Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Kabahatlilerin İadesi Nedir?

  • 28 Nisan 2021
  • Kabahatlilerin İadesi Nedir? için yorumlar kapalı
  • 110 kez görüntülendi.

Kabahatlilerin iadesi, 20. asırla birlikte beynelmilel hukuk metinlerine girmiş bir kavramdır. Gerçeğinde 20. asırla birlikte özellikle de Avrupa ülkelerinde büyüyen hukuk sistemi ile birlikte bir hayli beynelmilel netice doğurabilecek tertip etmelere de gidilmiştir. Bunlar içinde yer alan ve de en ehemmiyetli olan kuşkusuz ki, ”kabahatlilerin iadesi” sorunudur. Öncelikle bir fiilin ya da bir başka anlatımla eylemin kabahat […]

Suçluların İadesi Nedir?Kabahatlilerin iadesi, 20. asırla birlikte beynelmilel hukuk metinlerine girmiş bir kavramdır. Gerçeğinde 20. asırla birlikte özellikle de Avrupa ülkelerinde büyüyen hukuk sistemi ile birlikte bir hayli beynelmilel netice doğurabilecek tertip etmelere de gidilmiştir. Bunlar içinde yer alan ve de en ehemmiyetli olan kuşkusuz ki, ”kabahatlilerin iadesi” sorunudur. Öncelikle bir fiilin ya da bir başka anlatımla eylemin kabahat olarak kabul edilebilmesi, mevzubahisi fiilin kendisini kabahat olarak belirleyen bir legal tertip etmeye sahip olmasına bağlıdır. Bu vaziyet rastgele bir hareket ya da eylemin kabahat olarak kabul edilmesi bağlamında son derece ehemmiyetli bir kaidedir. Başka Bir Deyişle meşru ifade ile, kabahatin parasal tanımının bulunması ve de mukayese yasağını da nazara almak kaydıyla mevzubahisi kabahatin parasal açıdan asıllaşmış olması, kabahatin varlığının kabulü açısından nazara alınacak ilk kriterdir. Sonrasında ise, şahsın hakikatleştirdiği tutumun bir kabahat olmasından öte, bu tutumu hakikatleştirdiği esnada, tutumuna neden olan isteminin zekâsal olarak ne biçimde akım ettiğine bakmalıyız. Bu da kabahatin manevi unsuru olarak kabul edilir. Rastgele bir kabahatin parasal unsuru, legal olarak sağlanmış olsa bile manevi unsur sarih bir biçimde tespit edilemiyorsa bu vaziyette kabahatin varlığından legal olarak laf etmemiz olası değildir. Bu anlamda görülüyor ki, istem bir kabahatin varlığı bağlamında son derece kilit bir rol oynar.

Başka Bir Deyişle, şahsın kabahate sebebiyet veren tutumundaki gayeyi her şeyden evvel nazara alınması gereken esas unsurlardandır. Kanuni tanımında ”kast” istemi ile işlenilebilen bir kabahatte ”taksir” ile hareket edilmiş ise, bu vaziyette kabahatin varlığından laf etmemiz olası olamaz. Şayet legal olarak bir kabahatin var olduğuna müteveccih ülkelerin kendi mevzuatları uyarınca mantıklı ya da güçlü kabahat kuşkusu hasıl ise bu vaziyette kavuşturmaya başlanılabilir. Şayet bir kabahatin var olduğu çılgınlarla statik ya da duruşma kararı ile zati netleşmiş ise buna karşın ”kabahatli” bir ülkenin hakimlik alanı dışında rastgele bir ülkede bulunuyorsa, bu vaziyette kabahatlilerin iadesi prosedürü işletilerek, şahsın kabahatin işlendiği ülkeye iadesine karar verilebilir. Ancak bu vaziyette mevzubahisi bireyi iade edip etmemek tamamıyla o bireyi elinde bulunduran ülkenin inisiyatifindedir. Zira burada her ne kadar legal olarak ikili uyuşma yapsanız bile, bu uyuşmaya uymak ya da uymamak o ülkenin tasarrufunda olan bir gidişattır. Burada uymama eyleminden maksat, legal olarak iadeyi yasaklayacak bir biçimde kendi açısından bir cezai ya da meşru değerlendirmede bulunulması olayıdır. Böyle bir vaziyette sizin o bireyi iade arzı çerçevesi altında istiyor olmanız rastgele bir netice doğurmaz.

Suçluların İadesi Nedir?Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, tarihte hiçbir hakim devlet kendi pasaportunu taşıyan bir ”kabahatli”yu kendi istemi ile arzcı ülkeyi teslim etmez. Bu yurttaş olmanın getirdiği bir legal korumadır. Çok istisnai vaziyetlerde teslim olabilir ancak bu çok tesadüfülen bir vaziyet değildir. Kabahatlilerin iadesi vakasında ağırlıklı olarak istemci ülke kendi yurttaşını bir başka ülke hudutları içinde bulunduğu ve de böylece kendi dominantlığı altında suçlayamadığı için iade yoluyla kendisine teslim edilmesini ister ki, kendisi suçlasın. Ancak bu prosedür hiç de basit değildir. Özellikle de politik kalite taşıyan kabahatlerde son derece güç bir yoldur. Buna rağmen son senelerde terör bazlı kabahatlerde de kabahatlilerin iadesi oldukça eforlaşmış bir vaziyettedir. Buradaki mesele, sizin terör olarak kabul ettiğiniz bir vakayı uyuşmaya taraf olan ülkenin terör kapsamına dahil etmemesi ya da edememesi sorunudur. Bu anlamda Türkiye özellikle Avrupa devletleriyle ciddi anlamda mesele yaşamıştır ve de yaşamaya devam etmektedir.

Yazar:Emir Karasu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ