Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku

  • 22 Nisan 2021
  • Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku için yorumlar kapalı
  • 109 kez görüntülendi.

Geçmişten günümüze kadar “Hukuk nedir?” suali üzerine çok rakamda fikir ortaya atılmıştır. Ancak ortak bir tanım yapılamamıştır. Bunun sebebini araştırdığımızda “hukuk” teriminin soyut bir kavram olduğu, bireylerin bilgi ve deneyimlerine göre subjektif biçimde değerlendirildiği görülür. Aynı zamanda hukuk, içinde bulunduğu zaman diliminde sosyoloji, psikoloji, iktisat, hukuk tarihi ve felsefesi gibi bilim dalları ile alakalı olduğu […]

Geçmişten günümüze kadar “Hukuk nedir?” suali üzerine çok rakamda fikir ortaya atılmıştır. Ancak ortak bir tanım yapılamamıştır. Bunun sebebini araştırdığımızda “hukuk” teriminin soyut bir kavram olduğu, bireylerin bilgi ve deneyimlerine göre subjektif biçimde değerlendirildiği görülür. Aynı zamanda hukuk, içinde bulunduğu zaman diliminde sosyoloji, psikoloji, iktisat, hukuk tarihi ve felsefesi gibi bilim dalları ile alakalı olduğu için aralarında karşılıklı etkileşim mevzubahisidir. Natürel olarak da bu bilim alanları birbirlerini etkilemektedirler.
Bu zamana kadar “hukuk” kavramı üzerine yapılan belirlemelere bakıldığında bu vaziyeti net olarak görmek muhtemeldir. Misalin; 18. Asırda yaşamış olan Alman Feylesof Immanuel Kant; “Hukukçuların hali hazırda hukukun tanımını bulamadıklarını, hukukun reel emelinin ise Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukukuistem hürriyetinin korunması” olduğunu açıklamıştır. Kavramın kelime orijinine bakıldığında “hukuk” kelimesinin Arapça’dan dilimize geçtiği ve “hak” anlamına geldiği görülmüştür. Türk Dil Müesseseyi de hukuk sözcüğünü “Cemiyeti tertip eden ve devletin yaptırım eforu ile desteklenmiş kaideler tamıdır.” laflarıyla açıklamıştır. Ana hatlarıyla kabul görmüş tanımına bakıldığında ise “hukuk, cemiyet içinde bireylerin birbirleri ve devlet ile olan ilişkilerini tertip eden ve uyulması parasal yaptırıma bağlanmış kaidelerdir.”

Örf ve Adet Hukuku Nedir?

Örf ve adet hukuku, hukukun yazısız kaynağını oluşturan, ikinci derecede bir hukuk kaynağı olarak yasa boşluğunu dolduran, ulusun vicdanından doğmuş kaideler tamıdır.
Örf ve adet hukuku alanında da teorik müzakereler mevzubahisidir. Kabul görmüş açıklamalar açısından bakıldığında bir cemiyette devamlı olarak tekerrür edilen tavırlar, emin bir vakit sonunda bireylerce özümsenerek bir örf ve adet hukuku kaideyi alana getirir. Dolayısıyla bir örf ve adet kaidesinin oluşabilmesi için bu tutumun uzun vakit süresince yinelenmesi lüzumludur.
Bireylerin rastgele bir hadise ile karşılaştıklarında sergiledikleri tavır biçimleri, cemiyette yaşayan öbür insanlar tarafından da yinelendiğinde bu tavır stilinin zoraki olduğu kanıyı yerleşmiş demektir. Zamanla da bu tavır şekli bir örf ve adet hukuku kaideyi haline kazanç.
Türk Tüzük’sında yazılı kaynaklar ilk ehemmiyete sahip olmakla beraber örf ve adet hukuku, yazısız kaynaklar kısmında yer alır. İngiliz Tüzüğünde ise bu vaziyet farklıdır. İngiltere’de örf ve adet hukuku, yazılı hukuka göre daha yaygındır. İngiliz Tüzüğü, örf ve adet biçiminde olan yazısız bir tüzüktür. Örf ve adet hukuku, İngiliz tüzüğünün büyük çoğunluğunu oluşturmakla beraber ilk ehemmiyete sahip bulunmaktadır.

Örf ve Adet Hukukunun Unsurları

-Devamlı Uygulama: Cemiyet içindeki fertlerin, bir hadise karşısında takındıkları tutumun devamlılık göstermesidir. Bu tutumun ne kadar vakit devam etmesi gerektiğine dair kesin bir vakit sınırlaması yapmak doğru değildir. Zira bu vaziyet devamlı değişen cemiyet ve etraf devingenlerine bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.
-Doğan ananeye uymanın zoraki olduğu görüşünün yerleşmesi: Bu kaideye manevi psikolojik unsur da denilmektedir. Bir ananenin örf ve adet hukuk kaideyi olabilmesi için bireylerin zekasına “o tavır stiline uymanın zoraki bir vaziyet olduğu” görüşünün yerleşmesi gerekir.
Bazı hukukçular bu iki koşulun yanında devletin yaptırım eforu ile güçlendirilmiş olma kaidesini de öne sürmüşlerdir. Buna meşru unsur da denilmektedir.

Örf ve Adet Hukukunun Rolü

Örf ve adet hukuku, yasa boşluğu ile karşılaşan egemenlerin uymak zorunda oldukları kaidelerdir. Örf ve adet hukuku kaidesini uygulama lüzumluluğu Medeni Yasa’a katlanır. Türk Medeni Yasau Madde 1/I’de “Yasada uygulanabilir bir karar yoksa dominant, örf ve adet hukukuna göre karar verir.”denilerek örf ve adet hukukunun ehemmiyeti de belirtilmiştir.Hukukun Yazısız Kaynağı Örf ve Adet Hukuku
Örf ve adet hukuku kaideleri; genel ve özel olmak üzere iki’ye dağılmıştır. Genel örf ve adet hukuk kaideleri, ülke genelinde uygulanabilen kaidelerden oluşmaktadır. Ortakçılık ve yarıcılık misal verilebilir. Ortakçılık; inek,manda gibi mahsul veren hayvanlarla alakalı bir örf ve adet hukuk kaideyi iken, Yarıcılık ergonomik tarım toprakları ile alakalı hukuk kaideyidir. Özel örf ve adet hukuku kaideleri ise ülkenin emin bir kısmında uygulanma ihtimali bulmakla beraber bazı iş grubuna dahil olan şahıslar tarafından da özümsenmiş kaidelerdir. Misalin Ege bölgesinde uygulanan Paftos, özel örf ve adet hukuku kaideyidir. Paftos, başkasına ait tarım arazisinde bağ yetiştirmektir. Emin bir iş grubuna dahil olan kimseler arasında da ticari örf ve adet hukuku kaideleri geçerlidir. Tacirler arasında sıklıkla uygulanan kaidelerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ