Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Muayenehane İmmünoloji Mevzuları Nelerdir?

  • 26 Temmuz 2021
  • Muayenehane İmmünoloji Mevzuları Nelerdir? için yorumlar kapalı
  • 138 kez görüntülendi.
Muayenehane İmmünoloji Mevzuları Nelerdir?

Bağışıklık bilimi “immünoloji”, biyoloji ve tıp bilimlerinin, bedeni muhtelif korunma hatları yoluyla enfeksiyonlardan gözeten bağışıklık sistemini araştıran çok ehemmiyetli bir dalıdır. Bağışıklık sistemi gerektiği gibi çalışmadığında, otoimmünite, alerji ve kanser gibi hastalıklara neden olur. Ayrıca, bağışıklık sistemi tepkilerinin, Alzheimer gibi metabolik, kardiyovasküler ve nörodejeneratif hastalıklar dahil olmak üzere, ananesel açıdan immünolojik olarak görülmeyen pek çok […]

Klinik İmmünoloji Konuları Nelerdir?Bağışıklık bilimi “immünoloji”, biyoloji ve tıp bilimlerinin, bedeni muhtelif korunma hatları yoluyla enfeksiyonlardan gözeten bağışıklık sistemini araştıran çok ehemmiyetli bir dalıdır. Bağışıklık sistemi gerektiği gibi çalışmadığında, otoimmünite, alerji ve kanser gibi hastalıklara neden olur. Ayrıca, bağışıklık sistemi tepkilerinin, Alzheimer gibi metabolik, kardiyovasküler ve nörodejeneratif hastalıklar dahil olmak üzere, ananesel açıdan immünolojik olarak görülmeyen pek çok yaygın bozukluğun gelişimine katkıda bulunduğu tanımlanmıştır.

Bağışıklık bilimi, çiçek aşısını bulan Edward Jenner’in 1749 – 1823, 18. asırdaki ilk araştırmalarından başlayarak diğer rastgele bir tıbbi ilerlemeden daha fazla hayat kurtardığı öğrenilen bir “inovasyon” aşılara, 19. ve 20. asırlarda ortaya çıkan rakamsız bilimsel buluşa, misalin uzuv nakillerine, kan gruplarının belirlenmesine ve monoklonal antikorların kullanımına, çağdaş tıbbın suratını değiştirmiştir. İmmünolojik araştırmalar, Ebola gibi yeni ortaya çıkan patojenler için devam etmekte olan çalışmalarla, günümüzde de bilim insanlarının ehemmiyetli sağlık meselelerinin nasıl rehabilitasyon edileceği mevzusundaki ufkunu genişletmeye devam etmektedir. Temel immünoloji kavrayışındaki ilerlemeler muayenehane ve ticari uygulamalar açısından çok ehemmiyetlidir ve geniş bir hastalık dizisini idaremek için yeni teşhis ve rehabilitasyonların bulgusunu basitleştirmektedir. Bunlara ek olarak, süratle ilerleyen teknoloji ile birleştiğinde, immünolojik araştırmalar, sitometri ve antikor teknolojisi gibi kritik ehemmiyete sahip araştırma tekniklerinin ve taşıtlarının bulunmasına imkân sağlamıştır.

Bağışıklığın Moleküler Ve Hücresel Bileşenleri

Bağışıklık sistemi, bedeni hastalıklardan gözetmek emeliyle evrimleşmiş, karışık bir Klinik İmmünoloji Konuları Nelerdir?yapılar ve süreçler sistemidir. Moleküler ve hücresel bileşenlerden oluşmaktadır. Temel veya sıradan immünoloji, hem doğuştan gelen hem de adaptif bağışıklık sistemini oluşturan bileşenleri tahlili içerir:

Doğuştan gelen bağışıklık: İlk korunma hattıdır ve spesifik değildir. Başka Bir Deyişle, ne kadar değişik olurlarsa olsunlar tüm potansiyel patojenler için cevaplar aynıdır. Doğuştan gelen bağışıklık, fiziksel manileri misalin ten, tükürük vb. ve hücreleri misalin makrofajlar, nötrofiller, bazofiller, mast hücreleri vb. içerir. Bu bileşenler bir organizmayı enfeksiyona karşı ilk birkaç gün müddetle gözetmeye hazırdır. Bazı vaziyetlerde, patojeni arınmak için yeterlidir, ancak diğer bazı vaziyetlerde ise ilk korunma beceriksiz kalır ve ikinci bir korunma hattı devreye girer.

Adaptif bağışıklık: Karşılaşılan enfeksiyonları hafızasında yakalayan ikinci korunma hattıdır. Bu sebeple de o patojene ya da maddeye özgü gelişmiş spesifik bir cevap oluşturabilir. Adaptif immünite, genellikle kan dolaşımında dolaşan yabancı patojenleri hedef alan antikorları içerir. Buna, özellikle kolonileşmiş hücrelere sahip olan patojenlere karşı hareket eden ve enfekte gidişattaki hücreleri doğrudan öldürebilen ve bedenin antikor cevabının hakimiyetine dayanakçı “T hücreleri” de dahildir.

Klinik İmmünoloji Konuları Nelerdir?Muayenehane İmmünoloji

İmmünologlar, immünolojide uzmanlaşmış bilim insanları ve / veya klinisyenlerdir. Pek çok immünolog, üniversitelerde, araştırma merkezlerinde veya özel sektörde misalin ilaç sanayisinde araştırmaya odaklanmış laboratuvarlarda çalışmaktadır. Diğer immünologlar başka bir deyişle “muayenehane immünologlar” ise, bağışıklık sistemi hastalıklarının, otoimmün hastalıklar ve alerjiler gibi hastalıkların tanı ve rehabilitasyonu ile ilgilenen klinisyenlerdir.

Bağışıklık sistemi çok hassas tertip edilmiş ve balanslı bir sistemdir ve bu denge bozulduğunda beden hastalıklara sarih gidişata kazanç. Bu alanda yapılan araştırmalar, yoğun olarak bağışıklık sisteminin işlev bozukluğunun neden olduğu hastalıkları tahlili içermektedir. Bu çalışmaların çoğu, bağışıklık sisteminin çalışma şeklini değiştirerek ya da misalin aşılar mevzubahisiyse bağışıklık sistemini evvelden hazırlayarak ve spesifik patojenlere karşı bağışıklık tepkinini süratlendirerek hastalığın düzeylerini idareyebilen ya da rehabilitasyon edebilen yeni usullerin geliştirilmesinde hayati bir rol üstlenmektedir.

İmmün yetmezlik bozuklukları, bağışıklık sisteminin uygun bir korunma mekanizmasını seçme yeteneğini bozar. Bunlar inatçı, tekerrür eden ve / veya karmaşıklıklara neden olan, hatta ölümcül şiddetli enfeksiyonlarla ilişkilidir. İki tip immün yetmezlik bozukluğu vardır: İlk immün yetmezlikler tipik olarak doğumda başlar, genellikle kalıtsaldır ve oranla enderdir. Tipik bir misali, yaygın değişken immün yetmezliktir CVID. Sekonder immün yetmezlikler ise genellikle hayatın ilerleyen yarıyıllarında büyür ve misalin AIDS’de olduğu gibi bir enfeksiyonu HIV takip edebilir.

Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sistemi yanlışlıkla “düşman” sanarak gözeteceği bedene saldırdığında ortaya çıkar. Otoimmün hastalıklardan muzdarip bireylerin yapıları, kendilerini “yabancı” moleküllerden ayırt edemeyen bir kusura sahiptirler. İmmünoloji, otoimmün hastalıkların tespit etilmesi için çok muhtelif laboratuvar testleri geliştirmiştir. Otoimmün hastalıklar, doğumda ya da erken yaşta ortaya çıkabilen misalin tip-1 diyabet gibi “ilk” otoimmün hastalıklar ya da muhtelif etmenler sebebiyle hayatın sonraki senelerinde ortaya çıkan “ikincil” otoimmün hastalıklar olarak misalin romatoid artrit ve multipl sklerozun bu tip otoimmüniteye ait olduğu düşünülmektedir iki grupta ele alınabilir. Ayrıca otoimmün hastalıklar, sindirim sistemini etkileyen Crohn hastalığı veya sistemik lupus eritematozus SLE gibi lokalize olabilir.

Alerjiler, bedenin bağışıklık sisteminin hakikatinde hasarsız bazı maddelere karşı tepki göstermesiyle ortaya çıkan ve bedenin kendi dokularına hasar veren hipersensitivite fazla duyarlılık bozukluklarıdır. Hemen hemen her madde alerjiye neden olabilir. En yaygın olarak, alerjiler, yer fıstığı gibi belli besinleri yedikten veya polen ya da toz gibi havadaki maddeleri soluduktan sonra ortaya çıkmaktadır. Alerjik tepkinlerde, beden alerjenlerin riskli olduğuna inanır ve süratle onlara saldıracak maddeleri üretir. Bu, bağışıklık sistemi hücrelerinin, iltihaplanmalara ve alerjilerle ilişkili semptomların bir haylisine neden olan “histamin” gibi güçlü kimyevileri salmasına neden olur. İmmünoloji, alerjik bir cevap sırasında bedende neler olduğunu ve neden olan etmenleri kavramaya çalışır. Bu, alerjik hastalıkların teşhis, ihtiyata ve hakimiyet edilmesine müteveccih daha iyi usullerin bulunmasını sağlamaktadır.

Astım, solunum yollarının bazen ölümcül olabilen bir hastalığıdır. Genellikle, bağışıklık sistemi solunan hava ile tepkine girdiğinde ve zamanla hastalarda hava kanallarının kalınlaşmasına neden olmasıyla ortaya çıkar. Ciddi bir hastalık sebebidir ve özellikle çocuklarda yaygındır. Bazı vaziyetlerde alerjik bir bileşeni vardır, ancak bazı vaziyetlerde orijini daha karışıktır ve henüz bütün olarak anlaşılamamıştır.

Kanser, anormal ve hakimiyetsiz hücre gelişmesi ve proliferasyonunun bir neticeyidir. Bağışıklık sisteminin imhasının kansere neden olmasıyla analistler, bağışıklık sistemini kanseri immünoterapi yenmek emeliyle manipüle etmeye yönelmişlerdir. Kanser immünoterapisi, bağışıklık sisteminin kanserli doku ile savaşmak için doğuştan gelen eforlarını uyarmayı hedeflemektedir ve bu hastalığa karşı yeni bir silah olarak mucizevi bir umut taahhüt etmektedir. İmmünolojinin kansere karşı diğer uygulamaları arasında, monoklonal antikorlar bir antijen olarak adlandırılan spesifik bir hedef proteine doğrudan bağlanan proteinler bulunmaktadır. Misal olarak, göğüs ve mide kanserini rehabilitasyon etmek için kullanılan bir monoklonal antikor olan Herceptin gösterilebilir. Ayrıca, HPV insan papillom virüsü aşısı dahil olmak üzere bir dizi galibiyetli kanser aşısı geliştirilmiştir.

Transplantlar, bir donörün hücrelerinin, dokularının veya uzuvlarının bir müşteriye Klinik İmmünoloji Konuları Nelerdir?aktarılmasını içerir. Transplantlar için en zorlu mani, bağışıklık sisteminin nakledilen bu hücre, doku veya uzuvları yabancı olarak görüp yalanlamasıdır. Yalanlamanın mekanizmalarını ve muayenehane özelliklerini kavramak, tanıda, rehabilitasyonda ve mevzubahisi transplantları idaremek ve yalanlama tehlikesini sınırlamak için yeni taktikler ve ilaçlar geliştirmede çok ehemmiyetli rol oynamaktadır.

Aşılar, bedeni bakteriler, virüsler ve asalaklar gibi hasarlı patojenlerden ve enfeksiyonlardan gözetmek emelli geliştirilen maddelerdir. Aşılar, bir enfeksiyonun alana gelmesi ihtimaline karşı evvelden hazır gidişata gelmesi için bedenin bağışıklık sistemini harekete geçirerek spesifik bir patojenin “önizlemesini” temin eder. Aşılar, bağışıklık sistemini, gerekebilecek antikorların üretilmesi ile bir cevap oluşturmak üzere uyaran, enfeksiyöz casusun hasarsız bir biçimini kapsar. Aşıya yanıt veren hücreler, hem provoke edici maddeye özgü antikorlar üretmek, hem de “hafıza hücreleri” oluşturmak üzere artarlar. Böylece, enfeksiyöz casus ile ikinci defa karşılaşıldığında, bu hafıza hücreleri, yeterli ölçüde antikor üreterek tehditle başa çıkabilmektedir. Bedendeki patojenler yok edilmekte ve enfeksiyonun büyümesinin önüne geçilmektedir. Aşıların galibiyetli bir biçimde uygulanması sebebiyle çiçek, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, difteri, tetanoz, boğmaca, verem ve çocuk felci gibi bir hayli bulaşıcı hastalık artık bir tehdit oluşturmamaktadır.

Baytarlık Açısından Muayenehane İmmünoloji

Hayvan immünolojisi, hayvan sıhhatini iyileştirmeye adanmış bir muayenehane immünoloji dalıdır. İnsanlar gibi hayvanlar da, organizmaların istila etmeye çalıştığı veya bağışıklık sistemi düzgün çalışmadığı zaman ortaya çıkan hastalıklardan muzdarip olan canlılardır. Yabani hayvanlar, evcil hayvanlar ve çiftlik hayvanları genellikle sağlıklarını tehdit eden bir dizi riskli bakteri, virüs ve asalaklara maruz kalmaktadır. Hayvan enfeksiyonlarının, besin ve tarım gibi sektörler üzerinde de çok ehemmiyetli tesirleri vardır. Üstelik, bazı hayvan enfeksiyonları, insanlara da bulaşabilmekte ve “zoonoz” olarak adlandırılan bir süreç oluşturmaktadır. Misalin, domuz ve kuş gribi de dahil olmak üzere muhtelif enfeksiyon salgınları, ayrıca sıtma ve Lyme hastalığı, hayvanlardan ve böceklerden insanlara geçişle ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple bu cins hastalıkların tesirli bir biçimde hakimiyet edilmesi son derece ehemmiyetlidir. Alınan temkinler yalnızca diğer hayvanlara ve insanlara daha fazla bulaşmayı önlemekle kalmamakta, aynı zamanda potansiyel devirici sosyal ve ekonomik neticeleri de eksiltmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ