Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Karadeniz’de Yaşayan Başlıca Balık Cinsleri

  • 22 Haziran 2021
  • Karadeniz’de Yaşayan Başlıca Balık Cinsleri için yorumlar kapalı
  • 299 kez görüntülendi.
Karadeniz’de Yaşayan Başlıca Balık Cinsleri

Karadeniz, İstanbul’dan Artvin’e kadar ülkemizin kuzey kıyısını kaplayan bir denizdir. Genel olarak tüm kıyı uzunluğu 8.350 kilometre ve 461.000 km2 alanı olan, derinliği bazı noktalarda 2.210 metreye erişen ve coğrafi olarak görüntüsü nedeniyle ismini almış, kuzey yarım küre güney doğu Avrupa’da pozisyonundadır. Ülkemiz Karadeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahiptir. Karadeniz’in güney kısmında yer alan ülkemiz […]

Karadeniz, İstanbul’dan Artvin’e kadar ülkemizin kuzey kıyısını kaplayan bir denizdir. Genel olarak tüm kıyı uzunluğu 8.350 kilometre ve 461.000 km2 alanı olan, derinliği bazı noktalarda 2.210 metreye erişen ve coğrafi olarak görüntüsü nedeniyle ismini almış, kuzey yarım küre güney doğu Avrupa’da pozisyonundadır. Ülkemiz Karadeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahiptir. Karadeniz’in güney kısmında yer alan ülkemiz bu kadar büyük kıyı şeridi sayesinde Karadeniz’in tüm nimetlerinden faydalanmaktadır. Özellikle de balıkçılık denildiğinde ilk akla gelen coğrafi bölgemiz Karadeniz’dir. Akdeniz, Ege ve Marmara dahil olmakla birlikte, tüm balık yapımının %70 kadarı Karadeniz’dedir.

Gidişat bu kadar bolluk kapsıyor gibi görünse de hakikatinde Karadeniz ve çevresinde olan natürel facialar, balıkçılığın eksilmesine neden olmaktadır. Sarih bir deniz olmaması, derinliğinden dolayı bazı noktalardan 200 metrenin altında natürel olarak Hidrojen Sülfür boşalımı sebebiyle biyolojik olarak spektrumunda eksilme mevzubahisidir. Yeniden balık ölçüsündeki eksilmelerin nedenleri arasında, insan eli ile oluşmuş kirlenme ve yanlış avlanma bulunmaktadır.

Beslenmeye müteveccih biyolojik spektrum içerisinde, Hamsi, Palamut, Lüfer, ÇinakopÇinekop, Tekir, Kolyoz, Kalkan, Pisi, ÇaçaPapalina ve mezgit gibi balıklar hali hazırda görülebilmektedir. Ülkemizin beslenme kültürü dışında vazgeçtiği Yunus, Kayabalığı, Vatos gibi balıklar sık sık görülmekte ve balıkçıların ağlarında tesadüfmeleri vaziyetinde tekerrür denize vazgeçilmektedir. Bahsettiğimiz lekelilik ve değişik nedenlerden dolayı Uskumru, Torik, Mersin, Domuz Balığı ve Lüfer kocamanlarından olan Kofanaya neredeyse hiç tesadüfülememektedir.* Kısaca kalan ve bol bulunan balıkların bedelini öğrenmek ehemmiyet kazanmaktadır. Bir Hayli çeşidin nerdeyse ötekileri gibi Karadeniz’den kaybolması mevzubahisidir. Kusurlu avlanmadan dolayı Hamsi dahi, tehlike altındadır.

Şimdi Karadeniz kıyı şeridi ve beynelmilel deniz hudutları içerisinde lisanslı olarak avlanabilen balıkları tanıyalım.

6364_karadeniz_butun_hamsi_1

Hamsi

Hamsi balığının hem Karadeniz’de hem de Marmara denizinde yaşam alanı bulunmaktadır. Sürüler biçiminde yaşarlar ve boyları 18cm olabilir, balıkçılık deyimi ile ince balık türündendir. Sivri baş yapıları ve Karadeniz haklının fiziksel yapısı gereği Karadenizliler ile aynılaşmıştır. Kasım ayından Mart ayına kadar beslenme ve faize için kıyı şeridine yanaşırlar. Gündüz derinde, geceleri ise yüzeye yakın bulunurlar. 18 C, -20 C sıcaklıklarında 4 sene kadar yaşamda kalabilir. Dişi hamsi 25 ila 55 metre arasında olan derinliklerde 40.000 kadar yumurta vazgeçmektedir.

Palamut

Palamut balığı, Karadeniz’in ılık ve sıcak kıyı şeridinde yaşayan kocaman tür bir balık cinsidir. Aşikar dişlere sahip olan palamut, ağız yapısına bakıldığına etobur olduğu görülür. İnce balık sürüleri ile beslenen ve sürü halinde yaşayan bir balık cinsidir. Palamut balığının balıkçılık ve millet arasında ebatlarına göre adlandırıldığı görülmektedir. 16cm kadar palamut vonozu, 22cm kadar olanları kestane palamut’u, 22-28cm arası olanlara Çingene palamut’u, vasati 28-35cm arasındakiler palamut, 40cm’e erişenlere zindandelen, 45cm sivri palamut, 55cm altıparmak, 65cm üzeri olanlara ise piçuta ismi verilmiştir. Zindan delen diye öğrenilen çeşidine, seyrek tesadüfüle öğrenir, fakat ötekileri artık hayal olmaktan öte gidememektedir. Bu gidişatın en büyük nedeni, palamut’un gereğinden fazla ve yanlış avlanmasıdır.

Lüfer

Lüfer balığının en öğrenilen özelliği saldırgan bir yapıda olmaları ve kendilerinden büyük ırklara sahip balıkları avlayabilmeleridir. Çift sırt yüzgeci kocaman dişlere sahip güçlü çeneleri ile tüm ince balık sürülerinin sığ denizlerdeki kabusudur. Boy uzunlukları 110cm’e kadar ve ağırlıkları da 11,5kg olabilmektedir. Ilıman abuhava ile sığ sayılabilecek sularda yaşamlarını sürü halinde idame ettirirler. 10 ila 200 derinlikte avlanabilirler ve en çok kıyılarda veya kayalık yerlerde hem avlanır hem de yumurtlarlar. Lüferinde ebatlarına göre çeşitleri mevcuttur. Karadeniz kıyılarında yumurtlayıp Marmara Denizine ve oradan da Ege üzerinden Akdeniz’e göç ederler. 10cm kadar olan lüfer balıklarına defneyaprağı, 10-18cm etrafında olanlara çinekop çinakop ismi verilir ve bu sınıftaki lüferler oldukça fazla bulunduğundan sanki başka bir balık cinsi gibi muamele görür. 18-25cm sarıkanat, 25-35cm boyunda olanlar lüfer, bütün lüfer, 35-50cm kofana, 50cm üzerindeki lüferlere sırtıkara ismi verilmektedir. Kofana çeşidine sık tesadüfülse de sırtıkara türü Karadeniz’de neredeyse hiç bulunmaz.

Tekir

Tekir balığı, rengi ile değişik balıklardan kolay parçalayan, fakat barbunya ismi ile anılan balık ile arasındaki minicik bir değişiklikler vardır. Bu farklardan en keskin olanı lezzetidir. Kırmızı ile pembe pullara sahip olan tekir balığının, baş bölgesindeki iki adet bıyık ile kolayca tanıyacağınız bir ince balık cinsidir. Genel olarak 15-25cm arasında erişkinliğe erişir ve üremek için kıyılara yanaşırlar. Barbunyadan parçalamasının kolaylaştırılması için ağzın göz hizasına kadar erişmesi, sırt yüzgecinde siyah benekler olması ve baş kısmının oval biçimi sayesinde olur.

Kolyoz

Kolyoz fit görüntüsü ile bir füzeye benzetilir. Baş üzerindeki teni çok ince olduğundan, erişkinlerin beyni görünür. Mavimsi siyah ve gümüş renkli dalgalı motifi ile palamut ile eşliği olan uskumru türü ile daha çok karıştırılır. Kuyruğunda hava kesesi olmayışı ile kolayca ayırt edilir. Vasati 15-25cm kadar olanların yanında 50cm erişenler ülkemizin farklı denizlerinde bulunabilmektedir. Tüm balık cinsleri gibi harcanmaz ve daha çok salamurası yapılır.

6364_istavrit

Kalkan

Kalkan balığı, 20 ila 70 metre derinlikte deniz dibinde kumda yaşayan yassı balık cinslerinin en değerlisidir. Deniz dibinde yaşayan yengeç ve eşi kabuklular ve planktonlar ile beslenirler. Görüntüleri takribî olarak oval ya da yuvarlak yakınlığındadır. Teninde pul bulunmaz. 50-70cm boyun erişir ve ağırlıkları 20kg olanlara tesadüfülebilmektedir. Dişiler yaz aylarında büyüklüklerine göre 10 ila 15 milyon yumurta vazgeçer, erkek kalkan balıkları bu yumurtaları döllerler. Bir hafta gibi kısa bir zamanda yumurtalar canlanır.

Pisi

Pisi balığı, kalkan gibi yassı balık cinslerindendir. Ancak biçimleri yuvarlak değil, daha çok baklava dilimine eş. Acayip olan iki gözünün de balığın sağ tarafında bulunmasıdır. Renkleri nedeniyle iyi saklanmış olurlar. Kum ile temas eden sol tarafı beyazdır ve ağzı bedenin her iki tarafında ortada önde yer alır. Pisi balıkları, daha derin alanla doğru yüzerek bu alanlarda yumurtlarlar. Bir erişkin pisi balığı takribî olarak 25-50cm ebatlarına kadar erişebilir. Karadeniz’de kalkan kadar bedellidir.

ÇaçaPapalina

Çaça balıkları, gümüş rengi ten ve et dokuların sahiptir. Bu nedenden gümüş balığı olarak da adlandırılırlar. Dava çok kuzey ayrım kürede Avrupa’da yaşarlar. Göç yolları üzerinde olduğu için, Karadeniz’de çok bulunurlar. Yağ kapsar ve vitaminlerden zengin balıklardır. Çaçalar, Ege Bölgesi‘nde papalina olarak adlandırılırlar.

Mezgit

Mezgit balığı, Marmara ve Karadeniz’de oldukça bol bulunurlar. En kocamanları 40 cm kadar olmaktadır. Hamsi sürülerini takip ederek avlanan mezgit balığı, kış sonu ilk bahar başlarında faize yarıyılına girer. Beyaz eti ve lezzeti sayesinde bol harcanan kocaman sınıf balıktır. Her mevsim balıkçılarda bulunabilir.

Karadeniz’de yaşamlarına devam eden sürü balıklar, istavrit, sarı mezgit, zargana, karagöz gibi bir hayli balıktan bahsetmedik. Her mevsim erişilebilen bu balıkların yanlış avlanmalar nedeni ile beslenme kumpasları bozularak artık üremek için başka kıyı ve denizlere göç etmeleri mevzubahisidir. 40 cm boyuna erişmiş bir istavrit balığını en son ne zaman gördünüz meçhul. Deniz derya diyerek ve yeterli ebatlara erişmeden tutulan balık cinsleri, yumurta ve yumurtlama alanlarına hasar veren avlanma taşıtlarıtrol ağları-projektör aydınlatma öğrenilmelidir ki netlikle yasaktır. Gelecek jenerasyonları balık gibi besleyici bir gıdadan yoksun vazgeçmemek için avcılık kaidelerine titizlikle uyulması ve denizlerimize sahip çıkılması gerekmektedir.

Yazar:Ensar Türkoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ