Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Masal Cinsinin En Hoş Misallerinden: Andersen Masalları

  • 25 Nisan 2021
  • Masal Cinsinin En Hoş Misallerinden: Andersen Masalları için yorumlar kapalı
  • 157 kez görüntülendi.

Benim gibi bir haylimiz Hans Christian Andersen ismini masallarıyla hatırlarız. Danimarka‘yı ziyaretimde yolum Odense kentine düşmüştü. O zamana kadar Andersen’in Odense’li olduğunu öğrenmiyordum. Kentin ziyaret edilecek yerleri arasında yazarın konutu baş sırayı almaktaydı. Danimarka’nın 3. büyük kenti olmakla beraber durgun ve orta büyüklükteki bir yer olan Odense sanki Andersen ile bütünleşmişti. Ayni şeyi W. Shakespeare’in evinin […]

Masal Türünün En Güzel Örneklerinden: Andersen MasallarıBenim gibi bir haylimiz Hans Christian Andersen ismini masallarıyla hatırlarız. Danimarka‘yı ziyaretimde yolum Odense kentine düşmüştü. O zamana kadar Andersen’in Odense’li olduğunu öğrenmiyordum. Kentin ziyaret edilecek yerleri arasında yazarın konutu baş sırayı almaktaydı. Danimarka’nın 3. büyük kenti olmakla beraber durgun ve orta büyüklükteki bir yer olan Odense sanki Andersen ile bütünleşmişti. Ayni şeyi W. Shakespeare’in evinin bulunduğu İngiltere’nin Stratford kentinde de gördüğüm için yadırgamadım. O esnada zekam ülkemizle karşılaştırma yapmaya başladı. Konya’da medfun Hz.Mevlana dışında kentiyle bütünleşen başka bir yazarımızı andıramadım . Azıcık da Nasreddin Öğretmen ve Akşehir. Oysa onlar 7-8 yüzyıl evvel yaşamıştı. Andersen ise yalnızca 2 yüzyıl evvel. Yakın zamanlarda yaşamış yazarlarımızı şehirlerimizle bütünleştiremediğimiz için üzüldüm. Zamanım kısıtlı olduğu için, Odense’nin tek katlı konutları arasındaki taş kaplı, rahat ve durgun caddelerinde tabelaları takip ederek süratlice Andersen’in evine doğru ilerledim. Ahşap tek katlı konut onarım sebebiyle kapalıydı. Dıştan fotoğraflamakla kanaat ettim ve hemen yakınındaki Andersen Müzesine geçtim. Burada yazarla alakalı hemen her şeyi bulmak muhtemeldi. Türkiye’ye dönünce Andersen’in hayatı hakkında azıcık daha araştırma yaptım. Masalları yanında başka hünerleri olduğunu da bildim. Her ne kadar masalları ve şahsiyeti hakkında pozitif-negatif değişik mütaalalar yapılsa da Andersen yeniden de Danimarka’nın ve dünya edebiyatının ehemmiyetli karakterlerinden biriydi. Işte onun kısa yaşam öyküsü.

Hans Christian Andersen 1805 senesinde, o zamanlar Danimarka’nın Kopenhag’tan sonra ikinci büyük kenti olan Odense’de dünyaya geldi. Ailesi çok muhtaçtı. Babası ayakkabı tamircisiydi. 11 yaşındayken babasını kaybetti. Annesi çamaşır yıkayarak konutun uyumunu sağlamaya çalıştı. Andersen ise günlerini hayal kurarak geçiriyordu. Kesintisiz kitap okuyor, bunun dışında oyuncak tiyatrolar, kuklalar yapıyordu. Ama en büyük isteği opera sanatçısı olmaktı. O ümitle 14 yaşında Kopenhag’a gitti. Çirkin görüntüsünden dolayı,Odense köylüsü sahnede ya da ses sanatçılığında galibiyetli olamayacağını kavramıştı. Andersen zamanının büyük bir kısmını çocuklarla geçiriyordu artık. Saatlerce yanlarında oturuyor, onlara peri masalları anlatıyordu. Zaman zaman da yanında taşıdığı makasını ve kağıtları çıkarır, ayaküstünde çocuklara elişi misalleri hazırlardı. Misalin kestiği kağıtlarla ip üzerinde dans edenleri canlandırırdı. Ya da kağıdı keserek leylekleri, yuvalarını, altına da bir ırmağı ve kuğuları koyardı. Düş dünyası çok zengindi Andersen’in. Çocuklar kendisini gitgide çoğalan bir alakayla izledikçe, o da kağıtları art arda kesip fotoğraflar yapıyordu. O kocaman, kaba elleriyle birbirinden hoş kağıttan dantelalar yapıyordu. Bu kağıttan desenlerde çoğu kere tabiat motiflerini görmekteyiz. Dolaşmayı hoşlanıyordu. Yaşamı süresince 29 seyahat yaptı. Ömrünün 9 senesini ülke dışında geçirdi. Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Osmanlı Devleti, İspanya ve İngiltere’yi içeren geziler yaptı. Bu yolculuklar ona, yazı yaşamında kullanacağı ehemmiyetli malzemeler sağladı. Doğu gezisi dönüşü yaptığı dantelalarda Islam dinine ait cami figürleri de göze çarpmaktadır.

Osmanlı vizesi alarak Türk topraklarına gelen Andersen, bu gezi dönüşünde ‘Orient Bazar’ isimli yapıtını kaleme aldı. Yazarın Osmanlı vizesi, bugün Odense’de müze haline getirilen evinde sergileniyor. 1841 seneyi baharında 21 Nisan’da gemiyle Atina’dan ufalayıp evvel İzmir’e, oradan da Çanakkale Boğazı yoluyla 25 Nisan’da Istanbul’a gelen Andersen 36. doğum gününü Boğaz’da yemek yiyerek kutladı. İki yakadan da Boğaz’ın fotoğrafını çizdi. Bu fotoğraflar şimdi Kopenhag yakınlarındaki Frederiksborg Müzesi’nde sergileniyor. Andersen bir yapıtında İstanbul hatıralarına 60 sayfa ayırır. İstanbul’da 10 gün kaldı. Oradan yeniden gemiyle Köstence’ye geçti ve Tuna akarsuyu yoluyla Avrupa kentlerini ziyaret ederek ülkesine döndü. ”Yolculuk yapmak yaşamaktır” diyen Andersen, yarıyılın şöhretli sanatçıları ve yazarlarıyla tanışmıştır. Hiçbir sanatçı ya da yazar o yarıyılda onun kadar yolculuk yapmamıştır. Andersen planladığı gibi tiyatroda galibiyet sağlayamasa ve şiirleriyle tanınmış olamasa da, alaka çekici romanlar kaleme aldı. Gerçek zaferini ve dünya çapındaki şöhretini ise çocuklar için yazdığı masallar ile kazandı. 30 yaşındayken ilk masal kitabını yazdı. Andersen’in masallarında şaka ve keder iç içedir. Ördekler topluluğundan atılan, derken günün birinde hoş beyaz bir kuğu olduğunun farkına varınca hayretten dona kalan Çirkin Ördek, bir yılbaşı akşamı gelip geçenlere dilenip duran, birbiri arkasına yaktığı kibritlerin ışığında hayalinde beslediği şeyleri gören, sonra da soğuktan donarak can veren Kibritçi Kız gibi acıklı masallar yazdı.

Geniş hayal gücüyle çaydanlık, Yiğit Mermi Asker, Yama Iğnesi’nde olduğu gibi cansız nesneleri birer masal kahramanı haline getirdi. Hepimizin bildiği şöhretli “Kral çıplak!” lafı, Andersen’in alaycı masallarından biri olan Imparatorun Yeni Giysileri’nde geçmektedir. Bu masalda bir dolandırıcı, imparatoru ve tam saray ahalisini aldatarak onları son moda görünmeyen kıyafetler diktiğine inandırır. Oysa imparatoru anadan üryan cetmiştir. Bunu da saf bir çocuk fark eder. Kendi ülkesine dinlediği nefret ve hürmeti bir arada işleyerek ezilen insanların meselelerini dile getiren Andersen, 70 yaşında Kopenhag’ta can verdi. Kolay ve anlaşılır bir dille yazdığı için bugün de tam dünyada sanatıyla, masallarıyla yaşıyor. Yapıtları 150 dile çevrilmiştir. Andersen ismine 1988 senesinde Odense’deki Güney Danimarka Ã?niversitesi’nde bir araştırma merkezi heyetti. 200. doğum seneyi hatırasına İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Flamanca, Isveççe, Litvanyaca, Rusça, Çince, Japonca ve Singapurca web siteleri hazırlandı.

Yazar:Enes Eker

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ