Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Kenneth Joseph Arrow’un Paradoksu

  • 26 Temmuz 2021
  • Kenneth Joseph Arrow’un Paradoksu için yorumlar kapalı
  • 154 kez görüntülendi.
Kenneth Joseph Arrow’un Paradoksu

New York’ta Romanya muhaciri anne ve babadan doğan Kenneth Joseph Arrow 1921-2017 neo-bayağı iktisadın en ehemmiyetli adlarından bkocaman olmasının ötesinde, bir toplumbilimci, bir felsefeci olarak da tanımlanabilir. 1972’de 51 yaşında Nobel mükâfatı alan en genç ekonomist ünvanını kazandı. Çok sayıdaki başarıları arasında, özellikle iki mevzudaki araştırmalarıyla tarihe geçti : Cemiyetsel seçimlerin paradoksları üzerine geliştirdiği “İhtimalsizlik […]

New York’ta Romanya muhaciri anne ve babadan doğan Kenneth Joseph Arrow 1921-2017 neo-bayağı iktisadın en ehemmiyetli adlarından bkocaman olmasının ötesinde, bir toplumbilimci, bir felsefeci olarak da tanımlanabilir. 1972’de 51 yaşında Nobel mükâfatı alan en genç ekonomist ünvanını kazandı.

Çok sayıdaki başarıları arasında, özellikle iki mevzudaki araştırmalarıyla tarihe geçti : Cemiyetsel seçimlerin paradoksları üzerine geliştirdiği “İhtimalsizlik Teoriyi” ya da “Paradoksu”yla ve Adam Smith’in, “bir piyasanın bireysel bencillikten cemiyetsel iyilik ürettiği”ni ileri süren ünlü refah teorisini araştırmasıyla.

Kenneth Joseph Arrow, yoksulluğun şekillendirdiği deneyimlere sahipti. İşadamı babası, büyük kriz yarıyılında her şeyini kaybetmişti. Bu arada Arrow henüz 19 yaşındayken Columbia Üniversitesi’nde matematik alanında yüksek lisansını bitirdi. Savaş sırasında ise eğitim çalışmalarına ara verip orduya katıldı.

195Kenneth Joseph Arrow'un Paradoksu1’de yayınladığı “Cemiyetsel Seçim ve Bireysel Bedeller” başlıklı hekime tezinde, bireylerin seçimlerinin bir bütün olarak cemiyetin seçimine dönüşmesi sorununu inceledi. Büyük ihtimalle, aydınlanma yarıyılının ünlü Fransız düşünürü Condorcet’nin 1743-1794 “Tercih Paradoksu”ndan esinlenmişti. “Bir mevzuda oylama yapılacaksa, seçenekler arasında cemiyetsel açıdan daha iyinin seçilmesi için en müthiş oylama nasıl yapılabilir?” Yabide sansasyonel: Böyle bir oylama olanaksız ve oylamalar çoğu zaman baskıcı neticeler doğurmakta. Akademisyenler oylama sistemlerinin absürt neticeler doğurabildiğini uzun müddettir biliyorlardı, ancak Arrow daha da ileri gitti ve “cemiyetin seçim ettiği şey” fikrinin manasız olduğunu gösterdi.

Tezinin, “Kapitalist bir demokraside, cemiyetsel seçimlerin yapılabilmesi için iki temel yöntem vardır: “Siyasal” kararlar için oylama ve “ekonomik” kararlar için pazar mekanizması.” cümlesiyle başladığı giriş bvefatında, ele aldığı meseleyi şöyle açıklıyordu: “Ortaklaşa seçime erişmenin natürel yolu, cemiyetin çoğunluğunun seçim etmesi gidişatında bir alternatifin değişiğine seçim edilmesidir. Şayet yalnızca iki alternatif olsaydı, bcerahati değişiğine seçim etmek mesele değildi. Ama, diyelim ki üç alternatif var: A, B, C. Ve üç birey var: 1, 2 ve 3. Bunlardan, 1 no.lu şahsın, A’yı B’ye, B’yi C’ye dolayısıyla da A’yı C’ye seçim ettiğini, 2 no.lu şahsın, B’yi C’ye, C’yi A’ya dolayısıyla B’yi A’ya seçim ettiğini, 3 no.lu şahsın ise C’yi A’ya ve A’yı B’ye dolayısıyla C’yi B’ye seçim ettiğini varsayalım. Bir çoğunluk A’yı B’ye, öteki bir çoğunluk ise B’yi C’ye seçim etmiştir. Dolayısıyla, cemiyetin A’yı B’ye ve B’yi C’ye seçim ettiğini söyleyebiliriz. Cemiyetin rasyonel davrandığını kabul ediyorsak, A’nın C’ye seçim edildiğini söylemek zorundayız. Ancak, cemiyetin bir çoğunluğu da C’yi A’ya seçim ediyor. Dolayısıyla, bireyselden cemiyetsele erişmek için bu kısaca açıklamaya çalıştığımız yöntem usçuluk koşulunu yerine getirmekte başarısız oluyor.”

Dört ölçüt ortaya koydu ve ikiden fazla seçenek karşısında kalındığında hiçbir sistemin bu gereklerin dördünü de yerine getiremeyeceğini ispatladı. Bunlar, tüm seçeneklerin kıyaslanmaya sarih olduğu kısıtlanmamış bir alan, dayatmasız ve yönlendirilmemiş bir netice için baskıcı olmayan bir rejim, sıralanmada monotonluluk, bireylerin ilgilendikleri seçeneğin cemiyetsel seçim sıralamasını etkilememesiydi. Misalin, oyların 3 birey X, Y ve Z arasında bcan verilmesinde: 1: X bir şey almaz, Y ve Z yarı yarıya bölüşürler. 2: Y hiçbir şey almaz, X ve Z yarı yarıya bölüşürler. 3: Z hiçbir şey almaz, X ve Y yarı yarıya bölüşürler. 4: Oylar 3 denk kısma bcan verilir. Her birey olabildiğince fazlayı elde etmek için oy vereceğinden, dördüncü seçim herkesin sıralamasında üstten üçüncü olur ve denklik olmayan bir seçime karşı 2’ye 1 kaybeder. Seçimler, başkalarının refahı eksilmeden hiç kimsenin refahı çoğalamaz prensibine dayandığından, dördüncü seçimin hiç kısmeti yoktur.

“İhtimalsizlik Teoriyi” ya da öteki adıyla “Paradoksu”, toplumbilimlerinde matematiğin kullanılmasıyla ehemmiyetli neticelere erişilmesini sağladı. Bu teorem “cemiyetsel seçim” olarak adlandırılan ve bir ülkenin yöneticilerini seçmesinden, işletme yönetim heyetlerinin işletme taktiklerini belirlemesine kadar yeni ve çok geniş bir akademik alan yarattı. Hiçbir tercih sisteminin müthiş olmadığı görüldükten sonra, bilim insanları hangi oylama sisteminin değişiğinden daha iyi olup olmadığını yani makûsun iyisini araştırmaya yöneldiler.

Arrow’a Nobel Mükâfatı’nü kazandıran çalışmaları ise “genel denge” general equilibrium kuramı üzerinedir. Fiyat mekanizmasının tüm piyasaları eşzamanlı biçimde dengeye getirdiğini matematiksel açıdan ispatladı. Böylece, piyasa rekabetinin cemiyetsel kaynakları doğru yöne yönlendirdiğini de ispatlamış oldu.

Talep ve arz meselesinde, tek bir mülkün iyi işleyen pazarında, sunulan mülk sayısı arz edilen mülk sayısına denk olduğunda, fiyatlama yararlı bir netice vermektedir. Ama bu yalnızca bir pazardır. Öteki mahsuller, tarıma ergonomik alanlar, tarım emekçileri ve hatta banka kredileri pazarı etkileyen bir etkenler dizisi oluşturur. Her piyasa öbürlerini iter ve sürükler. Dünyadaki tüm pazarlar arasındaki etkileşimi nasıl öngörebiliriz? Arrow, Fransız ekonomist Gérard Debreu ile birlikte, tek bir pazardan edinilen sezgilerin genelleşebileceğini gösterdi. Öncelikle, fiyatların talep ve talebi her pazarda eşitlediği genel bir denge vardı. İkincisi, bu denge çok aktifti. Ve üçüncü olarak, rekabetçi piyasaların devralınması yoluyla kaynakların yararlı bir biçimde tahsis edilmesi sağlanabilmekteydi. Arrow’un tahlili, başarılı olabilmenin şartlarını açıkladı.

Bu teorik çalışmaların yanı gizeme Arrow, sigortadan sağlık alanlarına, iklim farklılığına kadar çok sayıdaki ekonomik meselelere katkı sağladı. Siyasi mevzularda da etkin rol aldı. Küresel ısınmanın riskleri mevzusunda uyarıda bulunan “İklim Farklılığı Üzerine Ekonomistler Bildirgesi” nin 1997 yazarlarından bkocamandır.

Arrow yaşamının çoğunu Harvard ve Stanford üniversitelerinde geçirdi. 1947’de Selma Schweitzer ile evlendi. David ve Andrew isimlerinde iki oğlu oldu. Kız kardeşi Anita, Nobel mükâfatlı ekonomist Paul Samuelson’un 1970 gene tanınmış bir ekonomist olan kardeşi Robert Summers ile evlendi. Arrow’un yeğeni ise daha önceki ABD Hazine Bakanı Lawrence Summers’tır.
Kaynakça:
-Eric Maskin, Amartya Sen, “The Arrow Impossibility Theorem”, Columbia University Press,2014.

Yazar:Oben Güney Saraçoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ