Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hayvanlarda Acayip Solunum Mekanizmaları

  • 24 Nisan 2021
  • Hayvanlarda Acayip Solunum Mekanizmaları için yorumlar kapalı
  • 152 kez görüntülendi.

    Gaz Başkalaşımı Suya ek olarak nebatlar için en ehemmiyetli gıda elementi, bir gaz olan karbondioksittir. En ehemmiyetli atık mahsul ise yeniden bir gaz olan oksijendir. Hayvanlar için bunun tersi doğrudur: oksijen, etkin bir solunum yapabilmek için çok ehemmiyetlidir bu gaz olmaksızın, solunum yalnızca %7 aktiflikte asıllaşabilir ve metabolizma neticesinde atık mahsul olarak karbondioksit ve su […]

    Hayvanlarda İlginç Solunum MekanizmalarıGaz Başkalaşımı

Suya ek olarak nebatlar için en ehemmiyetli gıda elementi, bir gaz olan karbondioksittir. En ehemmiyetli atık mahsul ise yeniden bir gaz olan oksijendir. Hayvanlar için bunun tersi doğrudur: oksijen, etkin bir solunum yapabilmek için çok ehemmiyetlidir bu gaz olmaksızın, solunum yalnızca %7 aktiflikte asıllaşabilir ve metabolizma neticesinde atık mahsul olarak karbondioksit ve su alana kazanç. Böylece, organizmaların büyük çoğunluğu için esas mesele, bir gazı elde etme ve bir ötekisini bedenden uzaklaştırmaktır.
Az evvel ana hatlarını çizdiğimiz, esas olarak ikiye dallanmanın iki ehemmiyetli imtiyazı vardır. Biltihapçısı az rakamdaki, kemosentez yapan birhücreli organizmalardır. Bu organizmalar, oksijenin tamamen yokluğunda hiçbir bulgu göstermeksizin hayatlarını sürdürebilir ve hatta oksijene maruz kalmak kimileri için öldürücüdür. Değişik organizmalar, oksijensiz şartlar altında emin bir vakit hayatlarını sürdürebilirler.
Fakat bu gidişatlarda, gıdaların solunumla yıkılımı, bitirilmeden durur. Son mahsuller, genellikle laktik asit ya da etil içki gibi hali hazırda daha, fazla ölçüde kimyevi enerji kapsayan oranla büyük moleküllerdir. Böylece, oksijensiz solunum oksijenli solunumla karşılaştırıldığında çok müsrif olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu reel, onun ehemmiyetini eksiltmez. Bir organizma anaerobik metabolik yolu kullanarak, oksijen yokluğunda, kısa vakit hayatını sürdürebilir. Oksijensiz olarak hudutsuz bir vakit hayatını sürdürebilen organizmalar, ötekilerinin yaşaması için uygun olmayan civarlarda dağılış gösterebilirler.
Bununla beraber, bir hayli civar, mantarların, bir hücrelilerin, hayvanların ve nebatların solunumunun esas usulü olan oksijenli solunumla hayat sürdürmeleri için uygundur. İkinci ödün, nebat solunumu ile alakalıdır. Oksijen elde etme, yalnızca hayvanların karşılaştığı bir mesele olarak kabullenmek çok yaygın ve yanlış bir kanıdır ve yeşil nebatlardaki gaz başkalaşımı, büyük miktarda, karbondioksit alma ve oksijen verme biçimindedir. Netlikle bu, fotosentezle reelleşen bir başkalaşımdır. Fakat, fotosentezin karbonhidrat mahsullerinin, şayet bu mahsuller kullanılabilir metabolik enerji sağlamak üzere solunumla yakılmıyorsa, nebat için fazla ehemmiyeti yoktur. Bu sebeple nebatlar da hayvanlar gibi, hücre solunumunu reelleştirmek için, kesintisiz olarak oksijen alı r karbondioksit verirler. Bir yeşil nebat, parlak ışığa maruz vazgeçilecek olursa hem fotosentezle alakalı hem de solunumla alakalı gaz başkalaşımı asıllaşır. Fotosentez sürati; solunum süratini büyük miktarda aşması sebebiyle net tesir, karbondioksit alınıp oksijenin verilmesi biçiminde ortaya çıkar. Elbette, yeşil nebat karanlıkta olduğu zaman ya da kışın yapraksız kaldığı zaman, bunun tersi doğrudur. Bitkiler, genellikle can verinceye kadar kesintisiz geliştiklerinden, canlı nebatlar karbondioksit için net tespit edicilerdir ve böylece fotosentezle alakalı gaz başkalaşımı, solunumla alakalı gaz metamorfozunu aşmaktadır.

Balıkların Yüzme KesesiHayvanlarda İlginç Solunum Mekanizmaları

Atasal balıkların akciğerli olduğunu zanneden bir varsayıma vardır. Birçok tahlilci, ilkin olarak ventral tarafta yer alan akciğerlerin, günümüz balıklarında gitgide dorsal konuma kayarak yüzme kesesine dönüştüğüne inanmaktadır. Yüzme kesesinin yemek borusuyla olan irtibatı da gitgide dorsal konuma kaymıştır. Bu iletişim, bazı cinslerde hali hazırda daha varlığını sürdürmektedir. Fakat günümüzde yaşayan değişik cinslerde bağlayıcı kanal kaybolmuş ve yüzme kesesine doğrudan giriş-çıkış, artık mevcut değildir.
Sitoplazma, tatlı sudan ehemmiyetli miktarda ve deniz suyuna göre de kısmen yoğundur. Netice olarak sucul organizmalar, yukarıya doğru yüzmek için enerji tüketmedikçe ya da onlara su içerisinde batmama özelliği veren düşük yoğunluklu uzuvlara sahip olmadıkça, suya batma meylinde olacaklardır. Aynı zamanda suyun yoğunluğu, sıcaklık ve derinlikle farklılık gösterdiğinden, gazlar üzerine kurulmuş olan rastgele bir buoyansi suya batmadan kalma sistemi su tazyikinden derinlerdeki güçlüce etkilenecektir. Yüzme kesesi balığın bulunduğu rastgele bir derinlikle etrafındaki suyun yoğunluğuna göre kendi yoğunluğunu ayarlamak suretiyle, su içerisinde batmadan kalmasını mümkün kılmaktadır. Varsayım edeceğiniz gibi, dipte yaşayan balıklar, çok ender olarak yüzme kesesine sahiptir. Şayet balık yukarıya doğru yüzecek olursa, tazyik eksilmesine cevap olarak yüzme kesesi şişecektir ve yüzme kesesini tekerrür sıradan büyüklüğüne getirtmek için gazlar yüzme kesesinden uzaklaştırılmalıdır. Aksi taktirde balık, su yüzeyine daha süratli çıkacaktır. Buna ters olarak, şayet balık alt doğru yüzerse, gazlar yüzme kesesine ilave edilmelidir. Gazların ilave edilmesi, yüzme kesesinin duvarında yer alan ve çok rakamda kan damarıyla yakından ilişkide bulunan özel bir bez gaz bezi ile sağlanır. Gazların boşaltılması, genellikle yüzme kesesinin her yerinde ya da oval lob ismi verilen özelleşmiş ayrı bir bölgede olur.
Yüzme kesesindeki gazların incelemeyi, çok yüksek konsantrasyonda O2 olduğunu ortaya koymuştur. Bu konsantrasyon, çoğunlukla, etraftaki sudakinden daha yüksektir. Hayvanlarda İlginç Solunum MekanizmalarıDaha acayip olanı ise, moleküler azotun hayvanların bünyesinde kimyevi olarak inaktiftir ve hatta bazen de argon gibi bağ yapmayan gazların daha yüksek konsantrasyonda olduğuydu. Sıradan olarak, derişim farkına ters güzergahta madde biriktirilmesi, faal taşımayla muvaffak olunabilir. Fakat oksijenin faal taşımayla taşınması akciğerin yapamayacağı bir iş, oldukça normal dışı bir vaka olacaktır. Ayrıca, faal taşıma, taşınacak maddelerin kimyevi tepkine girmesini ister. Burada, azot ve uzuv gibi kimyevi olarak inaktif gazların yer alması bu vakayı mümkün kılmamaktadır. O zaman, bu gazlar, balığın yüzme kesesinde nasıl biriktirilebiliyor? Bu suale kısmen cevap, Norveç’teki Oslo Üniversitesinden Johan B. Steen ‘in araştırmalarından geldi. Steen, yılanbalığındaki gaz bezine giren ve gaz bezinden çıkan ince kılcal damarlardan az ölçüde kan almayı muvaffak oldu. Onun tahlil neticeleri, görünüşte derişim değişikliğine ters güzergahta olmak üzere, gazların kandan salındığına işaret etti. Zira kana gaz bezi tarafından salgılanan laktik asit, kanın gaz taşıma kapasitesini büyük miktarda indirgemekteydi. Kısacası, faal taşıma işin içerisine girmez. Gaz salgılanması, sarihçe, kimyevi olmaktan çok fiziksel bir hadisedir.

Hayvanlarda İlginç Solunum MekanizmalarıTrake Sistemi

Hava ile solunum yapmak için gelişmiş, içeriye doğru çöküntü yapmış solunum sistemlerinin ikinci genel tipi, trake sistemidir. Çoğu karasal eklem balıklar için tipik olan bu solunum sistemi, hayvanlar aleminde bir hayli defa birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır. Burada, biz, emin bir alana yerleşmiş solunum uzvu bulamayız ve kan yoluyla gazların taşınması çok az ya da ehemmiyetsizdir. Buna rağmen, sistem, trake ismi verilen ve beden süresince dallanan çok rakamda ufak borucuklardan alana gelmiştir. Trakeler ve bunları izleyen daha ufak trakeoller, her bir hücreye doğrudan hava taşıyan dallara dallanırlar. Burada hücre çeperlerinden difüzyon asıllaşır.
Beden duvarında bulunan delikler olan ve genellikle kapakçıklarla açılıp kapatılan spirakulumlar aracıyla hava, trake içerisine girer. Daha büyük böceklerin kimileri, adalelerin kasılıp rahatlamasıyla trake sistemlerini faal olarak havalandırırlar. Fakat ufak bedenli çoğu böcek ve epeyce büyük olan bazı böcekler görünüş olarak bu işi yapmazlar. Hesaplamalar, oksijenin havadaki difüzyon süratinin, trakelerin uçlarında dış atmosferdekinden ehemmiyetsiz derecede altta da olsa, zorunlu 02, konsantrasyonunu karşılamak için yeterli olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, bu tipte bir solunum sistemi, şüphesiz böceğin ulaşabileceği beden büyüklüğünü sınırlayıcı bir etkendir.
Kız böcekleri ve birgün sinekleri gibi bazı böceklerin sucul larvaları, çok rakamda trake borucuklarıyla donatılmış yaprak biçiminde ya da telek biçiminde yapılar olan trakeli solungaçlara sahiptirler. Bizim daha evvel tartışmış olduğumuz değişik solungaç tiplerinde absorblanan oksijen kan içerisinde taşınmasına rağmen, trakeli solungaçlar tarafından absorblanan oksijen, dışarıdaki sudan kazanç ve genel trake sistemi içerisinde gaz halinde hareket eder.

Su TasarrufuHayvanlarda İlginç Solunum Mekanizmaları

Karasal civarda bulunmada, organizmaların karşılaştığı en ciddi meselelerden birisi, doku yüzeyini nemli yakalamak için aralıksız zorunlu olan suyun kaybedilmesiydi. Karasal civarlarda yaşayan nebatların ve hayvanların çoğu için, su tasarrufu bakımından özelleşmenin olması bir lüzumluluktur. Gaz başkalaşımı büyük miktarda, geniş yüzeylere bağlı olarak reelleştirildiğinden, şayet bir organizma hayatını sürdürecekse solunumla alakalı su kaybını en aza indirgeme mahareti kendisi için çoğunlukla kritik olacaktır. Daha evvel gördüğümüz gibi, nebatlar, nem eksildiği zaman stomaları kapatmak suretiyle süngerimsi mezofilin gaz-değiştirme dokusundan su kaybını büyük miktarda yasaklayabilirler.
Netice olarak, CO2’te lüzumu, O2 üreten fotosentezil CO2, üretme seviyesine düşmesi ve O2 harcayan hücre solunumu vakayı ortaya çıkar. Fakat nebatlar korunur. Hayvanlar için mesele, daha ciddidir. Heterotroflar metabolizmada kullanmak için kendi oksijenlerini alana getiremezler; soluk almak zorundadırlar. Gaz başkalaşım yüzeylerinden su kaybedilmesi, homotermal hayvanlar için özel bir meseledir. Bu hayvanların oksijen lüzumu, özellikle düşük sıcaklıklarda daha yüksektir.
Su tasarrufunun güçlüğü, solunum sistemindeki hava hareketini izlediğimiz zaman daha apaçık olur. Hava solunduğu zaman, solunum yollarını geçerek akciğere erişir ve burada alveollerin fazla derecede büyük yüzey alanıyla karşı karşıya kalır. Bu hava, çok yoğun bir damar ağı sayesinde ıslatılan ve ısıtılan solunum dokusu ile çok sıkı temas halindedir. Netice olarak, içeriye çekilen hava, beden sıcaklığına gelinceye kadar ısıtılır ve gaz başkalaşımının etkin bir biçimde olabilmesi için nem ile tamamen doyurulur. Şayet bu nemli hava, dışarıya verilecek olsaydı hem ısı hem de su kaybedilecekti.
Solunumla kaybedilen nemi yerine koymak için, karasal hayvanlar arasında tesadüfülen en yaygın yol, değişik bir ters-akını başkalaşım sisteminin kullanılmasıdır. Kurak habitatlarda yaşayan hayvanlar için strateji oldukça sarihtir. Bu habitatlarda kaybedilen suyu tekerrür yerine koymayı öngören seleksiyon baskısı, en şiddetli bir biçimde kendisini sezdirir. Soluk alırken hava burun içerisine girer ve akciğere hareket ederken kıvrımlı bir seri nemli dokunun üzerinden akar. Bu geçiş sırasında hava için zorunlu ısı ve nemin çoğu havaya verilir, aksi taktirde bu işlerin tümü sadece akciğerde yapılacaktı.Hayvanlarda İlginç Solunum Mekanizmaları
Su ve sıcaklık alış-verişi, burundan akciğere kadar giden bir kademelenmeyi zorunlu kılar. Btümörüne en yakın olan dokular, genellikle en soğuk havayla doğrudan karşı karşıya geldiklerinden, azıcık nem ve ısı kaybederler. Sistem içerisinde hava hareket ettiği zaman, alış-veriş devam eder ve alış-verişin yapıldığı doğrultular arasındaki değişiklik gitgide küçülür. Akciğerlere erişen hava tamamıyla ısıtılır ve nemle doyurulur.
Akciğerlerden çıkan hava, çıkış yolu süresince ters-akım sistemiyle karşılaşır. Solunum yüzeyleri ile sistemi terk eden hava arasındaki bu etkileşim, nemin çok büyük bir aktiflikle burun dokusuna geri dönmesiyle sonuçlanır. Misalin, develerde, tamamıyla kuru olan çöl havası, akciğere giden yolda tamamı ile ıslatılır. Fakat ters akını tertip edilmesi, dışarıya verilen havadan, nemin %95’nin geri alınmasını sağlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ