasidelerinden anlıyoruz. Misalin şair bir şitaiyesinde şitaiye: kış mevsimini anlatan şiirler Edirne’de kış mevsimini anlatmıştır.

Ömrünün son senelerini gurbette acı içinde geçiren Nâilî, affedilmesi için çok uğraşmış, muhtelif devlet büyüklerine, öğren hassa Köprülüzade’ye pek çok şiirler, mektuplar yazmıştır. Nâilî’nin bu kadar gayretine rağmen sonunda muradına erdiğini, İstanbul’a döndüğünü yeniden şiirlerini kavrıyoruz.

Nâilî, 55-60 yaşları ortamlarında, İStanbul’da can vermiştir. Bu mevzuda daha fazla bilgi yoktur.

Sanatı:
Nâilî’nin XVII. asır Türk Edebiyatı ve hatta tam Türk Edebiyatının büyük şairlerinden biri olduğu belirgindir. Nâilî’nin yaşadığı yarıyıldan itibaren tüm kaynaklar onun şiirini methetmiş, şiire yenilik getirdiğinden bahsetmişlerdir. GErçekten Nâilî’nin şiirlerinde, daha evvel görülmeyen yeni bir üslup görüldüğü, şiirde yeni bir çığır açtığı hemen hissedilir. HEr sözcüğü yerli yerinde ve tesirli kullanır.

Nâilî Kimdir? Hayatı, Sanatı, EserleriNâilî, Sebk-i Hindi üslubunun tüm özelliklerini yansıtır. Buna bağlı olarak, anlama laftan çok umursar. Nâilî’nin beyitlerinin anlamı son derece girift ve ince işnemiştir. Bu surattan beyitin anlam derinliğine varmak oldukça efordur. Sebk_, Hindi’nin bir başka özelliği, usun yerine hayalin ön tasarıya geçmesi Nâilî’de de görülür. Nâilî’nin beyitlerinde hayale geniş yer vardır ve hayaller genişledikçe beyiti kavramak güçleşir.

Izdırap, Nâilî’nin şiirlerinde geniş yer meblağ. Nâilî, yapı olarak cılız, çelimsiz, hastalıklı, narin bir yapıdadır. Tüm bunların üstüne yaşadığı fukara yaşam, sürüklediği güçlükler, sürügün yaşamı.. vs ilave edilince, şairin şiirlerinde acı natürel olarak ön tasarıya çıkmıştır.

Hin Üslubunun bir başka özelliği olan abartıyı Nâilî sık sık kullanmıştır. Fakat Nâilî’nin abartısı hemen hemen her zaman soyut kavramlar üzerine kurulmuştur.

Bunlar dışında Nâilî’nin şiirlerinde tasavvuf, umutsuzluk, soyut bir kavram olan “hayret” üzerine kurulmuş bir hayal derinliği, uzun bütünlemeler, tezatlar iç dünya tasviri… da görülür.Yalnız burada bir parantez açmak gerekirse Nâilî’de tasavvuf, tıpkı Fuzuli’deki gibi geri tasarıdadır. Başka Bir Deyişle Nâilî tasavvufu bir emel değil, bir taşıt olarak görür. şiirlerinde ilk önceliği tasavvufi düşünceyi vermek değil, sanattır. Ancak tasavvuf bu sanat potasında eritilip öyle verilmiştir.

Nâilî’nin şiirlerindeki dil genellikle ziynetli ve ağdalı bir dildir. Uzun bütünlemeler dikkat toplar. Bu surattan da şiirlerini kavramak ekstra güçleşir. Bununla beraber Nâilî’nin dili ince ve kibardır. Uyuma umursanır ve uyuma uygun olmayan kelimeler genellikle kullanılmaz.

Yabancı sözcüklerin sıkça kullanılması Nâilî’nin dilinin bir başka özelliğidir. Zati bu gidişat Nâilî’nin dilini ağır ve anlaşılmaz yapar.

Bunlar dışında Nâilî’nin dili için söylenebilecekler; soyut bütünlemelere çokça yer vermesi, soyut sözcüklerin somut sözcüklerle birleştirilerek bütünlemeler yapılması… vs.dir.

Yapıtleri:
Nâilî’nin tek yapıtı Divan’ıdır. Yapıt alışılmış bir Divan nizamındadır. Başta dini şiirler, münacaat vs, kıt’alar, rubai ve müfredler, şarkılar ve tarihler sıralanmıştır. Divan’da 4413 beyitlik 2 münacaat, biri Hz. Ali, öbürü Hz. Hüseyin, sekizi de Hz Muhammed’le alakalı 10 na’at, 29 medhiye, terci-i bend biçiminde bir mersiye, 4 altıgen, 1 terkib-bend, 1 tahmis, 390 gazel, 1 müstezad, 18 kıt’a, 8 rubai, 5 beyit, 11 şarkı ve 6 tarih vardır.

Son olarak Nâilî’nin şiirlerinden bir kaç misal verelim:

Hevâ-yi aşka uyub kûy-i yara dek giderüz
Nesîm-i subha refikiz bahâra dek giderüz

Pelâs-pâre-i rindî be-dûş u kâse be-kef
Zekât-ı mey verilür bir diyâra dek giderüz

Tarîk- fâkada hem-kefş olub Senaî’ye
Cenâb-ı Külhani-i Lây-hâra dek giderüz

Verüb tezelzül-i Mansur’u sâk-ı arşa tamam
Hudâ Hudâ diyerek pâ-yı dâra dek giderüz

Ederse kand-ı lebün hâtır-ı mezâka hutûr
Diyâr-ı Mısr’a değil Kandehâr’a dek giderüz

Felek girerse kef-i Nâiliye dâmânun
Senünle duruşma-i Kirdigâr’a dek giderüz

******

Yakar mı nâme-berin yoksa yâra dokunmaz mı
Niyâz-nâmemiz ol gam-güsâra dokunmaz mı

Bizi unuttu mu yoksa peyâm-ı sağlık-ı yâr
Bu memlekette garîb-üd-diyâra dokunmaz mı

Bir âşinâlığı ol mâh-ı çâr-ebrûnun
İki evrende de ömr-i dû-bâra dokunmaz mı

Bahârı n’eyleriz ol gül-izâr-ı gonce-femin
Gülüp açılması bin nevbahâra dokunmaz mı

Ne denli gizlesen ey köhne pîr-i nâ-bâliğ
Tecemmülün yeniden mîrâs-hâra dokunmaz mı

Kadem kadem gece teşrîfi Nailî o mehin
Cihân cihân üzüntü-i intizâra dokunmaz mı?

******

Yemm-i âteş-hurûş-ı dilde oldukça sükûn peydâ
Eder her dağ-ı hasret deride bir girdâb-ı hûn peydâ

Bu cihan pây-tâ-ser kûh kûh-ı mihnet ü gamdır
Eder her tîşekâr-ı ârzû bir Bîsütûn peydâ

Girân etsin ko diller târ târ-ı zülfün olsun tek
Ruhun bâğında nice müşk-bîd-i ser-nigûn peydâ

Leb-i şûh-ı nigâh-ı çeşmin oldukça terennüm-sâz
Eder her cünbiş-i müjgânı bir nakş-ı füsûn peydâ

Bu lu’betgâhda ey Nâilî bilmektür hikmet
Ne zîr-i hırkadandur heft-tâs-ı nilgûn peydâ

Yazar: Gazanfer TUFAN

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ