Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku

  • 22 Nisan 2021
  • Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku için yorumlar kapalı
  • 62 kez görüntülendi.
Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku

Geçmişten günümüze kadar “Hukuk nedir?” suali üzerine çok rakamda fikir ortaya atılmıştır. Ancak ortak bir tanım yapılamamıştır. Bunun nedenini incelediğimizde “hukuk” teriminin soyut bir kavram olduğu, kişilerin bilgi ve tecrübelerine göre subjektif şekilde değerlendirildiği görülür. Aynı zamanda hukuk, içinde bulunduğu zaman diliminde sosyoloji, psikoloji, iktisat, hukuk tarihi ve felsefesi gibi bilim dalları ile ilgili olduğu […]

Geçmişten günümüze kadar “Hukuk nedir?” suali üzerine çok rakamda fikir ortaya atılmıştır. Ancak ortak bir tanım yapılamamıştır. Bunun nedenini incelediğimizde “hukuk” teriminin soyut bir kavram olduğu, kişilerin bilgi ve tecrübelerine göre subjektif şekilde değerlendirildiği görülür. Aynı zamanda hukuk, içinde bulunduğu zaman diliminde sosyoloji, psikoloji, iktisat, hukuk tarihi ve felsefesi gibi bilim dalları ile ilgili olduğu için aralarında karşılıklı etkileşim mevzubahisidir. Natürel olarak da bu bilim alanları birbirlerini etkilemektedirler.
Bu zamana kadar “hukuk” kavramı üzerine yapılan belirlemelere bakıldığında bu vaziyeti net olarak görmek olasıdır. Örneğin; 18. Asırda yaşamış olan Alman Filozof Immanuel Kant; “Hukukçuların hali hazırda hukukun tanımını bulamadıklarını, hukukun gerçek emelinin ise Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukukuirade hürriyetinin korunması” olduğunu açıklamıştır. Kavramın kelime kökenine bakıldığında “hukuk” kelimesinin Arapça’dan dilimize geçtiği ve “hak” anlamına geldiği görülmüştür. Türk Dil Müesseseyi de hukuk kelimesini “Cemiyeti tertip eden ve devletin yaptırım eforu ile desteklenmiş kaideler tamıdır.” sözleriyle açıklamıştır. Ana hatlarıyla kabul görmüş tanımına bakıldığında ise “hukuk, cemiyet içinde kişilerin birbirleri ve devlet ile olan ilişkilerini tertip eden ve uyulması maddi yaptırıma bağlanmış kaidelerdir.”

Örf ve Adet Hukuku Nedir?

Örf ve adet hukuku, hukukun yazısız kaynağını oluşturan, ikinci derecede bir hukuk kaynağı olarak kanun boşluğunu dolduran, milletin vicdanından doğmuş kaideler tamıdır.
Örf ve adet hukuku alanında da teorik müzakereler mevzubahisidir. Kabul görmüş açıklamalar açısından bakıldığında bir cemiyette sürekli olarak tekerrür edilen tutumlar, belli bir zaman sonunda kişilerce benimsenerek bir örf ve adet hukuku kaideyi alana getirir. Dolayısıyla bir örf ve adet kaidesinin oluşabilmesi için bu tutumun uzun zaman süresince yinelenmesi gereklidir.
Kişilerin herhangi bir vaka ile karşılaştıklarında sergiledikleri tavır şekilleri, cemiyette yaşayan diğer insanlar tarafından da yinelendiğinde bu tavır stilinin mecburii olduğu kanıi yerleşmiş demektir. Zamanla da bu tavır biçimi bir örf ve adet hukuku kaideyi haline gelir.
Türk Tüzük’sında yazılı kaynaklar birincil ehemmiyete sahip olmakla birlikte örf ve adet hukuku, yazısız kaynaklar kısmında yer alır. İngiliz Tüzüğünde ise bu vaziyet değişiktir. İngiltere’de örf ve adet hukuku, yazılı hukuka göre daha yaygındır. İngiliz Tüzüğü, örf ve adet şeklinde olan yazısız bir tüzüktür. Örf ve adet hukuku, İngiliz tüzüğünün büyük çoğunluğunu oluşturmakla birlikte birincil ehemmiyete sahip bulunmaktadır.

Örf ve Adet Hukukunun Unsurları

-Sürekli Uygulama: Cemiyet içindeki bireylerin, bir vaka karşısında takındıkları tutumun süreklilik göstermesidir. Bu tutumun ne kadar zaman devam etmesi gerektiğine dair kesin bir zaman sınırlaması yapmak doğru değildir. Zira bu vaziyet sürekli değişen cemiyet ve etraf dinamiklerine bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.
-Doğan ananeye uymanın mecburii olduğu düşüncesinin yerleşmesi: Bu kaideye manevi psikolojik unsur da denilmektedir. Bir geleneğin örf ve adet hukuk kaideyi olabilmesi için kişilerin zihnine “o tavır stiline uymanın mecburii bir vaziyet olduğu” düşüncesinin yerleşmesi gerekir.
Bazı hukukçular bu iki koşulun yanında devletin yaptırım eforu ile kuvvetlendirilmiş olma kaidesini de öne sürmüşlerdir. Buna hukuki unsur da denilmektedir.

Örf ve Adet Hukukunun Rolü

Örf ve adet hukuku, kanun boşluğu ile karşılaşan hakimlerin uymak zorunda oldukları kaidelerdir. Örf ve adet hukuku kaidesini uygulama gerekliliği Medeni Kanun’a sabreder. Türk Medeni Kanunu Madde 1/I’de “Kanunda uygulanabilir bir karar yoksa hakim, örf ve adet hukukuna göre karar verir.”denilerek örf ve adet hukukunun önemi de belirtilmiştir.Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku
Örf ve adet hukuku kaideleri; genel ve özel olmak üzere iki’ye dağılmıştır. Genel örf ve adet hukuk kaideleri, ülke genelinde uygulanabilen kaidelerden oluşmaktadır. Ortakçılık ve yarıcılık misal verilebilir. Ortakçılık; inek,manda gibi ürün veren hayvanlarla ilgili bir örf ve adet hukuk kaideyi iken, Yarıcılık elverişli tarım toprakları ile ilgili hukuk kaideyidir. Özel örf ve adet hukuku kaideleri ise ülkenin belli bir kısmında uygulanma imkanı bulmakla birlikte bazı iş grubuna dahil olan kişiler tarafından da benimsenmiş kaidelerdir. Örneğin Ege bölgesinde uygulanan Paftos, özel örf ve adet hukuku kaideyidir. Paftos, başkasına ait tarım arazisinde bağ yetiştirmektir. Belli bir iş grubuna dahil olan kimseler arasında da ticari örf ve adet hukuku kaideleri geçerlidir. Tacirler arasında sıklıkla uygulanan kaidelerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
maltepe escortümraniye escort