Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hilmi Ziya Ülken ve Felsefe

  • 23 Nisan 2021
  • Hilmi Ziya Ülken ve Felsefe için yorumlar kapalı
  • 81 kez görüntülendi.

Hilmi Ziya Ülken, 1901’de İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Erkek Lisesi’nde lise öğrenimini zafer ile bitirdikten sonra, İstanbul Üniversite’sinde Edebiyat Fakültesi’nde okumuştur. Modern düşünce tarihi ve felsefe üzerine yapmış olduğu çalışmaları ile tanınan Hilmi Ziya Ülken 1974 senesinde yaşama veda etmiştir. Düşünceleri ve Felsefe’ye Katkıları Hilmi Ziya Ülken İstanbul Üniversite’sinde eğiti,m aldıktan sonra 1933’te doçent olarak, 1941’de […]

Hilmi Ziya Ülken, 1901’de İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Erkek Lisesi’nde lise öğrenimini zafer ile bitirdikten sonra, İstanbul Üniversite’sinde Edebiyat Fakültesi’nde okumuştur. Modern düşünce tarihi ve felsefe üzerine yapmış olduğu çalışmaları ile tanınan Hilmi Ziya Ülken 1974 senesinde yaşama veda etmiştir.
Düşünceleri ve Felsefe’ye Katkıları

Hilmi Ziya Ülken İstanbul Üniversite’sinde eğiti,m aldıktan sonra 1933’te doçent olarak, 1941’de felsefe ve sosyoloji profesörü olarak, 1945’de ordinaryüs profesörü olarak misyon yapmıştır. 1949 senesinde ise Ankara Üniversitesi’nde mana ve sistematik felsefe dersleri vermiştir. Yalnızca felsefe ve bilimle değil, sanat, edebiyat ve hat çalışmalarına da ilgi duymuştur.
Hilmi Ziya Ülken ve FelsefePascal, Farabi, Gazali gibi bir çok şöhretli feylesofların fikirlerini de araştırmış, onlardan etkilenmiştir. Felsefi çalışmalarında ise en çok fenomonolojik çalışmalardan etkilenmiştir Hakikat reelin varlık sayesinde olduğunu ve varlığın özünün öğrenilmesi gerektiğini korunmuştur. Varlığın ne olduğunu kavramak için onu tam olarak ele almak gerektiğini ve parçaların anlamsız olduğunu korunmuştur. Varlığın ne gerçeğin de ne olduğunu öğrenmektir. Reelin hakikat alime erişmek ise aşkın bir varlığın bilgisine erişmekle muhtemeldir fikrini ortaya atar. Böylece Yaradan varlığının kabul edildiği de görülür. Öyle ki öğrenmenin hududu yoktur. Bilgimiz bu kâinatla hudutludur ve bu alem hudutsuz değildir. O halde öğrenme bittiğinde düşünme başlar. Yaradan düşüncesi bu öğrenmenin bittiği yerde başlar. Yaradan ise ne düşüncelin ne de bilmin sayesini öğrenilir. O ancak ilim ve inancın toplanması ile öğrenilebilir. Özne ve nesne arasında çift kutupluluğu laf konusudur.Bu çift kutupluluğu ise ancak iman yoluyla aşkın varlık sarihe çıkarır.
Varlığın bilgisine erişmede bilginin sonlu ve göreceli olduğunu Yaradan’nın ise ebedi ve hudutsuz olduğunu söyler. Bu ebedi ve hudutsuz varlık bilginin göreceliliğini yumuşatarak, insanın çıkmaza girmesinden de kurtulacağını korunur.
Aynı zamanda ruh ve vücudu fert ile cemiyeti uzlaştırma gayretlerinden dolayı ruhbilim alanında da tesirli olmuştur.

Türkiye’de Modern Düşünce Tarihi,Terbiye, İblisle Konuşmalar,Hakimiyet, Anadolu Kültürü Üzerine Yazılar, Yeni Zamanlar Felsefesi öğrenilen başlıca yapıtlarıdır.

Yazar: Soner İnce

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ