Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Düşların Başlıca Özellikleri ve Düş Simgeleri

  • 21 Nisan 2021
  • Düşların Başlıca Özellikleri ve Düş Simgeleri için yorumlar kapalı
  • 80 kez görüntülendi.

Ertesi gün andırılmasa dahi herkes düş görür. Düşlar esasta yatarken zekânın yarattığı hikâyeler ve imgelerdir. Düşlar cümbüşlü, rahatsız edici veya düpedüz enteresan olabilir, bireyi mutlu, hazin veya korkmuş sezdirebilir, kafa karıştırıcı veya müthiş derecede manalı görünebilirler. Düşlar uyku sırasında rastgele bir zamanda olabilir fakat en canlı düşler beyin en faal olduğunda, REM süratli göz hareketi […]

Ertesi gün andırılmasa dahi herkes düş görür. Düşlar esasta yatarken zekânın yarattığı hikâyeler ve imgelerdir. Düşlar cümbüşlü, rahatsız edici veya düpedüz enteresan olabilir, bireyi mutlu, hazin veya korkmuş sezdirebilir, kafa karıştırıcı veya müthiş derecede manalı görünebilirler. Düşlar uyku sırasında rastgele bir zamanda olabilir fakat en canlı düşler beyin en faal olduğunda, REM süratli göz hareketi uykusu ismi verilen bir safhada görülür. REM uykusu gece yalnızca birkaç dakika sürer, ancak şahıs yattıkça uzar. Gecenin ilerleyen saatlerinde 30 dakikadan fazla sürebilir. Bazı uzmanlar, bir gecede en az dört ila altı kere düş görüldüğünü söylemektedir.

Neden Düş Görüyoruz?

Rüyaların Başlıca Özellikleri ve Rüya SembolleriNeden düş gördüğümüz mevzusunda bir hayli kuram vardır ama kimse kesin olarak öğrenmemektedir. Bazı tahlilciler, düşlerin hiçbir emeli veya anlamı olmadığını, değişikleri zekasal, duygusal ve fiziksel sıhhat için düşlere lüzum olduğunu söylemektedir. Çalışmalar, düşlerin sıhhat ve esenlik için ehemmiyetini araştırmıştır. Bir çalışmada tahlilciler insanları REM uykusuna girerken uyandırmıştır. Düş görülmesine izin verilmeyenlerde evham, bunalım, konsantre olma güçlüğü, koordinasyon noksanlığı, kilo alımı, sanrı meyli ve daha fazla gerilim bulunmuştur. Bir Hayli uzman düşlerde hatıraların birleştirildiğini, duyguların işlendiğini, düşlerin hayattaki meseleleri çözmeye destekçi olduğunu söylemektedir. Rahatsız edici bir düşünce ile yatağa gidilirse bir çözümle uyanılabilir veya en azından gidişat hakkında daha iyi sezilebilir. Bazı düşler beynin düşünceleri ve günün vakalarını işlemesine destekçi olabilir. Değişikleri yalnızca basmakalıp beyin etkinliğinin bir neticeyi olabilir. Tahlilciler hala bütün olarak neden düş görüldüğünü kavramaya çalışmaktadır.

Düşların Başlıca Özellikleri

Düşların özellikleri binlerce yıldır bilim insanlarını, tahlilcileri ve feylesofları büyülemiştir. Bununla beraber, tarihte oldukça yakın zamana kadar düşler ciddi bilimsel çalışmaların mevzusu haline gelmemiştir. En şöhretli düş tahlilcilerinden biri, 1988’de yazmış olduğu kitabı The Dreaming Brain’de düşlerin beş esas özelliğini belirleyen Amerikalı psikiyatrist J. Allan Hobson’dır. İşte düşlerin 5 esas özelliği:
1-Düşlar Genellikle Yoğun Duygulara Sahiptir
Düşların en ehemmiyetli özelliklerinden biri, düşlerde yaşanan duyguların yoğun, acı verici ve şiddetli olabilmesidir. Bir baltalı katil tarafından delice kovalanmak gibi yoğun fobiler ya da kendini sahnede üryan bulmak, ulusa sarih alanda tuvaleti kullanmak gibi utanç verici vaziyetler hakkında düşler görülebilir. Bazı gidişatlarda, bu duygular o kadar yoğun hale gelebilir ki düşü kesebilir veya düşü görenin aniden uyanmasına neden olabilirler. Hobson’un düş araştırmasına göre düşlerde yoğunlaşan en yaygın üç duygu evham, fobi ve sürprizdir.
2-Düşlar Genellikle Kumpassız ve Mantıksızdır
Düşda şuurlu beynin muhakkak kısımları kapanır ve olağanüstü düşünce süreçlerinin kabaca çalışmasına izin verilir. Düşlar süreksizliklerle, bilinmezliklerle ve meblağsızlıklarla doludur fakat bazen bu şeyler düpedüz enteresan düş içeriğine yol açabilir. Düşların ayırt edici özelliklerinden biri, çoğu zaman hiçbir anlam ifade etmemesi ve zaman, yer veya insanları kapsayan rastgele bir natürel kanuna uymamasıdır.
Düşlardaki anlamsız içerikler arasında uçmak, zaman yolculuğu, can vermiş bireylerin görülmesi, hayvanların konuşması, insanların ve nesnelerin ani mutasyonları, düş etrafının ani başkalaşımı sayılabilir.
3-Düşların İçeriği Denetlenmeden Kabul Edilir
Düşlarda alana gelen tuhaf hadiseler ve anlamsız içerikler genellikle düş görenin zekâ tarafından denetlenmeden kabul edilir. Düş içeriğinin müzakeresiz kabulü, manevi olarak oluşturulan duyguların ve algıların eforundan kaynaklanmaktadır. Şayet düş uyandıktan sonra andırılırsa, düşün içeriği enteresan veya hatta açıklanması güç olarak görülür. Düş görülürken bireylerin anlamsal olarak yansıtma veya duyguların üstesinden gelme kapasitesi lucid düş görme mevzusunda eğitilmediyse yoktur.
4-Düşlar Genellikle Enteresan Duyusal Tecrübeler Kapsar
Tuhaf duyusal tecrübeler, düşlerin bir başka ehemmiyetli özelliğidir. Reelci uçma, düşme hissi, ağır çekimde koşma hissi, süratli hareket edememe ve beden hareketlerini hakimiyet edememe düşler sırasında ortaya çıkan yaygın olarak bildirilen duyusal tecrübelerden yalnızca birkaçıdır. Bunlar kurnaz hayattaki ender tecrübeler olmasına karşın, düşlerde oldukça yaygındır.
5-Düşları Andırmak Genellikle Güçtür
Tahlilciler, düşlerin neden basitçe unutulduğunu kesin olarak öğrenmemektedir. Belki de insanlar düşleri unutmak için planlanmıştır zira şayet hepsi andırılırsa, düşler reel hatıralardan dağılamayabilir. Ayrıca, düşleri andırmak güç olabilir zira REM uykusu sırasında beden hatıraları oluşturan beyindeki sistemleri kapatabilir. REM uykusu düşük serotonin seviyeleri ve yüksek asetilkolin seviyeleri ile karakterizedir, bu da düşlerin kısa süreli bellekte saklanmasını güçleştirir. Hakikatinde, düş araştırmaları, uyandıktan sonra basmakalıp düşlerin takribî % 95’inin unutulduğunu göstermektedir. Düş tecrübeyi yoğunlaştırılarak ve şuurlu anımsama bir alışkanlık haline getirilerek düşlerin andırılmasını geliştirmek olasıdır. Bu her zaman duru luciddüş tekniklerini uygulamak için bir liderdir.
Yalnızca uyanmadan hemen evvel, bazı beyin etkinlikleri tekerrür açıldığında hakikatleşen düşler anımsanabilir. Bazı tahlilciler, usun düşleri unutmadığını, yalnızca onlara nasıl ulaşılacağının öğrenilmediğini düşünmektedir. Düşlar bellekte saklanabilir, anımsanmayı bekleyebilir. Bu, insanların günün ilerleyen saatlerinde bir düşü neden aniden andırdığını açıklayabilir. Belleği tetikleyen bir şey olduğunda anımsama sağlanabilir.

Düşlar Ne Anlama Geliyor?

Şöhretli psikolog Sigmund Freud, düşlerin bilinçaltına açılan bir pencere olduğunu ve bir Rüyaların Başlıca Özellikleri ve Rüya Sembolleribireyin şuursuz tutkularını, düşüncelerini, motivasyonlarını ortaya koyduğunu düşünmektedir. Freud’a göre düşler insanların cemiyet için kabul edilemez olan güdüleri ve hevesleri tatmin etmesinin bir yoludur.
Nasıl düş görüldüğüne dair değişik görüşler olduğu gibi, düşlerin ne anlama geldiği mevzusunda da değişik görüşler vardır. Bazı uzmanlar, düşlerin reel duygular veya düşüncelerle hiçbir iletişimi olmadığını söylemektedir. Bunlar yalnızca basmakalıp yaşamla alakalı olmayan tuhaf hikâyelerdir. Değişikleri düşlerin, özellikle tekerrür tekerrür görülenlerin bireyin kendi düşüncelerini ve duygularını en derin tutkularını, fobilerini ve evhamlarını yansıtabileceğini düşünmektedir. Bir Hayli insan bazı mevzularda en iyi fikirlerin düş görürken ortaya çıktığını ifade etmektedir.
İnsanlar çoğu zaman kovalanmak, uçurumdan düşmek, ulusa sarih alanlarda üryan olmak gibi eş düşler gördüklerini bildirir. Bu cins düşler muhtemelen saklı stres veya evhamdan kaynaklanmaktadır. Düşlar eş olabilir fakat uzmanlar düşün arttaki anlamın her insana has olduğunu belirtmektedir. Uzmanlar, muhakkak bir düş görüntüsü veya simgeyi için özel bir anlam veren kitaplara veya “düş deyimleri lügatlerine” güvenilmemesini söylemektedir zira düşün arttaki neden o bireye hastır.

Düş Sembolizmi

Herkes enteresan düşler görebilir. Düşlar netlikle manalı olmayan gelişigüzel bir görüntü akışı gibi görünebilir fakat hakikatinde bireyler kendini değişik ve çok daha yaratıcı bir biçimde ifade ediyor olabilir. Düşlarda oluşturulan imgeler, hayal gücünün iç dünyada olanları reellerin dış dünyasına bağlamasının natürel yoludur. İç dünyadan dış dünyaya olan bu iletişimler simge olarak da öğrenilir. “Simge” sözcüğü Yunanca bir kelime olan symbolon’den kazanç. Bu, madeni para sikke gibi, tekerrür bir araya getirildiğinde bir tam oluşturabilecek iki parçaya ufalamış fiziksel bir semboldür. Bir yapbozun parçaları gibi, bir symbolon’un parçaları da değişik bir symbolon’un parçalarına uymaz.
Dünyadaki her insan her gece 90 dakikadan iki saate kadar veya daha uzun bir zaman süresince, andırmasa da düş görmektedir. Düşlar her zaman kolay bir hikâye anlatmaz, değişik kültürlerden ve geçmişlerden gelen insanlar eş düşler gördüğünü bildirdiklerinde düş araştırma alanı daha da büyüleyici hale gelmektedir. Düşların asılda ne anlama geldiğini açıklamanın en kolay ve en eforlu yolu, düş dilinin ve imgelerin sembolik ehemmiyetini kavramaktır. Bir simge genellikle başka bir şeyin kolay bir temsili olarak görülse de, hakikatinde dış dünyanın açıklanmasını sağlayan bir iletişimdir. Genellikle sema düşünce ve fikirleri sembolize eder. Su, duyguları sembolize eder. Ateş ve ışık yaratıcılığı ve isteği temsil eder. Herkes düşlerinde eş temalar yaratma meylindedir. Misalin kovalanmak, düşmek veya uçmak, zira bunlar insan tavrının natürel doğrultularını yansıtmaktadır. Araştırmalarda alttaki ortak düş görüntüleri tespit edilmiştir fakat düşlerdeki simgeler ve görüntüler için tek ve kesin bir anlam yoktur.
Kovalanmak: Bu en sık bildirilen düşlerden biridir. Çoğunlukla düşte sezilen kaygı o kadar canlıdır ki, onları andırmayı basitleştirir. Çoğu zaman, bu düşlerin sebebi hakikatinde Rüyaların Başlıca Özellikleri ve Rüya Sembollerikovalanma fobisinden değil, kaçılan şeydir.
Su: Su sıklıkla duyguları veya şuursuz zekaları temsil eder. Suyun niteliği duru veya flu, durgun ve çalkantılı olması sıklıkla duyguların ne kadar tesirli bir biçimde idarendiğine dair fikir verir.
Taşıtlar: Bir araba, uçak, tren veya gemi olsun, düşteki taşıtlar, yaşamın ne güzergaha gittiğini ve devamı üzerinde ne kadar hakimiyet sahibi olunduğunu yansıtabilir. Taşıtlar bireye bir geçiş yapma ve niyete erişmeyi öngörme eforu verebilir ya da karşı karşıya olunduğu düşünülen ve üzerinde çalışılması gereken manileri vurgulayabilir.
Bireyler: Düşda başka insanları görmek genellikle benliğin değişik istikametlerinin bir yansımasıdır. Düşlardaki insanlar geliştirilmesi gereken özelliklerle alakalı olabilir. Muhakkak insanlar, üzerinde çalışılması gereken mevcut ilişkiler veya kişilerarası mevzularla doğrudan ilişkilidir.
Mektep veya Sınıf: Düşlardaki insanların kendilerini bir mektepte veya sınıfta bulmaları çok yaygın bir vaziyettir, çoğu zaman yapmaya hazır olmadıkları bir testle karşı karşıya kalırlar. Mektep veya sınıf içinde karşılaşılan “ders” veya “test” sıklıkla geçmişten bilinmesi gereken bir mevzudur. Bu da, düşlerin genellikle mektebi uzun zaman evvel tamamlamış insanlar tarafından rapor edilmesinin bir sebebidir.
Felç: Çoğu insan düş sırasında, bedenin hakikatinde düş sırasında hakikatleşen eylemleri fiziksel olarak reelleştirmesini önleyen bir felç formuyla karşılaşır, bu sebeple felç hakkında düş görmek sıklıkla REM evresi ile uykudan uyanış evresi arasındaki örtüşmeyi temsil eder. Felç hakkında düş görmek, düşü görenin kurnaz hayatlarında hakimiyet sahibi olmadığını sezdiğini de gösterebilir.
Vefat: Vefat genellikle negatif olarak idrak edilse de, çoğu zaman düş gören için hakikatleşen drama başkalaşımla yeni bir şeye yer açmak için bir şeyin sonu doğrudan alakalıdır.
Uçmak: Bir düşte uçmak ve bunun ne kadar tesirli ya da makûs bir biçimde yapıldığı, hayatta ne kadar hakimiyet sahibi olunduğu ve gayelere erişilip erişilemeyeceği ile alakalıdır. Yüksekte uçmak, akla gelebilecek en öforik düşlerden biridir. Uçarken veya yere inerken efor hatları gibi manilere takılmak son derece asap bozucu olabilir.
Düşmek: Düşmeyle alakalı tüm düşler korkutucu ve negatif değildir. Düşyı gören bazı bireyler huzuru ve bir şeyin gitmesine izin verme eylemini gösteren bir cins yavaş düşmeyi rapor etmektedir. Çoğu zaman, hakimiyetsiz bir biçimde yüksek bir yerden düşmek, yaşamda hakimiyetten çıkmış bir şeyin olduğunu gösterir.
Üryanlık: Duygusal veya psikolojik maruziyet veya kırılganlık düşlerde genellikle üryanlık yoluyla ifade edilir. Ortaya çıkan beden kısmı, düşlerin anlaşılmasına destekçi olacak duygu hakkında daha fazla fikir verebilir.
Bebek: Düşda bir bebeğin görülmesi genellikle yeni bir şeyi temsil eder. Bu yeni bir fikir, dükkanında yeni bir proje, yeni bir büyüme veya kurnaz yaşamın muhakkak bir alanında sihrime potansiyeli olabilir.
Besin: Besin, enerjiyi, bilgiyi veya beslenmeyi sembolize eder ve doğrudan us, duygular ve maneviyatla alakalıdır. Besin aynı zamanda yeni bilgi ve kavrayışlar için “aç” olunabileceğini ortaya koyabilir.
Konut: Konutlar sık sık düşü görenin zekâsını temsil eder. Değişik katlar veya odalar düşü görenlerin fertsel olarak değişik doğrultuları ve değişik şuur dereceleri ile alakalı olabilir. Bodrum katı genellikle önemsememe edilmiş olanları veya düşü görenin kurnaz hayatında neyin farkında olmadığını gösterirken, yatak odaları içten düşünceler ve duygularla düşü görenin özüne en yakın olan ilişkilidir.
Cinsellik: Düşlarda seks, cinsel ifade için bir çıkış olabilir. Ancak seks hakkındaki hayaller, bireyin kendisiyle ve başkalarıyla olan yakın ilişkilerini ve yeni bilgilerin mecazi entegrasyonunu da sembolize edebilir.

Düşlar Reelleşebilir mi?

Bazen düşler reelleşir veya gelecekteki bir hadiseyi anlatır. Reel yaşamda ortaya çıkan bir düş görüldüğünde, uzmanlar bunun büyük ihtimalle rastladan, makûs hafızadan, bilgilerin şuursuz bir irtibatından kaynaklandığını ifade etmektedir. Bazen düşler bireyi muhakkak bir biçimde hareket etmeye motive edebilir, böylece geleceği değiştirebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ