Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Kuramı

  • 22 Mart 2021
  • Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Kuramı için yorumlar kapalı
  • 101 kez görüntülendi.

Canlılığın başlangıcı, yayılımı ve çeşitlenmesi yönünde incelenenler özellikle de teorik biyolojinin en problemli kısımlarından biri haline gelmiştir. Bilimsel dünyada kabul gören, desteklenen ve üzerinde çalışılan pek çok görüşün yanı gizeme; oldukça dikkat çekici ve hem kanıtında hem de çürütülmesinde kasvetler yaratan görüşler bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz bu görüşlerin en dikkat toplayanlarından biri de Panspermia Kuramı olmaktadır. […]

Canlılığın başlangıcı, yayılımı ve çeşitlenmesi yönünde incelenenler özellikle de teorik biyolojinin en problemli kısımlarından biri haline gelmiştir. Bilimsel dünyada kabul gören, desteklenen ve üzerinde çalışılan pek çok görüşün yanı gizeme; oldukça dikkat çekici ve hem kanıtında hem de çürütülmesinde kasvetler yaratan görüşler bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz bu görüşlerin en dikkat toplayanlarından biri de Panspermia Kuramı olmaktadır.

Panspermia Nedir?

Esasta kuramın korunduğu ve öne sürdüğü anlamsal yaklaşım yeniden kuramın isminde saklıdır. Antik Yunan dili Grekçe pan = tüm-tam / sperma = tohum anlamına gelmektedir. İsminde geçen tam tohumlar ifadesi de gerçeğinde kuramın kapsamının bir özeti haline gelmiştir. Kolayca ifade etmek gerekirse pansperima kuramı; hayata dair tam tohum ve sporların tam cihana dağılmış halde olduğunu ve kâinat içerisinde asteroid meteroid vb. biçimlerle dağıtılabileceğini ileri devam ettir. Aynı tahminden yola çıkarak Dünya’daki hayatın da başka bir seyyareden bahsedilen tohum ve sporlar aracılığıyla ortaya çıktığı Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Teorisikorunulmaktadır.

Panspermia’ya Dair İlk Görüşler

Canlılığın ve hayatın âlemde dağınık halde bulunan tohum/sporlardan başladığını ve dağıldığını ileri süren görüşün ilk korunucusu oldukça daha önceki bir tarihe sabretmektedir. MÖ 5. asırda yaşamış düşünür Anaksagoras bu fikrin ilk korunucusu olarak gösterilebilmektedir. Anaksagoras, başlangıçta tam âlemde kargaşa halinde yayımış olan tohumların bir evrede kumpasa girdiğini ve bu kumpas neticesinde canlı/cansız varlıkları oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Tarih 18. yy’a sabrettiğinde ise görüşe dair fikirlerini ileri süren feylesof Maillet, cihana parçalayan tohumlarda oluşan hayatı onaylarken buna ek olarak, Dünya’da var olan canlıların başlangıçta yeryüzünü kaplamış halde bulunan bir su kütlesinden oluştuğunu ileri sürmüştür.

Kuramı bilimsel anlamda dikkat çekici hale getiren ilk çalışma ise İsveçli bilim insanı Berzelius’un, Fransa Alais bölgesi içerisinde bulduğu bir meteoriti araştırdığında oldukça dikkat çekici bir reellikle karşılaşmıştır. Meteorit üzerinde bulunan karışık komplex yapılı organik bileşiklerin, Dünya üzerindeki toprakta bulunan humusun yapısındaki organik bileşiklerin yapısına oldukça eş olduğunu fark ederek, hayatın gerçeğinde uzay esaslı olduğunu ilk kez bilimsel anlamda öne sürmüştür. Sonrasında ise William Thomson Kelvin, Hermann von Hermholtz, Sir Fred Hoyle ve Chandra Wickramasinghe gibi bilim insanları, kuram üzerinde ciddi çalışmalar yapmış ve daha aktüel bilgilerle de desteklemişlerdir.

Panspermia Kuramının Sistematiği

Panspermia kuramının kapsamı pek çok alt başlığa ufalayabilecek iken, Panspermianın sistematiğini esasta 2 ana başlık altında toplamak muhtemeldir. Bu sayede hem Panspermia kuramının mekanizmasını idrak etmek basitleşebilmekte hem de alt başlıklara ayırabilme ve analiz noktasında rahatlık sağlanabilmektedir.

1- Galaksiler Arası Geçiş: İçinde bulunduğumuz baki kâinat milyarlarca değişik yıldız sistemlerinden oluşmaktadır ve bahsedilecek olan ilk ana başlık, var olan canlılık aktarımının bu değişik yıldız sistemleri arasında olduğunu ileri devam ettir. Yıldız sistemleri arasındaki geçişin sadece dev kuyruklu yıldızlar ya da meteorlar gibi büyük gökcisimleri aracılığı ile sağlanabileceğini ileri süren sistematik, kabul gören ilk ana başlık olarak kabul edilebilmektedir.

2- Seyyareler Arası Geçiş: İlk ana başlık daha büyük kapsamda bir geçiş evresinden bahsederken ikinci ana başlık aktarımı aynı sistem içerisinde inceler. Öbür bir deyişle; ilk başlıkta değişik yıldız sistemleri arasında devasa gök cisileri aracılığıyla asıllaşan bir geçiş mevzubahisi iken; burada aynı yıldız sistemi içerisinde seyyarelerin arasında asıllaşan bir geçiş mevzubahisidir. Minik taş parçalarının kopması neticeyi asıllaştığı korunulan sistematik ikinci bir ana başlık olarak araştırılabilmektedir.

Panspermia Kuramını Destekleyen Belirtiler

-1984 senesinde Antartika’da keşfedilen meteorit ALH84001, panspermia kuramı kapsamında sunulan en keskin ve somut delillerden biri olarak kabul edilmektedir. Bulunan meteorit araştırıldığında Mars seyyaresinden orijin aldığı tanımlanmış ve 3.6 milyarlık bir yaşa sahip olduğu belirtilmiştir. Dünya’ya erişmesi ise Mars’a çarpan asteroit türevi bir gök cisminin, Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Teorisiseyyareden bir parçanın kopup bölmesine neden olmasıyla açıklanmaktadır. Dünya’ya takribî olarak 13.000 sene evvel düşmüş olduğu düşünülen ALH84001 üzerinde demir oksit ve bakteri eşi karbonat damlaları tespit etilmiştir. Günümüzde hala bu damlacıkların bakteri olup olmadığına dair kesin bir bilgi olmamakla beraber, Panspermia kuramının kapsamı dahilindeki en ehemmiyetli bilgilerden biri kabul edilebilmektedir.

-Canlı taksonomileri içerisinde büyük bir hisseye sahip olan ve “arke” ismi verilen canlılar kuram kapsamında oldukça yakından ilgilenilmişlerdir. Metafilik, halofili, termofilik vb cinslere sahip olan arkeler oldukça ekstrem ve zorlayıcı şartlarda yaşayabilen canlılardır. Fazla sıcak/soğuk, tuzlu ve zehirli etraflarda yaşayabilen cinsleri bulunan arkeler, uzay şartlarına dayanıklı olabileceklerinden panspermia kuramı noktasında araştırılan cinslerden biri olmuştur. Uzay boşluğunda tespit edilen sıcaklık -260/-270 santigrat derece dolaylarındadır; ancak günümüz şartlarında çok soğuk etraflarda yaşayabilen arkeler tespit edilmiş olmasına karşın bu denli düşük bir sıcaklıkta yaşayabilen bir arke tespit edilememiştir. Salt sıfır noktasına oldukça yakın bu sıcaklıkta yaşayabilen bir arke cinsi tanımlanamamış olmasına rağmen; var olan cinslerin hepsine egemen olunamadığından, olasılığı da elbette bulunmaktadır.

-Meteorlardan tespit edilen belirtiler daha evvelde bahsedildiği üzere kuram kapsamında Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Teorisioldukça ehemmiyetli olarak görülmekte ve araştırılmaktadır. Ancak; ne yazık ki bu noktada elde edilen bilgiler ne olursa olsun çok kesin konuşmak olası olmamaktadır. Zira meteroun düşmesi ile bulunduğu zaman arasındaki süreçte Dünya üzerindeki bakteri yayılımına ya da dış faktörlere sarih halde bulunmasına bağlı olarak analiz kısmı bazı kuşkular yaratmaktadır. Tespit edilen bakterilerin meteorla beraber gelmiş olma ihtimalinin yanı gizeme Dünya üzerinden de geçmiş olabileceği karmaşası gidişatı çıkmaza sokabilmektedir. Yeniden de meteorların üzerinde tespit edilen ve proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitlerin belli cinslerinin bulunması kuramın desteklenmesi noktasında oldukça coşku verici bulunmaktadır.

-Seyyarelerin yapısı araştırıldığında yeniden kuram kapsamında dikkat çekici bilgilere erişilebilmektedir. Misalin; Mars’ta tespit edilen suyun varlığı ve Dünya’dan çok daha daha önceki bir zaman diliminde oksijen kapsayan bir atmosfere sahip olduğu mevzusundaki çalışmalar Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia TeorisiPanspermia kuramını dayanaklar kalitededir. Sonrasında atmosferini kaybeden Mars’ta bir yarıyıl canlılık bulgularının olduğu fikri bilim dünyasında belli kitleler tarafından ciddi oranda kabul görmekte ve bu bağlamdaki çalışmalara devam edilmektedir.

Panspermia Kuramına Karşı Çıkan Bilgiler

-Kâinatde asıllaşan meteor çarması gibi hadiseler oldukça sallayıcı ve tesirli çarpışmalardır ve bilim dünyası böylesi bir çarpışmadan sağ olarak çıkabilecek bir canlı cinsinin varlığına dair bir bilgiye sahip değildir. Aksine geniş bir kitle tarafından bu denli şiddetli bir çarpışmadan sonra canlının yaşayabilme olasılığı oldukça düşük görülmektedir.

Dünya Dışından Gelen Yaşam: Panspermia Teorisi– Büyüyen teknoloji ve yapılan bilimsel çalışmaların kapsamının gün geçtikçe çoğalıyor olması yeniden de aşamanın henüz milyarda birlik bir kısmının bile incelenememiş olduğu aslını değiştirmemektedir. Bu sebeple âlemde bir noktada oluşan tohumların o kaotik civardan muhtelif etmenlerle Dünya’ya erişmiş olduğu fikrinin araştırılması da bütün anlamıyla olası olmadığından bazı noktalarda kuram bir nevi havada kalmaktadır.

Editörün Yorumu: Bu yazıda anlatılanlar sadece bir kuramdan ibarettir. Kur’an-ı Kerim’de sarihçe belirtildiği üzere tüm canlılar alemi Allah C.C tarafından yaratılmıştır. Bu bilgiye sitemizde yer vermemizin sebebi, genel kültür olması hasebiyledir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ