Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bir Yarıyılın Saklı Şahidi Anne Frank’ın Hatıra Defteri

  • 01 Nisan 2021
  • Bir Yarıyılın Saklı Şahidi Anne Frank’ın Hatıra Defteri için yorumlar kapalı
  • 81 kez görüntülendi.

Anne Frank, İkinci Dünya Savaşı’nın karar sürdüğü senelerde alana gelen Musevi soykırımının çocuk kurbanlarından biridir. Anne Frank, Almanya’nın Frankurt kentinde Musevi bir ailenin ikinci kızı olarak 1929 senesinde dünyaya geldi. Babası Otto Frank, bir bankada memur olarak çalışmaktaydı. Babasının işleri makûs gitmeye başlayınca aile Hollanda’nın Amsterdam şehrine taşınmaya karar verdi. Ancak Hitler’in Hollanda’yı işgal etmesiyle beraber […]

Anne Frank, İkinci Dünya Savaşı’nın karar sürdüğü senelerde alana gelen Musevi soykırımının çocuk kurbanlarından biridir. Anne Frank, Almanya’nın Frankurt kentinde Musevi bir ailenin ikinci kızı olarak 1929 senesinde dünyaya geldi. Babası Otto Frank, bir bankada memur olarak çalışmaktaydı. Babasının işleri makûs gitmeye başlayınca aile Hollanda’nın Amsterdam şehrine taşınmaya karar verdi. Ancak Hitler’in Hollanda’yı işgal etmesiyle beraber Almanya’da yaşayan Yahudiler’e yapıldığı gibi burada yaşayan Yahudilere de kısıtlamalar getirildi. Hollanda’ya yerleşen Frank ailesi, Yahudilere müteveccih baskılar çoğalınca gidebilecek tehlikesiz bir yer aramaya başladılar. Bunun üzerine aile, konutlarında salon masasının üzerine “ İsviçre’ye kaçtıklarını anlattıkları” bir mektup vazgeçerek dikkatleri üzerlerinden sürükleyebileceklerini düşündüler. Baba Otto Frank’ın ofisinin olduğu binada kütüphanenin arttan girilen saklı bir odada saklanmaya karar verdiler.

Bir Dönemin Gizli Tanığı Anne Frank'ın Hatıra DefteriSaklı Oda

Aile saklı odaya yerleştikten sonra gereksinimlerini Otto’nun sekreteri Miep ve diğer iş dostları sağlıyor, onlara dışarıda neler yaşandığı hakkında bilgiler veriyorlardı. Kızların eğitimleri ile alakalı kitaplar ve gündem ile alakalı gazete ve mecmualar getiriyorlardı. Anne Frank ve ablası Margot, gündüzleri ses çıkarmamaya dikkat ederek yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Şayet dışarıdan birisi kendilerinin orada yaşadığını fark ederse ihbar edilebileceklerinin farkındalardı. Günlerini kitap okuyarak, Fransızca ve İngilizce çalışarak geçiriyorlardı.

Anne Frank’ın Çocukluk Seneleri

Anne Frank, ablası Margot ile beraber hocalarının da kendileri gibi firari olduğu Musevi mektebine gidiyordu. Anne, burada ileride de en yakın dostu olacak olan Nanette adlı kız dostu ile tanıştı. Yaşları ufak olmasına karşın burada okuyan çocuklar; Musevilerin ikinci sınıf yurttaş olarak görüldüğünün ve bu ülkede istenmediklerinin farkındalardı. Anne Frank; meraklı , bilme isteği ile dolu, kitap okumayı ve denetlemeyi çok hoşlanan bir çocuktu. Tarih, felsefe ve mitolojiye müteveccih araştırmalar yaparak aralıksız anekdotlar alırdı.
Holokost Seneleri 1933-1945
1933 senesinde Almanya’da iktidarı ele geçiren Nazi partisi, Yahudilere müteveccih baskılarını artırmıştı. Onların fikriye göre; Almanlar “üstün ırk” kabul edilmekte Yahudiler ise “saf Alman ırkının geleceği açısından hasarlı faaliyetleri olan insanlardı”. Musevilerin yanında Çingeneler, zekasal ve vücutsal manili Alman yurttaşları, Polonyalılar bile yok edilecek insanlar arasında yerlerini almıştı.
Aslında Almanya’da Yahudilere müteveccih ırkçı siyasetler çok daha evvelden tasarlanmıştı. Misalin; 1920 senesinde Hitler’in partisinin programında; “Yahudileri cemiyetten ayırma, kanuni yetkilerini ellerinden alma” fikirleri dile getirilmişti. Naziler’in 1933 senesinde iktidara gelmesiyle beraber ilk çıkardıkları yasa da “Musevi ve güvenilmeyen kamu memurlarının devlet müesseselerinden çıkarılmasını” öngören yasa oldu. Aynı sene içinde Alman yasaları, Alman eğitim müesseselerinde öğrenim görmekte olan Musevi talebe rakamına kısıtlama getirdi. 1935 senesinde Nazi liderleri “Nuremberg kanunu’nı” çıkardılar. Bu kanunla Musevilerin saf Alman ırkından olan şahıslarla evlenmeleri menedildi. Kamu vazifelerinde bulunma hatta rey kullanma hakları dahi ellerinden alındı. 1937 senesine gelindiğinde Musevi hekimlerin, Musevi olmayan yurttaşları rehabilitasyon etmeleri yasaklandı. Musevi avukatların ise hukuk yapma lisansları iptal edildi. 1941 senesinde Almanya’da yaşayan altı yaşın üzerindeki her Musevi yurttaşa ön kısmında siyah harflerle “JUDE” Musevi sözcüğünün yazılı olduğu altı köşeli yıldız rozetini, elbiselerinin üzerinde taşıma gerekliliği getirildi. Bundan sonra da Yahudiler, çalışma ve toplama kamplarına tasarılı bir biçimde sürgün edilmeye başlandı.

Anne Frank’ın Hatıra Defteri

Saklı oda olarak bahsedilen “263 numaralı apartmanın çatı katında” Frank ailesi iki seneye yakın saklandı. Anne Frank burada kutlanan doğum gününde kendisine armağan edilen ajandayı Bir Dönemin Gizli Tanığı Anne Frank'ın Hatıra Defterigünlük olarak kullanmaya ve saklı odada yaşananları, kendi duygu ve düşüncelerini ve hayallerini bu deftere kumpaslı olarak yazmaya başladı. Yazma mevzusunda çok istekli olan Frank, günlüğüne “Kitty” ismini verdi. Sadece 13 yaşında bir kız çocuğu olarak Anne Frank, yaşadığı acı ve karanlık dolu günleri, oldukça derin ve etkileyici tümceler halinde defterine yazıyordu.
20 Haziran 1942 senesinde defterine “Kağıt, insandan sabırlıdır.” Anekdotunu düşerek içindeki yazma isteğini anlatıyordu. Uzun süre süresince saklı odada kalmaları gerektiği için dışarıdaki dünyayı çok özlüyordu. Suskunca pencere kenarına giderek semanı gözlemeyi, kuş seslerini dinlemeyi çok hoşlanıyordu. 19 Nisan 1944 senesinde günlüğüne : “Dünyada bir sarih pencere önünde oturup tabiatı izlemekten, kuşların ötüşünü dinlemekten daha hoş bir şey olabilir mi?” diye yazmıştı.
Akşamları ailesinin yanında politik büyümeler ile alakalı gazete ve radyo yorumlarını dinleyip, bunun üzerine yorumlar yapıyordu. Misalin; 3 Mayıs 1944’de bu gidişatı şu tümceler ile tenkit etiyordu: “Barış içinde yaşamak dururken birbirimizin gırtlağına sarılmak neden? Yerinde bir sual ama kimse şimdiye kadar bir karşılık bulamadı. Koca koca uçaklar, bir patlayışla semtleri yerle bir eden bombalar yapıyorsunuz, öyleyse bir yandan da hazır konutlar üreten fabrikalar kurmak niçin? Her gün harp için milyonlarca lira tüketiliyor, öbür yanda sıhhat işleri, sanat çalışmaları, fakirlere dayanak için kuruş ufalamıyor. Dünyanın başka ülkelerinde çoğalan gıda maddeleri çürüyüp dururken biz neden burada açlıktan can veriyoruz? Neden insanlar böylesine deli?…”
Anne Frank, 1 Ağustos 1944 senesinde günlüğüne en son şu tümceleri yazdı: “Dünyada bir başına olsaydım nasıl bir insan olurdum acaba diye hayal kuruyorum…” Ve Anne Frank’ın hatıra defteri burada bitti.

Anne Frank’ın Vefatı

Frank ailesi 1944 senesinin Ağustos ayında birileri tarafından ihbar edildi. İhbar edenlerin kim oldukları hiçbir zaman bilinemedi. Alman Subayları tarafından yapılan baskın neticesinde aile aboneleri ve onlara dayanak eden dostları hapsedildi. Kimi Alman kimi de Hollanda toplama kamplarına gönderildi. Anne Frank, Polonya ‘da Krakov şehrindeki Auschwitz toplama kampına sevk edildi. Anne burada çocukluk dostu Nanette ile karşılaştı. Nanette, toplama kampından sağ olarak kurtulmayı muvaffak oldu. Seneler sonra Nanette ile yapılan görüşmede , daha önceki dostu Anne Frank’ı gördüğü zamanı anlatması istendiğinde “Bir ten bir kemik kalmıştı, giysileri bitlendiği için üzerinde yalnızca battaniye vardı. Onu öyle görünce çok makûs hissettim. Benim bildiğim Anne’den geriye hiçbir şey kalmamıştı.” Laflarıyla Anne Frank’ın vaziyetini ifade etmişti.
Anne Frank, ailesine kavuşma umudunu hiçbir zaman yitirmedi. Yazar ya da iyi bir gazeteci olmak gibi birbirinden hoş hayalleri olan bir çocuktu. Ancak toplama kampının ağır ve makûs şartları altında o kadar zayıflamıştı ki vücudu bu gidişata daha fazla direnemedi. Savaşın bitmesine iki ay kala 1945 senesinde Almanya’nın güneyinde yer alan Bergen-Belsen Bir Dönemin Gizli Tanığı Anne Frank'ın Hatıra Defteritoplama kampında tutulduğu tifüs hastalığı nedeniyle 16 yaşında yaşamını kaybetti. Savaşın ardından aileden sadece Baba Otto Frank evine dönebildi.
Anne Frank’ın hatıra defteri, Gestapo tarafından yağma edilmiş saklı ayrılmada, Baba Frank’ın iş dostu Miep tarafından yerlere savrulan daha önceki kitap, mecmua ve gazeteler arasından bulundu. Babası Anne Frank’ın satırlarını okuduktan sonra bu defteri 1947’de kitap olarak yayımlatmaya karar verdi. Naziler’in Yahudilere yapmış oldukları makûslukları da gün ışığına çıkaran kitap, kısa süre içinde çok satanlar listesine girdi. Mektep müfredatlarına ilave edilerek, 67 değişik dile çevrildi. Amerikan haber mecmuası Time, 1999 senesinde Anne Frank’ı asrın en ehemmiyetli bireylerinden biri olarak seçti.
Anne Frank’ın ardından uslarda asla unutulamayacak ve insanların hayatlarına bir pusula olabilecek şu tümceleri kaldı: “Yaradan elverir de yaşarsam annem gibi kenarda köşede bir insan olmak istemiyorum, bu dünyada, gene bu dünyanın insanları için çalışacağım. Bunun için de her şeyden evvel vicdanlı, güler suratlı olmam gerektiğini öğreniyorum.” 11 Nisan 1944 Anne Frank

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ