Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bütün Bir Sindirim Kanalına Sahip Hayvanlar

  • 22 Nisan 2021
  • Bütün Bir Sindirim Kanalına Sahip Hayvanlar için yorumlar kapalı
  • 146 kez görüntülendi.

  Sölenterler ve yassısolucanlardan daha gelişmiş olan hayvanlar bütün bir sindirim kanalına, başka bir deyişle iki sarihliği, ağız ve makat, bulunan bir kanala sahiptirler. Böyle bir sistemin, bir gastrovasküler boşluğa karşı avantajları çok sarihtir. Artık bedene giren gıdalar ve bedenden atılan atıklar aynı sarihlikten geçmek zorunda değillerdir. Bunun yerine, gıdalar, her biri farklı bir işlev için özelleşmiş […]

Tam Bir Sindirim Kanalına Sahip Hayvanlar   Sölenterler ve yassısolucanlardan daha gelişmiş olan hayvanlar bütün bir sindirim kanalına, başka bir deyişle iki sarihliği, ağız ve makat, bulunan bir kanala sahiptirler. Böyle bir sistemin, bir gastrovasküler boşluğa karşı avantajları çok sarihtir. Artık bedene giren gıdalar ve bedenden atılan atıklar aynı sarihlikten geçmek zorunda değillerdir. Bunun yerine, gıdalar, her biri farklı bir işlev için özelleşmiş bir dizi dağılmalara bölmüş olan bir boru sistemi içinde, tek güzergahta hareket edebileceklerdir. Gıdalar bu sistem içinde yol alırken, her ayrılmada farklı bir harekâta tabi yakalanacaklardır. Bu dağılmalar gıda kütlesinin mekanik ufalanması, geçici depolama, enzimatik bölme, sindirim mahsullerinin emilmesi, suyun geri emilmesi, atıkların depolanması gibi muhtelif işlevler için özelleşmişlerdir. Genel netice ise, bir yandan çok daha bereketli bir sindirim sisteminin, bir yandan da farklı hayvanlara uyan özel evrimsel modifikasyonlar için bir potansiyelin oluşmasıdır.
Toprak solucanının sindirim sistemi, özelleşmiş dağılmalara ayrılmaya iyi bir misaldir. Toprakla karışmış, çürümekte olan organik madde şeklindeki gıda, adaleli bir parçalama olan farinksin, başka bir deyişle yutağın, emme hareketi neticesinde ağıza alınır. Kısa bir mesajım yoluyla ağızdan farinkse geçen gıda, özefagus, başka bir deyişle yemek borusu denilen bir irtibat kanalına, oradan da oranla ince bir duvara sahip olan ve bir depolama ufalaması olarak işlev gören kursağa iletilir. Bundan sonra, kalın adaleli duvarları olan bir parçalamaya, taşlığa iletilir.
Burada, minik taşların da dayanağıyla gıda kütlesi öğütülme operasyonuna tabi yakalanır. Pulverize edilmiş ve su içinde suspanse haldeki gıda, uzun bir bağırsağa iletilir; burada enzimatik sindirim ve absorpsiyon alana kazanç. En son olarak da, bağırsağın sonlarında, sindirim operasyonuna katılmış olan suyun bir kısmı geri emilir ve hazmedilmemiş atıklar makat yoluyla beden dışına atılır.
Toprak solucanlarının hücre dışı sindirim yaptıklarına dikkat ediniz. Bağırsağın epitel katmanındaki bez hücreleri bağırsak boşluğuna hidrolitik enzimler salgılarlar ve sindirimin son mahsulleri -kolay yapıtaşı bileşikleri- absorbe edilir. Burada yüzey alanı meseleyi tekerrür kendini gösterir. Düz bir borusal sindirim sisteminin toplam iç yüzeyi, toprak solucanı büyüklüğünde bir hayvanın toplam hacmi göz önüne alındığında beceriksiz kalacaktır. Reelde, bir toprak solucanının bağırsağının içi düz bir boru değildir. Tiflozol ismi verilen büyük bir dorsal kıvrım, alta, sindirim boşluğu içine doğru uzanır ve bağırsağın dış ebatlarını fazla geliştirmeksizin gıdayla temas eden emici yüzeyin alanını büyük miktarda artırır. Dolayısıyla, tiflozol, yüksek nebatlardaki kök tüylerine ve planaryanın gastrovasküler boşluğundaki dallanmalara işlevsel olarak analogtur.Tam Bir Sindirim Kanalına Sahip Hayvanlar
Gördük ki, hücre dışı sindirim, büyük gıda parçalarını yemeğe müteveccih bir geçimdir. Bu sindirim biçiminde topraksolucanının taşlığı en ehemmiyetli yapıdır. Gıda kütlesinin mekanik imhayı hayvanlar arasında yaygındır ve bu emele müteveccih muhtelif yapılar evrimleşmiştir. İnsanlarda; gıda, dişler tarafından ayrılınır ve öğütülür. Bir Hayli sümüklü böcekte, sert dişler kapsayan bir farenjiyal damak vardır. Radula ismi verilen bu yapı sayesinde, bu hayvanlar büyük gıda kütlelerinden minik parçacıklar kopartabilirler. Katı yiyeceklerle beslenen hamam böcekleri ve daha bir hayli böcekte, toprak solucanının taşlığına benzeyen bir parçalama proventrikül bulunur. Bunun tek farkı, iç duvarında sert çıkıntılar ve dişler bulunmasıdır. Öğütücü ya da çiğneyici yapıların, insanda olduğu gibi, sindirim kanalının başlangıcında bulunması gerekmez. Hem toprak solucanlarında hem de sümüklü böceklerde öğütücü kısım kursaktan sonra kazanç ki, bu, bazı güzergahlardan bizim midemize eşlik gösterir ve evvel mekanik bölünme sonra depolama yerine, evvel depolama sonra mekanik bölme kazanç. Eş bir tertip etme, bazı omurgalılarda bile bulunur. İçinde taşlar ve çakıllar daha çok kum taşı denir dayanağıyla sert gıdaların ögütül düğü kuşların adaleli taşlığı, daha az özelleşmiş midenin artta yer alır.
Karışık çok hücreli hayvanların hepsi büyük gıda parçaları yemezler ve özel çiğneme yapılarına sahip değillerdir. Kan emici ya da nebatların öz suyunu emici böcekler gibi bazı hayvanlar bu gidişata misaldir. Kimileri de süzerek beslenirler ve sudan minik organik madde partiküllerini süzerler. İstiridyeler ve daha bir hayli yumuşakça, solungaçlarındaki ince porlarda suyu süzerler; mikroskopik gıda parçacıkları, solungaçlar süresince akan mukus içini yakalanırlar, ağıza girerler ve kamçı hareketi yapan siller dayanağıyla yollarına devam ederler. Bu tip yumuşakçalarda, mikroskopik yiyeceklerle beslenen hayvanlarda beklenebileceği gibi, büyük miktarda hücre içi sindirim yapılır. Sivrisinek larvaları da süzerek beslenirler. İçinde yaşadıkları sudaki bakterileri ve değişik minik organik madde partiküllerini yerler. Larvanın ağzının yakınındaki iki minik, kılla kaplı fırça, dairesel kepçe hareketi yaparak ağıza doğru su akıntıları oluştururlar. Partiküller ve su, beraber ağıza ve oradan da yutağa girerler. Şayet larva, suyun tamamını yutacak olursa, beden akışkanlarının tuz ve su balansı ciddi şekilde bozulacaktır. Bunun yerine, su, yutakta elimine edilir ve gıda partikülleri süzülür. Yutak duvarındaki adaleler kasılarak suyun iki minik kanaldan dışarı atılmasını sağlar. Bu kanallardaki ince taraklar, suyla beraber hareket eden gıda partiküllerini meblağlar ve larva, kalan gıda kümesini yutar.
İstiridyeler ve sivrisinek larvaları, süzerek beslenenlere, pek çok muhtemel misalden yalnızca ikisidir. Günümüzün en büyük omurgalılarından kimileri -bazı balina cinsleri- süzerek beslenirler. Bunlar, ağızlarına aldıkları büyük ölçülerdeki sudan minik planktonik nebat ve hayvanları süzerler.

Gıda Depolama ParçalamaleriTam Bir Sindirim Kanalına Sahip Hayvanlar

Toprak solucanına geri dönelim ve bunun, daha evvel, gıda depolamada misyon yaptığını söylediğimiz bir başka özelleşmiş ufalamasını, kursağını araştıralım. Bir an düşünürsek, bir ambar ayrılmasının işlevsel ehemmiyeti ortaya çıkacaktır. Böyle bir yapı, hayvanın, besin bulduğunda bunu kısa bir müddette almasını, daha sonra güven içinde yemesini ve mantıklı bir vakit içinde de hazmetmesini sağlar. Böyle kesintili bir beslenme, hayvanın zamanının çoğunu, saklanma, eş arama, çiftleşme, kuluçkaya uyuma ve bazı gidişatlarda da yavrusuna bakma gibi, beslenme dışı etkinliklere ayırmasına imkân sağlar. Bizim kendi midemizin bir ambar uzvu olarak işlevi, toprak solucanının kursağıyla analogtur ve günde yalnızca üç ya da dört yemek yiyip, zamanımızın geri kalanını başka işler için ayırabilmemizi sağlar. Cerrahi olarak midesi uzaklaştırılan insanlar hayatlarını sürdürebilirler; fakat bir oturuşta ancak minik ölçülerde yiyebilirler ve dolayısıyla daha sık yemek zorundadırlar. Yüksek hayvanların büyük çoğunluğunun kesintili beslenmeye müteveccih geçimler evrimleştirmiş olmaları ve böylece muhtelif tutumlar göstermek için süre kazanmaları donakaltıcı değildir.
Kesintili beslenme, sıklıkla, beslenme vakasının kendisinde de geçimsel avantajlarla sonuçlanır. Metabolik etkinliğini gözetmek için kesintisiz yemek zorunda olan bir hayvan, daha uzaktaki yeni gıda kaynaklarını bulmak için ya da mevcut gıda kaynağı tükendiğinde daha fazla avlanmak için zaman bulamayacaktır. Kısaca, hudutsuz ve kesintisiz bir gıda kaynağı içinde yaşamak zorunda kalacak; aksi taktirde kısa müddette can verecek ya da hareketsiz kalacaktır.
Böyle bir gidişat, bağırsak solucanları, nematotlar ve depolama kabiliyetleri bulunmayan değişik bazı hayvanlar için geçerlidir. Bunlar gıdayla kesintisiz olarak temasta olmak zorundadırlar. Bununla beraber, bu hayvanların galibiyetsiz ya da iyi geçim sağlayamadıklarını zannetmek de kusurludur. Bunların uzun evrimsel geçmişi ve bugünkü büyük rakamları bunu tersini ispatlamaktadır. Bunlar yalnızca -ve zaferli olarak- farklı bir hayat şekline geçim yapmışlardır. Biyolojik zafer, yapısal karışıklıkla ya da muhakkak uzuvlara sahip olmakla miktarlamaz.
Kursağı olan toprak solucanı da olmayan nematot da biyolojik bakış açısından ve yaşamda kalabilme bakımından denk miktarda zaferlidirler. Farklı hayvan cinslerinde farklı gıda depolama uzuvları bulunur. Bir Hayli kuşta, yemek borusunun midenin önündeki kısmı genişleyerek, kursak ismi verilen ve işlevsel olarak toprak solucanının kursağıyla analog olan ince duyarlı bir parçalama oluşturmuştur.
Tam Bir Sindirim Kanalına Sahip HayvanlarBazı kuşlar, kursaklarını yavrularına besin taşımakta kullanırlar. Tohum, meyve, balık ya da bulabildikleri her besini kursağa doldurup yuvalarına uçar ve burada kursağı yavruları için boşaltırlar. Bir Hayli hayvanda, depolama uzuvları ucu kapalı kese ya da sindirim kanalından dallanan körkeseler biçimini almıştır. Buna hoş bir misal, yetişkin dişi sivrisineklerde görülür. Bu hayvanda, sindirim kanalının ön kısmından açılan ve arka kısımda izleyerek karın boşluğunun büyük kısmını dolduran çok geniş bir körkese bulunur. Dişi sivrisinek, uygun bir hayvana konar, tenini, uzun, iğne eşi ağız parçalarıyla yarıp, körkese doluncaya kadar kan emer. Böyle tek bir kan yemeği, dişinin yumurtalarını vazgeçebileceği uygun bir yer bulma ve yumurtalarını vazgeçme gibi dört beş günlük bir harekâtı bitirmesi için yeterlidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ