Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Canlıların Temel Bileşenleri

  • 24 Nisan 2021
  • Canlıların Temel Bileşenleri için yorumlar kapalı
  • 147 kez görüntülendi.
Canlıların Temel Bileşenleri

Temel bileşenler toplanarak canlıların tamını oluşturur. İnorganik ve organik bileşenler olmak üzere ikiye parçalar. 1. İnorganik Bileşenler İnorganik grubundaki bileşenler dışarıdan gıdalar desteğiyle alınırlar. Hücre çeperinden sindirime uğramadan geçebilir. Hasar gören dokuların onarılmasında büyük rol oynar ve enerji sağlamak için kullanılmazlar. Karbon kapsamazlar. Bu bileşenlerin en ehemmiyetli özelliklerinden birisi de hücre çeperinden geçebilmeleri […]

Canlıların Temel BileşenleriTemel bileşenler toplanarak canlıların tamını oluşturur. İnorganik ve organik bileşenler olmak üzere ikiye parçalar.

1. İnorganik Bileşenler
İnorganik grubundaki bileşenler dışarıdan gıdalar desteğiyle alınırlar. Hücre çeperinden sindirime uğramadan geçebilir. Hasar gören dokuların onarılmasında büyük rol oynar ve enerji sağlamak için kullanılmazlar. Karbon kapsamazlar. Bu bileşenlerin en ehemmiyetli özelliklerinden birisi de hücre çeperinden geçebilmeleri için sindirime uğramalarına gerek kalmamasıdır.
1.1. Su: Hayati bir kalite taşıyan su, hücre yapısının büyük bir kısmını oluşturur. Su moleküllerinin bölmeden bir arada kalması kohezyon olarak adlandırır. Kohezyon nebatların üst taraflarına iletilmesi gereken suyu kılcal damarlar desteğiyle yukarıya doğru eriştirir. Hidrojen bağlarının kırılması ısıyı düşürür, tekerrür bağların oluşması ısıyı ortaya çıkartır. Bu vaziyet canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için zorunlu ısıyı gözetir.
1.2. Asitler ve Bazlar: Su içinde çözüldüğü zaman hidrojen iyonu oluşturan maddeler asit, hidroksil iyonu oluşturan maddeler ise baz olarak adlandırılır. Çözeltinin asit ve baz bedeli pH olarak ifadelenir.
1.3. Minareller ve Tuzlar: Kaslarda ve asaplardaki geri bildirimlerde tesirlidirler. Ter, idrar ile dışarı atılır.

2. Organik Bileşenler
Karbon kapsayan bileşenlerdir. Canlıların organik bileşenleri karbona ek olarak yapılarında oksijen, hidrojen, azot, fosfor ve azot da bulundurur. Ancak gerçek organik bileşiğin cinsini tanımlayan karbondur. Yapı maddesi, enerji çiğ maddesi, enerji yararı olarak gruplara parçalar. Kullanım alanlarına göre organik bileşenlerin sıralanışı da değişik olur. Enerji çiğ maddesi olarak gruplandırıldığında sıralama karbonhidratlar, yağlar, proteinler biçimindeyken, yapı maddesi olarak değerlendirildiğinde proteinler, yağlar, karbonhidratlar biçiminde sıralanır. Enerji yararı sıralaması yağlar, proteinler, karbonhidratlar biçimindedir. Genel özellikleri alttaki gibi özetlenen bu bileşenler alt ünitelere bölmektedir.
Canlıların Temel Bileşenleri2.1. Karbonhidratlar: Canlıların enerji lüzumlarını karşılar. Monosakkaritler, disakkaritler , polisakkaritler olarak 3’e parçalar. Glikoz, beyin hücrelerinin çalışmasını hakikatleştirir, kan şekerini oluşturur. İnsülin, kan şekerini düşürerek enerji üretir. Bedende zorunlu olan karbonhidrat ölçüsünden fazla alınırsa, karaciğerde yağa dönüşür. Fazla karbonhidrat alımı bedende bakteri üretimini çoğaldırır. Ekmek, hububatlar, baklagiller, incir, hurma karbonhidrat bakımından zengin gıdalardır.
2.2. Lipitler: Yağlar bedenin yapı taşıdır. Vitamin, hormon olarak kullanılabilirler. Hücresel solunumda yakılarak metabolik su oluşturur. Bu su kış uykusuna uyuyan hayvanlarda ve göç eden kuşların lüzumunu karşılar. Esansiyel yağ asitleri, yağlar desteğiyle bedene girer. Fazla yağlı yiyecek alımı, bedenin dolaşım sistemine hasar verir, tansiyonu yükseltir. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, soya fasulyesi gibi nebatsal kaynaklı, et, et mahsulleri, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı bedene alınabilir.
2.3. Proteinler: Dokuların imal ve onarımı, kanın pıhtılaşması, asit-baz balansını koruma gibi bir hayli işlevi vardır. Bedene bağışıklık kazandırır. Zorunlu ölçüden fazla alınan protein karbonhidrat ve yağa çevrilerek depolanır. Noksan alımı neticesinde bağışıklık cılızlar. Hasar gören dokular geç iyileşir. Ödem oluşur. Süt, yoğurt, peynir, fındık, fıstık, ceviz zengin protein kapsar.
Enzimler: Canlı metabolizmasındaki enerji gerektiren hadiselerde aktivasyon enerjisini düşürerek katalizör misyonu gören biyolojik moleküllerdir. Protein yapısında olmalarının haricinde kimileri yalnızca proteinden kimileri de protein+ protein olmayan kısımdan oluşur. Protein olan kısma apoenzin ismi verilirken protein olmayan kısma kofaktör denilir. Bir kofaktör organik molekülden oluşuyorsa bu kere adları koenzim olur.
2.4. Vitaminler: Vitaminler öteki organik bileşenlere göre canlıların bedeninde daha az kullanılmakla beraber mukavemet çoğaldırma ve metabolik faaliyetleri tertip eden bileşendir. Yağda çözünenler ve suda çözünenler olmak üzere 2 gruba parçalar. A, D, E, K vitaminler yağda çözünen vitaminler olup karaciğerde aşırısı ambar edilir. Bedende ambar edilemeyen ve suda eriyen vitaminler B grubu ve C vitaminidir.
2.5. Hormonlar: Su balansından tutun da faize, sihrime, büyüme gibi pek çok faaliyet hormonlar tarafına tertip edilir. Organizmanın kendisi tarafından üretilen bu kimyevi uyarıcılar bilgi taşırlar. Endokrin bezler tarafından salgılandıktan sonra, endokrin sistemde yerini alarak maksat uzuvlara ve maksat hücrelere iletilirler. Burada zorunlu metabolik faaliyetleri kumpaslar. Endokrin sistemin rastgele bir sebeple bozulması hormonal hastalıkların oluşmasına neden olur.
2.6. Nükleotitler: Nükleik asitlerin Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA yapı taşları olan nükleotitler en az bir fosfat grubu, 5 karbonlu bir şeker ve nükleik bazlardan oluşur. Nükleotitlerin zincir halinde toplanmasıyla 5 karbonlu şekerin cinsine göre Deoksirübo Nükleik Asit deoksiriboz ve RNA riboz molekülleri alana kazanç. Deoksirübo Nükleik Asit molekülünü alana getiren nükleotitlere deoksribonükleotit, RNA molekülünü alana getiren nükleotitlere ribonükleotit denir. Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA’daki nükleik bazlar Adenin, Sitozin, Timin, Guanin ve Urasil’dir. Bunlardan Urasil yalnızca RNA’da, Timin ise yalnızca Deoksirübo Nükleik Asit’da bulunur. Kimyasal olarak çift bağlı olan Adenin ve Guanin purin grubu, tek bağlı olan Guanin, Sitozin, Timin, Urasil primidin grubu bazlar olarak adlandırılır. ATP de bir nukleotit olup bir fosfat grubu ve riboz şekeri yanında baz olarak yalnızca Adenin kapsar. Deoksirübo Nükleik Asit ve RNA çok bazlı ve irsiyetten mesul yapılarken, ATP metabolizmaya enerji sağlamaktan mesul tek bazlı Adenin yapıdır.

Yazar: Coma Berenices

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ