Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Divanü Lügati’t Türk Nedir?

  • 14 Eylül 2021
  • Divanü Lügati’t Türk Nedir? için yorumlar kapalı
  • 28 kez görüntülendi.
Divanü Lügati’t Türk Nedir?

Meşrutiyet senelerinde maliye nazırlarından Nazif Paşa’dan akrabalarına kalan bir kitap, on altına kitapçı Burhan efendiye satılmıştır. Burhan Efendi bu kitabı Ali Dikteyi Efendiye Ulus Kütüphanesinin kurucusu 30 altına satar ve 3 altında bahşiş alır.

divMeşrutiyet senelerinde maliye nazırlarından Nazif Paşa’dan akrabalarına kalan bir kitap, on altına kitapçı Burhan efendiye satılmıştır. Burhan Efendi bu kitabı Ali Dikteyi Efendiye Ulus Kütüphanesinin kurucusu 30 altına satar ve 3 altında bahşiş alır. Ali Dikteyi bu kitabı çok güvendiği Kilisli Rıfat efendiye verir. Rıfat efendi bu kitap üzerinde iki ay çalışır ve sonunda bu kıymetli kitap 1917 senesinde üç ciltlik halinde tekerrür gün suratına çıkar.

Türk sözlüğün divanı anlamı gelen “Divanü Lügati’t Türk”, Oğuz soyundan gelen Mahmud El-Kaşgari tarfından bin yetmiş dört senesinde yazılmıştır. Kitap 1917-9 seneleri arsında Kilisli Rıfat Efendi, 1928senesinde Carl Brockelman, 1939-41 senelerinde Besim Atalay, 1960-63 Mutallibov özbekçe tercümesi, 1972 senesinde Clauson tarafından basılmıştır. Kitapta Türk dünyasının o dönemki ilk haritası yer alır. Bu harita, Balasagun şehri merkeze alınarak çizilmiştir. Dağlar kırmızı, şehirler sarı, akarsular mavi, denizler yeşil renkte gösterilmiştir. Haritanın alt kısmında olan Adabagan diyarını, Kürt Ülkesini , Suriye ülkesini horasan diyarını hicaz diyarı Irak diyarını görmekteyiz. Haritanın orta kısımlarında daha çok şehirler gösterilmiştir. Bunlar: Taraz, Nzi, Yawıç, Ekki Ögüz, Balasagun, Barsgan, Uç, Şancu, Curçan, Yarkend. Kaşgar, Kasan, semerkand, Hoçend,Margınan, Özçand , Qişmir, Gazne şehirleridir. Bu haritada garip olan şey, haritanın doğusunda yer alan Ye’cuc ve Me’cuc diyarıdır ve çevreyi sanki set halinde kırmızı renkte çizilmiş dağlarla çevrilmiştir.

Türk Dilini İslam alemine tanıtmak için Mahmud El- Kasgari on beş sene süresince Türklerin yaşadıkları şehirleri obaları dağları çölleri dolaşmıştır. Türklerin aksanlarını, atasözlerini bilmiştir. Ayarıca Arap dil bilgisini en iyi biçimde bilmiştir.
Eser Karahanlı Türkçesiyle yazılmıştır. Eserde yedi bin beş surat kelime ve Arapça karşılıkları vardır .Ayrıca şiirler atasözleri tabirler bulunmaktadır.

Eserde dolaşan bazı şiirler:

div2Taga böcektir üze yordım
Yırag bagıp gara kördim
Anı öğrenip taqı turdım
Tükel yagı tozı togdı

Dağın sert bir yamacına tırmandım
Uzaklarda bir karaltı gördüm
Onu tanıdım ve olduğum yerde durdum
Tam düşmanı tozu yükseldi sonra

Agdı bulıt kökreyü
Yağmur tolı sekriyü
Galıg anı ügr ügriyü
Gança barir belgüsüz

Yükseldi bulut kükreyerek
Yağmur, dolu koşuşarak
Hava eserek onu sürüyor
Nereye gideceği bilinmez

Eserde geçen bazı atasözleri:

*Alı arslan meblağ, küçin sıçgan yakalamas
*Şike ile arslan yakalanır, güç ile efor ile sıçan tutulmaz.
*Arı kapçıtsa ısrur
*Arı kızdırılırsa sokar
*Ebliğ toygursa közi yolka bolur
*Konut sahibi doyurnca, misafirin gözü yolda
*Etli tırnaklı eyirmes
*Et tırnaktan ayrılmaz.
*Kal sabı kalmas kagıl bağı yazımas
*Söz kir vazgeçmez, yaş snasihatten yapılan düğüm ırgalanmaz.
*Kök temür kerü turmas
*Çelik kılıç geri durmaz.

Eser sekiz kısımdan oluşmaktır:

1. Hemze Kitabı
2. Salim Kitabı
3. Muzaaf Kitabı
4. Misal kavramı
5. Zevatü’s- selase Kitabı
6. Zevaü’ül erba’a Kitabı
7. Gunne Kitabı
8. Ce’m beyne’s-sakiyen Kitabı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ