Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Doğa Resimciliği Hakkında Bilgiler ve Çekim Teknikleri

  • 03 Ekim 2021
  • Doğa Resimciliği Hakkında Bilgiler ve Çekim Teknikleri için yorumlar kapalı
  • 41 kez görüntülendi.
Doğa Resimciliği Hakkında Bilgiler ve Çekim Teknikleri

İster acemi olsun isterse profesyonel, tabiata ait resim sürüklemek oldukça alaka sürükleyen bir uğraştır. Acemiler genelde dolaşıp gördükleri yerleri kendileri ile beraber hatıra olsun diye fotoğraflarlar. Bazen bir heykelin yanında, bazen bir ağacın altında durup kendilerinin, yakınlarının resmini çekerler. Resim aygıtını gittiği her yere götürenler hakikatinde etrafı ve tabiatı herkesten daha ayrıntılı ve dikkatli analiz […]

Doğa Fotoğrafçılığı Hakkında Bilgiler ve Çekim Teknikleriİster acemi olsun isterse profesyonel, tabiata ait resim sürüklemek oldukça alaka sürükleyen bir uğraştır. Acemiler genelde dolaşıp gördükleri yerleri kendileri ile beraber hatıra olsun diye fotoğraflarlar. Bazen bir heykelin yanında, bazen bir ağacın altında durup kendilerinin, yakınlarının resmini çekerler. Resim aygıtını gittiği her yere götürenler hakikatinde etrafı ve tabiatı herkesten daha ayrıntılı ve dikkatli analiz ve gözlemleme fırsatına sahiptir. Ama, çok resim sürükleyen herkes bu fırsatı kullanmaz. Bu fırsatı yakın çekim tekniği ile oldukça bereketli kullanabiliriz. Yapılacak ilk iş yürüyüp giderken gözümüze takılmayan ufak varlıkları ve ayrıntıları fark edip tutmaya çalışmak. Ormanda yürürken nelerin farkına varmayız bir düşünün. Ağaçların kabukları, üzerine bastığımız karınca ve yapraklar, örümcek ağları, çiçeklerin, mantarların toprağa bakan tarafları gibi pek çok varlık ve ayrıntı yosunumuz dışında kalır. Vasati 170 cm uzunluğunda olan biz insanların gözleri, yürürken bu kadar bir mesafeden yere bakar. Doğal olarak pek çok sahneyi fark edemez ya da göremeyiz. Üzeri yosun kaplı taşlara basıp akarsunun karşısına geçerken yosunları ve onların biçimlerini ne düşünürüz ne de hatırlarız. Oysa ki durup neye benzediğini görmek gerekir. İşte yakın çekim resimcilik bize bu farkındalığı sağlayabilir, gözlerimiz ufak nesneleri ve detayları aradığı için öylece yürüyüp gitmek yerine durup eğilir bakarız, inceleriz. En hoş görüntüyü almaya çalışırken pek çok detayı daha sonra anımsayacak biçimde görürüz. Bu analiz ve gözlemleme isteği çocuk olduğumuz zamanlarda keskin bir biçimde vardı, geliştikçe gözlerimiz onlardan uzaklaştı ve biz o merak duygumuzu yitirdik.

Erişkinler ve yüreklendirdikleri çocukları yakın çekim resimcilikle hem iyi süre geçirir hem de derinlere gömdüğü o duyguyu yine canlandırıp tabiattaki sanatı daha derinden görür. Bir sözcüğün harflerini düşünün; her bir harfin daha ufak sözcüklerden yapıldığını, çok yakından bakınca onların da daha ufak kelime ve harflerden yapıldığını her birinin başka bir anlamı olduğunu düşünün. Tabiat bu biçimde yaratılmıştır. Ağaca bakarken gördükleriniz ve kavradıklarınız onun kabuğuna ya da yapraklarının damarlarına bakarken kavradıklarınızdan değişiktir ama bunlar hep bir arada ağacı çok daha anlamlı kılar. Kimilerimizin farkındalıklarını harekete geçirecek nedenlere gereksinimi vardır. Yakın çekim resimcilik ta bunlardan biri olabilir. Resim sanatının üstatları ve profesyonelleri kadar bilgi ve marifet sahibi olmasak da birtakım püf noktalarını öğrenmek biz acemilere yakın çekim mevzusunda verimli olacaktır. Yakın çekim resimler bir anı olmanın ötesinde, fotoğraflama anının haricinde de zaman zaman kullanılacak bir bilgi kaynağı olacaktır. Bu sebeple en bereketli çekim tekniğini öğrenmemiz gerekir. Şimdi yakın çekimde dikkat edilecek hususlara bakalım.

Yakın çekimlerde alan derinliği ehemmiyetli bir mevzudur. Nesnelin nesneye yakınlığı pek çok kısıtlayıcılığı birliktesi getirir. Bu çekimlerde öne çıkan özellik, ufak nesnenin tüm detayları çekime girerken fon olacak arka tasarı büyük oranda bulanıklaşır, böylece değişik bir estetiğe sahip resimler ortaya çıkar. Nesnellerin titremeye müsait olmaları ve fotoğraflanacak objenin hareket halinde olması resim netliğini doğrudan etkilemektedir. Bu gidişatlarda en uygun çekim için rüzgarın en az olduğu zamanlar seçim edilmeli ve çekimde statikleyici bir tripod kullanmalıdır. Resim cihazınızın aralıksız odaklama yapmaya çalıştığını fakat odaklamayı değişmezleyemediğini göreceksiniz. Bir çiçek çekiyorsanız nesnele yakın yapraklarının çok net, arka yapraklarının bulanık olduğunu görürsünüz. Bu gidişat resminizdeki alan derinliğiyle alakalıdır. Çözüm için iki yöntem vardır. Birincisi diyafram kıymetini düşürerek alan derinliğini çoğaldırmaktır. Böyle gidişatlarda tripod kullanmanız öneri edilir zira elde yapılan çekimlerde harekete bağlı net görüntü elde edilemez. Daha sonra temel objeye dönülür ve bütün basılır. Yakın çekimlerde en iyi aydınlatma gün ışığı ile sağlanır. Flaşla yapılan yakın çekimlerde diyafram kısık yakalanmalıdır. Arka tasarıda dikkat dağıtıcı parlak kirlerden sakınılmalıdır.

Bu birkaç teknik acemi kullanıcılar için yeterli olacaktır. Bunlardan başka daha detaylı teknikler de mevcuttur; fakat bu teknikler profesyonel ve pahalı donanımlara gereksinim dinler.

Doğa Fotoğrafçılığı Hakkında Bilgiler ve Çekim TeknikleriResim aygıtımızı kapatıp konuta dönerken bir düşünelim. Tabiattaki varlıkların, özellikle nebat ve hayvanların değişik ömür vakitleri vardır. Kelebekler birkaç gün çiçekler birkaç hafta yaşar. Ağaç kabukları aralıksız değişir. Yapraklar dökülür. Tabiat sinema filmi gibi aralıksız değişip değişikleşir. Yazılanlar silinir yerine değişik ve taze malzeme ile başka şeyler yazılır. Bu metamorfoz tabiatın tamamına yansır. Büyük olanlar çok değişmemiş gibi durur; üzerine ad kazınmış bir ağaç bir sonraki baharda yeniden aynı gözükür ama ne yapraklar ne kabukları ne de üzerinde yaşayan karıncalar aynıdır. Onlar büyük metamorfoz geçirirken tabiat bizi afallatacak, düşünceli gözlerimizi kendine çevirtecek miktarda değişmez. Resmini sürüklediğimiz detayları bir gün sonra bulamayız, onlar yalnızca bizim resimlerimizdedir. Üstelik o ayrıntıyı gören tek insan da sizsinizdir.

Resimlerimizi özellikle yakından bakıp sürüklediklerimizi eşsiz kılan da onların zamanla değişmeden kalmasıdır. Tabiatın değişen suretlerinden kesitler alıp sonradan bakmak ve böyle bir sahnenin artık olmadığını öğrenmek bu zamanlarımızı daha kıymetli kılacaktır. Bir çiçeğin yapraklarındaki damarlarına ait sureti oluşturan maddelerin hakikatliği ile dijital hafıza kartlarımızda depolanmış 1 ve 0’dan oluşan suretlerin asıllıkları çok da değişik değildir. Ancak bir fark vardır. Tabiatın suretleri durmaksızın değişerek, geçmiş zamanın hafızasına kayıt edilir. Ama resimler geçmişten gelen zaman cihazcıkları gibi kalır bizimle. Yakın çekimden tabiata bakmak azıcık da metamorfozun büyüklüğünü ufak varlıklarda görmektir. Merak etmeyen göremez. Yakından bakmakta fayda var.

Yazar: Enes Eker

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ