Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hümik Asit ve Fulvik Asit Nedir, Sıhhate Faydaları Nelerdir?

  • 27 Nisan 2021
  • Hümik Asit ve Fulvik Asit Nedir, Sıhhate Faydaları Nelerdir? için yorumlar kapalı
  • 197 kez görüntülendi.

Hümik ve fulvik asitler, nebat ve hayvanların natürel çürümelerinin neticesinde elde edilen bileşen maddelerdir. Bu organik asitler, tarih evveli birikintilerde bulunur. Hümik asitler tamamen ayrışmış organik hayat yıkıntılarıdır ve ağırlıkları yüksek ve koyu kahve renkli olan uzun zincirli moleküllerdir. Tek bir asit değillerdir. Aksine hümik asit, alkali çözeltilerde çözülebilen bir hayli değişik asitin kompleks bir karışımını […]

Hümik ve fulvik asitler, nebat ve hayvanların natürel çürümelerinin neticesinde elde edilen bileşen maddelerdir. Bu organik asitler, tarih evveli birikintilerde bulunur. Hümik asitler tamamen ayrışmış organik hayat yıkıntılarıdır ve ağırlıkları yüksek ve koyu kahve renkli olan uzun zincirli moleküllerdir. Tek bir asit değillerdir. Aksine hümik asit, alkali çözeltilerde çözülebilen bir hayli değişik asitin kompleks bir karışımını ifade eden geniş bir terimdir. Natürel olarak topraklarda, ummanlarda ve ırmaklarda tabiatın hayat döngüsünün bir parçası olarak var olurlar.
Hümik asit, 80 milyon senelik devam eden bir ıslatma sürecinin yan mahsulüdür. Humat hümik asitten türetilen olarak öğrenilen bir yan mahsul oluşturan natürel bir jeolojik süreçtir. Antik deniz likeni, nebat, nebat örtüsü ve meyve ağaçlarının zamanla sıkışması şekline reelleşir. Organik bileşiklerin 80 milyon sene süresince tazyik ve sıcaklık gibi jeolojik şartlarla bir araya getirilmesi, hümik asidi bu kadar özel yapan özelliktir. Daha Önceki deniz likeni ve nebat örtüsü çok uzun bir zaman evvel dünyanın bazı bölgelerine gömüldükten sonra bu nebatlar ve deniz likeni, insan sıhhatine büyük miktarda fayda sağladığı ispatlanmış yeni maddeler oluşturmuştur ve bunlara hümik asit denir ve yeni bir bulgu değildir. Hümik Asitlerden ilk kez 1761 senesinde Gottschalk Wallerius tarafından yayınlanan ilk bir yazı da laf edilmiştir ve daha sonra 1786’da K. Archard tarafından ayrıntılı bir biçimde araştırılmıştır.

Hümik Asit ve Fulvik İsyankarda Neden Lüzum Vardır?

Hümik asit, moleküler yapıya eş, ancak faydaları ve kimyevi yapısı ile eşsiz olan bir alt-bileşene sahiptir ve buna Fulvik Asit denir. İkisi beraber Hümik ve Fulvik Asit, iz mineralleri de dahil olmak üzere çok muhtelif mineralleri kapsar. Mineraller sıhhatin her güzergahı için lüzumludur. Kemik gelişimi, kalp atış sürati kumpaslılığı, kalp sıhhati, göz sıhhati, sindirim sıhhati, akılsal sıhhat, vitaminler ve enzimler gibi öteki yiyeceklerle beraber çalışmak için mineralleri bedenin bir hayli kimyevi tepkinini ve öteki işlevlerini yerine getirmekten mesul hale getirmektedir. Bedende bir şey ufalanmaya başladığında, hemen hemen her zaman bir mineral noksanlığı ile ilişkilendirilebilir.

Neden Yiyeceklerden Mineral Alınamıyor?

Gıdalardan yeterince mineral alamamak için bir hayli neden vardır. En büyük iki neden, toprak harcama usullerini çoğunlukla gübreler ve böcek ilaçları olmak üzere tarım kimyevilerini kullanan büyük ölçekli ticari tarımın başlangıcıdır. 100 sene evvel, çiftçiler zengin kompostu toprağa tekerrür gübre olarak koyarak mahsulleri döndürür ve tarlaların dinlenip iyileşmesini sağlarlardı. Ancak, gıda imal sistemi bu kadar ticari hale geldiğinden, çiftçilerin yiyecek maddelerini toprağa bu kadar büyük oranda geri koymaları olası değildir. Aynı zamanda ekonomik olarak olası değildir.

Humik ve Fulvik Asitler Nasıl Kullanılır?

Hümik Asit ve Fulvik Asit Nedir, Sağlığa Yararları Nelerdir?Humik ve fulvik asidin insan bedeni üzerindeki biyokimyası ve pozitif tesiri dört tümceye kolaylaştırılabilir:
• Hümik ve fulvik asitler, bol ölçüde mineral veren antik maddelerdir.
• Mineraller sıhhat ve uzun ömür için temeldir.
• Humik ve fulvik asitler bedenin, hastalık ihtiyata veya hastalık semptomları gibi bedendeki emin biyolojik işlevleri faal hale getiren fizyolojik anahtarları faal hale getirmek için asimile ederler.
• Sıhhat için zorunlu olan bu mineralleri başka hiçbir yerde bulunmaz. Beden zati manevi olarak mineralleri nasıl asimile edeceğini öğrenmektedir

Biyolojik Olarak Kullanılabilir Hümik Asit Kaynakları Nelerdir?

Beden tarafından tesirli bir biçimde hümik asit kullanılamıyorsa rastgele bir destekte olduğu gibi, yalnızca içerik bakımında zengin bir idrar üretilir. Ve ne yazık ki, hümik ve fulvik dayanaklar mevzubahisi olduğunda çözülmesi gereken bir hayli bilgi vardır. Araştırmada niteliğin tanımlanmasına destekçi olacak dört yol bulunur:
Çözülme: Biyolojik olarak elde edilebilir ve saf hümik ve fulvik asitlerin ne kadar saf olduğunu söylemenin bir yolu olarak ne kadar iyi çözündüklerini ve suya bağlandıklarını görmektedir. Hümik ve fulvik asidi ne kadar ince ve yoğunlaştırırsa, bedene o kadar fazla biyolojik olarak erişilebilir olur ve suda o kadar basit ve süratli bir biçimde çözünür.
PH kıymetini ölçmek: Biyolojik olarak kullanılabilir olan humik ve fulvik asitlerin ne kadar saf olduğunu tanımlamanın bir başka yoludur ve pH’ı ölçmek demektir. Yüksek nitelikli bir hümik / fulvik asit kaynağı, pH’ı en az 10 olan çok alkali olmalıdır.
Laboratuar testleri: Saflığı test etkenin son yolu laboratuvarlardan geçmektedir. Organik mi? GDO mu? Asit yağmuru ile temas etti mi? Kirlenmiş mi? Hümik ve fulvik asidin saflığını test etmek için her zaman bir laboratuvar testi yapılmalıdır.
Kaynak bulunduğu yer: Önde gelen bir humik ve Fulvik asit analisti olan Antony Haynes, New Meksiko dadan gelen humik ve fulvik asidin dünyadaki azami nitelik olduğunu tanımlamıştır.

Hümik ve Fulvik Asidin Verimleri

Gıda talebindeki mineraller eksildikçe, sıhhat meseleleri kaçınılmaz olarak çoğalış göstermektedir. Misalin, bir hayli kalp rahatsızlığı, krom, bakır, magnezyum, selenyum ve potasyum gibi mineral yetersizlikleriyle ilişkilidir. Mineraller için ehemmiyetli rol oynayan humik ve fulvik asidin sıhhat yararlarından kimileri alttaki gibidir;
1. Çoklu hastalıklardan korunma: Magnezyum gibi bir mineralde dahi bir yetersizlik onlarca sıhhat şartı ile ilişkilendirilebilir ve Hümik Asit ve Fulvik Asit Nedir, Sağlığa Yararları Nelerdir?tiroit, endokrin sistem, kalp, kemikler ve bedenin öteki kısımlarını etkileyebilir. Hümik ve fulvik asit hastalıklardan korunmada fayda sağlar.
2. Soğuk algınlığı: 1991 senesinde yapılan bir çalışma, kumpaslı hümik asit ve fulvik asit dozlarının, soğuk algınlığı semptomlarını süratli ve rahat bir biçimde rahatlatmaya destekçi olabileceğini tespit etmiştir.
3. Bronşitle mücade: Bir 1984 senesinde çalışması Fulvik/Humik asitlerin kronik bronşitte kullanılmasına dair analiz yapmış ve bunların semptomları rahatlatmada ananesel ilaç rehabilitasyonlarından daha tesirli olduğunu tespit etmiştir.
4. Yiyecek taşınımı: Fulvik asit, mineraller ve metallerle basitçe birleşerek kökleri, nebat kökleri için uygun hale getirmektedir ve hücre duvarlarından basitçe emilmektedir. Genellikle çok hareketli olmayan demir gibi mineralleri nebat yapılarında rahatça taşınabilmektedir.
5. Kanserle gayret: Özofagus urlarına neden olan kanserli hastalar, iki sene süresince humik bir özü çözeltisi ile rehabilitasyon edildiklerinde kanserli vaziyete urun ilerlemesini önlemede % 100 galibiyet oranına sahiplerdir.
6. Tiroid sıhhati: 1982 tarihli bir çalışma, hümik maddelerle yapılan enjeksiyonların, tiroit urlarının gelişmesini durdurmada % 90 kadar yüksek oldukça tesirli olduğu bulunmuştur.
7. Uyku niteliğini artırma: Hümik ve fulvik asitleri başka emeller için kullanan hastaların çoğunluğu da daha iyi uyku bildirmişlerdir.
8. Hücrelerin korunma mekanizmalarını virüslere karşı korunmasında: Coxsackie A9 virüsü, influenza A virüsü ve herpes simpleks tip 1 virüsüne sahip bireylerde ile yapılan ön çalışmalarda, Humik maddelerin her iki üryan sarılmış Deoksirübo Nükleik Asit virüsüne karşı tesirli olduğu tespit edilmiştir.
9. Hemorajik ateş: Hemorajik Ateş, kanamayı durduran, kan dolaşımını geri
yükleyen, pıhtıları gideren, anti-viral olan ve bağışıklık sistemini ehemmiyetli miktarda kuvvetlendirmektedir. Sıradanda rehabilitasyon edilemeyen epidemik olan hemorajik ateş hastalarında humik özütlerle yapılan çalışmada ateşi zaferle rehabilitasyon etmiştir.
10. Bedenden pestisitleri temizletme: Yapılan çalışmalarda hümik asidin paraquat gibi toksik pestisitleri böldüğü ve bedenden uzaklaştırılmasına destekçi olduğu tespit edilmiştir.
11. Hücrelerdeki elektrik balansı: Fulvik asitin hücre ömrünü dengelemek için eforlu bir organik elektrolit olduğu ispatlanmıştır. Fertsel hücre klasik kimyevi balansına geri getirilip elektriksel potansiyelini geri kazanırsa, sıradanda nebat ve hayvan hücresi içinde vefat ve bölünmenin alana geleceği bir hayat elde edilmiş olacaktır.
12. Bağışıklık kuvvetlendirme: Muhtelif virüslere karşı korunmaya destekçi olabilecek fulvik ve humik asitlerin immün çoğaldırıcı özellikleri belirlenmiştir. Çin’deki çalışmalar, çocukların daha evvel rehabilitasyona cevap vermeyen viral solunum yolu hastalığı için humik maddelere cevap verdiğini göstermiştir.
13. Ülserler: Ülserler ve cilt hastalıkları dâhil olmak üzere cilt şartlarının giderilmesine destekçi olmak bu asitler harici olarak maskeler, kümes hayvanları ve banyolar olarak kullanılmıştır. Yapılan bir çalışmada ülserler için fulvik / hümik mineral banyolarının kullanılmasıyla% 90’dan fazla galibiyet oranı bulunmuştur.1991 senesinde yapılan bir çalışma, aynı tesiri iç ülserler üzerinde de bulmuştur.
14. Sızı kesici: Fulvik/humik’i öteki sıhhat emelleri için kullanan hastalar, daha iyi bir uyku olduğu kadar daha az sızı yaşadıklarını rapor etmişlerdir.
15. Özgür radikalleri eksiltme: 1995 senesinde yapılan bir çalışmada, bu iki asidin bedendeki özgür radikallerin tesirini eksiltebildiği bulunmuştur.
16. Mineral yardımları: Faal insanlar bedenindeki mineralleri terleyerek harcarlar. Daha yüksek etkinlik seviyeleri sebebiyle, yalnızca performanslarını negatif güzergahta etkilemekle Hümik Asit ve Fulvik Asit Nedir, Sağlığa Yararları Nelerdir?kalmayıp aynı zamanda sıhhatlerini de tehlikeye sokan sporcular için ekstra, karşılanmamış beslenme arzları olmuştur. Başka Bir Deyişle sporcular faal ve fulvik ve humik mineraller bedende mineral seviyelerini yenilemenin bir yoludur.
17. İhtiyarlama karşıtı tesirler: Çin’deki sağlık kurumu çalışmaları, 60-90 yaş arası yaşlı hastaların fulvik asitle rehabilitasyon edildiklerinde, iştahlandıkları daha iyi yattıklarını ve daha devingen olduklarını göstermektedir. Hindistan’dan gelen öteki sağlık kurumu çalışmaları, fulvik asitlerin demans semptomlarına destekçi olabilecek eforlu bir ihtiyarlama karşıtı terapi olarak kabul edildiğini göstermektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ