Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Judo Sporu ve Tarihçesi

  • 21 Kasım 2021
  • Judo Sporu ve Tarihçesi için yorumlar kapalı
  • 48 kez görüntülendi.
Judo Sporu ve Tarihçesi

Japonların ulusal sporu olan judo; el, kol, bacak çevikliği ve muhtelif beden hareketleri dayanağı ile rakibini alt etme sporudur. Judo sporunda güçten çok sporcunun çevikliği rol oynamaktadır.

4632_1Japonların ulusal sporu olan judo; el, kol, bacak çevikliği ve muhtelif beden hareketleri dayanağı ile rakibini alt etme sporudur. Judo sporunda güçten çok sporcunun çevikliği rol oynamaktadır. Eforu ve gücü yerinde olan birini cılız ve çelimsiz olan bir judocunun alt etmesi klasik bir gidişattır.

Judo sporu 1860 senesinde Jigora Kano tarafından, Jiu-Jitsu ismindeki silahsız korunma teknikleri öğreten tartışma sporundan esinlenilerek geliştirilen bir spordur. Kano cılız ve çelimsiz bir beden yapısına sahip olması onu akranları ile arasında bu büyük farkı kapatmanın yollarını aramaya başlamasına neden oldu. Bu arayışları neticeyi Kano, öğrenim gördüğü Tokyo Üniversitesinde Jiu-Jitsu derslerine katılma kararı aldı. Jiu-Jitsu derslerinden bir hayli teknik bilen Kano, bu bildiği teknikler arasından kafasında geliştirdiği spor ismine üzüntüyeler yaparak bunları geliştirdi. Kano nun Jiu-Jitsu tekniklerinden esinlenerek geliştirdiği bu yeni spor dalına “Judo” ismini vererek, beden gelişiminin yanında, zihin gelişimine de umursayarak güçlü rakiplerinin elinden kurtularak onu yere vurmayı emel edinmiş bir spor dalını ortaya çıkardı. Geliştirdiği spor dalı olan judo için Kano, 1882 senesinde Kadakon mektebini kurarak, geliştirdiği spor dalının süratle tüm dünyaya dağılmasını sağladı.

4632_2

Judo sporunun kendine has giysiyi bulunmakta ve bu giysiye “Judogi” ismi verilmektedir. Judogi uwagi, shtagi ve obi olmak üzere üç parçadan oluşmaktadır. Uwagi, giysinin ceket kısmını oluşturmaktadır. Uwagini boyu kalçaları, kolları ise dirsek ile bilek arasının 4/3 kısmını örtecek biçimde hazırlanmaktadır. Shtagi ise judo giysisinin pantolonuna verilen addır. Shtaginin boyu ise ceketini kolları gibi diz ile ayak bileği arasında bulunan mesafenin 4/3 kısmını örtecek şeklide özel olarak hazırlanmaktadır. Judo elbiselerinin rengi beyaz alarak hazırlanmakta ve uwagi ve shtagi kısımlarında düğme ve fermuar gibi bir detay bulunmamaktadır. Giysinin son parçası olan obi ise kemeridir. Obinin kendine has bağlama biçimi ve sporcunun ustalık derecesine göre değişen renkleri bulunmaktadır. Obi beyaz, sarı, turuncu, yeşil, mavi, kahverengi ve siyah renklerinden oluşmaktadır. Kuşakların siyahı ustalığın sembolü olarak kullanılmaktadır.

Judo sporunun verildiği yere düşünceye dalma anlamına gelen “dojo” ismi verilmektedir. 5-6cm yükseklikte 1×1, 1×2 boyutlarındaki üzeri teknik hareketlere mani olmayacak ve kayma yapmayacak bez ya da sentetik bir madde ile kaplı minderlerin yan yana dizilerek 12×12, 10×10 gibi miktarlardaki alan üzerinde oynanmaktadır Minderlerin renkleri sarih pastel yeşili ve kırmızı renklerde dizayn edilmektedir. Reyin alanı en az 6 x 6 m ila 8 x 8m olacak biçimdeki boyutlarda yarışma alanı rengi pastel yeşili olarak hazırlanır ve onun çevreyi en az 8 x 8 m ile 10 x 10 m boyutlu kırmızı olarak zom bölgesi ve bunu çevreleyen yeniden yarışma alanı renginde en az 12 x 12 m ila 16 x 16 m boyutunda güvenlik alanından oluşmaktadır. zom bölgesi: riskli bölge

4632_3

Judo sporunda, rakiplerin birbirlerine el ve ayak ile vurması yasaktır. Reyin içinde rakiplerden birinin bir puan alması, oyunu kazanma nedenidir. Oyuncu rakibini yerde 25 saniye hareketsiz vazgeçebilirse ya da rakibini fırlatabilirse bir puan alarak oyunu kazanmaktadır. Fırlatış esnasında rakip yere sırt üstü düşmeli ve atış efor, hakimiyet ve süratle yapılması halinde fırlatışı yapan oyuncu bir puan alarak ippon ismi verilen puanlama ile oyunu almaktadır. Judo sporunda dört değişik ceza kaideyi bulunmaktadır. Cezalarda rakibe minik cezalar koko, büyük cezalar ise yuko kazandırır. Koko ve yuko cezaları oyunun denk vaziyette kalması gidişatında kullanılarak, koko ve yuko sahibinin oyunu almasına neden olur. Cezaların en büyüğü ve risklisi ise hansuku-make penaltısıdır ve işlenmesi gidişatında karşı taraf hükmen galip gidişatına geçmektedir.

Türkiye de Judo 1950 senesinde büyümeye başlayarak, Güreş Federasyonu bünyesinde federe olarak 1962 senesinde faaliyete başlamıştır. İlk olarak Tokyo olimpiyat oyunlarına girerek Türkiye de olimpik bir dal olmayı muvaffak olmuş ve sonrasında da 1966 senesinde Güreş Federasyonundan dağılarak bağımsız bir federasyon olmuştur. Türkiye de bağımsızlığını kazana judo 1967 senesinde de ilk Türkiye şampiyonası tertip edilmiştir. 1882 senesinde büyük bir süratle tüm dünyaya dağılmaya başlayarak günümüze kadar gelen judo, günümüzde de popülerliğini gözetmektedir. Türkiye de rakamsız judo kursu bulunmakta ve rağbet gören bir spor dalı olma özelliğini gözetmektedir.

Yazar:Züleyha Günay

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ