Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

İnsanların % 65’i Neden Süt İçemez, Bunun Genlerle İlgisi Var mıdır?

  • 22 Nisan 2021
  • İnsanların % 65’i Neden Süt İçemez, Bunun Genlerle İlgisi Var mıdır? için yorumlar kapalı
  • 99 kez görüntülendi.

Bugün insan popülasyonunun toplam % 65’inde laktoz intoleransı LI vardır ve hayvan sütü içtikleri zaman kramp ve kabarıklık gibi semptomlar yaşamaktadırlar. Çoğu memeli tipik olarak katı besinlere geçtikten sonra hayvan sütünü hazmetmeyi vazgeçerler. İnsan popülasyonunun öteki % 35’i sütten kesildikten sonra tehlikesiz bir biçimde hayvan sütü harcayabilir, başka bir deyişle laktaz kalıcılığı LP vardır. Arkeologlar bu gidişatın […]

Bugün insan popülasyonunun toplam % 65’inde laktoz intoleransı LI vardır ve hayvan sütü içtikleri zaman kramp ve kabarıklık gibi semptomlar yaşamaktadırlar. Çoğu memeli tipik olarak katı besinlere geçtikten sonra hayvan sütünü hazmetmeyi vazgeçerler. İnsan popülasyonunun öteki % 35’i sütten kesildikten sonra tehlikesiz bir biçimde hayvan sütü harcayabilir, başka bir deyişle laktaz kalıcılığı LP vardır. Arkeologlar bu gidişatın 7.000-9.000 sene evvel Kuzey Avrupa, Doğu Afrika ve Kuzey Hindistan gibi yerlerdeki muhtelif süt mahsulleri toplulukları arasında büyüyen genetik bir özellik olduğuna inanmaktadırlar.

Laktoz İntoleransı Tersi veya Laktaz Kalıcılığı İspatları

İnsanların % 65'i Neden Süt İçemez, Bunun Genlerle Alakası Var mıdır?Erişkinlerde süt içme beceriyi olan laktaz kalıcılığı veya laktoz intoleransının tersi, başka memelilerin evcilleştirilmesiyle birlikte insanlarda ortaya çıkan bir özelliktir. Laktoz, insanlar, inekler, koyunlar, develer, atlar ve köpekler dahil olmak üzere hayvansal sütteki ana karbonhidrattır disakkarit şekeri. Gerçekte memeli olan bir yavruya, annesi süt verir ve anne sütü, insan dahil olmak üzere tüm bebekler ve tüm çocuklar için ana enerji kaynağıdır.
Sıradanda memeliler laktozu işleyemezler ve bundan dolayı doğuştan tüm memelilerde laktaz veya laktaz-phlorizin-hidrolaz, LPH ismi verilen natürel bir enzim bulunmaktadır. Laktaz, laktoz karbonhidratı kullanılabilir parçalara glikoz ve galaktoz ayırır. Memeli olgunlaştıkça ve anne sütünün ötesine geçerek sütten kesildiğinde, laktaz imali eksilir: sonunda, erişkin memelilerin çoğu laktoza hoşgörüsüz hale kazanç.
Bununla birlikte genelin takribî % 35’inde, bu enzim sütten kesildikten sonra işlevine devam eder ve o enzimi çalışmaya devam eden erişkinler hayvan sütünü güvenle harcayabilirler ve buna laktaz kalıcılığı LP özelliği denmektedir. İnsan popülasyonunun öteki % 65’i laktoza tahammülsüzdür ve bazı şikayetler olmadan süt içemezler. Hazmedilmemiş laktoz ince bağırsakta bekler ve değişik seviyelerde ishal, kramplar, kabarıklık ve kronik kabarıklık şikayetlerine neden olmaktadır.

İnsan Popülasyonlarında LP Özelliğinin Sıklığı

Dünya popülasyonunun % 35’inin laktaz kalıcılık özelliğine sahip olduğu doğru olsa da, sahip olma ihtimali büyük miktarda coğrafyaya, bireyin ve atalarının nerede yaşadığına bağlıdır. Bunlar, oldukça ufak numune ebatlarına dayalı varsayımlardır.
• Doğu ve Güney Avrupa: % 15-54’ü LP enzimine sahiptir
• Orta ve Batı Avrupa: % 62-86
• Britanya Adaları ve İskandinavya:% 89-96
• Kuzey Hindistan: % 63
• Güney Hindistan: % 23
• Doğu Asya, Yerli Amerikalılar: Ender
• Afrika: Sığır pastoralistleriyle ilişkili azami yüzdelere sahip kumpassız
• Orta Doğu: Kumpassız, deve pastoralistleriyle ilişkili azami yüzdelere sahip
Laktaz kalıcılığındaki coğrafi başkalaşımın sebebi, orijinleri ile alakalıdır. LP’nin memelilerin evcilleştirilmesi ve daha sonra sütçülüğün getirilmesi sebebiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Sütçülük ve Laktaz Kalıcılığı

Süt ve süt mahsulleri için sığır, koyun, keçi ve deve yetiştiriciliği, takribî 10.000 sene evvel Türkiye’de keçilerle başlamıştır. Eksiltilmiş laktoz süt mahsulü olan peynir ilk olarak takribî 8.000 sene evvel, Batı Asya’daki buluş edilmiştir. Peynir yapıldığında laktoz bakımından zengin peynir altı suyunu uzaklaştırır. Bu da sütü güvenle harcayabilen şahısların azami yüzdesinin, sütçülüğün buluş edildiği batı Asya’da değil, Britanya Adaları ve İskandinavya’dan geldiğini göstermektedir. Analistler, sütün tehlikesiz bir biçimde harcanabilmesinin, 2.000-3.000 seneden fazla geliştirilen süt tüketimine cevap olarak genetik olarak seçilmiş bir avantaj olduğuna inanmaktadırlar.
İnsanların % 65'i Neden Süt İçemez, Bunun Genlerle Alakası Var mıdır?Yuval Itan’ın yürüttüğü genetik çalışmalar, Avrupa laktaz kalıcılığı geninin Avrupalılarda laktaz geni -13,910 * T, Avrupa’da sütçülüğün çoğalmasıyla beraber 9.000 sene evvelinde ortaya çıktığı tespit edilmiştir. -13.910: T geni, tüm Avrupa ve Asya’daki popülasyonlarda bulunur, ancak her laktaz kalıcı bireyde -13,910 * T geni yoktur. Afrika pastoralistlerinde laktaz kalıcılık genine -14,010 * C denir. Yakın zamanda belirlenmiş öteki LP genleri arasında Finlandiya‘da -22.018: G> A; ve -13.907: Doğu Afrika’da G ve -14.009 vb.dir. Kuşkusuz henüz belirlenmemiş başka gen varyantları vardır. Bununla beraber, hepsi muhtemelen erişkinlerin süt tüketimine olan güvenin bir neticeyi olarak ortaya çıkmıştır.

Kalsiyum Asimilasyon Tahmini

Laktaz kalıcılığının İskandinavya’da bir çoğalış kazanmış olabileceğini düşündüren bir nokta da kalsiyum asimilasyon tahminidir. Zira yüksek enlem bölgelerinde olan güneş ışığı cilt tarafında D vitamininin yeterli derecede birleşimlenmesi için yeterli değildir. Ve hayvan sütünden elde etmek son zamanlarda yararlı bir seçenek olacaktır. Öteki taraftan Afrika sığır pastoralistlerinin Deoksirübo Nükleik Asit dizileri üzerine yapılan çalışmalar, -14.010 * C değişiniminin takribî 7.000 sene evvel, D vitamini beceriksizliğinin netlikle mesele olmadığı bir yerde alana geldiğini göstermektedir.

TRB ve PWC

Laktaz/laktoz kuramları, İskandinavya’da tarımın gelişiyle alakalı olan ciddi münazaraları, seramik stillerini, Huni Beher kültürü Almanca Tricherrandbecher kısaltılmışı olan TRB ve Pitted Ware tarafından adlandırılan iki grup kültürü PWC müzakeresini araştırmaktadır. Akademisyenler, PWC’nin takribî 5.500 sene evvel Akdeniz bölgesinden gelen TRB tarımcılarının kuzeye göç ettiği İskandinavya’da yaşayan avcı-toplayıcılar olduğuna inanmaktadırlar. Münakaşa, iki kültürün birleşip birleşmediği veya TRB’nin PWC’nin yerini aldığını göstermektedir. İnsanların % 65'i Neden Süt İçemez, Bunun Genlerle Alakası Var mıdır?
İsveç’te bulunan PWC kabirlerinde yapılan Deoksirübo Nükleik Asit çalışmalar LP geninin varlığı dahil, PWC grubunun çağdaş İskandinav popülasyonlarından değişik genetik yapıda olduğunu tespit etmiştir. Çağdaş İskandinavlar T allelinin yüzdelerine yüzde 74 PWC’ye mukayeseyle çok daha yüksek Yüzde 5, TRB replasman varsayımını desteklemektedir.

Khoisan Çobanları ve Avcı-Toplayıcılar

2014 tarihinde yapılan iki çalışmada Breton ve ark. Ve Macholdt ve ark., Güney Afrikalı Khoisan avcı-toplayıcı ve pastoralist gruplar arasındaki laktaz kalıcılık alellerini incelenmiştir. LP. “Khoisan”, tıklama şöhretsizleriyle Bantu dillerini konuşan insanlar için kullanılan ortaklaşa bir terimdir ve takribî 2.000 sene evvel sığır çobanları olduğu öğrenilen Khoe avcı-toplayıcılar olarak belirlenmektedir. Her iki grubun da prehistorya süresince büyük miktarda izole kaldığı zannedilmektedir.
Son arkeolojik bulgularda; LP alellerinin varlığı, Khoisan ulusu arasında Bantu dillerinin ortak unsurları ve Namibya’daki Leopard Mağarası’nda koyun pastoralizminin gibi ispatlanmıştır. Akademisyenlere Afrika Hoisan’ın izole olmadığı, bunun yerine Afrika’nın öteki bölgelerinden gelen bir hayli göçten kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Çalışma, çağdaş Güney Afrika popülasyonu, avcı-toplayıcıların torunları, sığır ve koyunların LP alellerinin kapsamlı bir çalışmasını kapsamaktadır. Pastoralistler ve agropastoralistler; Khoe hayvan sürüsü grupları LP alelinin Doğu Afrika versiyonunu -14010 * C orta frekanslarda taşıdıklarını ve muhtemelen Kenya ve Tanzanya’dan pastoralistlerden geldiğini belirtmişlerdir. LP aleli, Angola ve Güney Afrika’daki Bantu ve San avcı-toplayıcıları arasında yoktur veya çok düşük frekanslardadır. Araştırmalar, en az 2000 sene evvel, yayıldırıcılığın ufak bir grup olan Doğu Afrikalı muhacir tarafından Güney Afrika’ya getirildiği, asimile edildiği ve uygulamalarının mahallî Khoe grupları tarafından kabul edildiği neticesine varmışlardır.

Neden Laktaz Kalıcılığı?

Bazı insanların memeli sütünün tehlikesiz bir biçimde harcanmasına izin veren genetik varyantlar, konutsal operasyon yapılırken takribî 10.000 sene evvel ortaya çıkmıştır. Bu varyasyonlar, geni olan popülasyonların perhiz repertuarını genişletmesine ve perhizlerine daha fazla süt ilave etmesine izin vermektedir. Bu tercih, insan üremesi ve yaşamda kalması üzerinde eforlu bir tesire sahip olan insan genomundaki en eforlu tercihtir.
Bununla beraber, bu varsayım altında, daha yüksek süt bağımlılığı olan göçebe çobanlar gibi popülasyonların daha yüksek LP frekanslarına sahip olması manalı görünmektedir: ancak bu her zaman doğru değildir. Asya’da uzun vadeli çobanlar oldukça düşük frekanslara sahiptir Moğollar yüzde 12; Kazaklar yüzde 14-30. Sami ren geyiği avcılarının LP sıklığı İsveç popülasyonunun geri kalanından daha düşüktür yüzde 91’e karşı yüzde 40-75. Bunun sebebi, değişik memelilerin değişik laktoz konsantrasyonlarına sahip olması veya henüz sütün henüz tespit edilmemiş sıhhat uyarlamayı olabilmesidir. Bazı analistler buna ilave olarak, bireyin perhizinde daha fazla yer aldığı zaman, ekolojik stresli yarıyıllarda genin ortaya çıktığını ve sütün negatif tesirlerinin daha az sezildiğini ileri sürmüşlerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ