Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hirohito ve Japonya ‘nın Batıya Açılması

  • 26 Ekim 2021
  • Hirohito ve Japonya ‘nın Batıya Açılması için yorumlar kapalı
  • 96 kez görüntülendi.
Hirohito ve Japonya ‘nın Batıya Açılması

h2Hirohito; 29.04.1901 ‘de Tokyo Aoyama imparatorluk sarayında yarıyılın prensi Yoshihito ‘nun ilk oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Annesi prenses Sadako ‘dur.

Hirohito, eğitim hayatına 1908 senesinde Gakushuin erkek mektebinde başlar. 1912 senesinde dedesinin ölümüyle prens ünvanını alır. 1914 senesinde Gakushuin ‘den alınarak, imparatorluk üyelerine özel prens yetiştirme mektebi olan Togu-gogakumonsho ‘da eğitim görmeye başladı. 1921 ‘e kadar burada da eğitim gördükten sonra, Avrupayı kapsayan bir gezi tasarladı. Yaptığı gezi sayesinde ilk kez yurtdışına çıkan prens oldu. Yurtdışındayken babasının rahatsızlanması üzerine, ülkesine geri dönüp işlerde dayanak etmeye başladı. 1924 senesinde prenses Köjün ‘le dünya evine girdi. Bu konutluluktan iki buçuk sene sonra, 24.12.1926 ‘da imparator Yoshihito ‘nun ölümü üzerine resmen Japonya imparatoru tenno duyuru edildi. Japonya ‘nın 124. imparatoru ve en uzun süren saltanatıyla tarihe geçecekti.

Hirohito hükümdarlığı yarıyılı için ”gösteriye” Aydınlanma ve Barış sloganını seçti. Tenno Hirohito yarıyılına her ne kadar aydınlanma ve barış olarak adlandırsa da kendinden evvelki imparatorların izinden giderek genişleme ve istila siyasetine devam etmekteydi.
Öncelikle Hirohito evveli Japonya ‘nın genişleme siyaseti içinde neler yaptığına kısaca göz atalım:
*1910 Kore ‘nin ele geçirilmesi,
*1918 Rusya ‘ya savaş duyuru edilmesi,
*1919 Güney Pasifikte bulunan Almanya kolonisi adaların ele geçirilmesi,
*1919 Çin’e savaş duyuru edilmesi Hirohito yarıyılına kadar yapılan işlerdi.

hJaponya ‘nın gayeyi Asya ‘da üstün efor haline gelmekti. Milliyetçi imparatorluk askerleri ve imparatorlar bu yolda taviz vermeden devam etmektelerdi. Şintoist inançtan kaynaklı şartsız itaat mantığıda imparatorların işini kolaylaştırıyor istediklerini yapabilmek açısını ellerini kuvvetlendiriyordu. Üstüne imparatorluk üyelerinin güneşten geldiği ve yaradansal bir varlık olduğu fikri de salt otoritelerinin denetlenmesini dahi yasaklamaktaydı.

1931 senesine gelindiğinde Mançurya ‘yı ele geçirdi ve ele geçirdiği öbür bölgeleri bir araya getirerek, Mançukuo isminde bir devlet heyetti. 1933 senesine gelindiğinde Japonya ‘nın genişleme siyaseti beynelmilel protestolara maruz kalmış bundan dolayı Halklar Toplumundan çıkmak zorunda kaldı. Japonya Halklar Toplumuyla yollarını ayırınca Hirohito Hitler Almanya ‘sıyla yakınlaştı ve 1936 ‘da Antikomintern Anlaşma imza attı. Bu anlaşma’a kadar tepkilerden dolayı yavaşlayan Japonya, imza atılan uyuşmadan sonra Hirohito ‘nun emriyle 1937 senesinde Çin ‘e tekerrür atak başladı. Kısa zamanda büyük galibiyet elde edilen Japon güçleri, Çin’in yarısından aşırısını ele geçirmiş, 1940 ‘a gelindiğinde sanki Çin korunmasız kalmıştı. İç siyasette Hitler ‘le anlaşmayı pek uygun görmeyen kesimler tarafından, bir darbe teşebbüsü hakikatleştirildi. Hirohito için bastırılması güç olmayan bu teşebbüs, Hirohito ‘nun iktidarını kuvvetlendirerek muhalefeti susturmuştur.

h5Dış politikaya geri dönüldüğünde, İkinci Dünya savaşı patlak vermiş Japonya savaşa Almanya ve İtalya tarafında katıldı. Savaşın ilk yarıyılında Japonya Doğu Asya ‘yı tek eline almış en güçlü devlet halindeydi. Aralık 1941 ‘de, İngiltere ve Amerika ‘nın savaşa dahil olması üzerine efor balansları değişmiş artık savaş güç koşullarla geçmeye başlamıştır. 1941 senesinde Japonya Pearl Harbor baskınını yaparak Amerika Birleşik Devletleri ‘nin isme yakınlarında ki tam donanmasını ve askeri eforunu yokederek büyük galibiyet göstermiştir. Bütün de bu noktada bir ara verip Pearl Harbor baskınıyla alakalı garip bir detayı paylaşmak istiyorum. Avusturalya istihbaratı atağı 20 gün evvelden Amerika Birleşik Devletleri ‘ye had safhadan bir ileti ile bildirmiş ama buna karşın Amerika Birleşik Devletleri tarafından bu mevzuda hiçbir gürüşüm yapılmamış, aksine tasarlanan atak günlerinde korunma botları üsten uzaklaştırılmış sanki atağa kucak açılmıştır. Dinleyince ne kadar anlamsız gelse de yarıyılı düşünüldüğünde Amerika Birleşik Devletleri başında Harry Truman vardır ve Amerika Birleşik Devletleri ulusu savaşa girmekten yana değildir. Ancak Pearl Harbor hücumundan sonra Amerika Birleşik Devletleri milletinin savaşa girmek istemediğine müteveccih tavrı bir anda tersine dönmüş ve bir milyon birey gönüllü olarak askere yazılmıştır. Hakikatinde bu mevzuyu başka bir yazıda araştırmak istiyordum lakin kısaca değinmekte bir mesele görmüyorum.

h3Birinci Dünya Savaşı evveli Amerika Birleşik Devletleri ulusu, savaştan uzak durmayı isterken içinde siviller bulunan geminin Almanya tarafından daldırılması üzerine, Amerika Birleşik Devletleri ulusu savaşa girmek istiyordu. Şöyle bir gidişat var ki, Almanya ‘nın daldırdığı gemi sivillerle doluydu ama Almanya bu olaydan iki ay evvel İngiltere karasularına giren her gemiyi İngiltere ‘ye dayanak etmek kabahatinden dolayı daldıracağını duyurmuştu. Bir misalde yakın yarıyıldan verecek olursak, 9 eylül hücumlarından evvel Amerika Birleşik Devletleri ulusu terörü bir tehdit olarak görmüyor. Bu surattan Ortadoğu ‘ya Amerika Birleşik Devletleri askerinin sevk edilmesini istemiyordu. 9 Eylül hamlesi sonrası Amerika Birleşik Devletleri ulusu, savaş için sanki can atmaya başladı. Mevzumuza dönecek olursak, Amerika Birleşik Devletleri Pearl Harbor ‘da yaşadığı hezimeti unutturmak ve savaşa son vermek istiyordu. Yarıyılın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Harry Truman, iç siyasette muhalefete savaşı uzatarak koz vermek istemiyordu. 1945 senesinin Ağustosunda Harry Truman ‘ın emriyle Hiroşima ve Nagasaki ‘ye atom bombası sevk edildi. Japonya büyük kayıplar vererek mağlubiyeti kabul etmeye zorlandı. Hakikatinde Japonya Pearl Harbor ‘dan sonra pek bir galibiyet elde etmiş değildi. Savaş 1945 ‘e kadar Amerika Birleşik Devletleri lehine ilerlemekteydi ancak Japon ulusuna bu yansıtılmamaya çalışılıyor tam bozgunlara karşın Japonya savaştan çekilmiyordu. Amerika Birleşik Devletleri savaşı basmakalıp yollarla kazanamayacağını kavradığı süre, nükleer atak asıllaştırma kararı aldı ki; bu karar bir saat içinde hipotezi 350000 şahsın vefatıyla sonuçlandı. Nükleer hücumdan bir hafta sonra Tenno Hirohito, radyodan canlı yayınla teslim olduklarını duyuru ederek imparatorluk tarihinde başka bir ilke imzalaydı. İlk defa bir Japon imparatoru Millete müteveccih bir konuşma yapmıştı.

h6Savaş sonrası teslimiyet şartlarını kabul eden Hirohito büyümeci siyasetinde galibiyetsizliğe uğramış ve Amerika Birleşik Devletleri baş komutanı General Douglas Mac Arthur ‘ a yaradansallık iddasında bıraktığını bildirerek savaşın kaybının kendi üstüne düşen mesullüğünü üstlenmeye başlamıştı. 1946-47 seneleri içinde Amerika Birleşik Devletleri baskısıyla hazırlanan anayasaya göre artık Japon Hükümdarları temsili bir görev üstlenir hale gelmişti. Ardından 1948 senesinde savaş kabahatleri suratından suçlanmış ancak hakkındaki hiç bir yargılama ispatlanamadığından dolayı salıverilme etmişti. 1948 ‘den sonra yalnızca sembolik bir göreve mahkum edilen Hirohito siyasetten elini ayağını sürükleyerek hobisi olan deniz biyolojisi üzerinde çalışmalar yapmaya karar verdi. Bu çalışmaları neticesinde bir çok yazısı bilimsel etraflar tarafından kabul görerek yayınlandı ve ismini tarihe birde deniz bilimcisi olarak yazdırma gururuna nail oldu. Genel itibariyle savaş sonrası sade bir hayatı seçim eden Hirohito 1971 senesinde yurtdışına gezi yapmaya karar verdi. İlk olarak Federal Almanya ‘ya giden Hirohito daha sonra öbür Avrupa ülkelerine de ziyaretlerde bulundu ve 1975 senesinde Amerika Birleşik Devletleri ‘ye müteveccih ilk resmi ziyaretine reelleştirdi. Hirohito yurtdışına gezi tertip eden ilk Japon imparatoru olarak bir defa daha ilki asıllaştırmıştı. 1978 senesine gelindiğinde savaş sonrası yaradansal köken iddasından bırakmış olan Hirohito Tenno kutlamalarında bir defa daha yaradansallık vurgusu yapmış ve iç siyaset de kargaşaya neden olmuştur. Kutlama sonrası kendini Şinto dininin azami temsilcisi duyuru ederek insanların karşısına daha az çıkma ve onlarla daha az muhatap olma kararı aldı.

1988 senesinde geçirdiği beyin kanaması neticeyi iyileşemeyen Hirohito 87 yaşında 07.01.1989 senesinde Tokyo ‘da hayatını kaybetti. Musashi Mozolesine defnedildi ve yerine 55 yaşında ki oğlu Akihito Tenno olarak geçti. Hirohito can verdiğinde yeniden bir ilki reelleştirmiş ve Japonya tarihinde 62 seneyle en uzun iktidarlığını sürdüren Tenno olmuştu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ