Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Ekinokokkoz Teşhisi

  • 21 Mart 2021
  • Ekinokokkoz Teşhisi için yorumlar kapalı
  • 109 kez görüntülendi.

Ekinokokkoz larva düzeyi, ara konakta alana kazanç, başka bir deyişle yutulan yumurtalar ince bağırsakta gelişir. Bağırsak mukozasını işgal ederek akciğerlere, karaciğere veya öteki uzuvlara metacestode larvaları giren onkosferin dışarı çıkmasına neden olur. Bir sonraki adımda, kesin konakçı, ara konağın enfekte olmuş organlarına hazmeder. Protoscolices bağırsak mukozasını işgal ederek erişkin solucanlara dönüşür. İnsanlar daha çok kontamine su ve […]

Ekinokokkoz larva düzeyi, ara konakta alana kazanç, başka bir deyişle yutulan yumurtalar ince bağırsakta gelişir. Bağırsak mukozasını işgal ederek akciğerlere, karaciğere veya öteki uzuvlara metacestode larvaları giren onkosferin dışarı çıkmasına neden olur. Bir sonraki adımda, kesin konakçı, ara konağın enfekte olmuş organlarına hazmeder. Protoscolices bağırsak mukozasını işgal ederek erişkin solucanlara dönüşür. İnsanlar daha çok kontamine su ve yiyeceklerin dolaylı yoldan yutulmasıyla veya doğrudan köpeklerle temas yoluyla enfekte olabilir. Akışkan dolu kist perikist, ektokist ve endokist olmak üzere üç katman ile örtülür. Perikist, konakçı dokunun gözetici tepkini ile oluşturulur. Ektokist ismi verilen orta lamine tabaka, gıdaların geçişine izin verir. Endokist ismi verilen içerideki germinal katman kist akışkanı, kan kapsülleri, skolikler oluşturur ve ayrıca ektosistin yaradılışını sağlar.
Ekinokokkoz TeşhisiKaraciğer en sık yakalanan uzuvken ikincisi ise akciğerdir ve bedende ki öteki uzuvlar daha az etkilenir. Kalp seyrek etkilense de etkilendiği zaman ölümcül olmaktadır. Sol ventrikül, muhtemelen daha zengin kan kaynağı sebebiyle sağ ventrikülden daha sık etkilenir. Ek olarak, sol ventriküldeki daha büyük miyokardiyal kitle, asalağın gelişmesi için daha iyi şartlar sağlar ve burada ki hidatik kistleri genellikle subepikardiyumda bulunur. Perikardiyal boşluğa yırtılma enderdir. Bununla beraber, sağ ventrikülde yerleşme subendokardiyaldir, rüptür daha sıktır ve anafilaksi, pulmoner embolizasyon ve vefatla sonuçlanır.
Miyokardiyal invazyonun en yaygın yolu koroner dolaşımdır. İkinci en yaygın yol, pulmoner kistlerin rüptürü ile beraber pulmoner venöz drenajdır ve kalp ayrıca doğrudan temasla da alakalı olabilir. Hidatik hastalığının evrimsel bir yarıyılı vardır; evvel kistler yavaş gelişir, daha sonra asalağın can verdiği ve artta kalsifiye, katılaşmış kist oluşturduğu bir değişikleşme yarıyılı başlar. Akciğerler, pediatrik hastalarda en yaygın uzuvdur ve erişkinler için en yaygın ikinci uzuvdur. Akciğerlerin içindeki olumsuz tazyik sebebiyle, kistler karaciğerdeki gelişmeye mukayeseyle üç kat daha süratli gelişir. Echinococcus granulosus’un G1 genotipinin, öteki alt tiplere mukayeseyle insanları daha sık enfekte ettiği bildirilmiştir. İnsan CE’sinin genotiplendirilmesi, insan hidatidozu için hakimiyet usullerinin tasarlanmasına dayanakçı olabilir. Genetik alt tipleme ayrıca gelişim, antijenite ve kemoterapötik casuslara cevaptaki spektrumu da sarihliğe kavuşturur.
Hastalık başlangıçta asemptomatiktir ve kistler çok büyük hale gelse dahi uzun seneler asemptomatik kalabilir. Semptomatik hastalar için, semptomlar kistin lokalizasyonu ile alakalıdır. Kistler akciğerde ise öksürük, soluk darlığı veya göğüs sızısı görülürken, karaciğer kistlerinde karın sızısı, hepatomegali, hassasiyet, ateş ve sarılık, semptomları belirir. Kiste cerrahi müdahale veya mekanik travmaya bağlı kistin rüptürü ile hastalar anafilaktik şoka girme ihtimalleri daha yüksektir. Ayrıca kist rüptürü bronş süresince fark edilebilir, hastalar kist hidatik ve membran parçaları ile öksürük ve balgam semptomları yaşarlar. Kist rüptürü plevral boşlukta hakikatleşirse, hastalar pnömotoraks, efüzyon ve amfizem, kist vena kava yoluyla yırtılırsa, hasta yineleyen pulmoner emboli semptomları yaşarlar.
Hipodens lezyonlar gibi kistler, bazı vaziyetlerde bilgisayarlı tomografi BT üzerinde tanısal münazaralara neden olur. Kistik yozlaşmayı olan urlar, nekrotik akciğer kanseri gibi şanssız lezyonlar, metastazlar ve verem gibi enfeksiyonlar hidatik kisti taklit edebilir. Hilal işareti, soğan kabuğu, kombo işareti veya kıvrımlı membranlar gibi tipik belirtiler varsa, hidatik kist HK için tanı oldukça kolaydır. Bununla beraber, yırtılmış, çökmüş veya enfekte kistlerin katı veya daha fazla hipodens görünümü gibi atipik belirtiler, verem veya neoplastik lezyonlar gibi enfeksiyonlara benzedikleri için daha karışıktır. Bu vaziyetlerde MRG tanıya, ultrason periferik lezyonları teşhis etmeye ve plevra elde etmeye dayanakçı olabilir.

Ekinokokkoz TeşhisiMuayenehane Teşhisi

Hastalığın seyri tipik olarak yavaştır ve çoğu hasta birkaç yıldır asemptomatik hastalık seyri geçirir. Aksi takdirde, kistik yavaş sihrime oranının senede 1-5 mm olduğu varsayım edilirken hastalar, kist yavaş yavaş geliştikçe semptomlar geliştirir. Ekinokokkozun erken safhasında muayenehane bulgular hafiftir. Daha sonraki evrelerde, kistik karmaşıklıklara bağlı semptomların ortaya çıkması ile zararlı doku ve uzuvlar işlevsiz hale gelebilir. Standart radyoloji, ultrasonografi AKIL, bilgisayarlı eksenel tomografi BT ve manyetik titreşim görüntüleme MRI gibi immünolojik testlere ve görüntülemeye dayalı olarak semptomlar spesifik değildir ve tanı genellikle tesadüfseldir.

Seroloji

Serolojik tanı usulleri ehemmiyetli bir bitirici rol oynar. Cerrahi veya farmakolojik rehabilitasyon sonrası radyolojik tanı ve hastaların takibini desteklemek emeliyle kullanılırlar. Hastalığa çok rakamda immünolojik cevap vardır. Sağlam kistlerde hafif bağışıklık tepkisi anekdot edilirken, karışık kistler sızan veya rüptüre kistler eforlu bir bağışıklık tepkisi gösterme meylindedir. Serodiyagnoz, spesifik serum antikorlarının çoklu immünodiyagnostik testlerle tespit etilmesinden oluşur. Optimum test, yüksek hassasiyetle spesifik olmalıdır. Test duyarlılığının yanı gizeme özgüllük ile alakalı olarak muhtelif serolojik testler arasında ehemmiyetli değişiklikler vardır.
Rutin laboratuar uygulamalarında, dolaylı hemaglütinasyon IHA genellikle spesifik değildir, çiğ hidatik kist akışkanı kullanan enzime bağlı immünosorbent testi ELISA düşük spesifiklikle yüksek bir hassasiyete % 95’e kadar sahiptir. Her iki testin IHA ve ELISA eşzamanlı kullanımı % 85-96’nın üzerinde tanısal duyarlılıkla ilişkilidir. CE’li hastaların % 20’sinde yanlış pozitif serolojik belirtiler ortaya çıkar ve bu, temel olarak öteki paraziter hastalıklarla çapraz tepkinlerle alakalıdır. Ayrıca, seronegativite oranı, nonaktif hastalık safhaları olan olgularda, otoimmün veya malign patolojiler için rehabilitasyon edilen hastalarda ve hamilelik sırasında oranla daha yüksektir.
Kemik, beyindeki ve kalsifiye kistlerdeki kistler sıklıkla immünolojik cevap göstermez veya düşüktür. İmmünoblot tahlili genellikle IHA ve ELISA belirtileri kesin olmadığında kullanılır. İmmünolojik tanı, spesifik serum antikorlarının tespiti ile konur. Echinococcus granulosus, antijen B ve antijen 5 Ag5 olan immünolojik usuller sıklıkla en spesifik antijenleri kullanır.

Hidatidoz Ekinokokkoz Tarihi

Hidatidoz, insanoğlunun öğrenilen en daha önceki hastalıklarından biridir. Bu hastalık Mısırlılar tarafından, İncil Talmud’da Babillilerin bahsettiği gibi, MÖ 1534 senesine katlanan bir dokümanda belirlenmiştir. Burada oluşan kisti akışkan ile dolu bir mesane olarak belirlemişlerdir. Bu hastalık, hem hayvanlarda hem de insanlarda karaciğer ve akciğerler gibi değişik lokasyonlarda değişik büyüklükte hidatik kistlerin oluşmasından kaynaklanır. Ve hastalığın ciddiyeti kist rakamına, ebadına ve lokasyonuna göre değişir. Bu kistler hayvancılık alanında ekonomik kayıplara ek olarak insan yaşamının da kaybına neden olabilir. Bu hastalığın insidansı insanlarda yüksektir zira tehlikeyi yalnızca radyolojik analizler veya muhtelif cerrahi harekâtlar sırasında kazara tespit etilmesidir, ancak hayvanlarda kırımlarda rutin tespit sırasında keşfedillebilir.
Ekinokokkoz TeşhisiHidatidoz hastalığının sebebi iki ehemmiyetli etkene bağlıdır. Biltihapçısı, hastalığın başlangıcından bu yana erken düzeylerde enfeksiyonun öğrenilmesinin muhtemel olmamasıdır, zira kistin ebadı çoğalana kadar semptom göstermez, bu da komşu dokulara baskı yapar. İkinci etmen, terapötik taşıtların kaybıdır ve hastalık, metastaz safhasındaki metastazının ciddiyetine çok eştir. Ayrıca bu kistler saç ve tırnaklar dışında bedenin her yerinde bulunur. Bu hastalık Irak’taki endemik hastalıklardan biri olduğundan insan sağılığı, ekonomik ve sosyal açısından tesiri vardır. Bu sebeplerden dolayı bir hayli hastalanmasına karşın cerrahi müdahale olarak rehabilitasyon usullerini incelemek için bir hayli çalışma ve araştırma yapılmıştır. Bununla beraber hastaların bazı vaziyetleri sıradan rehabilitasyonu güçleştirdiği için operasyonla rehabilitasyon edilmektedirler.

Bibliyografi:
uptodate.com/contents/clinical-manifestations-and-diagnosis-of-echinococcosis
stanford.edu/group/parasites/ParaSites2003/Echinococcus/Diagnostics%20&%20Treatment2.htm
hindawi.com/journals/bmri/2015/428205/
sciencedirect.com/science/article/pii/S0065308X16300860

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ