Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Cicero ve Felsefeye Katkıları

  • 30 Nisan 2021
  • Cicero ve Felsefeye Katkıları için yorumlar kapalı
  • 172 kez görüntülendi.

Cicero ve Hayatı Cicero Arpinum’da doğan ve iyi bir ailenin çocuğudur. Sezar yarıyılına kadar siyasi bir doğrultuyu olan Cicero Sezar yarıyılında siyasetten uzaklaşmıştır. Sezardan sonra yeniden siyasi işlerle uğraşmıştır. Octavianus’a methiyeler yaparken, Antonius’u yermiştir. Daha sonrasında Octavianus ve Antonius beraber Triumvirliği kurmuşlar Cicero’yu ise devlet düşmanı bülten ederek başını kesip milletin gözü önüne vazgeçmiş, ellerini […]

Cicero ve Hayatı

Cicero Arpinum’da doğan ve iyi bir ailenin çocuğudur. Sezar yarıyılına kadar siyasi bir doğrultuyu olan Cicero Sezar yarıyılında siyasetten uzaklaşmıştır. Sezardan sonra yeniden siyasi işlerle uğraşmıştır. Octavianus’a methiyeler yaparken, Antonius’u yermiştir. Daha sonrasında Octavianus ve Antonius beraber Triumvirliği kurmuşlar Cicero’yu ise devlet düşmanı bülten ederek başını kesip milletin gözü önüne vazgeçmiş, ellerini ise keserek Senato’ya asmışlardır.

Cicero Felsefesi ve Nezaket Kavrayışı

Epistemolojik açıdan; Cicero’nun felsefesinde bir çok feylesof gibi bilgiyi her şeyden üstün yakaladığını görürüz. O bilginin saltlığını değil göreli olduğunu bu sebeple kuşkuculuğu korunduğunu belirtmiştir. Cicero‘nun epistemolojik açıdan olsallıklara yer verdiği görülmektedir. Öyle ki bilginin zamanla değişebilirliği, bazı ihtimallerin salt bilginin Cicero ve Felsefeye Katkılarıolmadığını gösterdiğini korunur. Ontolojik açıdan; insan varlığını ele aldığı yazılarını araştırdığımızda Cicero insanın ruhunun vücuttan böldüğü gidişatın gerçeğinde çok kolay bir hadise olduğunu vurgulamıştır. Ona göre beden zati her hangi bir acı dinlemez. Bu sebeple hayatımızı vefattan korkarak tedirgin bir biçimde geçirmemiz çok yersizdir. Vefat bir tabiat kanunudur ve insan sonlu bir varlıktır. Bu sebeple her insan kesinlikle vefatla karşılaşacaktır. Bu sebeple şahıs dünyaya bağlanmamalıdır.

Ahlaki açıdan; Cicero denilince akla nezaket felsefesi üzerine görüşleri gelmektedir. Zira Cicero, bilgi felsefesinde korunmuş olduğu ihtimal fikrini nezaket felsefesinde sürdürmez. O, aksine nezaketin esasında bilgelik olduğunu, bilginin peşinde olmak gerektiğini korunur. Erdemli ve akıllı bir yaşam şahsın mutlu olmasına da dayanakçı olur. Şahıs faziletli bir hayatı seçerse zati mutlu olacaktır. Sokrates’in de fikirleriyle çok eş bir görüşe sahip olan Cicero, insanların ve usun en büyük düşmanının parasal hazlar ve istekler olduğunu korunmuştur.
Öyle ki parasal hazlar insanı, palavraya riyakarlığa, genelin mutluluğu yerine kendi hazzına müteveccih bencilliğe yol açar. Şahıs zinaya, tecavüze, şehvete yönelir. Bu sebeple şahsın gerçek yapması gereken ruhsal hazlarına yönelmesidir. Bu da ancak ahlaki iyiliğe yönelip, ahlaki makûsluktan uzaklaşması ile olur. Erdemli hayat terbiyeli ve bilgi peşinde olan hayattır.
Aynı zamanda ahlaki eylemler ve feylesofların bu fikirlerinin genele de fayda sağlaması gerektiği kanısındadır. Bu sebeple faziletli ve akıllı bireylerin devlet idaresinde de faal olmaları gerektiğini, bu sayede cemiyetin ilerleyebileceğini hatta bunun zati uslu fertlerin misyonu ve mesullüğü olduğunu korunur. Erdemli hayatla birlikte methiye, şöhret, şan gibi kavramları da hoşlanan Cicero, terbiyeli olmanın birliktesi bunlarında hakikatleşeceğini korunur. O halde akıllı olmak yetmez, bunları hayata da geçirmemiz gerekmektedir. Şayet düşüncelerimiz ile yaptıklarımız arasında değişiklikler varsa, bu bize bilginin verimsizliğini gösterir. Kullanılmayan bilgi akılda yalnızca yer kaplar. Felsefe ferde tavırları ve düşünceleri mevzusunda yol gösterir. Bu yolu bilmek ve bu yoldan yürümek ise, şahsın kendi elindedir. Bilge, adaletli ve samimi bir şahıs zati asıl mutluluğa da erişecektir. Ruhun beğendiği ve istediği zati bu ahlaki olanın dağılmasını sağlamaktır. Erdem başka bireylere de fayda sağlamakla olur. Cicero insanların denk olduğunu ve birbirlerinden ırk, cinsiyet, din olarak bir üstünlüklerinin olmadığını korunur. Terbiyeli ve faziletli insanlar iyi insanlardır ve iyiCicero ve Felsefeye Katkıları insanlar ayrım yapmazlar.Zati ona göre tek bir dünya devleti olmalı ve insanlar ırklarına göre ayrılmamlıdır. O devletin insanların bir arada yaşamasından kaynaklı lüzumlu bir müessese olduğunu, bunun ise beraber adaletli, samimi bir biçimde yaşamakla olacağını korunur. Cicero’ya göre natürel hukuk kaideleri herkes için aynı seviyede ve gereklilikten kaynaklanır. Ona göre Yaradan insanlara us vermiştir ve insanlar us yoluyla en doğrusunu bulmakla mesuldür. Bu şahsın en ehemmiyetli ödevidir. Yaradansal ustan kısmetini alan insan, bunu kullanmalı ve öbür canlıların da bulunduğu bu tabiatı beğenmeli, gözetmeli geçim ve balansı sağlamalıdır. Bu görüşleri ile Kıbrıslı Zenon tarafından oluşturulan Stoa edebi ile görüşlerinin çok eş olduğu görülür.

Cicero Felsefesi ve Stoacılık

Stoa felsefesinde de Cicero gibi usun ve bilginin merkeze alındığı görülür. Erdemin en üst bedel olduğunu korunurlar ve faziletli olmanın iyilikten geçtiğini korunur. İnsanın içinde iyiyi reelleştirme hevesi vardır. Stoacılıkta her şeye hürmet ve sevgi duyma, böbürden, haksızlık ve haksızlıktan uzaklaşma düşüncesi vardır. Hatta bir çok düşünme aktifliğinin emeli daha iyi olma ve iyiye yönelmedir. Bu sebeple Cicero’nun fikirleri stoa nezaketine son derece yatkındır.

Yazar: Soner İnce

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ