Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Duyuların Alınması

  • 24 Nisan 2021
  • Duyuların Alınması için yorumlar kapalı
  • 133 kez görüntülendi.

E coli gibi kolay prokaryotik canlılar dahi, hücre çeperleri ile etrafta bulunan maddeler arasında asıllaşan bir seri karışık kimyevi tepkinler sayesinde etraf hakkında bilgi elde ederler ve bu bilgiyi işleyerek kolay yoldan bir tepki alana getirirler. Aplysia’dan insana kadar uzanan hayvan hattında, özelleşmiş almaç reseptör hücreler, etraflarındaki fiziksel farklılıkları tespit eterek bu farklılıklara daha sonra geçimsel […]

E coli gibi kolay prokaryotik canlılar dahi, hücre çeperleri ile etrafta bulunan maddeler arasında asıllaşan bir seri karışık kimyevi tepkinler sayesinde etraf hakkında bilgi elde ederler ve bu bilgiyi işleyerek kolay yoldan bir tepki alana getirirler. Duyuların AlınmasıAplysia’dan insana kadar uzanan hayvan hattında, özelleşmiş almaç reseptör hücreler, etraflarındaki fiziksel farklılıkları tespit eterek bu farklılıklara daha sonra geçimsel yollarla cevap verebilirler. Bu kısımda, etraftaki kimyevi ve fiziksel farklılıkları tespit etmek ve onları duyu dönüştürülmesi sensory transduction vakayı olarak öğrenilen asapsal ihtar biçimine dönüştürmek için var olan muhtelif mekanizmaları araştıracağız. Aynı zamanda, asap sisteminin etrafsal ihtarlar ile nasıl impuls ürettiğini ve bu vakanın bizim duyu olarak bildiğimiz mental deneyim haline nasıl geldiği mevzusunda aşinasını da araştıracağız. Nihayet, dikkatimizi omurgalı beyninin nasıl organize olduğu ve bu organizasyonun asapsal vakaların gitgide çoğalan karışık bir seviyeye evrimleşmesini nasıl yansıttığı sualine çevireceğiz.

Duyu Alınması

Etrafsal farklılar, asapsal impulsları nasıl alana getirir. Şayet ihtar alışılmadık derecede güçlü değilse, misalin fiziksel bir darbe, bizim fotoreseptörlerimizde “yıldız görmemize” neden olabilir çoğu almaç hücresi, bir çeşit ihtara cevap verir; fakat her bir hücre yalnızca tek bir çeşit ihtara karşı maksimum yanıt verdiğinden dolayı, duyu almaçları organizmalar için kullanışlıdır. Duyu özelleşmesinin kapsamı içerisinde tazyike, sıcak ve soğuğa, muhakkak kimyevi maddelerin yoğunluğuna, titreşimlere, ışığa, elektrik ve magnetik alana ve değişiklerine karşı olan özelleşmeler yer alır. Fakat özelleşmelerine bakmaksızın, almaçların her tipi, ihtarı, çeper kutuplaşmasındaki bir farklılığa, başka bir deyişle asap sisteminin “ortak diline” dönüştürür. Etrafsal farklılıklar almaç hücrelerinin depolarize ya da hiperpolarize olmasına nasıl neden olur? Varsayım edebileceğiniz gibi, çoğu duyu hücresinde ihtarlar, geçitli kanallarını açar ya da kapatır. Misalin, görme pigmentleri tarafından ışık absorblandığı zaman, etkin hale gelen pigment çeperdeki sodyum kanallarını kapatır; böylece duyu hücresi hiperpolarize olur. Gerilme-almaç hücrelerindeki sodyum kanallarının ise gerilme sebebiyle çeperin fiziksel olarak bükülmesi neticesinde sarih kaldığı ve bunun içinde çeperi depolarize ettiği sanılmaktadır.Duyuların Alınması
Burun ve dilin duyu hücrelerinin çeperlerindeki almaç proteinleri, uygun kimyevi substratlar onlara bağlandığı zaman Na+ kanallarını açarlar. Misalin, yeterli ölçüde şeker molekülü şekere duyarlı hücre üzerindeki almaç proteinlerine bağlandığında, o kadar fazla sodyum kanalı açılır ki duyu hücresi eşik kıymeti geçerek depolarize olur. Almaç proteinine sahip komşu bir hücre, kinin gibi acı bir kimyevi madde için cevap vermeyecektir; zira onun iyon kanalları etkilenmez. Bununla beraber, yeterli ölçüde kinin varlığında, yeterli ölçüde kanal açılarak onun eşik kıymeti geçip depolarize olmasına neden olacaktır. Acı ve tatlı hissi, böylece eş anlamda belirmektedir; Na+ kanallarının açılması, ardından depolarizasyon vakayı ardından da aksiyon potansiyelinin ortaya çıkması.
Duyular birbirinden ayırt edilir; zira duyu hücrelerinin farklı cinsleri, beyindeki farklı maksat bölgeyle irtibatlıdır. Özgül duyular, gelen ihtarların beyin tarafından açıklanmasından doğmaktadır. Bir hayvanın duyuları, onun duyu almaçlarının ve onlarla beraber uyarılan asap hücrelerinin özellikleriyle sınırlanır ve şekillenir. Almaçlann verdiği cevapların çeşitleri Plazma çeperinde yer alan iyon kanalları, bir doğrultudan ya da değişik doğrultudan gelen özgül etrafsal ihtarlar sayesinde açılır ya da kapatılırsa bir hayli duyu hücresinin çalışmaya başladığını gördük. Fakat duyu hücreleri ihtarın şiddetini ve bir hayli gidişatta olduğu gibi geçici olarak biçimini nasıl kodluyor?Duyuların Alınması
Belki de bunun en kolay ve en basit anlaşılan misali, gerilme almaçlarından elde edilmiştir. Londra’daki College Üniversitesi’nden Bernard Katz, 1950 senesinde, asap-adale mekiğinin gerilmesinde, almaç hücre çeperinde bölgesel olarak depolarizasyon alana geldiğini kanıtladı. Jeneratör potansiyeli olarak öğrenilen bu depolarizasyon, eşik bedele eriştiği zaman asap telinde bir aksiyon potansiyeli başlatır. İhtarın şiddetindeki bir çoğalış bu gidişatta gerilme çoğalmıştır jeneratör potansiyelinde oransal olarak bir çoğalışa neden olur. Bu yükselmenin ardından harekete geçmiş implusların frekansında sıklığında çoğalış olur.
Böylece almaçtan gelen çıktının frekansı, ihtarın şiddetinin doğrudan bir miktarıdır. Gerilme-almaç hücreleri tutumları bakımından, bir hayli duyu hücresinden değişiklik gösterirler. Bunlardan birincisi, onlar uyarılmadığı sürece impuls çıkartmazlar; oysa çoğu duyu hücresi uyarılmadıkları zamanlarda dahi düşük muhakkak bir bazal süratte impuls çıkarırlar. Ayrıca gerilme-almaçları, ihtarın şiddetine oranla az ya da çok muhakkak bir süratte ihtar çıkartmaya devam eder; oysa çoğu duyu hücresi uyarlama geçim gösterir. Misalin, tendeki kolay bir sıcaklık almacı sıcak ılık su ile uyarıldığında, yüksek bir süratte ihtar çıkartmaya başlar. Fakat zaman geçtikçe, duyu hücreleri sıcaklığa karşı daha az duyarlı olmaya başlarlar ve ihtar çıkarma sürati düşer. Sonunda bu sürat, bazal seviyenin altına düşer ve biz artık suyun sıcak olduğunu sezmeyiz. Uyarlama geçim, geçen kısımda belirlediğimiz alışma habituation vakasından farklı olup bir ara nöron üzerinde ya da içinde oluşmaktan daha çok duyu hücresinde ortaya çıkar ve duyarlı hale getirilmekle sensitization ortadan kaldırılmaz.
Duyuların AlınmasıBu yavaş geçim taktiği, bir hayli almaç hücre çeşidi için iyi bir duyu yaratır; zira bu vaziyet, almaç hücrelerin muhtemel olabildiğince daha geniş ihtar şiddeti skalasında çalışmalarına izin verir: Misalin, biz en azından 50°C’ lik bir alandaki sıcaklık farklılıklarına duyarlıyız. Şayet bir hücre bu farklılıklara karşı, çıkış frekansını diyelim ki saniyede sıfırdan 100 impulsa çıkartarak cevap verseydi, bizim basmakalıp olarak idrak edip cevap verdiğimiz oldukça ufak sıcaklık başkalaşımlarını bu hücrenin büyük bir doğrulukla kestirme kabiliyeti çok daha cılız olacaktı. Bu ufak farklılıklar hücrenin impuls çıkış frekansında yalnızca ufak farklılıklar alana getirecekti. Oysa, almaç hücre yalnızca 10°C’lik bir skala üzerinde büyük bir duyarlılıkla cevap verir; fakat geçim vaktince hücrenin duyarlılığı, mevcut sıcaklık üzerinde merkezileşebilir. Onun için, bu hücreler çoğunlukla olduğu gibi, sıcaklıkta değişiklikler ufak olduğu zamanda dahi farklılıkları oldukça büyük bir doğrulukla kaydolabilirler. Almaç hücreler, mevcut sıcaklık skalasındaki ufak metamorfozlara da geçim sağlayabilirler; fakat rastgele bir ani büyük farklılığa yine adapte olmaları gerekir.Duyuların Alınması
Yavaş geçim gösteren hücreler, cevap verme bakımından iki ekstrem arasında yer alırlar. Geçim sağlama süratine göre spektrumun bir ucunda yer alan ve hemen geçim sağlayan hücrelere fazik phazic ismi verilir. Spektrumun değişik ucunda ise, temel olarak hiçbir zaman geçim sağlamayan ve tonik tonic ismi verilen hücreler yer alır.
Eklem-almaç hücresi, tonik hücrelere iyi bir misaldir: bu hücre, adaledeki yüklenmeyi almaç üzerine yüklenen gerilme ölçüsünü geçim sağlamaksızın büyük bir doğrulukla tespit etir. Elbette ki, bu işteki doğruluk = netlik, fertsel bir duyu personelinin sadece dar bir skala hudutları içerisinde işlev görebildiğine işaret etmektedir. Fakat bu mesele, farklı fakat çalışma alanları birbirinin üstüne binen bir seri almaç hücrenin bulunmasıyla giderilir.
Değişik taraftan fazik hücreler, farklılığı tespit etmeye özelleşmiştirler.Duyuların Alınması Misalin, omurgasız hayvanların adaleleri iki çeşit gerilme-almaç hücresine sahiptir: geçim sağlar tipte olmayanlar non-adaptiv olanlar hemen hemen omurgalılarda görülen tonik hücrelere eşdeğerdir ve “süratli” almaç hücresi olan fazik hücre, adaledeki yüklemede alana gelen değişmelere karşı duyarlıdır. Fazik hücre, adaledeki hakikat yüklenme ölçüyü, çok ufak olsa da adaledeki gerilmedeki en küçük metamorfozlarda impuls üretir ve böylece değişme zamanı hakkında çok ehemmiyetli bilgi sağlar. Bu tipteki fazik hücreler, omurgalıların asap sisteminde oldukça yaygındır; fakat çoğu duyu hücresi, tonik ve fazik iki uç bedel arasında bir yere düşer.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ