Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Edgar Allan Poe Kimdir?

  • 22 Ekim 2021
  • Edgar Allan Poe Kimdir? için yorumlar kapalı
  • 104 kez görüntülendi.
Edgar Allan Poe Kimdir?

5008_edgar-allan-poe19 Ocak 1809 tarihinde profesyonel oyuncular David ve Elizabeth Arnold Poe’nun ikinci çocuğu olarak Boston, Massachusetts’ de doğmuş bu adam, Amerika’ nın ilk kısa öykü yazarlarından biri olmuştur. Gotik Edebiyat’ a yönelmişliğin yanı sıra şairlik, edebiyat eleştirmenliği ve editörlük gibi meyilleri de bulunmaktadır.

Edgar doğduktan 1 sene sonra babası tarafından terk edilip, ertesi sene annesi tüberkülozdan can verince John Allan isminde bir tüccar, onu yanına almıştır. -Edgar’ ın ortanca ismi “Allan” buradan kazanç.- Belki de küçücük bir çocukken yaşadıkları onun nezaketi ruhuna işlemişti. Geliştiğinde anne ve babasının sanatçı ruhu ile beraber onların yokluğu sebebiyle, karamsar bir ruha da sahip olacaktı. Bu bakış açısı Karanlık Edebiyat dünyasında onu sağlam bir yere oturtacaktı. Keza?yarıyılında?polisiye, fobi ve cinayet öyküleriyle anılmaya başlamıştır.

5008_edgar_allan_poe_portrait_b1833′ te tertip edilen bir müsabakada “MS. Found in a Bottle” Şişede Bulunan Elyazması isimli öyküsüyle birinciliği kazanmıştır. Hikayedeki fobi unsuru insan keşfedebilirliğinin dışındaki bir dünyanın fiziksel tasvirinden kaynaklanır. Hikayenin özetine göz attığımızda onun sırlı iç dünyasını az da olsa aralamış oluruz:

“Ailesinden ve ülkesinden uzakta olan isimsiz bir anlatıcı, bir kargo gemisinde yolcu olarak Batavia’dan şimdiki ismiyle Jakarta yola çıkar. Yolculuğun başlamasından birkaç gün sonra rüzgar kesildiği için, gemi bir süre yoluna devam edemez. Ardından gemiye çarpan devasa bir dalga, anlatıcı ile yaşlı bir İsveçli dışında herkesi denize sürükler. Tayfun tarafından güneye doğru sürüklenen gemi büyük siyah bir kalyon ile çarpışır. Gemi batarken, sadece anlatıcı kalyona tırmanarak kurtulmayı muvaffak olur. Kalyonda, anlatıcıyı göremeyen oldukça yaşlı adamlardan oluşan bir tayfa vardır. Anlatıcı kaptanın kamarasından yazı malzemesi çalar ve sonunda denize atacağı günlüğünü yazmaya başlar. Bu kalyon da yeniden güneye doğru sürüklenmektedir ve tayfa geminin Antarktika’ya erişip buzullara çarparak batması olasılığını umutla beklemektedir. Sonunda gemi buzların arasındaki bir sarihlikte bulunan büyük bir anafora kapılır ve batmaya başlar.”

1836’da teyzesinin ondört yaşındaki Virginia Clemm isimli kızıyla evlendi. 1839’da Philadelphia’ya giderek Burton’s Gentleman’s Magazine’de idareyicilik yaptı. Zaferli bir yayımcı oldu; ancak sürdüremedi. 1844’te New York’ta muhtelif gazete ve mecmualarda çalıştı. Bu arada, sorunlarla dolu hayatının yarattığı depresyonlar suratından kendini alkole vermişti. Karısının 1847’de tüberkülozdan ölmesinden sonra düzensiz, sefih bir yaşantıya kapıldı.

5008_edgar_allan_poe_by_bncourt-d5zao3b

Öykülerinin dışında kurgu ve yazım teknikleri dikkat toplamıştır. “The Raven” Kuzgun başta olmak üzere, “Annabel Lee” ve “To Helen” Helen’e isimli şiirleriyle de tanınmıştır. Hatta “The Raven” Kuzgun şiiriyle aynı isimli sinema filmi 2012 senesinde gösterime girmiş, azımsanmayacak derecede de bir IMDB puanı elde etmiştir ki, gösterilenden fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. Söz konusu filmi izlemenizi öneririm. Filmin özetinden şöyle bahsedebiliriz:

“Kuzgun 2012 üretimi dram gerilim filmidir. Amerikan edebiyatının tanınan isimlerinden olan Edgar Allan Poe, bir seri katilin arkasında polis ve özel dedektiflerle iş birliği yapar. Ancak bu seri katilin yaptığı cinayetler Poe’ nun hikayelerinin de arkasından gitmektedir. Baltimor kasabasından gelen genç dedektif Fields ve yazar Poe, katilin arkasına düşerler. Öteki taraftan yazarın sevgilisi Emily Hamilton katilin ilk gayeyi haline geldiğinde, işler iyice bozuşacaktır.”

5008_kuzgun-430x600-215x300Edgar’ ın vefatı da, yazdıkları ve hayatı esrarengiz olgularla anlatılmaktadır. Bir gün Ryan’ s Inn isimli birahanede oldukça makûs durumda bulunmuş ve bir hastaneye kaldırılmıştır. 4 gün sonra 7 Ekim 1849 kaldırıldığı hastanede, henüz 40 yaşındayken hayatını yitirmiştir. Bir sonraki gün tertip edilen cenaze merasimine sadece 4 birey katılmıştır. Bu 4 birey kuzeni Neilson Poe, karısı tarafından akrabası olan Henry Herring, mektepten dostu Z.Collins Lee, meslektaşı Dr. Joseph Snodgrass’ dır. Vefat hadiseyi ve sebepleri ile alakalı çok paradokslu ve anlaşılmaz raporlar hazırlanmıştır. Seneler geçtikçe kendisini tanıyan ve tanımayanlar tarafından ortaya atılan teoriler ve söylentiler çoğalmış, hala vefatının arkasındaki asıllar öğrenilmemektedir.

“Ne kadar içler acısı bir faciadır Edgar Allan Poe’nun hayatı!” diye bağırıyor Charles Baudelaire ve sürdürüyor: “Onun vefatı, başarısızlığı suratından ürkütücülüğü çoğalmış vahim bir sondur! -Okuduğum dokümanların tümünün bende uyandırdığı ortak kanı, Amerika Birleşik Devletleri’nin Poe için geniş bir hapishaneden başka bir şey olmadığı yolundaydı. Bana sorarsanız Poe, havagazıyla aydınlatılmış bu büyük vahşilikte değil, daha pak kokan bir dünyada nefes alabilmek için yaratılan varlığının ateşli çırpınışları içinde arşınlıyordu hapishanesini. Bu sevimsiz etrafın etkisinden kurtulabilmek için gösterdiği sürekli gayret, onun bir şair ve hatta sarhoş olarak iç dünyasını, ruhsal yapısını tanımlayan tek faktördü.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ