Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Efsanelerin Ateşi Chimera

  • 24 Nisan 2021
  • Efsanelerin Ateşi Chimera için yorumlar kapalı
  • 155 kez görüntülendi.

Bazı kentler vardır ki hem fantastik natürel hoşlukları hem de tarihsel geçmişleri ile ziyaretçileri cezbeder. Turizme büyük katkısı bulunan şehirlerimizden Antalya’nın birbirinden bedelli ilçelerinden olan Kemer’den bahsediyoruz. Dağların eteklerine yakın, sahil şeridinde uzanıp giden mavi sancaklı plajlarıyla, antik yıkıntılarıyla bir inci tanesi gibi parlayan Kemer sırtını Batı Toroslara yaslamıştır. Kemer, mağaraları, natürel hoşlukların bir parçası […]

Efsanelerin Ateşi ChimeraBazı kentler vardır ki hem fantastik natürel hoşlukları hem de tarihsel geçmişleri ile ziyaretçileri cezbeder. Turizme büyük katkısı bulunan şehirlerimizden Antalya’nın birbirinden bedelli ilçelerinden olan Kemer’den bahsediyoruz. Dağların eteklerine yakın, sahil şeridinde uzanıp giden mavi sancaklı plajlarıyla, antik yıkıntılarıyla bir inci tanesi gibi parlayan Kemer sırtını Batı Toroslara yaslamıştır. Kemer, mağaraları, natürel hoşlukların bir parçası olan koyları, yaylaları, antik Likya kentlerinden olan Olympos ve Phaselis’i ile tanınan ve her zaman turist sürükleyen muhteşem bir beldedir. Hoşlukları bununla hudutlu olmayıp Kemer’e bağlı Çıralı’daki Yanartaş ile de yoğun alaka sürüklemektedir Yanartaş alakayı gerçekten de hak eden bir bölgedir. Kemer’e rastgele bir sebeple gelmiş olanlar imkânları dâhilinde Yanartaş’a uğramadan buradan gitmemelidir.

Yanartaş nerededir?

Çıralı beldesi 3,2 kilometre’lik uzun bir sahil bandına sahiptir. Antalya’ya 80, Kemer’e 40 kilometre mesafede olan Çıralı duru denizi ve bakir doğası ile görenleri kendine hayran vazgeçer. Olympos ile Yanartaş arasında uzanan Çıralı sahili jenerasyonları tükenme riski altında olan koruma altında alınan bir deniz kaplumbağası cinsi olan Caretta caretta’ların yumurtalarını vazgeçtiği yerler arasındadır. Bu kaplumbağa cinsleri Belek, Dalyan, Köyceğiz, Anamur, Olympos sahillerinde de yumurtlamaktadır. Yumurta vazgeçilen yuvaların, yumurtalardan çıkan yavruların hasar görmemeleri ve denize basit erişebilmeleri için gündüzleri plajlara şezlong koyulmaması, geceleri de ateş yakılmaması, ışıklandırma yapılmaması gerekmektedir, bu mevzuda yasak da koyulmuştur. Çıralı’nın bir özelliği daha vardır ki o da Yanartaş’taki kayaların arasından çıkan alevlerdir. Çıralı’nın merkezine 3 kilometre mesafede olan “ebedi ateş” diye de tanınan Yanartaş’ın antik yarıyıldaki ismi Chimera’dır. Yanartaş’ta natürel olarak devamlı yanan ateşler bulunmaktadır. Tepelerden alta bakıldığında kollanan mükemmel manzarası ve civara sır kazandıran natürel ateşiyle ufak, büyük her yaşta tatilciyi kendine sürükleyen Yanartaş’taki ateşler binlerce yıldır yanmaya devam etmektedir.

Efsanelerin Ateşi ChimeraYanartaş’a nasıl erişiliyor?

Şayet Antalya’ya veya Kemer’de geldiyseniz kesinlikle birileri sizi Yanartaş’ı da görmeniz gerektiği mevzusunda uyaracaktır ve haksız da değillerdir. Yanartaş’a gidilebilmesi için evvel Çıralı’ya gelinmesi gerekmektedir. Antalya’da iseniz ve havayoluyla geldiyseniz, Çıralı’da rezervasyon yaptırdıysanız bazı otel ve pansiyonlar alıcılarını havalimanından almakta, Çıralı’ya getirmektedir. Çıralı’ya erişmenin bir başka yolu kendi taşıtınızla veya otobüsle gelmektir. Otobüsü seçim edenler Çıralı yol kavşağında inip dolmuşlarla devam etmektedir. Çıralı’dan dolmuş veya minibüsle evvel Yanar Boğaz isimli yere gelinmektedir. Buraya Olympos’tan da gelinebilir. Yanartaş ören yerinde dolmuşlardan indikten sonra ateşlerin olduğu bölgeye çıkılabilmesi için yürüyerek 1,5 kilometre’lik patika bir yoldan devam edilmelidir.

Tırmanılacak olan Yanartaş bölgesinde rastgele bir kuruluş bulunmamaktadır. Bu surattan ören yeri girişindeki büfelerden su alınması ve besin mevzusunda da tedarikli olunması öneri edilmektedir. Ören yerine giriş fiyatlıdır ancak müzekart geçerli değildir, ayrıca çocuklar için fiyat ödenmemektedir. Bu noktadan sonra yürünen patika yolda ara ara molalar verilip manzaranın neşeyi çıkarılabilir. Patika yolun bir kısmı muntazam olsa da yer yer büyükçe kaya parçalarından oluşan taş merdivenler bulunmaktadır ve % 10 meyilli olan arazideki yürüyüş insanları azıcık zorlayabilmektedir. Tahtalı Dağı eteklerinde yer alan Yanartaş’a takribî yarım saatlik bir yürüyüşle erişilmekte, sıcak günlerde tırmanmak azıcık güç olsa da netlikle buna dokunmaktadır. Terliklerle çıkılabilecek basit bir yol olmadığından böyle bir tırmanış için uygun bir pabuç giyilmesi gerekmektedir.

Efsanelerin Ateşi ChimeraNasıl bir yer?

Sabırla yola devam edip yüksekten ayaklarınızın altına serilen denizin ve ormanın eşsiz manzarası ve Bizans Kilisesi ile antik kentin viraneleri görüldüğünde yolcular rahat bir soluk almaktadır. Daha nelerle karşılaşacağını merak edenler dağın bazı bölgelerine baktığında asırlardır yanan ve hala yanmaya devam eden ateşleri fark etmektedir. Peki, ama dağdaki bu ateşin gizemi nedir? Araştırmalarla kesintisiz yanan bu ateşlerin metan gazından kaynaklandığı tespit etilmiştir. Yanartaş kayalık bir alandır ve 20’ye yakın alev bacası bulunmaktadır. Bu dağda yanan ateşlerin sahildeki pansiyonlardan ve denizden de görüldüğü söylenir. Alevlerin çıktığı yerler antik çağlarda mukaddes alanlar olarak görülmüş ve M.Ö. 4. asırdan itibaren yazarlar tarafından bazı metinlerde sırlı alevler olduğu belirtilmiştir.

Takribî yarım saatlik yürüyüşten sonra erişilen bölgeye ilk Yanartaş bölgesi veya Yanartaş 1 denilmiştir. En fazla burası ziyaret edilmektedir. Deniz seviyesine göre 165 metre yükseklikte kalan alandan itibaren 180 metreye varıncaya kadar olan azıcık eğilimli olan bölge üzerinde kesintisiz gaz çıkışları ve yanan ateşler bulunmaktadır.

Birinci bölgeden 20 dakika daha 500 metre kuzeybatıya doğru yüründüğünde, 335 metreye erişilmekte ve ilkine eş ikinci bir bölge daha olduğu görülmektedir. Burası ikinci Yanartaş bölgesidir. Buraya kadar erişenler mükemmel bir panoramik görüntüyle karşılaşmakta, gün doğumlarını veya batımlarını, ayın doğuşunu, dolunay ışığının denizin sularında yansımasını izlemenin neşesine tanık olmaktadır. İkinci bölgeye erişmek için daha sarp yamaçların aşılması gerektiğinden Çıralı’daki patika yol yerine Ulupınar-Karadere arasındaki bir başka patika daha çok seçim edilmektedir.

Yanartaş’ta neler yapılabilir?

Yanartaş bölgelerinde nebat örtüsü bulunmamakta, beyaz-gri kayaçlar göze çarpmaktadır. Kayaçların arasındaki ateş bacaları da denilen 50?100 cm genişliğindeki çukurlardan alevler dışarı çıkmaktadır. Akdeniz manzarasını doyasıya izleyen, oksijeni ciğerlerine sürükleyenler şayet hazırlıklı geldiyse mangal misyonu gören natürel ateşlerin üzerinde sosis pişirmekte, sucuk ekmek veya sucuklu yumurta yapmakta, kimileri şaraplarını yudumlamaktadır. Tabi ki kızartma harekâtı için çöp şiş gibi çubuklar da gerekmekte, etraftan da aranıp ince ağaç dalları bulunabilmektedir. Özellikle çocuklar çubuklara takarak marshmallow kızartmayı çok hoşlanmakta ve kamp ateşlerine benzeyen bu ateşlerin başında olmak onlara cümbüşlü gelmektedir. Alevler suyla söndürülememekte, toprak, taş atılarak söndürülmeye çalışılsa da sönmüş gibi görünüp çok kısa bir vakit sonra yeniden alevler çıkmaktadır.

Efsanelerin Ateşi ChimeraGündüzü de gece manzarası da şahane olan Yanartaş’ı özellikle gece görenler daha fazla hayran kalmaktadır. Gece yapılan ziyaretler daha sırlı olmakta ve çıkarken bir el feneri bulunması gerekmektedir zira telefonların ışığı noksan kalacaktır. Yanında el feneri bulunmayanlar ören yerinin girişinde kiralayabilmektedir.
Yanartaş’a genellikle topluluklar halinde çıkılmakta, resim ve video çekimleriyle hatıralar ebedileştirilmektedir.

Çıkmak için hangi zamanlar uygun?

Görülmek istenen şey alevler olduğundan Yanartaş’a geceleri çıkmak daha cazip gelmektedir. Çıkılacak yol dümdüz olmadığından, toplulukta yaşlılar ve çocuklar da olduğundan gece çıkmak azıcık daha risklere sarih görünmektedir. Aydınlatmanın olmadığı patika yolda geceleri basılan yerlerin net olarak görülemeyeceği, taşların nemli ve kaygan olabileceği, ayakların her an bir yere takılıp düşülebileceği, kazalar yaşanabileceği hesaba katılmalıdır. Bu nedenle güneş batmadan evvel, aydınlık bir etrafta yola çıkmak daha anlamlı görünmektedir. Alevler bu saatlerde de gayet güzel görünecek, dönüş daha rahat olacaktır.

Konaklama imkânları

Konaklamak için en uygun yer Yanartaş’a en yakın olan Çıralı’dır. Çıralı ‘da şirin pansiyonlar, bungalov konutlar, öteki konaklama kuruluşları ve oteller bulunmaktadır. Büyük lüks oteller olmasa da gelenlere natürel hoşlukların arasında huzur içinde bir konaklama ve tatil imkânı sunulmaktadır.

Yanartaş’ın Efsanesi

Antik ismi Chimera olan Yanartaş ile alakalı bazı efsaneler anlatılmaktadır. Efsanelerden biri ve en çok öğrenileni Bellerophontes’le alakalıdır. Homeros’un anlattığı efsane şöyledir:

Bir av partisi sırasında Ephyra kralı Glaukos’un oğlu olan Hipponoes kendi kardeşi olan Belleros’u yanlışlıkla öldürmüştür. Bu surattan Bellerophontes Belleros’u yiyen anlamına kazanç ismi verilmiş ve Ephyra’dan sürülmüştür. Sürülen ve son derece yeisli, acınacak halde olan Bellerophontes Argos kralına sığınmış ama o da Likya kralına göndermiştir. Likya kralı ona acımış ve öldürmek istemediği için Olympos dağında bulunan Chimera isimli canavarı öldürmek gibi güçlü bir vazife vermiştir. Bellerophontes, gövdesi keçi, başı aslan, kuyruğu yılan gibi olan ve ağzından dışarı alevler saçılan canavara Pegasus isimli kanatlı bir ata binerek saldırmıştır. Bu at gence Zeus tarafından verilmiştir. Hücumu yapan genç öyle eforlu vurmuştur ki canavar toprağa, yerin 7 kat dibine gömülmüş, yalnızca topraktan dışarı ağzından çıkan alevleri kalmıştır.
Zafer kazanan Bellerophontes için Olympos’ta kutlama emelli bir yarış tertip edilmiştir. Yarışa katılanlar meşalelerini Chimera’nın mukaddes ateşi ile alevlendirerek kente doğru koşmuşlardır. Sonraları bu yarışlara değişik spor dalları da ilave edilmiş ve bir anlamda bugünkü olimpiyat oyunlarının başlangıcı ortaya çıkmıştır. Günümüzde hala devam eden, 4 senede bir her keresinde değişik bir ülkede yapılan ve tüm spor dallarını içeren beynelmilel olimpiyat müsabakalarında yakılan meşale Chimera’nın sönmeden yanmaya devam eden ateşinin bir simgeyidir.

İşte günümüzde bu alevlerle dolu alana Yanartaş ismi verilir ve adak merkezi gibi de kullanılır. Çocuğu olmayan bayanlar alevlerden birinin çevresinde 3 defa dolanırsa ve üzerinde bir yemek pişirirse çocuğu olacağına inanır. Yapılan yemek geyik kızartması olursa tüm dileklerin kabul olacağı da dilden dile dolanır.

Efsanelerin Ateşi ChimeraBir başka efsaneye göre de Korint prensi olan Bellerophon’un Argos kralının eşi olan Anteia ile ilişkisi olduğu iddiasında bulunulmuştur. Oysaki kralın karısının kendisine evet demediği için prense attığı bir kötüledir bu. Argos kralı Proitos prensi bu sebeple kayınpederi olan Likya kralı Iobates’e saklı bir iletiyle beraber göndermiştir. Saklı iletide prensin öldürülmesi gerektiği yazmaktadır. Likya kralı cezalı prense Chimera isimli bir canavarı öldürme misyonu vermiştir. Prens uçan at olan Pegasus ile Olympos Dağına giderek canavarı bütün ağzından vurmuş, misyonu muvaffak olmuştur. Yer altına gömülmüş olan canavarın ağzından çıkan ateşler sönmemiştir. Bellerophon çıkan ateşlerle bir meşale yakmış, kazanılan galibiyetin kutlanması için herkes Olympos’a bir araya gelmiştir. Chimera’nın alevleri hala bugün Yanartaş denilen bölgede kayaların arasından çıkmaya devam etmektedir.

Canavarı öldürdükten sonra kral Bellerophon’a ikinci bir vazife daha vermiştir. Bu misyonun içeriği son derece kaba bir kabile ile savaşmaktır. Bellerophon bunu da muvaffak olmuş ve savaşı kazanmıştır. Bu kez de Amazon’larla savaşmaya gönderilmiş ve onu da muvaffak olmuştur. Daha sonra Likya’ya dönerken Likya’lı bazı askerlerin pususuna düşmüş ve yeniden sağ çıkmıştır. Sonunda Likya’ya kahraman olarak dönen prensin yaradanların soyundan geldiği düşünülmüş ve hediyeler verilmiştir. Kraliyetin yarısını da alan prens kralın kızlarından biriyle evlendirilerek şereflendirilmiştir.
Homeros’tan başka Skylax, Plinius, Evliya Çelebi gibi bazı gezginler ve yazarlar Yanartaş’tan eserlerine bahsetmişlerdir.

Yanartaş’ın gizemi nedir, neden hala yanıyor?

Uzmanlar Yanartaş’taki alevlerin 2500 seneden beri yanmakta olduğunu söylemektedir. Alevlerin nedeni uzun zaman bilinmeyenken daha sonraları bilim insanlarının araştırması neticesinde gaz sızıntıları sebebiyle yanmakta olduğu bulunmuştur. İncelemeler kaya çatlakları arasından gelen gazın büyük bir kısmının metan, kalanının etan, karbondioksit ve azottan oluştuğunu göstermiştir. Doğalgaz bölgede bir tek noktadan değil birkaç noktadan, cılız bulduğu yüzeylerden çıkmaktadır. Bir mecmuada yayınlanan yazıda Yanartaş’ın yüzeyinin alt kısımlarında ender bulunan, kimyevi simgeyi “Ru” olan Ruthenium rutenyum elementinin bulunduğu, bu elementin metan gazının yaradılışı için bir çeşit katalizörlük yaptığı bildirilmektedir.

Yeraltındaki doğalgaz kaynaklarının kayalıkların arasından sızıntılar biçiminde yeryüzüne çıkması ve oksijenle buluşup tutuşması gidişatına yalnızca bizim ülkemizde tesadüfülmemektedir. Şimdiye kadar gören herkesin hayranlığını kazanan Yanartaş yeni ziyaretçilerini beklemektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ