Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Dev Virüsler: Etkileyici Varlıklar Hakkında Asıllar ve Bulgular

  • 05 Nisan 2021
  • Dev Virüsler: Etkileyici Varlıklar Hakkında Asıllar ve Bulgular için yorumlar kapalı
  • 112 kez görüntülendi.

Dev virüsler, değişik virüslerden çok daha büyük ve bazı bakterilerden de büyük olan büyüleyici varlıklardır. Kimileri, ufak akrabalarının aksine ışık mikroskobu altında görülebilecek kadar büyüktür. Tahlilciler, dev virüslerin bir hayli genden oluşan devasa bir genom olduğunu keşfettiler. Tüm biyologlar, genleri olmasına karşın virüsleri organizma olarak görmezler. Hücrelerde bulunan yapılardan yoksunlardır. Bununla beraber, yeni bulgular bazı bilim […]

Dev virüsler, değişik virüslerden çok daha büyük ve bazı bakterilerden de büyük olan büyüleyici varlıklardır. Kimileri, ufak akrabalarının aksine ışık mikroskobu altında görülebilecek kadar büyüktür. Tahlilciler, dev virüslerin bir hayli genden oluşan devasa bir genom olduğunu keşfettiler.
Tüm biyologlar, genleri olmasına karşın virüsleri organizma olarak görmezler. Hücrelerde bulunan yapılardan yoksunlardır. Bununla beraber, yeni bulgular bazı bilim adamlarının dev virüslerin orijinini yine değerlendirmelerine neden olmaktadır.

Bir virüs bir cins varlıktır. Hücresel organizmalara atıfta bulunmak suretiyle “cinslerin” anlamı ile muhakkak bilinmeyendir. Virüslere misal olarak Epstein-Barr virüsü, hepatit A virüsü ve korona virüs verilebilir. Emin bir virüsün ayrı parçacıklarına viryonlar denir.

Hücresel Hayat Formlarında DNA ve Genler

Dev bir virüsün veya daha ufak bir virüsün etkinlikleri, DNA deoksiribonükleik asit veya Ribo Nükleik Asit ribonükleik asit olan nükleik asitlerdeki genlere bağlıdır. Hücresel hayat formları bu kimyevilerin her ikisini de kapsar, ancak genler DNA’da bulunur. Virüsler hücresel organizmaları enfekte ettiği ve iç biyolojilerini kullandığı için, DNA’nın hücrelerde nasıl işlediği hakkında azıcık bilgi sahibi olmak faydalıdır.
Bir DNA molekülü, çift helezoni oluşturmak için birbiri çevresinde bükülmüş iki telden oluşur. İki şerit, her bir teldeki azotlu bazlar arasındaki kimyevi bağlarla bir arada yakalanır. Bazlar adenin, timin, sitozin ve guanin olarak adlandırılır. Bir iplikçikteki bir taban ile değişik yapıdaki bir taban arasındaki bağ, bir baz çifti olarak öğrenilen bir yapı oluşturur. Adenin her zaman ters iplik üzerinde timine katılır ve tersi ve sitozin her zaman guanine katılır.Dev Virüsler: Etkileyici Varlıklar Hakkında Gerçekler ve Keşifler
Bir gen, emin bir protein yapmak için kod kapsayan bir DNA zincirinin bir kesimidir. Protein üretilirken yalnızca bir DNA molekülünün bir teli okunur. Bir DNA dizisinin bazı kısımları baz kapsamasına karşın proteini kodlamaz. Tahlilciler bu segmentlerin ne yaptığını yavaş yavaş bilmektedirler.
DNA kodundan üretilen proteinler bedenimizde ve değişik hücresel organizmaların ve virüslerin hayatında hayati işlevlere sahiptir.
Bir hücrenin çekirdeğindeki kromatin, protein ile karıştırılmış DNA moleküllerinden oluşur.
Bir DNA molekülü çift helezonidir. Molekülün her teli, değişken deoksiriboz ve fosfat moleküllerinden yapılmış bir “omurga” kapsar. Azotlu bazlar deoksiribozdan uzanır. Bir DNA teli üzerindeki azotlu bazların sırası, genetik kodu oluşturur.
Yalnızca haberci ve aktarma formlarından daha fazla Ribo Nükleik Asit cinsi vardır. İnsanlarda DNA çift helezonilidir ve Ribo Nükleik Asit genellikle ancak her zaman değil tek helezonidir. Virüsler, tek veya çift iplikli DNA ya da tek veya çift iplikli Ribo Nükleik Asit’ya sahiptir.

Hücresel Hayat Formlarında Protein Birleşimi

Transkripsiyon

Virüsler, hücreleri viral proteinler yapmak için uyarır. Protein birleşimi çok evreli bir süreçtir. DNA, proteinlerin üretilmesi için direktifleri kapsar ve bir hücrenin çekirdeğinde bulunur. Proteinler çekirdeğin dışında bulunan ribozomların yüzeyinde yapılır. Çekirdeğin çevresindeki çeper gözenekler kapsar, ancak DNA bunlardan geçemez. DNA kodunu ribozomlara almak için başka bir moleküle lüzum vardır. Bu molekül, haberci Ribo Nükleik Asit veya mRNA olarak öğrenilir. MRNA, DNA kodunu transkripsiyon olarak öğrenilen bir harekâtta kopyalar.

Genetik Kod

MRNA, bir ribozoma girer, böylece protein oluşturulabilir. Proteinler bir araya getirilen amino asitlerden yapılır. Yirmi çeşit amino asit vardır. Bir nükleik asit zincirinin bir segmentindeki bazların dizilimi, emin bir proteini yapmak için gereken amino asit dizisini kodlar. Bu kodun cihansal olduğu söylenmektedir. İnsanlarda, değişik hücresel organizmalarda ve virüslerde aynıdır.

Tercüme

MRNA bir ribozoma eriştiğinde, transfer veya tRNA molekülleri, kopyalanan koda göre amino asitleri ribozoma doğru sırada getirir. Amino asitler daha sonra proteini yapmak için bir araya kazançlar. Ribozomların yüzeyindeki proteinlerin yapımı, tercüme olarak öğrenilir.

Virüsün Yapısı ve Tavrı

Bir virüs, bir protein katmanı veya kapsid ile çevrili nükleik asitten DNA veya Ribo Nükleik Asit oluşur. Bazı virüslerde, bir lipit zarfı kılıfı etraflar. Virüslerin, hücresel organizmalara göre görünüşte kolay yapılarına karşın, bir hücre ile temas ettiklerinde çok marifetleri varlıklardır. Bununla beraber, etkin olmaları için bir hücrenin varlığı zorunludur.
Bir hücreyi enfekte etmek için bir virüs, hücrenin dış çeperine yapışır. Bazı virüsler daha sonra hücreye girer. Öbürleri nükleik asitlerini hücreye enjekte ederek kapsidi dışarıda vazgeçerler. Her iki vaziyette de, viral nükleik asit, nükleik asit ve yeni kapsidlerin kopyalarını yapmak için hücrenin teçhizatını kullanır. Bunlar viryon yapmak için bir araya gelirler. Viryonlar hücreden ufalar ve sıklıkla proseste öldürülür. Daha sonra yeni hücrelere bulaşırlar. Esasta, virüs, hücreyi önerisini vermesi için yine yapılandırır. Bu etkileyici bir galibiyettir.

Dev Virüs Nedir?Dev Virüsler: Etkileyici Varlıklar Hakkında Gerçekler ve Keşifler

Her ne kadar dev virüsler büyük ve ayırt edici ebatları ile farkedilir olsalar da, virüsü dev yapan şeylerin daha kesin bir tanımı vardır. Genellikle ışık mikroskobu altında görülebilen virüsler olarak belirlenirler. Çoğu virüsleri görmek için ve dev virüslerin detaylarını görmek için daha eforlu bir elektron mikroskobu gerekmektedir.
Dev virüsler dahi insan standartlarına göre ufak varlıklar olduğundan, ebatları mikrometre ve nanometre türünden ölçülür. Bir mikrometre, metrenin milyonda biri veya milimetrenin binde biri kadardır. Bir nanometre, metrenin milyarda biri veya milimetrenin milyonda biri kadardır.

Dev Virüslerin Bulguyu

Keşfedilen ilk dev virüs 1992’de bulundu ve 1993’te tarif edildi. Virüs, bir amip ismi verilen tek hücreli bir organizmanın içinde bulundu. Amip, İngiltere’de bir soğutma kulesinden kazınmış olan biyofilmde mikroplar tarafından yapılan çamur keşfedildi. O zamandan beri çok rakamda başka dev virüs bulundu ve adlandırıldı. Bulunan ilk dev virüsün ismi Acanthamoeba polyphaga mimivirus veya APMV’dir. Acanthamoeba polyphaga, konağın bilimsel ismidir.
2002’den evvel dev virüslerin neden keşfedilmediğini merak etmiş olabilirsiniz. Tahlilciler, bazen yanlış bakteri olarak sınıflandırdıkları kadar büyük olduklarını söylerler. Gerçeğinde, yukarıyada açıklanan virüsün ilk başta bir bakteri olduğu düşünülüyordu. Mikroskoplar, laboratuvar teknikleri ve genetik tahlil usulleri büyüdükçe, bilim adamlarının keşfettikleri varlıkların bakteri değil virüs olduğunu tespit etmeleri basitleşmiştir.

Daha Önceki Virüsün Yine Aktifleştirilmesi

2014 senesinde, bazı Fransız bilim adamları Sibirya Permafrost’unda dev bir virüs buldular. Virüs, Pithovirus sibericum olarak adlandırıldı ve 30.000 yaşında olduğu hipotez edildi. Dev bir virüsün ebadına sahip olmasına karşın, yalnızca 500 gen kapsıyordu. Permafrost misali çözüldüğünde virüs etkin hale geldi ve amiplere saldırdı. İnsan hücrelerine saldırmaz.
Çağdaş virüsler, inaktif bir gidişatta sert şartlarda yaşamda kalabilir ve daha sonra uygun şartlar altında yine etkin hale gelebilirler. Bununla beraber, Sibirya virüsünün devredışı vazgeçilme süresi donakaltıcıdır. Reaktivasyon, permafrostta sıcaklık çoğaldıkça salınabilecek patojenik hastalığa neden olan virüslerin olabileceği mevzusunda evham verici bir andırdırmadır.Dev Virüsler: Etkileyici Varlıklar Hakkında Gerçekler ve Keşifler

Tupanvirüsler

Brezilya‘da, Tupanvirüslerin bulguyu 2018’de bildirildi. Bunlar, virüslerin bulunduğu mahallî ulusun gök hengamesi yaradanı Tupã veya Tupan’ın ismini almıştır. Bir cins Tupanvirüs soda gölü olarak öğrenilir, zira bir soda gölü içinde keşfedilmiştir. Değişik Tupanvirüs derin umman olarak öğrenilir, zira Atlantik Ummanunda 3000 m derinlikte keşfedilmiştir. Virüsler ebatlarından daha fazla ehemmiyetlidir. Dev virüs grubunda çok fazla rakamda gen bulunmasa da, genomları gariptir. Şimdiye kadar keşfedilen rastgele bir virüsün tercümesine katılan en büyük gen koleksiyonuna sahiplerdir.
Tupanvirüsler, bulunan ilk dev virüs gibi, Mimiviridae isimli bir aileye aittir. Çift zincirli DNA’ları vardır ve amiplerde ve akrabalarında asalak olarak bulunurlar. Virüsler sıradışı bir görünüme sahiptir. Uzun kuyruk eşi bir yapıya sahiplerdir ve elektron mikroskobu altında araştırıldıklarında tüylerle kaplanmış gibi görünmelerini sağlayan elyaflarla kaplanmışlardır.
Tahlilcilerden alıntılandığı gibi, Tupanvirüslerin 1276 ila 1425 gen kapsadığı düşünülmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ