Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Edebiyat Biliminde Sıkça Kullanılan Terimler

  • 06 Nisan 2021
  • Edebiyat Biliminde Sıkça Kullanılan Terimler için yorumlar kapalı
  • 153 kez görüntülendi.

Nezaketi Metin: Metin daha önceki yarıyıllarda yazıyı alana getiren kelimeler, başka bir deyişle metni yazanın orijinal yazılı metinleri anlamına gelmekteydi. Daha sonraları Latince orijinli “tekst” dokuma anlamına gelmiş ve anlam genişlemesine uğrayarak yazılı ve laflı metinleri karşılayan anlamıyla kullanılmıştır. Nezaketi metinlerde emel, yalnızca anlamları aktarmak değil, okuyucuyu da etkilemektir. Şair ve yazar düşüncelerini hayal dünyasıyla yoğurur ve bunu […]

Edebiyat Biliminde Sıkça Kullanılan TerimlerNezaketi Metin: Metin daha önceki yarıyıllarda yazıyı alana getiren kelimeler, başka bir deyişle metni yazanın orijinal yazılı metinleri anlamına gelmekteydi. Daha sonraları Latince orijinli “tekst” dokuma anlamına gelmiş ve anlam genişlemesine uğrayarak yazılı ve laflı metinleri karşılayan anlamıyla kullanılmıştır. Nezaketi metinlerde emel, yalnızca anlamları aktarmak değil, okuyucuyu da etkilemektir. Şair ve yazar düşüncelerini hayal dünyasıyla yoğurur ve bunu okuyucusuna sunar. Yazılı ve laflı metinlerde işlenmiş bir dil, metnin özelliklerine has bir anlatım, fikir, duygu ve hayal, cemiyetin sosyal ve kültürel özellikleri bulunmaktadır. Öğretici/bilimsel metinler objektif iken nezaketi metinler özneldir. Nezaketi metnin öznelliğini sağlayan husus, dilin yan ve mecaz anlamlarını kullanmasıdır. Dilin lügat anlamıyla yazılan öğretici metinler bildirgeyi doğrudan okura aktarırken nezaketi metinlerde bildirgenin anlaşılma süreci okurda başlar ve biter. Okuyucunun anlama mahareti eforu da bu noktada ön tasarıya çıkar.

Anekdot: Anlam, irtibat esnasında mesajın müşteride uyandırdığı her türlü tesirdir.
Anlatım, düşüncenin, duygunun başka bir deyişle anlamın lafla, tavırla, mimiklerle müşteriye eriştirilmesidir.
Yorum, okuyucunun metni yine anlamlandırma, değerlendirme ve adlandırmasına denir.

Metin ve Anlayış: Anlayış; bir yarıyılın politik ve sosyal hadiseleri, kültürü, sanat zevki, hayat şekli, eğitim kavrayışı, inanç sistemlerini içeren tamı ifade etmektedir. Nezaketi metinlerin tümünde yarıyılın anlayışına tesadüfmek muhtemeldir. Ayrıca metin, yazıldığı yarıyılın zevkine uygun bir dil kavrayışı ile yazılmıştır ve yazıldığı yarıyılın sanat kavrayışını da yansıtır.

Yapı: Yapı, nezaketi yapıtın iskeleti ve kompozisyonudur. Muhtevayı ayakta yakalayan ve ona Edebiyat Biliminde Sıkça Kullanılan Terimlergörünürlük kazandıran yapı, “biçim” sözcüğüyle de karşılanır. Soyut ve seyyal malzeme ancak yapı ile bir kalıba oturur. Bu mantıkta ilk yapı unsuru dildir. Dil, düşünce ve duyguları somutlaştırır. Kelime, kelime grupları, ibareler, tümcecikler ve tümceler ilk seviyedeki yapı unsurlarıdır. Metnin başlık, giriş, büyüme ve netice kısımları kompozisyonu/yapıyı oluşturan diğer kısımlardır. Vaka metinlerinde yapı/kompozisyonun karşılığı vaka örgüsü, şahıslar, zaman ve mekândan ibaret iken şiir metinlerinde nazım biçimi terimi miktar, yetere, redif, nazım üniteyi, nazım biçimi, nazım cinsi vs. yapı teriminin karşılığıdır.

Mevzu: Nezaketi yapıtta ele alınan mesele, gözlem, vaka veya intibaa mevzu denir. Mevzu genel ve cihansaldır. Kullandığı dil hangisi olursa olsun her edebiyatçı, aynı mevzuyu kullanabilir.

Tema: Tema, metnin ilk sözcüğünden son sözcüğüne kadar hangi duygu ve düşünce üzerinde durulduğunu ifade eden terimdir. Tema, kişiseldir. Başka Bir Deyişle sanatçıya hastır. Düz yazılarda ana fikir, şiirlerde ise ana duygu temanın karşılığıdır. Nezaketi metinlerin yapısını oluşturan unsurlar tema etrafına bir araya gelir. Tema yazıldığı yarıyılın özelliklerini yansıtır ve temayı bulmak için “Metinde anlatılan nedir?” suali sorulur. Tema, şiirde birkaç kelime ile ifade edilirken vaka metinlerinde birey, zaman ve mekan bağlamında hudutlandırılır.

Anekdot: Edebiyat bilimcileri arasında kavga mevzusu olan ve tanımı hakkında paradokslu bilgiler bulunan tema ve mevzu hakkında şu misal verilebilir: “Vatan” geneli içerdiği için mevzu iken vatanın hudutlandırılıp “Bir vatan olarak Anadolu” biçimine dönüştürülmesi temadır.

İleti/Mesaj: Nezaketi metnin tema ve mevzu aracılığıyla okura söylemek istediği hususlara ileti denir. İleti tezdir. Yazarın okuru eğitmek, değiştirmek ve dönüştürmek için sunduğu düşünceye ileti denir. İleti, mevzu ve temanın düşüncesi düzlemde ifade edilmesidir. Daha çok eğitimsel bir emeli vardır.

Dil Anlatım: Nezaketi metinlerde aynı mevzu işlense de metinlerin birbirinden değişik olmasının sebebi değişik şahıslar tarafından değişik bakış açısı, dil ve anlatım özellikleriyle yazılmış olmasıdır. Ayrıca yarıyılın ve cinsin özellikleri metnin dilini şekillendirir. Misalin romanla şiirin dili birbirinden değişik olmak vaziyetindedir veya Osmanlı yarıyılında yazılmış bir yapıtla Cumhuriyet yarıyılında yazılmış bir yapıtın dili de birbirinden değişiktir. O halde dil ve anlatım; sanatçıya, yarıyıla ve cinse göre şekillenmektedir.

Metin ve Gelenek: Gelenek, zaman içinde oluşan ve belirli kaideleri, özellikleri barındıran bir tamdır. Bir anane içinde her metin, kendi stilinde daha evvel yazılmış bir hayli metinden faydalandığı gibi, daha sonra yazılacaklara da kaynaklık eder. Gelenek terimine iki biçimde bakmak muhtemeldir: İlkinde nezaketi ananeden faydalanan edebiyat sanatçısı, kendisinden evvel alana getirilmiş cinssel ve şeklî hususları kullanarak yapıtını yazar. Misalin bir Divan şairi gazel ananesinin dışına çıkamaz ve kendisinden evvel oluşturulan kaideleri harfiyen uygular. Geleneğin ikinci cinsi çağdaş şiirde karşımıza çıkmaktadır. Şair, çağdaş bir duyarlılığı sergilerken ananeden, ananesel edebiyattan, ananesel edebiyatın mazmunlarından faydalanır ve geçmiş-bugün-gelecek ilişkisini çağdaş bir anlayışla kurar. Hilmi Yavuz, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi, II. Yeni şairleri Türk ve İslam ananesinden imge ve simge seviyesinde geniş bir biçimde faydalanmaktadır.

Edebiyat Biliminde Sıkça Kullanılan TerimlerÜslûp: “Tarz, biçem, şîve, stil, stil-ı ifade, mişvâr-ı mahsûs-ı beyân, anlatım özgeliği, özanlatı, eda, stil-ı mahsûs, stil, deyiş, anlatım davranışı” gibi karşılıkları bulunan üslûp, “yazarın dil içinde yapabileceği bir çeşit tercih”, “sözcüklerin edebî yapıtta, biçim ve muhteva ile alakasını da kurarak ve orijinal bir söyleyişe uzanarak kullanılmasından doğan kendine haslık”, “belirli bir görüş, dinleyiş ve birikime sahip olan sanatçının yaşamı süresince edindiği deneyim ve davranışlarla seçtiği mevzuyu, şekil ve içeriğin tanımladığı araç ve usulleri kullanarak kendisine has bir şekilde ördüğü sözcüklerle anlatmasından doğan bir edebî bedel unsuru ve miktarı”, “artistin, ferdî bir dinleyiş stili ve kompozisyona sahip muhtevayı, sözcükten tümceye kadar uzanan dil unsurları aracılığıyla ve belirli bir yapı tamlığı içinde, ferdî ve orijinal bir şekilde ifade etmesi” “operasyona ve hareket işlev halinde bulunan şuur ve umumiyetle ruh muhtevalarının ifade biçimi” ve “her bireyin efkâr ve mülâhazâtını ta’bîrdeki stil-ı mahsusdur” biçiminde belirlenmektedir. Üslûp, edebiyatın tanımı gereği dille alakalıdır ve dil malzemesinin işlenmesi üslûbu vermektedir. İkincisi üslûp, dilin fertsel kullanımıdır ve yazarın/şairin dille ilişkisini çok istikametli bir şekilde tanımlamaktadır. Üçüncüsü ise üslûp, muhtevaya aittir ve anlatılan mevzu/tema, verilmek istenen ileti ile sunulmak istenen ana fikir, üslûbun oluşmasını sağlamaktadır.

İmge: Çağdaş şiirde sıkça müracaat etilen imge/hayal/imaj, şairin iç dünyasını, duygu ve düşüncelerini birtakım kelime ve kelime gruplarından faydalanarak orijinal ve daha evvel müracaat etilmemiş bir surette anlatması, dile getirmesi demektir. İmgeler teşbih, istiare/metafor, mecaz-ı mürsel, teşhis ve intak, iham gibi nezaketi sanatlar aracılığıyla yapılmaktadır. Hilmi Yavuz, Nuh tufanına telmihle, “…kalbimiz minibüste/bir tufanın içine sığınmayı dilerken” demek suretiyle kalbi insanlara benzetmiş, minibüsü Hz. Nuh’un gemisine telmih etmiştir.

Simge: Cemiyetsel kodları ve parolaları taşıyan, herkes tarafından üç alt beş yukarıya manası öğrenilen ve orijinal olmayan kelime, kelime grupları ve ibarelere denir. Arif Nihat Asya’nın “sancak” için “Kız kardeşimin gelinliği/Şehidimin son örtüsü” ifadesini kullanması buna bir misaldir.

Mazmun: Divan şiiri ananesindeki imge ve simgelere mazmun denir.

Estetik: Sanat felsefesi olan estetik, hoşun bilimidir. “Güzel” kavramını nezaketi eserlerde arayan ve tespit eden estetik, hoşluğun cemiyetlere, kavrayışlara, tarihsel şartlara, yazar veya şairin psikolojik gidişatına göre değişikleştiğini belirtir. Buna göre bir yarıyılın hoşluk kavrayışı, estetik kriterleri vermektedir. Misalin Servet-i Fünûn yarıyılı şairleri, belirli hoşluk kriterlerine göre şiir yazmaktadırlar. Kapalılık, fertsellik, az kullanılan sözcüklerin seçimi, aruz vezni vs. bu yarıyılın estetik kriterlerini vermektedir. Estetik, bir olguyu analiz etmeye çalışırken dört problem üzerinde durmaktadır: Estetik süje idrak etme faaliyetini yapan insan, estetik obje hoşluk kıymetini üzerinde taşıyan varlık/sanat yapıtı, estetik bedel estetik objenin sahip olduğu hoşluk ve yücelik ve estetik yargı estetik süjenin estetik obje hakkında verdiği karar

Anekdot: Daha evvel felsefenin bir alt alı olan estetik 18. yy.’ın sonlarında Alexander G. Baumgarten’in gayretleriyle otonom bir bilim dalı haline gelmiştir.

Poetika: Şairlerin şiir ve sanat hakkındaki görüşlerini anlattıkları manzum veya mensur yapıtlarıdır. Şairler genellikle kendi şiirlerinden yola çıkarak şiir dili, yapı, muhteva, anlam, imge, anane vs. gibi mevzular üzerine görüşlerini belirtirler. Bunun dışında şairlerin şiir hakkındaki görüşlerini ikinci elden kaynaklarda da bulmak muhtemeldir. Misalin bir akademisyen bir şairin veya şiir akımının şiir hakkındaki görüşleri üzerine ilmî bir araştırma yapabilir. Alaaddin Karaca-II. Yeni Poetikası. İlk poetik metin Aristo’ya aittir. Aristo, Poetika ismiyle yazdığı yapıtında yalnızca şiirden bahsetmemiş, tiyatro ve epope hakkındaki görüşlerini de aktarmıştır. Buna göre poetika başta yazar ve şairlerin sanat hakkındaki görüşlerini anlattığı yapıtlar iken sonradan yalnızca şiir hakkındaki görüşlerini anlattığı yapıtlar olmuştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ