Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Hasan Tahsin Kimdir?

  • 28 Ekim 2021
  • Hasan Tahsin Kimdir? için yorumlar kapalı
  • 22 kez görüntülendi.
Hasan Tahsin Kimdir?

5449_gazeteci-hasan-tahsin-yarismasi-sonuclandi-25040Mondros Mütareke Uyuşması sonrası, ülkemizin işgalinin başladığı yıllarda, İzmirde düşmana ilk mermiyi atarak ebedileşen, ardından da düşman askerlerince katledilen Hasan Tahsinin reel ismi “Osman Nevres”tir. 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkartma yapan Yunan Efsun Alayı askerlerine, Kordonboyu mevkisinde ilk mermiyi atarak, Türk ulusal direnişini başlatan, simge olmuş bir gazetecidir.

Hasan Tahsin, Selanikte doğmuştur. Eğitim aldığı Şemsi Efendi Mektebi’nda, Mustafa Kemal Atatürk de öğrenim görmüştür. Ardından, Selanik Feyziye Okulu’ne gitmiş ve burayı tamamlamıştır. Hasan Tahsinin yaşamındaki esrarengiz yarıyıllardan biri, bu zaman dilimine denk gelmiştir. Feyziye Okulunun hemen ardından, İttihat ve Terakki tarafından burs verilerek Paris Sorbonne Üniversitesi’ne sevk edilmiştir. Bu mektepte siyasal bilimler öğrenimi görmüştür. Pariste okuduğu yarıyılda, Trablusgarp’ı işgal etmiş olan İtalya’yı protesto etmek emeliyle, Mısır‘lı talebe lideri Şeyh Dayef ile birlikte mitingler organize ederek, başkaldırı seslerini yükseltmişlerdir.

5449_uye_resim_gosterHasan Tahsin, kendisine burs sağlayan İttihat ve Terakki Fırkası ismine Pariste görev yapmıştır. Aynı yarıyılda, Teşkilat-ı Mahsusa’da ismine de bir ekip görevler almıştır. İngilizler ismine çalışan ve yarıyılın Osmanlı idaresine karşı uygulamalarda bulunan Buxton kardeşlere, Bükreş’te bulunan bir tünelde suikast tertip eden Hasan Tahsin, 10 sene mapus cezasına mahkum edilmiştir. 1916 senesinde Almanlar’ın Balkan ülkelerine girmesi neticeyi, Bükreşten salıverilen Hasan Tahsin, İstanbula dönmüştür.

Ülkesine dönen Hasan Tahsin, tüberküloz rehabilitasyonu için İsviçreye gitmek zorunda kalmış, bu süreçte de tanınmak için, Osman Nevres yerine Hasan Tahsin adını kullanmak vaziyetinde kalmıştır. Zati bu yarıyıldan sonra da, vefatına kadar ismi bu biçimde kalmıştır. Anadolunun dış eforlarca işgalinin ardından, bölge bölge kurulan direniş cemiyetleri, İzmirde de kendini göstermekteydi. “Redd-i İlhak Kurulu Milliyesi” isminin verildiği bir dernek, İzmiri Yunanlılara teslim etmek istemeyen İzmirlilerce kurulmuştu. 14 Mayıs 1919u, 15 Mayıs 1919’a bağlayan gece, çok rakamda İzmir’li, Maşatlık Meydanına bir araya gelmişti. İşin esrarengiz yanı ise, bütün de bu sıralarda, işgal güçlerinin bir çok zırhlısı İzmir Körfezi’nde demirlemekteydi. Alanda bir araya gelen binlerce insana hitap eden adlardan biri, yarıyılın belediye başkanı Hacı Hasan Paşa; bir öbürü ise, “Hukuk-u Beşer” gazetesinin başyazarı olan, Hasan Tahsin’di. Bu iki ehemmiyetli ad, İzmir milletini direnişe ve başkaldırıya davet ediyorlardı.

Hasan Tahsin, muhteşem bir sertlik ve kararlılıkla konuşmasını yaptı ve tarihe geçen o laflarını söyledi; “Burayı Yunan’a vermeyeceğiz. Vermek isteyen güçle paylaşacak kozumuz var!”Konuşmalardan sonra, hemen o gece, Hasan Tahsinin önderliğinde hazırlanan direniş deklarasyonlarında, İzmir ulusunun düşmana karşı birlik olması, başkaldırı etmesi ve kendini göstermesi zorunluluğu vurgulanmaktaydı. Yoğun geçen gecenin sabahında, takvim yaprakları 15 Mayıs 1919 tarihini göstermekteyken, sabah saat 7.30 sıralarında, gazeteci Hasan Tahsin, Konak Alanının Kordonboyu kısmında, koyu renkli takım elbisesini giymiş durumda bekliyordu. Sabah saat 9a doğru, Pasaport Limanına Yunan gemileri çıkarma yapmaya başlamıştı. Yerli Rumlar, ellerine Yunan sancaklarıyla orduları karşılıyor, gemilerden inen askerler işgal edecekleri semtlere ufalamak üzere hazırlanıyorlardı.

5449_osman_nevres

Yunan askerlerinin yürüyüşleri başladığı esnada, Hasan Tahsin bir anda kalabalığın arasından sıyrılarak ön tarafa geçti. Hasan Tahsin’in yüksek ve gür bir sesle; “Olamaz, olamaz… Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler!” biçiminde haykırdığı dinlendi. Hemen akabinde, Hasan Tahsin revolver silahı ile düşmana, o tarihi mermiyi sıktı. İlk anda, Basile Delaris ve Jorj Papakostos adlı, Efsun Alayından iki askeri yere sermişti. Bu mevzuda kimi kaynaklar, Hasan Tahsinin Yunan Efsun Alayının bayraktarını öldürdüğünü belirtmektedir. Bu ateşin ardından, Yunan askerleri tarafından süngülerle şehit edilen Hasan Tahsin, o sırada henüz 31 yaşındaydı. Cesur gazetecinin cesedi ise, Saat Kulesinin hemen altında bulunmuştu.

Hasan Tahsin’in düşmanlara karşı attığı bu ilk mermi, Anadolunun genelinde büyük yankı uyandırmıştı. Aydın, Denizli ve Balıkesir yöresinde, işgale karşı direnişin fitilini ateşledi. Bir dedikoduya göre, Çerkez Ethem, efeleri işgale karşı topladığı bir gün, Demirci Efe yerinden fırlayarak şunu söylemiştir; “Bir genç düşmana ilk mermiyi sıkmış, bundan sonrası bize düşer!”

1973 senesinde, Konak Alanındaki İzmir Megakent Belediye Binasının hemen yanına, “Hasan Tahsin, İlk Mermi” abideyi ve heykeli yapılmıştır. Bu abide, çoğu zaman ziyaretçilerinin akınına uğramaktadır. Genel kabul görmüş, ancak doğruluğu ispatlanmamış bilgilere göre, Hasan Tahsin’in cenazesi, ailesi tarafından Harmandalı’da bir çiftliğe gömülmüştür ancak; gıyabi kabri İstanbul’da yapılmıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ