Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Fibromiyalji Belirtisine Tıbbi, Psikolojik ve Sosyal Doğrultudan Yaklaşımlar

  • 30 Mart 2021
  • Fibromiyalji Belirtisine Tıbbi, Psikolojik ve Sosyal Doğrultudan Yaklaşımlar için yorumlar kapalı
  • 123 kez görüntülendi.

Psikolojik kumpassızlık veya hastalık şartları altında sızı, fizyolojik rolünü kaybedebilir ve anormal bir seyir izleyerek kronik sızı belirtilerine neden olabilir. Hekimler, genellikle makûs uyku, bitkinlik ve bunalım gibi bir dizi başka semptomla ilişkili olan, bedenin her yerinde kronik sızıyı belirleyen hastalarla ilgilenirler. Bu semptom kompleksi bazen fonksiyonel somatik belirti, somatizasyon bozukluğunun bir parçası, idiyopatik sızı […]

Psikolojik kumpassızlık veya hastalık şartları altında sızı, fizyolojik rolünü kaybedebilir ve anormal bir seyir izleyerek kronik sızı belirtilerine neden olabilir. Hekimler, genellikle makûs uyku, bitkinlik ve bunalım gibi bir dizi başka semptomla ilişkili olan, bedenin her yerinde kronik sızıyı belirleyen hastalarla ilgilenirler. Bu semptom kompleksi bazen fonksiyonel somatik belirti, somatizasyon bozukluğunun bir parçası, idiyopatik sızı bozukluğu veya psikosomatik belirti olarak adlandırılır ve hastaların asıl acılarını göz arkasını edilebilir. Bu sebeple tanı konulmadan evvel hastaların en az dört doktora müracaat etmesi alışılmadık bir vaziyet değildir.
Günümüzde, fibromiyaljinin FM progresif ve dejeneratif olmayan bir belirti olduğunu ve en sık genel kronik sızıyı kapsayan bir semptom yelpazesi olduğu öğrenilmektedir. Dünya genelindeki genel popülasyonun % 0,4-8,8’ini tesirler, küresel vasati yaygınlık % 2,7’dir ve bayanların rakamı erkeklerden vasati 3: 1 oranında daha fazladır. FM, kronik kapsamlı merkezi sızı ile karakterize merkezi bir duyarlılık belirtiyi olarak belirlenir. Merkezi duyarlılaşma da daha evvel tesiri veya ehemmiyeti olmayan emin bir uyarana duyarlı hale gelme süreci olarak belirlenmektedir. Bu çoğalan merkezi cevap, hiperaljezi, allodini ve birden fazla spinal segmentte sızıya neden olarak kronik yaygın sızıya yol açar.
Fibromiyalji Sendromuna Tıbbi, Psikolojik ve Sosyal Yönden YaklaşımlarFM, etiyolojisi, patogenezi ve semptomları bütün olarak açıklanmadığı için genellikle fonksiyonel olarak sınıflandırılsa da, romatologlar, sızı uzmanları ve giderek çoğalan bir biçimde birinci basamak sıhhat hizmeti sağlayıcıları bu tanıyı koyma ve rehabilitasyonu başlatma mevzusunda ilerlemektedirler. Tarihsel olarak tanımı ve içeriği, var olduğu 100 seneyi aşkın müddettir kerelerce değişmiştir. Tıp bilimi tarafından bölgesel bir sızı bozukluğundan bir sızı bozukluğuna dönüşen bu münakaşalı gidişatın anlaşılmamasını özetleyen değişik terimler önerilmiştir. Günümüzde ICD-11, FM’yi kronik yaygın sızı CWP ve CWP’yi bir kronik primer sızı MG30.0 olarak kabul etmektedir ve bazı vaziyetlerde mevcuttur. Bu gidişatlar alttaki gibidir:
• Kronik sızı 3 aydan uzun süren kalıcı veya yineleyen sızı en az üç beden kadranında artı eksenel iskelette 5 bölgenin 4’ü mevcuttur,
• Sızı, sızıya bağlı duygusal kasvetin varlığı, günlük hayat etkinliklerini ve sosyal katılımı yasaklaması ve başka bir kronik sızı gidişatı tarafından daha iyi açıklanamadığında olmak üzere bu 3 vaziyetten en az biriyle ilişkilidir.
Bu tanım, bir CWP’yi bir hastalık veya bozukluk olarak belirliyor gibi görünmektedir ve Ne FM ne de CWP sarihçe ayrı bir varlık değildir. Hastaların yaşadığı doğrudan fiziksel acıya ek olarak, kronik sızının biyopsikososyal doğası sosyal hayatı, çalışma maharetleri ve psikolojik refahı tesirler. FM’li bireyler sıklıkla başkalarından inançsızlık, mühürlenme, akrabaları ve dostları tarafından kabul edilememe gibi küçümseyici davranışlar bildirdiler. Ayrıca hekimler, semptomları tamamen kafalarında olan, onları uyuşuk veya alaka arayan insanlar olarak görebilirler. Bu cins bir küçümseme hali hazırda külfetli olan hastalar üzerinde ehemmiyetli bir negatif tesire sahip olabilir. Dahası, hastalar bir hayli psikolojik rahatsızlığın hayat boyu prevalansında çoğalışa sahiptir.

Psikosomatik Hastalık

Psikosomatik bozuklukların bir paradigması olarak FM’nin değişik neticeleri vardır ve bunlar alttaki gibidir:
• Bireyi hasta ve geçersiz bir role götüren fiziksel hareketsizlik, sakatlık,
• Psikolojik, duygusal rahatsızlıklara, madde bağımlılığına karşı korunmasızlığa vb. nedenler,
• Yalıtım meyilleri, kişilerarası çatışmalar vb. gibi sosyal hayat,
Bazen sızı, hastalar için hayatın merkezi haline kazanç ve bu da arkası arda dayanak arzına, profesyonellerle çatışmalara yol açar. Psikolojik bakış açısıyla alakalı olarak, öğrenişsel bakış açısı günümüzde en ilgili olanlardan biridir. Bununla beraber, hakimiyet odağındaki değişik stillerin araştırılması ve yapılandırmacı perspektiften, hastalar tarafından sızı anlatılarının anlamlarının ve tahlillerinin araştırılması ile alakalıdır. Karakter özelliklerinin araştırılması ve bunların acıyla iletişimi en esas psikolojik yaklaşımdır. Başa çıkma tarzlarının araştırılması ara bir yerde yer alırken en detaylı yaklaşım anlamların araştırılması olur. Acıyla başa çıkmanın çok değişik şekilleri arasında sakınma, görmezden gelme, yine açıklama, kendiliğindene direktif vermedir. İyi öğrenilen yapılandırmacı bakış açısına göre, Walker, Holloway ve Sofaer gibi tahlilciler sızı tecrübesinde beş ardışık temayı araştırmışlardı.

Duygusal Kumpassızlık

Psikosomatik alanda stres, FM ile alakalı olarak çok çalışılan bir unsur olmuştur. Ölçekler veya anketler uygulandığında FM hastalarında stres skorları hakimiyet gruplarına göre daha yüksektir. Ek olarak, daha yüksek puan alan hastalar, muhtelif psikolojik bozukluklar da gösterirler. Kronik stresin ancak akut stresin değil FM semptomlarına katkıda bulunacağı zannedilmiştir. Belirli yoğun stres gidişatlarının travma sonrası stres bozukluğu ve FM ile ilişkili olduğu da fark edilmiştir. Son olarak FM’li hastalar arasında hayat süresince mağduriyet istismar ve cinsel istismar yaşantılarının daha yüksek yaygınlığı tespit edilmiştir. Travmatik vakanın yoğunluğu, bu vaziyetlerde sızı ve uyku bozuklukları ile ilişkilidir.
Bununla iletişimli olarak, FM hastaları tarafından genellikle mübalağa etilen bir mevzu olan sosyal takviye mevzusuna dikkat toplamak ehemmiyetlidir. Sosyal dayanağın üç ana işlevi vardır ve bunlar alttaki gibidir:
• Duygusal: yakınlık, bağlanma, alaka, değişiği için evham vb.
• Materyal: parasal dayanak, dayanak vb. sağlanması taşıtsal bir işlevdir,
• Bilgilendirici: öneri, kılavuz, eğitim vb.

Fibromiyalji Sendromuna Tıbbi, Psikolojik ve Sosyal Yönden Yaklaşımlarİlk işlevi en ehemmiyetli olarak görme meyli doğru değildir burada ilk olarak, ortaya çıkan lüzumun cinsine göre destekledinmelidir. Misalin, mesele netlikle ehemmiyetli olduğunda duygusal destekledimek alıngan olabilir, ancak tesirli olmaz ve sosyal dayanağın strese yol kalemtıraşı unutulmamalıdır. Sosyal ilişkiler mükelleflikleri ima eder ve karşılığında gerilimler onlardan kaynaklanabilir, kısacası stres ortaya çıkabilir. Gerçeğinde Helgeson, değişiklerinin yanı gizeme, negatif sosyal etkileşimlerin sıhhat ve esenlik ile alakalı meseleleri pozitif olanlardan daha fazla öngördüğüne işaret etmektedir. Bayan ve erkeklerin sosyal ilişkilere katılma biçimlerinde değişiklik gösterdikleri kolay bir asıl olsa da, sosyal takviye mevzusunda bayan ve erkek arasındaki değişiklikler çok çalışılmamıştır. Bu bağlamda cemiyetsel cinsiyet rollerinden bahsetmek gerekir.
Ananesel eril rol, faaliyet, bağımsızlık arayışı, rekabetçilik, amaçlar, girişkenlik, kendine güven vb. ile ilişkilidir, bu rol içinde sosyal takviye aramak ve elde etmek daha güç olabilir. Bayanların rolü dışavurum, duygular, samimiyet, güçlükleri daha fazla tanıma ve bununla beraber dayanak isteme, işbirliği, empati vb. ile ilişkilendirilmiştir. Bu sebeple sosyal destekledimek ve almak daha basit misyonlar gibi görünmektedir. Sosyal takviye, stres ve sıhhat arasındaki ilişki, ciddi metodolojik yanılgılar sebebiyle kesin neticeler alınmadan araştırılmıştır. Belki de daha evvel belirtildiği gibi sosyal ilişkilerin negatif kısmının bayanlar için daha uygun olduğuna işaret edilmiştir. Bayanlar daha sık bir takviye kaynağı olma meylindedir ve sosyo-aile ağlarına daha fazla dâhil olurlar. Belle, takviye ağlarının nasıl psikolojik kasvet yaratabileceğine işaret etmiştir ve bunlar alttaki gibidir:
• Başkalarına hürmet dinlenmemesi veya onaylanmaması sebebiyle,
• Gizemlerini açıklamak veya başkalarının temennilerini karşılamamak için
• Takviye misyonlusu çok arz ettiğinde
• Stresin bazı abonelerden değişiklerine bulaşması gidişatında,

Araştırma

FM tanısı alan bayanlarda sızı tecrübesini ve değişik tesirlerini incelemek için toplam 15 hastada fertsel derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bu bazı rehber noktaları olan, ancak hastalara tecrübelerini geniş bir biçimde ifade etme fırsatı veren yarı yapılandırılmış bir görüşmedir. Böylelikle hastaların hastalık hakkında sahip oldukları fikirleri bilmeye çalışılmıştır fakat her şeyden evvel tecrübelerini bilmeye odaklanılmıştır. Görüşmeler 50-60 dakika sürmüş, sesli olarak kaydolunmuş ve ardından iki psikoloğun işbirliği ile yazıya dökülmüştür. Transkripsiyondan sonra, görüşmelerin bir tahlili geliştirilmiştir. Bu emelle, muayenehane alanda, içerik tahlili için Weber tarafından önerilen metodoloji kullanılmıştır. Bu araştırma bazı düzeyleri kapsar ve bunlar alttaki gibidir:
• Hastaların cevaplarında ortak temaların tanımlanması ve bunların anlamlarına göre anlamsal olarak sınıflandırılması,
• Ortak anlam temalarını kategoriler halinde gruplamak,
• Hasta rakamına bağlı olarak varlığını izleyerek her bir mevzunun sıklığını tahlil etmek,
Yapılan çalışmada hastaların vasati yaşı 45, hepsi bayan ve konutludur. Eğitim seviyelerine göre, % 46,46’sının ilk çalışmaları vardır, geri kalanı derece, diploma, mesleksel eğitim veya bakalorya arasında bölünmüşlerdir. Ayrıca, % 40’ı konut hanımıdır ve geri kalanı yönetimsel asistan, cerrah, biri ortaokul hocayı, değişiği kâtip ve biri bölge yönetinde kısım müdür olarak konut dışı işlerde çalışmaktadırlar. Aşırıdan konut işleri olanlar, konut işlerini çiftlerinin de dayanağıyla kendilerinin yaptıklarını bildirmişlerdir. Hastaların sekizinin iki oğlu ve kızı, yedisinin ise yalnızca bir oğlu veya kızı vardır.

Psikolojik Açıdan Ana Mevzular

Ana kaygılar olarak, hastalar bazı gidişatları ifade etmişlerdir ve bunlar alttaki gibidir:
• Şahsi sızı hikayesi: sızının başlamasından bu yana geçen zaman, uzmanlara danışılan, uygulanan rehabilitasyonlar, FM tanısından bu yana geçen zaman, sızının başlangıcındaki biyografik hususlar,
• Günümüzdeki sızı: tanım yoğunluk, sıklık ve zaman ve rehabilitasyon,
• Acıyla alakalı düşünceler: neye atfedilir, nasıl hakimiyet edilir, sızı göründüğünde ne düşünülür
• Acı ile alakalı duygular: acı ile karşılaşıldığında ortaya çıkan duygular
• Acıya tepki olarak tavırlar: acıyla nasıl yüzleşilir,
• Günlük hayatta sızının ekoları: hasta üzerindeki fonksiyonel tesir sızı hayatı nasıl hudutlar, aile üzerindeki tesir, sosyal tesir
• Acıya karşı takviye: Acıyla başa çıkmak için ne cins bir takviyeye lüzumun var?
Fibromiyalji Sendromuna Tıbbi, Psikolojik ve Sosyal Yönden YaklaşımlarBtümöre odak nokta şahsi acı geçmişidir ve bu bakımdan hastaların bazı anlatılarına dikkat toplamakta fayda vardır. Psikolojik bir bakış açısıyla, karakter ve fibromiyalji, duygusal kumpassızlık ve psikosomatik bir hastalık olarak fibromiyalji negatif çağrışımlar olarak etiketlenir gibi mevzular, hastaların düşüncelerinin, duygularının derinliklerine en uygun güzergahlardır.
FM, bayan ağırlıklı bir hastalıktır ve özellikle kronik stres, orijininde vurgulanan bir unsur gibi görünmektedir. Sosyal takviye ile alakalı olarak, uygun hale getirmek için, takviye cinsinin parasal, duygusal, bilgilendirici ortaya çıkan lüzumlara uygun olması gerektiğini belirtmek gerekir. Duygusal takviye gerektiğinde parasal destekledimek tek sözcükle beceriksizdir. Sosyal ilişkiler, misalin, gerilim ve stresin ortaya çıkabileceği mükelleflikler gerektirirken ayrıca ananesel bayansı rolün duyguların ifadesi ve empati ile ilişkili olduğunu da andırmak gerekir.

Bibliyografi:
researchgate.net/publication/340542728_Psychosomatic_Fibromyalgia_Syndrome_Medical_Psychological_and_Social_Aspects
link.springer.com/article/10.1007/s11916-001-0022-1

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ